İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/303 K.2024/849

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/303Karar2024/849Tarih4 Aralık 2024Okuma15 dk · 3.067 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/303
Karar No
2024/849
Karar tarihi
4 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.067 kelime·15 dk okuma·14 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/303

KARAR NO : 2024/849

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 02/05/2023

KARAR TARİHİ : 04/12/2024

Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:

''...

KONU

İtirazın iptali ve takibin devamı istemdir.

HARCA ESAS DEĞER : 1.015.890,00.-TL

AÇIKLAMALAR

Müvekkil işletmesi, Gümrük Kanun ve Yönetmelik hükümleri kapsamında, açma ve işletme izinleri alınmış; yine Gümrük mevzuatı hükümlerine uygun Gümrüklü Genel Antrepo Hizmetleri veren bir işletmedir.

1.- Davalı yurt dışından ithal yolu ile Türkiye'ye getirmiş olduğu ---- Baskı Makinesi olarak adlandırılan eşyayı, ---- Gümrük Müdürlüğüne vermiş olduğu ----- sayılı ve 26.12.2019 tarihli Antrepo beyannamesi ile Gümrük mevzuatı kapsamında Gümrüklü alanda muhafaza edilmek üzere müvekkil antrepo işletmesine teslim etmiştir. ( Ek.- 1, Antrepo beyannamesi )

2.- Davalı vermiş olduğu bu beyanname ile eşyanın gümrüğe tabi eşya statüsünde teslim etmek suretiyle müvekkil antreposunda muhafaza edilmesini, saklamadan kaynaklanan bakım, taşıma, gümrük vergileri ile ardiye ücretini ödemeyi beyan ve kabul etmiştir. Müvekkil de bu eşyayı kabul etmekle taraflar arasında TBK'nun 561 vd maddelerinde düzenlenen bir Saklama Sözleşmesi meydana gelmiştir.

3.- Bu eşyanın antrepo rejimi altına kalması, Gümrük Kanunun 101. Maddesince bir süreye bağlanmamış aksine kalış süresinin yeni bir işlem tesis edilinceye kadar sınırsız olacağı ifade edilmiştir.Bununla birlikte müvekkil, 26.12.2019 tarihinde teslim edilen eşyanın teslim alınmaması veya farklı bir gümrük işlemine tabi tutulmaması nedeni ile davalı eşya sahibi uyarmış bu uyarıya davalı ---- imzasını taşıyan 14.10.2020 tarihli yazılı cevabı vermiştir. ( Ek.-2 14.10.2020 tarihli davalı yazısı ) Davalı bu cevapta, " Bahsi geçen eşyanın Antrepoda depolanmaya devam edilmesi, ilerleyen süreçte gümrükçe onaylanmış işlem ve kullanıma tabi tutulacağı " müvekkile bildirilmiştir. Bunun üzerine müvekkil davalı tarafından yeni bir işlem tesis edilmesini beklemiş ve eşyayı muhafaza etmeye devam etmiştir.

Muhafaza süresinin uzaması nedeni ile müvekkil 08 Kasım 2022 tarih ve ---- sayılı ihtarnameyi göndermiş ( Ek.- 3, 08 Kasım 2022 tarihli ihtarname ) bu ihtarname davalı 30 Kasım 2022 tarih ve ---- sayılı ihtarname ile ( Ek.- 4 , 30 Kasım 2022 tarihli ihtarname ) talep edilen antrepo ücretinin fahiş olduğu iddia etmiş, eşya ile ilgili herhangi bir işlem de yapmamıştır.

4.- Davalının antrepo ücretini ödememesi ve eşyayı da teslim almaması üzerine, işlemiş antrepo ücreti ile birlikte cari hesap kayıtlarında ---- Sayılı dosyasından icra takibine geçilmiştir. Davalının borca itirazı nedeni ile icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Davalı takibe itirazında haksız olup, bu itirazının iptaline karar verilmelidir. Zira;

Müvekkil TBK'nun 574. Maddesince, muhafaza etmek üzere teslim aldığı eşyanın ardiye ücretini ve saklamadan doğmayan bakım, taşıma ve gümrük gibi bütün giderlerini, antrepo beyannamesi vererek eşyayı kendisine teslim eden davalıdan talep hakkına sahiptir.

Davalı; halen müvekkil antreposunda muhafaza edilen ve Antrepo beyannamesi verilmiş olmakla bir başka işleme yapılana kadar antrepo kalmasında bir sınırlama olmayan malların antrepoya giriş tarihlerinden itibaren muhafazasından doğan ücretleri müvekkile ödemekle yükümlüdür.

5.- Takibin itiraz üzerine durdurulmasına karar verilmesi nedeni ile itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı olan zorunlu Arabulucuk'a başvuru yapılmış olup; görüşmeler sonucu düzenlenen 21.02.2023 tarihli Başvuru Dosya Numarası : --- Dosya Numarası: ---- Arabuluculuk tutanağı düzenlenmiştir. ( Ek.- 5 Arabuluculuk tutanağı )

..........

SONUÇ VE İSTEM

Arz etmiş olduğumuz nedenlerle;

Davalının ---- İcra Dairesi ----Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına;

Haksız olarak borca itirazda bulunan davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine,

Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini arz ve talep ederim. Saygılarımla....''

şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesi ile taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ilişkisine bağlı olarak antrepo ücretinin ve cari hesaba bağlı alacağın ödenmemesi üzerine takibe geçildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek----- İcra Müdürlüğü'nün ---Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış ise de cevap verilmediği gibi duruşmaya katılan da olmamıştır.

İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ---- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası ---- ve arabuluculuk numarası ---- numaralı, 31/01/2023 tarihinde yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 21/02/2023 tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.

UYAP içeriği celp edilip incelenen söz konusu --- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra dosyasına göre taraflarla ilgili olduğu, toplam 1.056.690 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, süresinde yapılan itirazla takibin durduğu anlaşılmıştır.

Ön inceleme duruşmasında ihtilaf noktaları belirlenerek ön inceleme duruşması tamamlanarak tahkikat aşamasına geçilmiş olup, deliller toplandıktan sonra tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve inceleme günü tayin edilmiş ise de davalı adına defter ibraz eden ve incelemeye katılan olmadığı için davalı tarafın defter ibrazından kaçınmış sayılması gereği de gözetilerek ve davacı vekilinin ibraz ettiği 30/05/2024 tarihli dilekçesi ile bu dilekçe üzerine düşülen derkenara bağlı olarak bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle temin edilen raporun gerekli-yeterli kısımları:

"...

Taraflar Arasında Akdedilen Sözleşme ;

..........

Davacı tarafından 08.11.2022 tarihinde----Noterliğinden taraflar arasında akde sözleşmeye istinaden davalı tarafın ürünlerin alınmadığına ve ücret ödenmesine istinaden ihtarname keşide edildiği

..........

Taraflar Arasındaki Mail Yazışmalarının İncelenmesi ;

Davacı tarafından davalı tarafa ürünlerin alınmadığı ve ücretin ödenmesine istinaden mail atıldığı davalı tarafından cevap verilmediği görülmüştür.

..........

Davalı Tarafından Antepoya Koyulan Ürün Belgesinin

İncelenmesi;

..........

DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Dava Konusunun; Dava antrepo (ardiye) ücreti ve masrafların tahsili istemine ilişkindir, Öncelikle Antepo'dan bahsedecek olursak; Antrepo; gümrük mevzuatına tâbi olan eşyaların, gümrük gözetimi altındayken muhafaza edildiği ve ilgili dış ticaret prosedürünün tamamlanabilmesi için gerekli prosedürlerin yapıldığı bir tür depodur.

Firmalar, ithalat ve ihracat işlemlerini gerçekleştirirken yapılması gereken belirli gümrük ve evrak işlemleri vardır. Yurt dışına mal gönderildiği veya yuıt dışından ülkeye mal getirildiği zaman uyulması gereken gümrük prosedürü belirli bir zaman alır. Bu süreçte ilgili malların bir depoda bekletilmesi ihtiyacı doğar. Bu ihtiyacı karşılamak üzere gümrüklere yakın şekilde konumlandırılan depolara "antrepo" adı verilir.

Antrepoda bekleyen mallar henüz vergisi ödenmemiş ticari mallar olarak nitelendirilir ve burada bekletilmelerinin bir süresi yoktur. Diğer bir deyişle malların antrepoda tutulması gereken minimum bir süre veya orada tutulabilecekleri bir maksimum süre belirlenmemiştir. Gümrük ve evrak işlemleri tamamlanana kadar mallar antrepoda bekletilebilir.

Öte yandan gümrük idareleri tarafından gerek görülmesi halinde malların başka bir işlemde kullanılacak olmaları durumunda, mala gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanım tayin edilebilir. Böyle bir durumda buna ilişkin düzenlenen beyannamenin tescil edilmesinden itibaren 30 gün içerisinde malların tüm işlemleri bitirilerek çıkışlarının yapılması gerekir. Aksi takdirde mallar antrepodan tahliye edilir.

4458 sayılı Gümrük Kanununun 14.maddesinde ve bu kanuna bağlı Gümrük Yönetmeliğinin 31 .maddesinde de hüküm altına alındığı üzere, Kanunda belirtilen süreler aksine bir hüküm bulunmadıkça uzatılamaz veya ertelenemez. Ancak, mücbir sebep ve beklenmeyen hallerde bu sürelerin uzatılması gündeme gelebilir. Süresi dışında yapılan müracaatlarda da, mücbir sebep veya beklenmeyen hallere ilişkin ek belge ibraz etmek, ibraz edilen gerekçenin de idare tarafından kabulü şartıyla ek süre verilebilir. Süre kavramına genel bir girizgâh yaptıktan sonra konumuz olan antrepodaki eşyanın bekleme süresine geçiş yapabilir

Bilindiği üzere, Eşyanın antrepo rejimi altında kalış süresi sınırsızdır (GK:Madde 101), (GY:Madde 346). Yani 7100 rejim kodu ile açılan Antrepo Beyannamesi kapsamı eşya sınırsız bir şekilde antrepoda depolanabilir. Bununla birlikte idare, özellikle beklemek suretiyle bozulabilecek eşya dâhil olmak üzere, eşyanın antrepoda kalabileceği süre konusunda belirleme yapabilir. Gümrük Kanunun 101 inci maddesinde de gümrük idarelerince gerek görülen hallerde, eşyaya gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanım tayin edilmesi için yeni bir süre belirlenebileceği belirtilmiştir.

Gümrük Kanununda ve yönetmeliğinde antrepoda bekleyen eşyaların sürelerine ilişkin yukarıda belirtildiği üzere açık hükümler olmasına karşın, en çok karıştırılan ve değişik uygulamalara mazhar olan bir konudur süre mefhumu.

Bu bağlamda en çok karıştırılan husus, Gümrük Kanunun 70.maddesinde ve Gümrük Yönetmeliğinin 346.maddesinde "Gümrük antrepolarında bulunan eşya için, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesine ilişkin beyanname verilmesi halinde, gümrük işlemlerinin beyannamenin tescil tarihinden itibaren 30 gün içinde bitirilmesi gerekir.

Bu süre içinde işlemleri bitirilemeyen eşya ile ilgili olarak tasfiye hükümleri uygulanır." denilmek suretiyle hüküm altına alman 30- günlük süre meselesidir. Söz konusu 30- günlük sürelerin yanlış yorumlanması beraberinde yanlış uygulamaları getirmekte; hatta millileşmiş eşya, sırf bu yanlış yoruma kurban edilerek tasfiye hükümlerine tabi tutulabilmektedir.

Oysa söz konusu maddede belirtilen 30-günliik süre eşyanın antrepoda kalabileceği süreyi değil; eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulması yönünde beyanname tescil ettirilmesi halinde gümrük işlemlerinin bitirilmesine dair süreyi belirlemektedir.Taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde davalı tarafından 1 adet --- BASKI M AKİN ASI 24.12.2019 tarihinde depoya koyduğu ve davalı tarafından 1011 gün boyunca ürünün teslim alınmadığı,

Taraflar arasında ticari ilişki BA-BS formları incelendiğinde davacı tarafından davalı yana kesilen faturanın olmadığı ve taraflar arasında fatura olmadığından dolayı BA-BS fonlarında beyanda bulunulmadığı,

Davacı tarafından davalı yana 08.11.2022 tarihinde ---- yevmiye numarası ile ----- Noterliğinden ürünün 1011 gün kaldığını ve depolama ücretinin talebine istinaden ihtarname gönderdiği, davalı tarafından davacı yana 30.11.2022 tarihinde ---- yevmiye numaralı ---- Noterliğinden cevabı ihtarında fiyatın faiş olduğunu bu yüzden fatura ve belgelere itiraz edildiği görülmüştür.Somut olayda,

emtianın antrepoya bırakıldığı 24.12.2019 tarihinden 30.09.2022 tarihine kadar geçen süreye ilişkin antrepo ücretinin davalı tarafından tahsili talebi olduğuGümrük Kanunu'nun 101 . maddesi gereğince emtianın antrepo rejimi altında kalış süresi sınırsız olmakla beraber gümrük idarelerince gerek görülen hallerde, eşyaya gümrükçe onaylanmış yeni bir işlem veya kullanım tayin edilmesi amacıyla yeni bir süre belirleyebileceği düzenlenmiştir.

Diğer taraftan Gümrük Yönetmeliğinin 346 maddesinin 3. fıkrasında Müşteşarlığm eşyanın antrepoda kalabileceği süre konusunda belirleme yetkisi olduğu ayrıca beşinci fıkrada, antrepoda bulunan eşya için bir süre tayin edilmişse bu sürede kaldırılmayan eşyanın Gümrük Kanununun 177'nci maddesinin (g) bendi uyarınca tasfiye edileceği düzenlenmiştir.

Bu kanuni düzenlemelere dayalı olarak Gümrük Müşteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından 13.08.2010 tarihinde yayımlanan ---- sayılı Antrepolarda Uzun Süre Bekleyen Eşyalara İlişkin Genelge ile antrepolarda uzun süre bekleyen emtialara ilişkin uygulanacak hükümler getirmiştir.

Söz konusu genelgede 6 ayı aşan süreyle gümrük gözetimi ve genel denetimi altında olan genel antrepolarda bulunan ancak sahipleri tarafından işlemleri takip edilmeyen eşyaya yeni bir gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanıma tabi tutulması amacıyla antrepo işleticisi tarafından sahibine tebligatta bulunma ve gümrük idarelerine bildirimde bulunma yükümlülüğü getirilmiştir.

Ancak, davacı antrepo işleticisi tarafından bu genelge yürürlüğünden sonra 6 ayı geçmiş olmasına rağmen emtia sahibine tebligat ile gümrük idarelerine bildirimde bulundu anlaşılmaktadır.Neticeden.

Nihai takdir sayın mahkemenize ait olmakla taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca günlük ardiya ücretinin belirlendiği bu hususta davalı tarafından ardiya konulan ürünün 1011 gün yani 2 yıl 9 ay 6 gün boyunca davacı tarafın deposunda muhafaza altına alındığı, bu geçen süre zarfında davalı tarafından teslim alınmadığı

Yapılan incelemeler sonucunca davacı tarafından davalı yandan talep edebileceği fiyat aşağıda hesaplanmıştır.

Ardiye ücreti hesaplanması

Ardiye bedeli malların cinsi, yükleme şekli ve depodaki kalış süresine göre hesaplanır. İhracat işlemlerinde limana giriş yapan ürünlerin gümrükten çıkışı gerçekleşene kadar üzeri açık ya da kapalı fark etmeksizin belli alanlarda depolanması gerekir

Elleçleme, lojistik ve depolama süreçlerinde kullanılan bir terimdir ve malların taşınması, yüklenmesi, boşaltılması, istiflenmesi, ayrılması, paketlenmesi ve benzeri işlemleri kapsar. Elleçleme, ürünlerin depolama alanlarına yerleştirilmesi veya bu alanlardan çıkarılması ve taşınması gibi işlemleri içerebilir.

Taraflar arasında yapılan sözleşme ve yazışmalarda elleçleme ücreti yazılmadığı. Bu hususta elleçleme ücreti maliyete dahil edilmemiştir.

..........

Sonuç olarak: Yapılan incelemeler sonucunca davacı tarafından davalı yandan talep edebileceği fiyat 1.033.890TL olacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır...."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Raporun tebliğine bağlı olarak davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçe ile yazılı beyanda bulunularak karar verilmesi talep edilmiş olup,

davalıya tebligat yapıldığı halde davalı adına rapora karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.Raporda takibe ve davaya konu her iki kalem yönünden de dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli hesap yapılmış ise de iki kalemin toplamında maddi hata yapılarak yukarıya aynen alınan raporda belirtilen şekilde toplam miktar 1.033.890 TL yazılmış ise de her iki kalemin toplamı 1.056.690 TL olduğu belirlendiğinden ve açık maddi hata olduğu anlaşıldığından ek rapor alınmasına gerek görülmemiş olup sonuçta maddi hatadan arındırıldığında rapora göre hesaplanan antrepo ücretinin 1.015.890 TL ve cari hesap alacağının 40.800 TL olduğu ve bu iki

kalemin toplamının 1.056.690 TL olduğu belirlenmiştir.

Davanın niteliği, temin edilen rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı sonucuna varılarak tahkikat duruşma tutanaklarına yansıyan şekilde tamamlanmıştır. İlgili yasal düzenlemeler: ''6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu:

...TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI

Madde 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi*1* yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.

2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu:

A İTİRAZIN İPTALİ

Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)

(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

(Mülga fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./103. md.)

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A düzenlemesinde yargılama gideri yönünden yer alan ilgili fıkralar:

Dava şartı olarak arabuluculuk

Madde 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)

(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

...

(11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

(12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.

(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

(14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.

...''

şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Sonuç olarak yukarıya aynen aktarılan yasal düzenlemeler, icra dosyası, takibin dayanağı sözleşme, cari hesap ilişkisi, ticaret sicil kayıtları, temin edilen ve yukarıda belirtilen şekilde maddi hatadan arındırılan rapor, dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlatılması yönünden mahkememizce de yeterli görülen rapor, isabetli görülerek iştirak edilen bilirkişi kanaati ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Davacı tarafın icra inkar tazminatı adı altında talep ettiği icra tazminatı yönünden yukarıya aynen alınan İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmü, bu konuda yerleşen yargısal uygulama, davanın niteliği, davalının takibe itirazının haksız çıkması,

kabule konu asıl alacak yönünden alacağın davalı tarafça hesaplanabilir-bilinebilir olması nedeni ile likit ve belirli olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı aleyhine icra tazminat şartlarının somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından kabule konu asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra tazminatına da karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup,

söz konusu asıl alacak miktarının %20 oranına tekabül eden 211.338 TL icra tazminatına da hükmolunmuştur.Harç yönünden kabule konu toplam dava değeri 1.056.690 TL matrah üzerinden işlem yapılmış ve avukatlık ücreti hesabı yönünden de harca esas alınan bu bedel gözetilmiş olup; davanın niteliğine karşılık gelen 492 Sayılı Harçlar Kanununun;

''...

İLAMSIZ TAKİPLERDE PEŞİN HARÇ

Madde 29 - İlama dayanmıyan takip isteklerinden alacak miktarının binde beşi peşin alınır.

Peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl harca mahsup olunur.

İlama dayanmıyan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur. Veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir.

...''

şeklindeki ilgili maddesinde yer alan söz konusu düzenleme, icra veznesine yatan peşin harç miktarı ve icra dosyası kapsamına göre davacı tarafın takibi başlatırken 5.283,45 TL peşin harç yatırmış olması ve eldeki davanın söz konusu peşin harcın sistem üzerinden otomatik mahsubuna bağlı olarak açılmış olması karşısında söz konusu takip için yatırılan peşin harç miktarı da işleme tabi tutulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davanın kabulü ile ----İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe itirazın iptaline ve takibin devamına,

%20 icra tazminatı 211.338 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçede açıklanan matrah üzerinden hesaplanan 72.182,49 TL nispi karar harcından, Mahkeme veznesine yatan 12.065,42 TL peşin harç ile İcra veznesine yatan söz konusu 5.283,45 TL'nin toplamını oluşturan 17.348,87 TL'nin mahsubu ile EKSİK 54.833,62 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak Arabulucuk Bürosu tarafından yapılan ve Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL zaruri giderin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından İcra veznesine yatırılan söz konusu peşin harç ve Mahkeme veznesine yatırılan harçlar da dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 30.078 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,Kabule konu değer üzerinden davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 159.937 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,İlişkin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/303, K. 2024/849, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/303
  4. Karar No : 2024/849
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 02/05/2023
  7. Karar Tarihi : 04/12/2024
  8. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  9. Konu
  10. Harca Esas Değer : 1.015.890,00.-TL
  11. Açıklamalar
  12. Sonuç Ve İstem
  13. Değerlendirme Ve Sonuç
  14. ...ticari Defterlerin İbrazı Ve Delil Olması
  15. A İtirazın İptali
  16. İlamsız Takiplerde Peşin Harç
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/303
Karar No
2024/849
Tarih
4 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/303 K.2024/903
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/303 K.2024/1044
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/303 K.2024/497
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/304 K.2024/891
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/304 K.2024/905
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/306 K.2024/891

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.