KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/593
- Karar No
- 2024/918
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
1.814 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/593
KARAR NO : 2024/918
DAVA
Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/08/2022
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----’de mukim davacı ---- Tarafından, ----adresinde mukim ---- teslim edilmek üzere 27.04.2022 tarihinde teslim edilen ----- sayılı taşıma senetli, 14.850,00 USD tutarlı kargonun tahmini teslimat tarihi olan 04.05.2022’de teslim edilmediğini, bunun üzerine davacı firma tarafından 05.05.2022’de davalıdan kargonun akıbeti hakkında bilgi sorulduğunu ve davalı ile gerçekleştirilen bu süreç 05.07.2022’ye kadar devam ettiğini ve nihai olarak 05.07.2022’de kargonun kaybolduğu bilgisi verilerek taraflarına yalnızca 14.757,60 TL ödeme yapılabileceği ifade edildiğini,
davacı tarafından davalı şirkete ---- sayılı taşıma senetli kargonun bedeline ilişkin fatura iletildiğini, taşıma senedinde de yine kargoya konu eşyanın değerinin 14.850,00 USD olduğu ifadesine yer verildiğini, yine süreçte davacı tarafından davalıya gerekli bildirimler en hızlı şekilde yapılmış olup, gerekli iletişim sağlandığını, davalı tarafça zararın karşılanmayacağına dair alınan mail sonrasında taraflarınca ---.
Noterliği'nin 06.07.2022 tarih ---- yevmiye numarası ile karşı tarafa ihtarname çekildiğini, bu ihtarnamenin cevapsız kalmasını takiben tarafımızca 25.07.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle davacının 27 Nisan 2022 davalıya teslim edilen ---- sayılı taşıma senetli kargonun kaybı sebebiyle;
kargoya konu edilen eşyanın değeri olan 14.850,00 USD' nin öncelikle yabancı para üzerinden, mahkemece yabancı para üzerinden tazminata hükmedilmeyecekse tahsil tarihindeki Türk Lirası karşılığının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak davacıya ödenmesine, karşı tarafın yerine getirmediği hizmet bedeli olan 3.970,05 TL zararların, temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Uyuşmazlık konusu gönderinin varış adresinin ---- Devletleri olması nedeniyle söz konusu ilişkinin uluslararası bir taşıma ilişkisi olduğunu, davalı şirketin söz konusu ilişkide uluslararası taşıyıcı olduğunu, gönderinin geliş-varış yeri devletlerinin uluslararası sözleşmelere tabi olması ile uyuşmazlığın çözümünde 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu ve Protokolleri ile 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi ve Protokollerinin uygulanacağını,
uyuşmazlık konusu ---- konşimento numaralı gönderinin Türkiye çıkışlı ---- Devleti varış adresli olması nedeniyle uluslararası taşımacılık ilişkisi söz konusu olup uyuşmazlığın çözümünde Varşova Sözleşmesi ve Protokolleri ile Montreal Sözleşmesi ve Protokolleri uygulanacağını, davalı şirketin taşıma kural ve koşullarında açıkça belirtildiği üzere;
müşteriler gönderilerini teslim ettiklerinde, konşimentoda ve internet sitesinde yer alan işbu koşulları kabul etmiş sayıldıklarını, davacı tarafından Taşıma Kural ve Koşullarına ve mevzuata aykırı olarak davalı şirketten, kaybolduğu iddia olunan gönderisine ilişkin olarak doğrudan ve dolaylı zarar hakkında talepte bulunulması tamamen haksız olduğunu, uluslararası sözleşmeler ve ilgili mevzuat uyarınca uluslararası taşımacılığa ilişkin olarak gecikme, bagaj ve kargoyla bağlantılı olarak taşıyıcının sorumluluğu sınırlandırıldığını ve taşıyıcısının sorumluluğu kusur sorumluluğu olarak kabul edildiğini,
gönderinin kaybolması durumları için gönderici tarafından özel fayda beyanında bulunulmaması ve gönderi hakkında sigorta yapılmadığı durumlarda taşıyıcının sınırlı sorumluluğu düzenlendiğini, emsal Mahkeme Kararları ile Yargıtay içtihatları uyarınca da taşıyanın sınırlı sorumlu olduğu ve Varşova Konvansiyonu ve Protokolleri ile Montreal Sözleşmesinin uluslararası taşımacılığa uygulanacağı kabul edildiğini, davalı şirketin kastı ya da kasta yakın kusurlu eyleminin olduğunu ortaya koyan hiçbir delil ve bilimsel, objektif bir tespit de bulunmadığını, davalı şirketin somut olayda yalnızca sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceğini,
davalı şirket sadece müşteri memnuniyetini sağlamak adına 237,00-Euro tutarında navlun bedelini de davacıya iade etmek üzere davacıya ödediğini, her halükarda davacının 3.970,05-TL hizmet bedeli talebinin reddi gerektiğini, arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle; davanın esastan reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları Taşıma Senedi. Beyan Formu, Fatura, E-Mailler, ---- Noterliği'nin 06.07.2022 tarih ----- yevmiyeli sayılı İhtarname, Bilirkişi kök ve ek raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLAR:
Dava , Havayolu Taşıma Sözleşmesi kapsamında taşımaya konu emtianın kaybı nedeniyle alıcıya teslim edilememesi nedeniyle eşya değerinin ve taşıma için ödenen ücretin taşıyıcı davalı tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. ( Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklanan) 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle dava şartı zorunlu arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde
sayılan genel dava şartları, taraf sıfatı ve harç gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir.
Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez, esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, değerlendirilmiş, tahkikat işlemleri yerine getirilip bitirilmiş ve son celse duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin tahkikata ve esasa ilişkin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler,
toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında 27/04/2022 tarihli havayolu taşıma senedi ile Türkiye'den ---- Devletlerine eşya taşıma sözleşmesi bulunduğu ve taşımaya konu kargonun ( taşıma sırasında kaybolması nedeniyle alıcıya teslim edilemediği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş taraflarca gösterilen tüm deliller toplanmış, dosya kapsamında bulunan taşımaya konu emtianın değerine ilişkin fatura , e-mail yazışmaları ile iddia ve savunma kapsamında uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden HMK'nin 266 vd. maddeleri gereğince dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlenmesi için dosya ---- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen uluslararası taşıma hukukundan kaynaklanan nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda resen seçilen bilirkişi ---- tarafından hazırlanan 21/06/2023 tarihli raporda özetle;davaya konu kargonun, hava yolu ile uluslararası taşıması olduğu sebebi ile Montreal Konvansiyonu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Konvansiyon 18/1 mad. göre, kargoyu tam ve sağlam olarak teslim alan taşımacının, yine tam ve sağlam olarak teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmekte olup, 18/2.maddesinde; taşımacının sorumluluğun dışına çıkan hallere ilişkin sayılan hükümler incelendiğinde, dava konusu olayla örtüşen bir durum olmadığı, kargonun taşıma esnasında tamamının kaybolması sebebi ile taşımacının tam/tamamından sorumlu olduğu,
konvansiyonun 22.maddesindeki Sınırlı Sorumluluk (SDR) açısından değerlendirildiğinde ise; yukarıda 2/3 ve 2/4 maddelerinde hüküm metni üzerinden detaylıca açıkladığımız üzere, hükümde belirtilen hususun "taşımaya konu kargonun hasara uğraması veya içerisinden eksik çıkması" esasına dayandığı,
ancak dava konusu eşyanın tamamının kaybolduğunu kabul ettiğinin, taşımacının 05.06.2022 tarihli mailinde de görüldüğü sebebi ile konunun SDR kapsamında değerlendirilemeyeceği, taşıtanın, malın kaybından dolayı uğramış olduğu 14.850-USD'nin ve taşıma için ödenmiş olan 3.9070,60 TL'nin taşımacı tarafından tazmin edilmesi gerektiği yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiş ve bu kapsamda bilirkişiden ek rapor tanzim edilmesi istenmiştir. Bilirkişi 09/09/2024 tarihli ek raporunda kök raporda sebat edilmiş ve özellikle. Konvansiyonun 22.maddesindeki Sınırlı Sorumluluk (SDR) açısından değerlendirildiğinde ise.
Kök Raporumuzun 2/3 ve 2/4 maddelerinde hüküm metni üzerinden detaylıca açıklandığı üzere, hükümde belirtilen hususun "taşımaya konu kargonun hasara uğraması veya içerisinden eksik çıkması" esasına dayandığı, ancak taşımacının 05.06.2022 tarihli mailinde de görüldüğü üzere dava konusu eşyanın tamamının kaybolduğunu kabul ettiği ve dolayısı ile taşıma konusu eşyaların kaybından doğan zararın SDR kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu ek rapora karşı davacı vekili tarafından olaya uygun olduğu ,davalı vekili tarafından ise özellikle sınırlı sorumluluk uygulanması gerektiği ileri sürüldüğü görülmüştür. Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirme öncelikle hava taşıma senedine konu eşyanın kaybolduğu, eşyanın değeri ve ödenen taşıma ücretinin tartışmaya yer vermeyecek şekilde ortada olduğu görülmüştür.
Somut olaya uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu 22/3. maddesinde "kargo taşımacılığında, kontrol edilmiş kargonun, taşıyıcının sorumluluğuna verildiği anda, gönderen kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcın kargonun tahrip olması, kaybolması yada kargoya hasar gelmesi her kilogram için sorumluluğu 17 Özel Çekme Hakkı ile sınırlıdır." denilerek, taşıyıcının sorumluluğu ve sorumluluk sınırları düzenlenmiştir.
Taşıyıcının Konvansiyon kapsamındaki sorumluluğu kural olarak sınırlı sorumluluktur. Ancak, gönderenin, taşımaya konu emtia için özel bir fayda beyanında bulunduğu ve gerektiğinde ek ücret ödediği hallerde, taşıyanın gerçek zarardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
Buna göre taşıma senedi üzerinde eşyanın değerinin 14.850 USD yazdığı ve bu ibarenin özel fayda beyanı niteliğinde olduğu, değer ve fayda bildiriminin herhangi bir şekle bağlı da olmadığından davalının sınırlı sorumluluktan yararlanmayacağı, davalının eşya bedelinden ve taşıma ücretini iade ve tazmin etmesi gerektiği açıkça anlaşılmıştır.
(Bkz.Yargıtay ----.HD.02/12/2020 T-----Binaenaleyh, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde; gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi kök ve ek raporu da gözetildiğinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile;
a-14.850 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ---- 'nin döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-)3.970,05 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/593, K. 2024/918, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama