KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/517
- Karar No
- 2025/343
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
Karar Metni
1.356 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/517
KARAR NO : 2025/343
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, kurumsal kimliği nedeniyle de ----- Kurumsal “dan hizmet aldığını, şirket bünyesinde kullanılan telefon hatlarının ---- ait olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket-----isimli davalı çalışanı olduğunu, uzun zamandır süren bu ilişki sırasında gelen faturayı inceleyen şirket yetkililerinin bir farklılık görüce konuyu araştırmaya başladığını ve müvekkili şirket adına, sahte imzalar kullanılarak 3 adet cihaz alındığını, bu cihazların müvekkiline teslim edilmediğini gördüğünü ve davalı şirket çalışanı -----3 adet ------telefonu,
yine davalı şirketin bayisi konumundaki ----- ünvanlı şirkette ------- isimli kişi tarafından yapılan işlemle sistemden aldığını, müvekkili şirketin kullanımında bulunan 3 adet telefonun davalı şirketin çalışanı----- tarafından 26.03.2022 tarihinden 26.03.2025 tarihine kadar 36 aylık taahhüdü kapsar şekilde düzenlenen "Kurumsal ---- akıllı telefon kampanyası taahhütnamesine" istinaden yine ---- tarafından alınmış ancak müvekkili şirkete herhangi bir cihaz teslimi yapılmadığını, müvekkilinin böyle bir talebinin olmadığını, davanın kabulüne, %20'den az olmamak üzere kötü niyel tazminatına hükmedilmesine,
masraf ve vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirketin hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemi bulunmadığını, müvekkili şirket borçlar kanunu m. 66'da belirtilen "kusursuz sorumluluk" hallerinden "adam çalıştıranın sorumluluğu" hükümleri uyarınca sorumlu tutulması da hukuken mümkün olmayacağını, sahtecilik olgusunun tespiti, özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olduğunu, müvekkili şirkettin buna dayalı olarak sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
----- yazılan müzekkere cevabı, ticeret sicil kayırları, tanık beyanları, ----.ACM'nin----- Esas ----- Karar sayılı dosyası.
Davacı tanığı ---- duruşmada alınan yeminli beyanları.
Ben davacı şirkette yönetici asistanı olarak çalışıyordum, olayın gerçekleştiği tarihlerde pandemi nedeniyle şirket tamamen kapanmıştı, biz evden çalışıyorduk, her birim haftanın bir günü ofise gidiyordu, bunun dışında işyerine gitmek yasaktı, davalı şirketten bizimle ilgilenen müşteri hizmetleri temsilcisi sık sık değişiyordu, yine bir gün davalı şirket müşteri temsilcisi olduğunu belirten --- isimli kişi beni aradı, bu kişinin davalı şirket müşteri temsilcisi olduğunu şuradan biliyorum,
---- bize ------ şirketine ait mail adreslerinden ve onların uzantısı kullanarak mail atıyordu ve mailde davalı şirkette asıl bizim şirketten sorumlu olan ----- Hanım da ekli oluyordu, bu nedenle beni ---- aradıklarından emin oldum, ------ bana son zamanlarda faturalarımızın yüksek geldiğini, daha avantajlı tarifelere geçebileceğimizi söyledi, ben de şirket menfaatleri gereği kendisiyle ofiste bir randevu ayarladım, randevu günü kendisi geldi, o gelmede evvel bende ofiste ki şirketle alakalı diğer işlerimi toparlıyordum ve gerekli evrakları masamda düzenliyordum, bu evraklar imza sirküsü vekaletname ve sair resmi evraklar idi,
---- Bey geldiğinde bana kendi el yazısı ile yazdığı ve tarifeler hakkında bilgi veren bir kağıt verdi, ben de bu şekilde kabul edemeyeceğimi resmi yazışma yöntemleriyle mail olarak bana bunu iletmesi gerektiğini ve benim de sonrasında bunu patronlarıma iletebileceğimi söyledim, o sırada ofiste kimse olmadığı için kahve yapmaya gittim, geri geldiğimde konuşmalarımıza devam ettik ve mail aracılığıyla haberleşmek üzere ayrıldık, bizim faturalarımız genelde ay sonuna doğru kesiliyordu, ay sonuna doğru muhasebeden beni aradılar ,
----- faturasının yüksek geldiğini faturada cihaz alımı göründüğünü söylediler bende bunun mümkün olmadığını belirttim, bunun üzerine ----- temsilcilerinden tanıdıklarımı ulaştım, bilgi almak istedim bana şirketleriyle alakalı bir durum olmadığın söylediler, sonra sürekli çalıştığımız ---- Hanım yapılan araştırmada ürünün ------isimli bireysel bayiden satın alındığı söyledi, ben de bayiyi aradım, kimin aldığını sordum, onlarda üç cihazdan iki tanesinin faturasını çıkardılar, bu faturaların ekinde ----- ehliyeti bulunuyordu, ancak cihazların alımına ilişkin düzenlenen benim adım yer alıyordu, ancak imza bana ait değildi,
ben bunu genel müdüre ilettim, benim davacı şirkete ait vekaletnameBu nedenle duruşmanın 26/02/2024 günü saat 12:00 bırakılmasına karar verildi.Bu nedenle duruşmanın 26/02/2024 günü saat 12:00 bırakılmasına karar verildi.m bulunmaktadır, bazı durumlarda şirket adına işlem yapabiliyorum, ------bayiden nasıl cihaz alınabildiğini sorduğumda bazen ellerinde cihaz olmadığını, bu hallerde bayilerden talep ettiklerini, ama her halükarda cihazın ----- merkeze gönderilerek cihaz talep eden firmalara ------ kendisini gönderdiğini belirtti,.." şeklindedir.
------ACM'nin ----Esas ---- Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; katılanın ----- olduğu, Elektronik Haberleşme Kanununa Muhalefet suçuna dayalı olarak kamu davası açıldığı, "Sanığın ------ bayi çalışanı olduğu, katılanın yetkilisi olduğu şirketin cep telefonu abonelikleri için aracılık yaptığı, olay tarihinde katılanın bilgisi ve rızası dışında, katılan ve suçtan zarar gören adına lehine iki ayrı gsm abonelik sözleşmesi tanzim ettiği, bu kapsamda da üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemişse de; soruşturma aşamasında alınan ve hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi raporunda abonelik sözleşmelerindeki imzanın sanık imzası ile uyumlu olduğu, müşteki imzası ile uyumlu olmadığının belirtilmesi ile katılan vekili tarafından sunulan mesaj kayıtları bir arada değerlendirildiğinde sanık savunmasına itibar edilememiştir. ...
Sübut bulan suç açısından sanığın hükümde açıklandığı şekilde cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş,..." gerekçesi ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Husumete ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
Davalı şirket her ne kadar bayilerin ve/veya üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylemlerinden davalı şirketin sorumlu tutulmasının ve davalı şirkete husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını iddia etmiş ise de dava konusu olan ve aynı zamanda suç teşkil eden eyleme konu sözleşmede taraf olarak davalı şirketin yer alması nedeniyle bu yöndeki itirazların yerinde olmadığı, bayi üzerinden yapılan işlemden kaynaklı sorumluluğu olmadığına yönelik iddiaların ancak işlemi gerçekleştiren bayi ile aralarındaki hukuki ilişki kapsamında değerlendirilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.Somut olayda;
davacı şirketin denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiği, kurumsal kimliği nedeniyle davalı şirketten hizmet aldığı, şirket bünyesinde kullanılan telefon hatlarının ------ ait olduğu, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ilişkileri sağlayan ve huzurdaki davaya dayanak ceza dosyasında sanık olarak yer alan ---- davalı şirket çalışanı olduğu,
davacı şirket tarafından şirket adına, sahte imzalar kullanılarak 3 adet cihaz alındığı ve bu cihazların davacı şirkete teslim edilmediği ancak bedellerinin davacı adına düzenlenen faturalara yansıtıldığının davacı şirket tarafından fark edilmesi üzerine yapılan araştırmada davalı şirket çalışanı-----3 adet -----telefonu, yine davalı şirketin bayisi konumundaki ----- ünvanlı şirkette ------ isimli kişi tarafından yapılan işlemle sistemden satın aldığı ve 26.03.2022 tarihinden 26.03.2025 tarihine kadar 36 aylık taahhüdü kapsar şekilde düzenlenen "Kurumsal ----- Akıllı Telefon Kampanyası Taahhütnamesi" ni imzaladığı,
yapılan işlemlerin davacı şirket adına yapıldığı, imzaların yine davacı şirket taraf gösterilerek dava dışı sanık tarafından atıldığı, bu hususun ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu, bu haliyle davacı şirket adına sahte imza kullanılarak yapılan işlem sonucu satın alınan 3 adet telefona ilişkin oluşan borçtan davacı şirketin sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Kötü Niyet Tazminatı Talebinin Değerlendirilmesinde;
Dava konusu sahte imza kullanılarak yapılan işlemler davalı şirket çalışanı tarafından gerçekleştirilmiş ise de işbu eylemlerin gerçekleştirilmesinde davalı şirketin herhangi bir dahli olmadığı, yapılan işlemlerden haberdar olmadığı, bu haliyle kötü niyetin varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmakla bu yöndeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/517, K. 2025/343, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama