KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/515
- Karar No
- 2025/297
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
Karar Metni
2.866 kelime·14 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/515 Esas
KARAR NO : 2025/297
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/06/2022
KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----------Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 16.11.2020 tarihli ‘’ Ahşap Kapı Temini ve Montajı Sözleşmesi ‘’ imzalandığını, müvekkilinin yüklenici davalının ise işveren olduğunu, müvekkilinin davalının inşa etmekte olduğu ------------ projesinin tüm daire tiplerinin banyo ve oda ahşap kapılarının temininin sağlayacak ve montajı işlerini yapacak, davalı yanın ise hizmetin bedelinin ödemeyi üstlendiği,
müvekkil şirketin ilk günden itibaren üstüne düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak davalının bir takım ödemelerde bulunsa da işin bedeli olan tutarın tamamını ödemediğini, bunun üzerine ------------ Noterliğinin 07.03.2022 tarihli,----------- Yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı şirketinde gönderdikleri ihtarnameye ------------ Noterliğinin 07.04.2022 tarihli ------------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verdiğini, bunun üzerine müvekkil tarafından ----------- İcra Müdürlüğü’nün ------------- e. sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ve davalı şirketin takibe itiraz ederek durdurduğunu,
arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını ve dava şartının oluştuğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın % 20 sinden aşağıya olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri, masrafları ve yasal vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, davacı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı imalat ve ayıplı işler ifa etmesi nedeniyle müvekkili şirketin --------- Noterliğinin 11.10.2021 tarih ve ------------- yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini ayıplı ve eksik işleri bildirdiğini, davacı şirketin ------------ Noterliğinden 18.10.2021 tarih ve---------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verdiğini, sonrasında davacı şirketin ------------ Noterliğinin 07.03.202 2 tarihli ------------ yevmiye nolu ihtarname ile sözde alacak talebinde bulunduğunu,
müvekkilinde bu ihtarnameye ------------ Noterliğinin 07.04.2022 tarihli ------------ yevmiye nolu ihtarname ile cevap verdiğini, sonrasında da davacı tarafın ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davacının bir cari hesap alacağının olmadığını, bunun defterleri incelendiğinde görüleceğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının eksik ve ayıplı işlerinin olmadığı,
sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği farz edilse dahi, geçici kabul onay tarihinden başlamak üzere 6 ay sonra nakit teminat iadesinin talep edebileceğinden davacının nakit teminat iadesi icra takip tarihi itibari ile muaccel olmadığını, takip tarihi itibari ile davacının müvekkil şirketten alacağı olmamakla birlikte, müvekkil şirketin davacından olduğunu, davacı tarafın sayın mahkemeyi yanıltmak amacıyla cari hesap alacağı adı altında talepte bulunduğunu,
ancak davacının sözleşme yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi ve geçici kabulden 6 ay sonra nakit teminat talebinde bulunabileceğini ancak takip tarihi ile sağlayamadığını, taraflar arasındaki ilişkinin tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kesin hakkediş yapmaktan imtina etmeye devam ettiğini belirterek, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine Davacının davalı müvekkil şirkete % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Davacı tarafın ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenmesi için dosya öncelikle ----------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, 18/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
davacının sunmuş olduğu 2020-2021-2022 yılı ticari defter, muavin kayıtları ve belgelerine göre yapılan inceleme ve tespitler sonucunda davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 9 adet fatura 849.738,54 TL 'nin defter kayıtlarında, davalı şirketin davacı şirkete düznelemiş olduğu 3 adet fatura 18.069,54 TL 'nin defter kayıtlarında, davacı şirketin davalı şirketten 802.253,77 TL banka havalesi, çek ve nakit olarak tahsilatlarının, davacı şirketin davalı şirkete 3.585,00 TL nakit ödemenin, davacı şirket kayıtlarına göre davalı şirketten 33.000,23 TL alacaklı olduğu,
davacı şirketin davalı şirket için bildirdiği BA-BS formları, dosyada bulunan ve ------------- Vergi Dairesi Başkanlığı, ------------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 06/06/2023 tarihli cevabi yazısı ve eklerine göre davalı şirket için BA-BS bildirimlerinin birebir örtüştüğü, davalı şirketin davacı şirket için bildirdiği BA-BS formlarının, ------------- Vergi Dairesi Başkanlığı ------------ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 05/06/2023 tarihli cevabi yazısı ve eklerine göre davacı şirket için BA-BS bildirimleri, BA formu yönünden 8 TL vergi dairesi gelen yazıya göre fark olup,
BS formu yönünden birebir örtüştüğü görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı defterleri talimat ile incelenmekle bu kez davalının ilgili yıllara ait ticari defter ve dayanaklarının incelenmesi, akdedilen sözleşmenin ve yapılan yapım işlerinin de değerlendirilmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 14.11.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle. Dava konusu uyuşmazlığın.
Davacı/yüklenici ile davalı/işveren arasında akdedilmiş olan Eser Sözleşmesinden dolayı davacının davalıdan takip tarihi itibariyle, talebi gibi 33.000,13 TL alacağı bulunup bulunmadığı.
Davacının bu tutarda alacağı varsa, davacının bu alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı ya da muaccel olmuşsa bile davalının davacıdan olan karşı alacaklarını bu alacaktan mahsup etmek ya da bu alacaktan bazı kesintiler yapmak suretiyle bu alacağı davacıya ödememe hakkına sahip olup olmadığı. Noktalarında olduğu kanaatine varılmakta olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir. Dava dosyası içeriğine göre.
Davacı/yüklenici ile davalı/işveren arasında 24.11.2020 tarihli Eser Sözleşmesi akdedilmiş olup, davacı/yüklenici bu sözleşmenin konusunu oluşturan işlerin yapımını üstlenmiştir. Geçici Kabul Tutanağından anlaşıldığı üzere; davacı/yüklenici sözleşme konusu işlerin yapımını 15.11.2021 tarihinde bitirmiş, 23.12.2021 tarihinde işin Geçici Kabulü yapılmış ve 23.12.2021 tarihli Geçici Kabul Tutanağı düzenlenmiştir.
Geçici Kabul Tutanağında; yapılan işin sözleşme, şartname ve projelerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaları bulunmadığı görülmüştür. Ancak, Banyo kapı pervazlarında çatlaklar (ayıp) mevcut, Pervazlarda çizikler (ayıp) mevcut, Terazide olmayan süpürgelikler (eksiklik) mevcuttur.
NETİCE: 23.12.2021 tarihinden itibar edilmek üzere işin %95’inden fazlası tamamlandığından, Geçici Kabulün yapılmasına heyetimizce uygun görülmüştür, ibarelerine yer verilmiştir. Tutanakta yer alan bu ibarelere göre, eser sözleşmesini konusunu oluşturan iş 15.11.2021 tarihinde tamamlanmış ve davalı/işverene tarafından teslim edilmiş ve 23.12.2021 tarihinde de, davalı/işveren, davacı/yüklenicinin borcunu ifa ettiğinin (borcun ifasını) kabul edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilmiş olan Eser Sözleşmesinin 30.2 nolu maddesindeki hükme göre; davacı/Yüklenici, geçici kabul raporunda (tutanağında) tespit edilen, sözleşme ve eklerine uygun olmayan (ayıplı) veya noksan (eksik) bulunan işleri, geçici kabul raporunda belirtilen müddet içinde yapmaya mecburdur.
Aksi halde, bu işler için davalı/İşveren tarafından yaptırılarak, bedeli davacı/Yükleniciden tahsil edilecek veya davacı/Yüklenicinin Hakediş veya Teminatlarından mahsup edilecektir.
Eser Sözleşmesinin 30.7 nolu maddesindeki hükme göre; geçici kabul için yapılan incelemede, teknik olarak kabulünde sakınca görülmeyen ve giderilmesi de mümkün olan veya fazla harcama ve zaman kaybı gerektiren kusur (ayıp) ve eksiklikler görülecek olursa, davacı/Yüklenicinin Hakediş ve Teminatından davalı/İşveren tarafından uygun görülecek bir bedel kesilmek şartı ile iş, davalı/İşveren tarafından bu hali ile kabul edilir.
Bu gibi (ayıp) ve eksikliklerin niteliğinin ve kesilecek bedelin kabul tutanağından gösterilmesi gereklidir. Yukarıda belirtilen bu hükümlere rağmen. Geçici Kabul Tutanağında, 30.2 nolu madde hükmü uyarınca davacı/yükleniciye tutanakta belirtilen ayıp ve eksiklikleri gidermesi için süre verilmemiş olduğu gibi.
30.7 nolu madde uyarınca tutanakta belirtilen ayıp ve eksiklikler için davacı/yüklenicinin Hakediş ve Teminatından belirli bir tutarda kesinti yapılacağı belirtilmemiş ve kesintinin tutarı belirtilmemiştir.
Yukarıda açıklanan bu durumlar karşısında; davalı/işverenin, Geçici Kabul Tutanağında belirtilen ayıp ve eksikliklerden (geçici kabul eksiklerinden) dolayı davacı/yüklenicinin Hakedişinden ya da Teminatından kesinti yapma hakkına sahip olmadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Ayrıca davalı/işveren, Geçici Kabul Tutanağı ile davacı/yüklenicinin yaptığı işi ifa olarak kabul ettiği (teslim aldığı) sırada veya teslimden kısa bir süre önce ya da bundan kısa bir süre sonra, sözleşmeden kaynaklanan Cezai Şart alacaklarını talep etme hakkını saklı tuttuğunu bildirmediği (bu yönde ihtirazi kayıt/çekince ileri sürmediği) için, TBK.md.179/f.2’de yer alan “ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça” şeklindeki hüküm (ibare) uyarınca Cezai Şart alacaklarını talep etme hakkını kaybettiği (zira ifayı çekincesiz olarak kabul ettiği) kanaatine varılmıştır.
Dolayısıyla da davalı/işverenin, davacı/yüklenicinin Teminatından Cezai Şart kesintisi yapma hakkına sahip olmadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Eğer, davacı/yüklenici tarafından yapılmış olan işlerde, Geçici Teslimin yapılmasından sonraki süreçte ayıp ve eksiklikler ortaya çıkarsa ya da davacı/yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı davalı/işveren bir zarara uğrarsa, sözleşmenin 31.3 nolu maddesi hükmü uyarınca davalı/işveren Kesin Kabul sırasında bunlardan dolayı davacı/yüklenicinin Kesin Teminatından veya Alacağından Nefaset Farkı kesebilecektir.
Ancak sözleşmenin 31.2 nolu maddesi hükmüne göre, Geçici Kabul Tarihinden 12 ay sonra Kesin Kabul yapılacaktır, yani 23.12.2022 tarihinde Kesin Kabul yapılacaktır. Ne var ki İcra Takibi tarihi olan 04.04.2022 tarihinde henüz Kesin Kabul yapılması gereken süre henüz dolmamış olup, 23.12.2022 tarihinde bu süre dolacak ve Kesin Kabul yapılacaktır.
Kaldı ki, Kesin Kabulün yapılacağı tarihte davalı/işveren, davacı/yüklenicinin Kesin Teminatından Nefaset Farkı kesme hakkına sahip olacaktır, yoksa Nakdi Teminatından Nefaset Kesme hakkına sahip olmayacaktır. Nitekim, Raporumuzun Mali Kısmındaki tespitlere göre, davacı/Yüklenicinin İcra Takibinde tahsilini talep ettiği 33.000,13 TL’lik tutar, davacı/Yüklenicinin Nakdi Teminatından kesilmiştir.
Davalı/işverenin, davacı/yüklenicinin Nakdi Teminatından İcra Takibinin konusunu oluşturan 33.000,14 TL’lik tutarı kesme (kesinti yapma) hakkına sahip olup olmadığına gelince: Öncelikle belirtelim ki; yukarıda açıkladığımız üzere, davalı/işverenin, Geçici Kabul Tutanağında belirtilen ayıp ve eksikliklerdan (geçici kabul eksiklerinden) dolayı davacı/yüklenicinin Hakedişinden ya da Teminatından (Nakdi Teminatından) kesinti yapma hakkına sahip olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yine, davacı/yüklenicinin Teminatından (Nakdi Teminatından) Cezai Şart kesintisi yapma hakkına da sahip olmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu sebeple, davacı/yüklenicinin “Nakdi Teminatın iadesine ilişkin alacağı” muaccel olduğunda, davacı/yüklenicinin Nakdi Teminatının iadesini ve dolayısıyla da takip konusu ettiği 33.000,13 TL’lik Nakdi Teminat Kesintisi tutarının iadesini davalı/işverenden iadesine talebe hak kazanacağı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir.
Ancak, sözleşmenin 29.3.2 nolu maddesindeki hükme göre; bu hükümde belirtilen Belgelerin (ilgili idari kurumlara borcu bulunmadığına dair Belglerin) davacı/yüklenici tarafından teslim edilmesi halinde, Geçici Kabulün onayından 6 ay sonra Nakdi Teminat Kesintilere davacı/yükleniciye iade edilecektir.
Dolayısıyla da, davacı/yüklenicinin Nakdi Teminat Kesintilerinin iadesine ilişkin alacağı, Geçici Kabulün onayının yapıldığı 23.12.2021 tarihinde 6 ay sonraki tarihte, yani 23.06.2022 tarihinde muaccel (talep edilebilir) olacaktır. Takip ve dava konusu edilen 33.000,13 TL’lik Nakdi Teminat Kesintisinin iadesinin talep edildiği İcra Takibi ise 04.04.2022 tarihinde başlatılmıştır, yani alacak muaccel olmadan önce başlatılmıştır.
Bu sebeple; takip tarihi itibariyle davacının “33.000,13 TL’lik Teminat Kesintisinin İadesine ilişkin alacağı” muaccel olmadığı için, davacının takip tarihi itibariyle bu alacağın tahsilini talep etme hakkına sahip olmadığı kanaatine varılmış olup, takdiri tamamen Mahkemeye aittir şeklinde görüş bildirilmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 17/02/2025 tarihli dilekçesi ile davasını tam ıslah ederek alacak davasına dönüştürmüş, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekilince 25/02/2025 tarihli ıslaha karşı beyan dilekçesi sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taraflar arasında akdedilen 16/11/2020 tarihli "Ahşap Kapı Temini ve Montaj Sözleşmesi" çerçevesinde davacının edimlerini eksiksiz yerine getirdiğinden bahisle bakiye 33.000,13-TL'lik cari hesap alacağı asıl alacak ve 199,36-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 33.199,49-TL üzerinden başlatılan takibin itiraz üzerine durması neticesinde takibin devamının sağlanması amaçlı itirazın iptali davası olduğu, akdedilen sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının yüklenici davalının ise iş sahibi olduğu,
taraflar arasındaki ihtilafın taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesinden dolayı davacının davalıdan dava itirazın iptali davası olmakla takip tarihi itibariyle talebi gibi 33.000,13-TL asıl alacağı bulunup bulunmadığı; davacının bu tutarda bir alacağı varsa bu alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı ya da muaccel olmuşsa bile davalının davacıdan olan karşı alacaklarını bu alacaktan mahsup etmek ya da bu alacaktan bazı kesintiler yapmak suretiyle bu alacağı davacıya ödememe hakkına sahip olup olmadığı noktalarında toplandığı,
dosya kapsamında sunulu olan geçici kabul tutanağından anlaşıldığı üzere davacı yüklenicinin sözleşme konusu işlerin yapımını 15/11/2021 tarihinde bitirdiği,23/12/2021 tarihinde ise işin geçici kabulünün yapıldığı, yine 23/12/2021 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiği, incelenen geçici kabul tutanağında; yapılan işin sözleşme, şartname ve projelerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaları bulunmadığının rapor edildiği, ancak banyo kapı pervazlarında bir kısım çatlaklar, pervazlarda çiziklerin mevcut olduğu,
terazide olmayan süpürgeliklerin bulunduğu hülasa 23/12/2021 tarihinde işin %95’inden fazlası tamamlandığından, geçici kabulün yapılmasına geçici kabul heyetince karar verildiği, tüm bu yapılan tespitler beraber değerlendirildiğinde eser sözleşmesinin konusunu oluşturan işin 15/11/2021 tarihinde tamamlandığı, işin davalı işverene teslim edildiği, 23/12/2021 tarihinde de, davalı işveren, davacı yüklenicinin borcunu ifa ettiğini bu şekilde kabul etmiş olduğu, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesinin 30.2 nolu maddesindeki hükme göre;
davacı yüklenicinin geçici kabul tutanağında tespit edilen, sözleşme ve eklerine uygun olmayan (ayıplı) veya noksan (eksik) bulunan işleri, geçici kabul raporunda belirtilen müddet içinde yapmaya mecbur olduğunun belirlendiği, aksi halde bu işler için davalı işveren tarafından yaptırılarak bedelinin davacı yükleniciden tahsil edileceği veya davacı yüklenicinin hakediş veya teminatlarından mahsup edileceğinin kararlaştırıldığı,
yine sözleşmenin 30.7 nolu maddesindeki hükme göre geçici kabul için yapılan incelemede, teknik olarak kabulünde sakınca görülmeyen ve giderilmesi de mümkün olan veya fazla harcama ve zaman kaybı gerektiren kusur ve eksiklikler görülecek olursa, davacı yüklenicinin hakediş ve teminatından davalı işveren tarafından uygun görülecek bir bedel kesilmek şartı ile işin davalı işveren tarafından bu hali ile kabul edileceği, bu gibi ayıp ve eksikliklerin niteliğinin ve kesilecek bedelin kabul tutanağından gösterilmesi gerekeceği,
zikredilen bu hükümlere rağmen geçici kabul tutanağında 30.2 nolu madde hükmü uyarınca davacı yükleniciye tutanakta belirtilen ayıp ve eksiklikleri gidermesi için süre verilmemiş olduğu gibi.
30.7 nolu madde uyarınca tutanakta belirtilen ayıp ve eksiklikler için davacı yüklenicinin hakediş ve teminatından belirli bir tutarda kesinti yapılacağı belirtilmemiş ve kesintinin tutarının da belirtilmemiş olduğu, tüm bu yapılan açıklamalar çerçevesinde davalı işverenin, geçici kabul tutanağında belirtilen ayıp ve eksikliklerden dolayı davacı olan yüklenicinin hakedişinden ya da teminatından kesinti yapma hakkına sahip olmadığının mahkememizce kabul edildiği,
yine davalı işverenin geçici kabul tutanağı ile davacı yüklenicinin yaptığı işi ifa olarak kabul ettiği ve bu doğrultuda teslim aldığı sırada veya teslimden kısa bir süre önce ya da bundan kısa bir süre sonra, sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacaklarını talep etme hakkını saklı tuttuğunu bildirmediği gibi bu yönde mana ifade edecek ihtirazi kayıt/çekince vb. de ileri sürmediği,
bu durumda TBK.md.179/f.2’de yer alan “ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça” şeklindeki hüküm uyarınca cezai şart alacaklarını talep etme hakkını da kaybettiği zira ifayı çekincesiz olarak kabul ettiği, sözleşmenin 31.2 nolu maddesi hükmüne göre, kesin kabulün geçici kabul tarihinden 12 ay sonra yapılacağı, yani 23/12/2022 tarihinde kesin kabul işlemlerinin yapılabileceği, huzurdaki davaya konu icra takibinin ise 04/04/2022 tarihinde başlatılmış olmakla henüz kesin kabul yapılması için gereken sürenin dolmadığı,
23/12/2022 tarihinde bu sürenin dolarak kesin kabulün yapılabileceği, kaldı ki, kesin kabulün yapılacağı tarihte davalı işveren, davacı yüklenicinin kesin teminatından nefaset farkı kesme hakkına sahip olabileceği aksi takdirde nakdi teminatından nefaset kesme hakkına sahip olamayacağı, bilirkişi heyetinde bulunan mali müşavir bilirkişinin tespitlerine göre, davacı yüklenicinin takibinde tahsilini talep ettiği 33.000,13-TL’lik tutarın, davacı yüklenicinin nakdi teminatından kesilmiş olduğu,
davalı işverenin, geçici kabul tutanağında belirtilen ayıp ve eksikliklerinden dolayı davacı yüklenicinin hakedişinden ya da teminatından kesinti yapma hakkına sahip olmadığı, davacı yüklenicinin teminatından cezai şart kesintisi yapma hakkına da sahip olmadığı, bu sebeple davacı yüklenicinin “Nakdi Teminatın iadesine ilişkin alacağı” muaccel olduğunda, davacı yüklenicinin nakdi teminatının iadesini ve dolayısıyla da takip konusu ettiği 33.000,13-TL’lik nakdi teminat kesintisi tutarının iadesini davalı işverenden iadesine talebe hak kazanacağı, sözleşmenin 29.3.2 nolu maddesindeki hükme göre;
bu hükümde belirtilen belgelerin (ilgili idari kurumlara borcu bulunmadığına dair belgelerin) davacı yüklenici tarafından teslim edilmesi halinde, geçici kabulün onayından 6 ay sonra nakdi teminat kesintilerini davacı yükleniciye iade edeceği, tüm bu yapıla açıklamalar beraber değerlendirildiğinde davacı yüklenicinin nakdi teminat kesintilerinin iadesine ilişkin alacağının geçici kabulün onayının yapıldığı 23/12/2021 tarihinden 6 ay sonraki tarihte yani 23/06/2022 tarihinde muaccel yani talep edilebilir olacağı,
takip ve dava konusu edilen 33.000,13-TL’lik nakdi teminat kesintisinin iadesinin talep edildiği icra takibinin ise 04/04/2022 tarihinde başlatıldığı, yani alacak muaccel olmadan önce takibin başlatılmış olduğu, bu sebeple takip tarihi itibariyle davacının “33.000,13-TL’lik teminat kesintisinin iadesine ilişkin alacağı” muaccel olmadığı için, davacının takip tarihi itibariyle bu alacağın tahsilini talep etme hakkına sahip olmadığı ancak davacı vekilinin bilirkişi raporunun tebliğinden sonra 17/02/2025 tarihli dilekçesi ile davasını tam ıslah ettiğini bildirerek davasını alacak davasına çevirdiği,
mahkememizce de ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı vekilince her ne kadar tam ıslah'ın 6100 sayılı HMK'nın 180. maddesini karşılamadığı ve bu sebeple ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam olunması gerektiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de davacı vekilinin vermiş olduğu dilekçenin kanundaki mezkur şartları karşıladığı mahkememizce değerlendirilmekle değerlendirmenin alacak davası olarak yapılması gerektiği anlaşılmış, ezcümle 14/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu gerekçeli,
bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce hükme esas alınmış ve davacının sunmuş olduğu tam ıslah dilekçesi ile alacak davası olarak davanın niteliği değişmekle davacının dava tarihi itibari ile davacıdan 33.013,00-TL alacağı bulunduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davanın bu bedel üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, talep edilebilir alacak 23/06/2022 tarihi itibari ile talep edilebilir/muaccel hale geleceğinden bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
KARAR HARCI
2-Alınması gerekli 2.254,23 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 566,97 TL harcın mahsubu ile eksik 1.687,26 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
AVUKATLIK ÜCRETLERİ
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 199,36-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
DİĞER YARGILAMA GİDERLERİ
5-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 566,97TL peşin harç olmak üzere toplam 647,67 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından sarfedilen 14.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 847,00 TL posta ücreti olmak üzere toplamda 15.347,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 15.254,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 92,16 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, haklılık oranına göre 1.550,63 TL sinin davalıdan, 9,37 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 17/04/2025
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/515, K. 2025/297, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama