KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/276
- Karar No
- 2024/428
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
Karar Metni
1.567 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/276
KARAR NO : 2024/428
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin logo yazılımları üzerinde, danışmanlık, eğitim, destek, proje ve yazılım geliştirme yapan, logo çözüm ortağı olarak faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin faaliyet konusunu sürdürebilmek amacıyla ---- müşteri numarasıyla-----adresinde bulunan şirket merkezinde kullanılmak üzere "----" altyapısıyla internet hizmeti aboneliğine başvurduğunu ve tüm faturalarını düzenli olarak ödediğini, müvekkili şirketin, şirket merkezini 15.12.2021 tarihi itibariyle "----- adresine taşıdığını, müvekkilinin hizmet aldığı adres bilgisindeki değişikliğin davalı tarafa 17.12.2021 tarihinde ----- kayıt numarasıyla bildirilerek,
"-----" internet aboneliğinin bildirilen yeni adrese nakledilmesini talep ettiğini, ancak aboneliğin davalı tarafından nakledilmediğini, bu sebeple müvekkilinin nakil taleplerini sürekli olarak yenilediğini, davalı tarafından, nakil başvurusuna her seferinde müvekkilinin yeni adresinde ---- altyapısı olmadığı, --- hizmetinin --- - altyapısı üzerinden verildiği,
----- altyapısal ve teknik sorunlarına müdahale edilemediği bu nedenle ----- internet hizmetinin yeni adrese verilemeyeceği, yeni adrese kurulum yapılamayacağı şeklinde cevaplar verildiğini, faturaların düzenli olarak ödendiğini, ancak nakil başvurusu yapıldığı tarih itibariyle hizmet alamamasına rağmen haksız olarak faturalandırıldığını, müvekkili şirket tarafından adres değişikliğinin yapılarak karşı tarafa bildirilip nakil talebinden bulunulduğu ancak buna rağmen davalıdan hizmet alınamadığını, müvekkili şirket tarafından nakil başvurusu talebinde bulunulduğunu,
ancak davalının kendi sistemsel işleyişi ve altyapı problemleri nedeniyle nakil işleminn yerine getirilemediğini, tarafların tacir olup söz konusu uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığını, bu sebeple dava konusu alacak için ----- kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesini talep ettiklerini beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.105,90 TL alacağın----kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, arabuluculuk masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından 2.105,90 TL'nin iadesinin talep edildiğini, ancak hangi tarihli faturalar için iade talep ettiğinin belli olmadığını, yapılan ödemeleri gösterir dekontun da taraflarına tebliğ edilmediğini, davacıya hizmet ilişkisinin kurulması akabinde de müvekkili şirket tarafından altyapı sağlayıcı nezdinde internet aktivasyonu sağlandığını ve davacının hizmeti kullanmaya başladığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği iddiaların soyut ve dayanaksız iddialar olduğunu, müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmette hiçbir kusur bulunmadığını, davacı tarafından belirtilen abonelik kapsamında da hizmet alındığını,
davacı abonenin başvurusu üzerine yapılan incelemede, müvekkili şirket abonesinin yararlanmakta olduğu ---- altyapının yeni adresinde bulunmadığından ---- hizmeti üzerinden nakil talebinin alındığı ve ---- hizmetinin, şirketleri tarafından ----- altyapısı üzerinden verilmekte olduğunu, müvekkili şirketçe --- altyapısal ve teknik sorunlarına müdahale imkanı bulunmadığının tespit edildiğini, adres değişikliği halinde ilk adresteki hizmetin yeni adreste teknik nedenlerle verilememesi halinde müvekkili şirketin kusuru olmayacağı taraflar arasındaki sözleşme ve taahhütnamede açıkça belirtildiğini,
--- altyapı kurulumu öncesi adreste inceleme yapıldığını ve bu kapsamda uygun altyapı bulunmakta ise bu sözleşme/taahhütname ile yükümlülük altına girildiğini, adres değişikliği halinde bu altyapının bulunmadığı bir adrese kendi isteği doğrultusunda nakil isteyen davacının talebi karşısında müvekkili şirketin ---- hizmeti veremeyecek olmasında hem bir kusuru bulunmadığını hem de sözleşmeye aykırı bir durum oluşmadığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 27.05.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle.
Islah taleplerinin kabulü ile 2.278,70 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek---- Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Islahı kabul etmediklerini, feshin haklı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil kayıtları dosya arasına alınmıştır. ----- yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Abonelik sözleşmeleri (telekomünikasyon) alanında kariyer sahibi sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile telekomünikasyon uzmanı bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, taraflar arasında abonelik sözleşmesi kurulup kurulmadığı, kuruldu ise tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, buna bağlı olarak dava dilekçesinin ek-4 maddesinde belirtilen faturalar yönünden, davacının davalıdan 2.105,90 TL alacağı olup olmadığına dair davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, abonelik sözleşmeleri (telekomünikasyon) alanında kariyer sahibi sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş.
15.12.2023 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, taraflar arasında akdedilen sözleşme ışığında, -----Noterliğinin 10 Kasım 2022 tarihli ve ----- yevmiye sayılı eldeki davanın davacısının davalıya keşide ettiği ihtarnameden önceki, davacının ifadesi ile "17.12.2021 tarihinden bu yana" dönemlerine ait davacı aboneden tahsil edilen bedellerin davalı tarafından iadesinin gerekliliğinin dosya içeriğinde tam olarak ortaya konulamadığı, bu dönemlere ait bedellerin davacı aboneden tahsilinde davacı abonenin de kusurlu olduğu,
diğer yandan davalının da bazı fatura tutarlarında indirimler /iptaller yaptığı ve bu indirimleri/iptalleri hizmeti kullanmama oranına göre mi yapıp yapmadığının dosya içeriğinden anlaşılamadığı, -----Noterliğinin 10 Kasım 2022 tarihli ve ---- yevmiye sayılı eldeki davanın davacısının davalıya keşide ettiği ihtarname ile "...Müvekkilin Kurumunuz nezdinde ---- müşteri numaralı ---- internet aboneliğinin ivedilikle sonlandırılmasını ve Kurumunuzca ---- internet hizmeti verilmemesine rağmen bu hizmetin karşılığı olarak 17.12.2021 tarihinden bu yana,
Müvekkil Şirketten tahsil edilen tüm bedellerin işbu ihtarnameyi tebellüğ ettiğiniz tarihten itibaren 15 gün içinde iade etmenizi ihtar ederiz..." denilerek taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesinin feshedildiği, dosya içeriğine göre 14 Kasım 2022 tarihinde fesih bildiriminin davalıya ulaştığı, bu ihtarname ile davacı abonelik sözleşmesini feshettiği, fesih bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin davacı abone tarafından ileriye etkili olarak ortadan kaldırıldığı, incelenmesi gereken hususun, feshin haklı olup olmadığı hususu olduğu,
cevap dilekçesindeki, "Müvekkil şirket hizmet ifası için hazır olmasına rağmen davacının ---- nezdindeki işlemleri tamamlamaması nedeniyle sorun yaşadığı anlaşılmaktadır. Bu durumun müvekkil şirket tarafından değil davacı ve ----- tarafından çözülmesi gerekmektedir.
Müvekkil şirket tarafından sözleşmesel yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirilmekte olup ---- hizmetinin verildiği - --- nezdindeki işlemler nedeniyle müvekkil şirket kusurlu bulunmamaktadır.” beyanlarından, davacı abonenin hizmeti almada sorun yaşadığının kabul edildiği anlaşıldığından, davacı abone tarafından yapılan feshin haklı olduğu, buna göre taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi ileriye etkili olarak ortadan kaldırıldığından,
fesihten itibaren davacıdan tahsil edilen bedellerin davalı tarafından iadesinin gerektiği rapor edilmiş olup, taraflarca rapora itirazların irdelenmesi amacıyla dosya, telekomünikasyon uzmanı bilirkişi eklenerek bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, kök rapordaki görüş ve kanaat ile ek rapordaki görüş ve kanaatin aynı olduğu, ayrıca, davacı tarafın nakil işlemlerini sürekli biçimde yinelediği, başka bir deyişle yeni adresteki altyapıya bağlı olarak farklı bir hizmet sunulmasını kabul etmediği,
her ne kadar, yeni adreste altyapıya bağlı olarak farklı hizmet sunulacağı ilgili Taahhütnamenin 20. maddesi ile kabul edilmiş ise de, sürekli nakil talebinde bulunulmasının davalı tarafından fatura ödenmesine rağmen yeni durumun kabulü olarak algılamanın yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, kaldı ki, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu Madde 50/(3)'te.
"Abonelik sözleşmelerinde yer alan ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde, dürüstlük ilkesine aykırı düşecek biçimde abone aleyhine dengesizliğe neden olan hükümler geçersizdir" denildiği, anılan hüküm çerçevesinde, ------ altyapı olmaması sebebiyle davacı tarafı kusurlu saymanın mümkün olmadığı, ayrıca, anılan Kanununun 52 /f -4 maddesinde de.
"İşletmeciler, her hal ve şartta doğru faturalama yapma ve fatura içeriği ile ilgili ihtilaf durumunda ispat yükümlülüğündedirler" denildiği, anılan hükme uygun biçimde her hal ve şartta doğru faturalandırma yapılmamış olduğu, tüm bu sebeplerle, davacı tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı, sözleşmenin feshinde davacının kusursuz olduğu,
17.02.2021 tarihinden itibaren davacı tarafından ödenmiş bulunan toplam fatura bedellinin 1.956,10 TL olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili, 27.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 2.278,70 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ------Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, davacının sözleşmeyi haklı feshine bağlı olarak,
fesihten itibaren davacıdan tahsil edilen bedellerin davalı tarafından iadesinin gerektiği kanaatinin Mahkememizde hasıl olduğu, davacının usulüne uygun ıslah yaptığı, her ne kadar davacı tarafça ıslahla beraber 2.278,70 TL talep edilmiş ise de, bilirkişilerce de tespit edildiği üzere, fesihten itibaren davacıdan tahsil edilen bedelin toplam 1.956,10 TL olduğu, taraflar arasındaki işin ticari iş olması sebebiyle 3095 sayılı kanun uyarınca------- Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizinin talep edilebileceği, davacı tarafından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edildiğinden,
taleple bağlılık ilkesi uyarınca temerrüdün, 19.04.2023 dava tarihi ile gerçekleştiği tespitiyle beraber, sonuç olarak davacının davasının kısmen kabulü ile, toplam 1.956,10 TL'nin dava tarihi olan 19/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek ------ Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/276, K. 2024/428, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama