KÜNYE
T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/594 Esas
- Karar no
- 2024/1126
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/07/2022
Karar Metni
1.356 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. İzmir... İcra Müdürlüğü’nün...
E. sayılı dosyasından başlattıkları bu takip konusu alacağın ödenmemiş faturadan kaynaklanan para alacağı olduğunu, para borçlarının götürülecek borç olup, TBK md. 89 gereğince para borçlarının, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğini, Alacaklı-Davacı müvekkilinin yerleşim yerinin İzmir ili olduğundan icra takibi başlattıkları İzmir İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, davalı-borçlunun bu nedenle haksız ve mesnetsiz yetki itirazının reddine karar verilmesini gerektiğini, müvekkilinin taşımacılık hizmeti vermekte olup davalı-borçlu ile aralarında taşıma ilişkisinden kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, ...
Örme Kumaş ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkilinden taşıma hizmeti aldığını bununla ilgili de kendisine fatura kesildiğini, müvekkilinin davalı-borçludan 15.01.2021 Tarihi ile 22.01.2022 Tarihi arasında düzenlenmiş 42 adet faturadan kaynaklı alacak olarak toplam 2.911,88-TL alacağı bulunduğunu, bu güne kadar ödenmeyen bu alacağa istinaden davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün...
E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun takibe, borca, işlemiş faize, faiz oranına tüm ferilerine ve yetkiye itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkilinin davalıdan olan bu alacağı için İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvurduğunu ve ... Başvuru Numarası ve...
Arabuluculuk Numarası ile 01.04.2022 Tarihli uzlaşma sağlanamadığına yönelik tutanak tanzim edildiğini, davalı-borçlunun, itiraz dilekçesinde sadece takibe, borca, işlemiş faize, faiz oranına tüm ferilerine ve yetkiye itiraz ederek itirazını ispatlayacak hiçbir belge ortaya koymadığını, bu sebeple davalının yapmış olduğu herhangi bir maddi olguya dayanmayan itirazın kabul görmesinin mümkün olmadığını, davalının haksız ve mesnetsiz borca itirazının iptali gerektiğini, açıklanan tüm sebeplerle öncelikle davalarının kabulü ile davalı/borçlunun İzmir...
İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 2.911,88-TL asıl alacak yönünden devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunan davalı/borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine ve ayrıca HMK 329. maddesi gereği kötü niyetli davalının davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeni ile müvekkili tarafça ödenmesi gereken vekalet ücretini de ödemesine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Taraflar arasında Taşıma İlişkisi bulunması nedeniyle dava Mutlak Ticari Davalardandır.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle. "Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ile davacı şirketin ticari defter kayıtlarının ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle, 1) Davacı ... Kurye Hiz. Sn. ve Tic. A.Ş.'nin 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222.
Maddesi'ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, 2) Taraflar arasındaki ticari ilişkinin var olduğu, davacı şirketin davalı adına verilen hizmete karşılığı Temel Fatura düzenlediği, dava dosyasında iş bu fatuaralara karşı bir itiraza ait herhangi bir belgenin mevcut olmadığı, bu nedenle faturaların ve muhteviyatının davalı yanın kabulünde olduğu, davacı şirket kayıtlarına göre, aksi ispat edilmedikçe, takip ve dava tarihi itibari davacı şirketin 2.911,87.-TL alacaklı olduğu,
davalı yan ticari defter incelemesinde tespit edilen ve davacı yan kayıtlarında yer almayan ödeme/tahsilat mevcut olduğu takdirde iş bu tutardan düşülmesi gerektiği, 3) Davacının davalıdan 50,26.-TL işlemiş faiz talep ettiği, ancak davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair noter ihtarnamesi yada sözleşme vb. tevsik edici bir belge sunmaması sebebi ile işlemiş faiz hesaplamasının yapılamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davanın konusu itibariyle Mutlak Ticari Davalardandır.
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz.
Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür.
Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve birbirini doğruladığı bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, davalının ise defter ve kayıtlarını sunmamış olduğu, Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili inceleme yapılamadığı görülmüştür.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Katip... · e-imza Hakim ... · e-imza
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/594, K. 2024/1126, 13 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama