KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/787
- Karar No
- 2024/418
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
Karar Metni
1.058 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/787
KARAR NO : 2024/418
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2022
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında ticari mal (sentetik örme kumaş) satımına dayalı şifâhen kurulmuş bir akdi/ticari münasebet söz konusu olduğunu, davalı şirketin cari hesaptan doğan bakiye 76.480,43TL tutarlı borcunu ödememesi akabinde taraflarınca ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde ilâmsız icra takibi başlatıldığını, davalı yan, ödeme emrini tebellüğ etmesi akabinde sunduğu dilekçe ile borca ve borcun fer'ilerine yönelik itirazda bulunduğunu, takibin ----- İcra Müdürlüğünün durdurma kararı ile durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını,
bu nedenlerle. Davalının ----- İcra Müdürlüğünün----- sayılı icra dosyasına vâki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve fer’îlere ilişkin itirazlarının iptâli ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalının dava değerinin %20’si oranında tazminat ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı taraf borcun kaynağı olarak muavin defterinde belirtilen borç miktarını dayanak belge olarak göstererek ödeme emri gönderdiğini, dava konusu 02/07/2013 tarihli 11.871,77 TL ile 64.608,66 TL iki adet sentetik örme kumaşlardan ibaret iki adet faturadan kaynaklandığını, müvekkili şirket 2013 yılında fason olarak bayan iç çamaşır işine başladığı zaman davacı yan müvekkil şirkete yardımcı olacağını söyleyerek depolarında bulunan atıl haldeki sentetik örme kumaşları gönderdiğini, müvekkili şirket iş yerini yeni kurduğu için ve kendisinden hemen ödeme istenmemesi nedeniyle malları göndermesini istediğini,
ancak müvekkili şirket gelen malların kendisine yaramadığını belirterek %20 kadar kumaş kullandığını ve bakiyesini de iade ettiğini, müvekkili şirket iş yeri yeni açtığı için malları tartmak için tartı makinesi bile bulunmadığını, bu nedenle iade edilen malların ve kullandığı malzemenin ne kadar kilo olduğunu dahi bilmediğini, müvekkili şirket sahibi malların kendisine yaramadığını belirterek malları alması için ----- sahibini arayarak malları almasını istediğini, davacı şirket yetkilisi tarafından 10 tekerlekli bir kamyon gönderilerek malların tekrar iade alındığını, bu nedenlerle;
davacının davasının gerçek alacak miktarının dışında kalan kısmın reddine karar verilmesini, reddedilen miktar üzerinden davacının dava masraflarıyla vekalet ücretine mahkum edilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
----- İcra Müdürlüğünün ---- Esas, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ---- İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.
Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 76.480,43 TL'lik alacağının taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen BA/BS formlarında kayıtlı olduğu,
her ne kadar davalı taraf malların bir kısmını kullanmadığını iade etmiş ise de iddialarını ispata yarar herhangi bir yazılı delili dosyaya ibraz edemediği, bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, işlemiş faiz talebinin ise yerinde olmadığı kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/787, K. 2024/418, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama