KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/273
- Karar No
- 2023/744
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
Karar Metni
1.590 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/273 Esas
KARAR NO: 2023/744
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/12/2021
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE
Müvekkilinin -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- sayılı dosyasına kefil sıfatıyla yapmış olduğu bu ödemelerin diğer borçlu ve kefillere rücusu için------- sayılı dosyası ile takip başlattığını, bir kısım borçluların yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin 40.000 TL ödeme yaptığını, belirtilen sebeplerden dolayı, davalılar tarafından haksız itirazın iptaline, belirtilen nedenlerle fazlaya dair talep ve her türlü talep ve haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı ... itirazının 1.000 TL üzerinde, diğer davalı mirasçıların itirazının ise müştereken ve müteselsilen 1.000 TL üzerinden olmak üzere davalı taraftan alınıp müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI CEVAP DİLEKÇESİNDE
Davacı tarafça aleyhine açılan iş bu dava ile ----------- E. Sayılı dosyasında kefil sıfatıyla ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin diğer borçlu ve kefillere rücu için---------- Esas Sayılı dosyasından yapılan takibe itiraz sebebi ile açıldığının belirtildiğini, öncelikle iş bu davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği ---------- İcra Müdürlüğü dosyasında rücuen ödenecek bir borcun bulunmadığını, davacı taraf ile birlikte -------- Esas sayılı takip dosyasına -------- ve ---------- borçlu bulunduğunu,
bu dosyada alacaklı -------- Banka--------- Şubesi, asıl borçlu-------- ve kefiller davacı -----------, ... ve ---------- bulunduğunu, daha sonra ---------- vefat etmesi nedeni ile mirasçıları takibe dahil edildiğini, asıl borçlu ---------- alacaklı'nın --------- Bankası'na borcunu ödeyememesi nedeni ile bu borç tarafından kapatıldığını, bundan sonra alacaklının ---------- Bankası tarafından takip konusu miktar kardeşim olan ----------- temlik edildiğini, bundan sonra ---------- alacaklı sıfatını kazandığını,
zira ---------- Esas sayılı takip dosyasında temlik alacaklısının ---------- ile birlikte ikamet etmekte ve işlerinin de birlikte görüldüğünü, her ne kadar ----------- Esas sayılı takip dosyasında kefil olarak gözükmekte ise de kardeşine TEMLİK edilen alacağın tamamının taraflarınca ödendiğini, kefil olarak,
aynı takip içinde alacaklı sıfatı kazanması mümkün olmadığından söz konusu banka alacağının kardeşine temlik edildiğini, dolayısı ile esasen davacı ... tarafından temlik alacaklısı ---------- ödenen paranın kendisi tarafımdan ödenen para olduğunu, ilgili ----------- Esas sayılı takip dosyası celp edildiğinde bu hususlar çok açık olarak görüleceğini, zira aynı takip içinde temlik almasının mümkün olmadığını, tüm bu hususlar icra takip dosyası ve banka kayıtlarından ve yapılan ödemelerden anlaşılacağını, açıklanan sebeplerle, taraflarına açılan haksız ve hukuki mesnetten yoksun iş bu davanın reddine,
dava masrafları ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin murisi ----------, diğer davalı ... ve davacı ..., dava dışı --------- tarafından kullanılan 25.08.2010 tarihli -------- şirketi Genel Tarımsal Krediler Sözleşmesi'ne kefil olduğunu, dava dışı borçlu ---------- tarafından borcun ödenmemesi üzerine dava dışı borçlu ile kefiller aleyhine ---------- E. sayılı icra takibi ikame edildiğini, müvekkilinin murisi ----------- 20.06.2012 tarihinde vefatının üzerinden yıllar geçtikten sonra ise mirasçı sıfatı ile müvekkiline muhtıra gönderildiğini ve müvekkilinin ilgili dosyanın tarafı haline geldiğini, huzurdaki dava ise,
davacı ... ilgili dosyaya yaptığını iddia ettiği ödemelerin TBK 596. maddesi gereğince diğer borçlulara rücu istemi ile ikame edilen --------- E. sayılı takibine müvekkili ve diğer davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemi ile ikame edilmiş olup huzurdaki haksız ve kötüniyetli davanın taraflarınca kabulü mümkün olmayıp 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereğince davacı tarafından dava şartı kapsamında arabuluculuk başvurusu yapılmamış olması sebebi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davanın esasına ilişkin itirazları gereğince davanın esastan reddine, davacının,
haksız ve kötüniyetli şekilde başlatmış olduğu takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde özetle.
Davacı, --------- E. sayılı dosyası kapsamında kefil sıfatıyla ödeme yaptığını belirterek bu ödemelerin diğer borçlu ve kefillerden rucü için ---------- E. Sayılı dosyası ile aleyhimde icra takibi başlatıldığını,---------- E. Sayılı dosyası incelendiğinde alacaklının ----------- olduğu,
muris babam ------------ da kefil sıfatıyla borçlu olduğunun görüldüğünü, Davacı, muris babam ile birlikte kefil oldukları borç nedeniyle başlatılan icra takibi kapsamında ödeme yaptığını belirterek yaptığı ödemelerin rucü için asıl borçlu ile birlikte diğer kefil ve muris babanın mirasçıları aleyhinde icra takibi başlatıldığını, kendisi ve diğer mirasçılar aleyhinde başlatılan icra takibine yasal süresi içerisinde itirazda bulunduklarını, muris babanın kefil olduğu borçtan, aleyhinde başlatılan icra takibi ile haberdar olduklarını,
dava dilekçesi dışında kefalete ilişkin herhangi bir sözleşme veya evrakın taraflarına tebliğ edilmediğinden bu konudaki itiraz haklarını saklı tuttuklarını, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini; esasa ilişkin itirazların kabulü ile kefil sıfatıyla ödediği paranın tamamı için diğer kefil muris babanın mirasçısı olarak aleyhlerinde icra takibi başlatılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmişlerdir.
DELİLLER
---------- Esas sayılı dosyası , ---------- Esas Sayılı Dosyası, 01/02/2018 Tarihli Sözleşme , Nüfus Kayıtları, Dosya kapsamındaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67/1 maddesi gereğince açılmış İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Dosya Mahkememizce ---------- Sayılı ilamı ile verdiği görevsizlik kararı sonucunda gelmiştir. Mahkememizce taraf/taraf vekillerine davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmış, davacı vekilinin beyanları dinlenmiş ve bir kısım davalılar vekilinin arabuluculuk dava şartına yönelik vaki itirazı da gözetilerek davanın, genel ve özel dava şartları yönünden incelenmesi sonucunda aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2)-maddesine göre 'diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. Hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. maddesine göre ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükümleri mevcuttur.
Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde aynen; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
6102 Sayılı TTK'nin 5/A maddesine göre de konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6102 Sayılı TTK''nin 5. maddesine eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğü giren 5/A maddesi de arabuluculuğa tabi ticari davaların bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları olarak tanımlanmıştır.
Buna göre dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olması 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ye eklenen 5/A ve HMK'nin 114/2. maddeleri uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nin 137, 138 ve 140. maddedeki ön inceleme aşamasında dava şartlarının inceleneceğine dair düzenlemeler, henüz incelenmemiş ise tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtmektedir.
Bu hükümler her aşamada dava şartlarının incelenebileceğine dair 115. madde düzenlemesine inceleme zamanı bakımından en erken zaman olarak sınır çizen bir düzenleme olmayıp incelemenin en geç ne zaman yapılması gerektiğini göstermektedir.6100 sayılı HMK'nin 30. maddesine göre Hakim lüzumsuz masraf yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nin 138. maddene göre de öncelikle dava şartları ile ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıdan beri gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının istemi icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı kapsamında bir miktar paranın davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesine yöneliktir. Dava görevsizlik kararı veren -------- Asliye Hukuk Mahkemesinde 06.12.2021 tarihinde açılmıştır.
Olayda olduğu gibi davanın, mutlak ticari davalar arasında sayılan TTK'nin 4/f maddesi gereğince bankalara ve diğer kredi kuruluşlarına ,finansal ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden kaynaklandığı ve işbu alacak ve tazminat taleplerinin dava açılış tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk kapsamında kaldığı açıktır. Davanın olayda olduğu gibi ilk önce görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olması bu sonucu değiştirmemektedir.
Bu cümleden olmak üzere işbu davada dava dilekçesine, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği eklenmediği, dava dilekçesinde bu yönde hiçbir açıklama yapılmadığı gibi HMK'nin 115/3 maddesine göre hüküm anına kadar bu noksanlığın giderilmediği de, bizatihi davacı vekilinin imzalı beyanından anlaşılmıştır.
Bu durumda yasaya göre Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi zorunludur. Binaenaleyh.
6102 sayılı TTK'nin 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi ve HMK'nin 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/273, K. 2023/744, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama