KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/650
- Karar No
- 2024/236
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
Karar Metni
2.199 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/650
KARAR NO : 2024/236
DAVA
Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 13/09/2022
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (---- Sigortası Kaynaklı) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacıya ait --- İli --- İlçesi --- Köyü 165 Ada 3 Parselde bulunan ve buğday ekili tarlanın,-----poliçe numaralı “Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi” ile sigorta ettirildiğini, Poliçenin, 400 kg/da birim alan verim ve 3,28 TL birim bedel beyanı, 116.909,70 TL sigorta bedeli ile başlangıç tarihi 01.04.2022 ve bitiş tarihi 01.08.2022 olarak tanzim ettirildiğini, işbu poliçe kapsamında “dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel ve su baskını, yaban domuzu zararı, taşıt çarpması” şeklinde doğal afet rizikolarının gerçekleşmesi halinde poliçenin (1.) sayfasında yazılı Verim (Kg/da):400 kadar hesaplama yapılacağının yazıldığını,
----- numaralı poliçede yapılan ürün birim fiyatı değişikliği sonrası (1) numaralı ---- Ürün Sigortası Poliçesi Fiyat Değişiklik Zeyilnamesi düzenlenmiş olup sigorta bedelinin 13.06.2022 tarihinden itibaren 6.5 (TL) (TL/Kg.) bununla birlikte sigorta bedelinin de 13.06.2022 tarihinden itibaren 231.680,80 TL olarak değiştirildiğinin kayıt altına alındığını,
mezkur tarlada 11.06.2022 tarihinde dolu yağışı gerçekleştiğini ve tarlada bulunan buğday mahsulünün tamamı telef olduğunu,14.06.2022 tarihinde davacı tarafından Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlar B.1 kapsamında düzenlenmiş bir gereklilik olan hasar bildirimi yapılması üzerine 18.06.2022 tarihinde----- Tarafından görevlendirilen eksperler sigortalı alanda/üründe yaptıkları incelemede ürünün "sarı olum" döneminde olduğunu, normal koşullarda alınabilecek verim için sayım yaparak verimi 288 kg/da birim alan olarak tespit edildiğini,
aynı dolu yağışı nedeniyle komşu parsellerdeki ve civar tarlalardaki buğday ürünleri de zarar gördüğünü, yapılan incelemeler neticesinde verim (kg/da):400 olarak ödeme yapıldığını, hem davacıya ait tarlada hem de bahsi geçen parsellerdeki tarlalarda eksperlerin yaptığı verim incelemesini neye göre yaptığı belirlenemediğini, eksperlerin hatalı incelemesi sonucunda davacının zarara uğradığını, değerleme yapan kurumun, ülkenin tarım üretimi sorunları başta olmak üzere,
tarım arazilerinin bulunduğu sosyal çevrenin gelecekte nasıl olabileceği ve enflasyon öngörülerinde bulunarak tam tespit yapması gerekirken poliçede yazılı tutarında oldukça altında eksik değer tespiti yapılmasını asla kabul etmediklerini, izah edilen nedenlerle; davanın kabulüyle ---- numaralı poliçede yazılı Verim (Kg/da):400 ve 13.06.2022 tarihli (----) numaralı zeyilnamede yazılı 6.5 (TL) (TL/Kg.) baz alınarak 231.680,80 TL ödeme yapılması gerekirken çevre tarlalarda bulunan emsal buğday ekinleri incelenmeden hatalı değerlendirme ile 153.465 TL ödeme yapıldığından bakiye kalan tutarın ödenmesi için HMK 107.
Maddesi uyarınca fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla yapılacak bilirkişi incelemesi sonrası artırılmak üzere sigorta poliçesinden kaynaklı belirsiz bakiye alacağı davalarının için şimdilik 1.000 TL'nin müvekkil asile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı adına ---- İli ---- İlçesi ----- mahallesi ------- numaralı ada parselde yer alan buğday tarlası ----- no'lu Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası poliçesi, 89,108 dekar alanda 400kg/dekar verim değeri ve 3,28TL birim bedel beyanı ile sigortalının beyanı doğrultusunda tanzim edildiğini, poliçenin başlangıç tarihinin 01.04.2022, bitiş tarihinin 01.08.2022 olduğunu, ----- no'lu poliçeli alanlarda 11/06/2022 tarihinde "dolu hasarı" olduğu gerekçesiyle 14.06.2022 tarihinde davalı kuruma hasar ihbarında bulunulduğunu, görevli eksperler tarafından, 18/06/2022 tarihinde alanda yapılan incelemede,
poliçeli alanda 288 kg/da verim değeri ve %100 hasar oranı belirlendiğini, ekspertiz çalışmaları sırasında eksperler hasar etkisini belirlemeden önce verim tespiti yapıldığını ve belirlenen bu verim değeri üzerinden hasarın etkilerinin ölçüldüğünü, teminat dışı verim düşüşü nedeniyle davacıya prim iadesi yapıldığını, davalı kurumun dava konusu poliçeyle ilgili başka hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, teminat dışı nedenlerle, hasar tespit incelemesinde belirlenen gerçek verim değeri üzerinden,
Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Tarife ve Talimatlarının "Verim ile İlgili Prim İlave ve İade Esasları" başlıklı 6. maddesi uyarınca zeyilname düzenlenerek prim iadesi işlemi gerçekleştirildiğini, söz konusu poliçeli alanda yapılan incelemede, hasar tarihi itibariyle buğday ürününün başaklarının sarı olum evresinde bulunduğu görülmüş dolayısı ile üründe verim tespitinin rahatlıkla yapılabildiği bir dönemde olduğu belirlendiğini, söz konusu alanda metrekarede bulunan başak sayısı, bir başaktaki dane sayısı gibi veriler sayılarak poliçeli ürünün 1 dekar alandaki verim değeri bulunduğunu, eksperler tarafından belirlenen verim değerinin,
tamamen alanda bulunan üründe yapılan ölçüm ve sayım sonucunda bulunan değer olduğunu, Tarım Sigortaları Kanunu uyarınca, poliçe primleri poliçeyi düzenleyen sigorta şirketleri tarafından tahsil edilerek, --- Havuzu'na aktarıldığını, sigortalıya prim iadesi yapılması gerektiğinde, ---- Havuzu'nun işleticisi olan davalı ---- tarafından zeyilname düzenlenerek,
prim fazlası sigortalıya iade edilmek üzere poliçeyi düzenleyen sigorta şirketine gönderildiğini, primin sigortalıdan tahsili ve iadesi sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, poliçelere ilişkin prim iadesi tutarlarının tanzim eden ----- gönderildiğini, prim iadesinin yapılmasıyla davalı kurumun poliçelerle ilgili hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, kabul manasına gelmemek üzere, mahkemece tazminat ödenmesine karar verilir ise davalı tarafından hem teminat dışı verim düşüşü nedeniyle prim iadesi ödenmiş hem de prim iadesi yapılmamışçasına, önceki verim değeri üzerinden fazla tazminat ödenmiş olacağını,
zeyil sonrasında hesaplanan toplam sigorta bedeli, 166.810,18 TL üzerinden yine görevlendirilen eksperler tarafından alanda belirlenen %100 hasar oranından dolu hasarı için mevzuatta tanımlı %8 muafiyet oranı düşülerek 153.465,00 TL tazminat bedeli hesaplandığını ve sigortalıya ödendiğini, açıklanan ve resen dikkate alınacak nedenlerle haksız davanın reddi ile dava masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, ---- Havuz Hasar Tespit Komisyonu Müzekkere Cevabı, Ekspertiz Raporu, Hasar Dosyası ve Poliçe, Fotoğraflar. Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :
Dava, ---- Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortaları Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle dava şartı zorunlu arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş,
uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yolunu tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla ---- uygulamasına geçilmiştir. Kanunun tamamı değerlendirildiğinde --- ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan --- karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden tahsil edilen primlerin tamamı ---- Havuzuna aktarılmaktadır.
Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, kamu alacağı niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. --- düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır.
Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür. Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur --- Havuzudur. 5363 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinde bu Havuzun işletilmesine ilişkin iş ve işlemlerin, Havuza katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını Havuza devredecekleri ve sözleşmeleri Havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir. Bu Kanun çerçevesinde Havuzu işletmek üzere ----kurulmuştur.
Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları'nın Sigorta Başvurusunun Kabulü başlıklı A.6. maddesinde; "(1) ---- Havuzunun yetkilendirdiği sigorta şirketi/acente sigorta ettiren/sigortalı tarafından beyan edilen bilgilerin doğruluğunu --- kayıtları ile teyit ederek, başvuruyu kabul eder ve poliçeyi düzenler. (2) Sigorta ettiren/sigortalı beyanı ile -- bilgilerinin farklı olması durumunda poliçe ---- bilgilerinin güncellenmesi halinde tanzim edilir. (3---- gerekli gördüğü durumlarda sigortalanacak parselin risk incelemesini yapabilir. Bu incelemenin sonuçları çerçevesinde sigortalanması uygun görülmeyen risklere karşı teminat verilmemesini kararlaştırabilir." hükmü yer almaktadır.
Sigorta sözleşmeleri 6102 sayılı TTK'da zarar sigortaları ve can sigortaları olarak ikili ayrıma tabi tutulmuştur. Zarar sigortaları, bir kimsenin sigorta sözleşmesinde belirlenen rizikonun gerçekleşmesi sonucu mal varlığında meydana gelen zararın, sözleşmede öngörüldüğü şekilde sigorta bedeli ile sınırlı olarak tazmin edilmesine yönelik sigortalardır. Bu nedenle zarar sigortalarında sigortacının zararın karşılanması için yapacağı ödeme "sigorta tazminatı" olarak adlandırılır.
Zarar sigortalarında amaç sigortalının uğradığı gerçek zararı tazmin etmektir. Bu nedenle sigorta sözleşmelerinde zenginleşme yasağı ilkesi geçerlidir. Bu ilke uyarınca sigortacı, sigorta bedeli ile sınırlı olarak sigortalının gerçekten uğradığı zararı tazmin eder. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ nun “Sigortanın kapsamı” başlıklı 1409. maddesinde. “Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bir kaçının sigorta sözleşmesi kapsamı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir (6102 sayılı TTK m. 1409/2).Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacıya ait ----- İli ---- İlçesi ---- Köyü 165 Ada 3 Parselde bulunan ve buğday ekili tarla --- poliçe numaralı 01/04/2022-01/08/2022 başlangıç ve bitiş tarihli ---- Sigortası Poliçesi” ile sigorta ettirildiğini dosyada bulunan poliçe ve taraf beyanları ile sabittir.
Davacı tarafından poliçeyi kapsar şekilde 11.06.2022 tarihinde meydana gelen dolu yağışı nedeniyle sigortalı arazide bulunan buğdayın tamamen telef olduğu iddiası ile eksperler tarafından yapılan inceleme sonucunda yaptıkları sayımın eksik ve yetersiz olduğu öne sürülerek 01.04.2022 tarih ----- poliçe numaralı poliçede yazılı Verim (Kg/da):400 ve 13.06.2022 tarihli (---- numaralı zeyilnamede yazılı 6.5 (TL) (TL/Kg.) baz alınarak 231.680,80 TL ödeme yapılması gerekirken çevre tarlalarda bulunan emsal buğday ekinleri incelenmeden hatalı değerlendirme ile 153.465 TL ödeme yapıldığından bakiye kalan tutarın ödenmesi için HMK'nin 107.maddesi
gereğince 1.000.00 TL bedelle belirsiz alacak davası açılmıştır. Mahkememizce taraf vekillerince gösterilen ve işin niteliği gereği toplanması gereken tüm deliller toplanmış ve olayda davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tam olarak belirlenmesi, yapılan ödemenin olaya ve poliçeye uygun olup olmadığının belirlenmesi için ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen konusunda uzman bir bilirkişiye verilerek kusur raporu istenmiştir.
Bilirkişi ---- -- tarafından düzenlenen 14/12/2023 tarihli raporda özetle. "Meteorolojik verilere bakıldığında belirtilen tarihte şiddetli dolu yağışı gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından sigortalı buğday ürününde % 100 dolu hasarı meydana geldiği tespiti konusunda taraflar arasında anlaşmazlık olmadığı, anlaşmazlığın eksper tarafından hasar tespiti öncesinde/sırasında 288,00 Kg/da. olarak yapılan verim tespiti noktasında olduğu anlaşılmaktadır.
Zira poliçede 400 Kg/da. Verim beyan edilmiştir.
Eksper tarafından verim tespiti yapılması poliçe şartları ve ilgili mevzuata açısından değerlendirildiğinde; bu durumun poliçe şartlarına ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Tarife ve Talimatlar – 2022 ‘ ın iş bu raporun 3.2. başlığında ayrıntısı verilen Verim Başlıklı Madde -2’ ye
uygun olduğu görülmüştür.Sigortalı tarlanın bulunduğu bölgede 2022 yılına kuruda buğday verimlerinin 250-300 Kg/dekar
aralığında olduğu yapılan incelemelerden anlaşılmaktadır.
Eksper tarafından sigortalı buğday ürünü için tespit edilen 288,00 kg/da. verimin makul ve kabul edilebilir olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı tarafça davalı tarafa 153.465,00 TL tazminat ödendiği görülmüş olup, davalı tarafın poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiği başkaca bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı değerlendirilmiştir:" şeklinde görüşlerini içeren rapor verilmiştir. Mahkememizce işbu bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Davacı vekili tarafından rapora karşı yapılan itirazlar üzerine bilirkişiden ek rapor düzenlemesi istenmiştir.
Ne var ki, bilirkişi 22/02/2022 tarihli ek raporunda kök raporundaki tespit ve görüşlerinde sebat etmiştir.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede yasal olarak delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu ve bilirkişi raporunun birbirini teyit etmesi karşısında; bilirkişi raporunun da gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilerek , yapılan ödemenin olaya ve zarara göre uygun ve yeterli olduğu , ispat yükü üzerinde olan davacının, zararının daha fazla olduğuna yönelik iddiasını TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri nezdinde ispat edemediği sonuç ve kanaatiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davacı sorumlu tutulmuştur.
Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen dava şartı arabuluculuk ücretinin de taraflar toplantıya katıldığından az yukarıdaki esaslar çerçevesinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmiştir.
Mamafih, karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın HMK'nin 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında ; davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi,
hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/650, K. 2024/236, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama