KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/319
- Karar No
- 2025/518
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
Karar Metni
1.545 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/319
KARAR NO : 2025/518
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2023
KARAR TARİHİ : 23/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkili, davalı firma'nın web sitesi üzerinden gerçekleştirdiği ihaleden "iade garantili" araç satın aldığını, ancak satın alınan araçta gizli ayıplar çıkması ve araca ait ekspertiz raporunun gerçek dışı olması sebebiyle zarara uğradığını, müvekkili davalı şirketin gerçeğe aykırı reklam yapması sebebiyle reklam kuruluna şikayet ettiğini, bu doğrultuda davalı şirkete --- --- idari para cezası ve tedbir cezası uygulandığını, müvekkilin iradesinin sakatlandığını, müvekkilin gerçeğe aykırı reklam sebebiyle zarara uğratıldığını, davalı şirket satıcı olarak araçtaki gizli ayıplardan sorumlu olduğunu,
müvekkili satın aldığı aracı gizli ayıplar nedeniyle zararına sattığını, davacı müvekkilin araç için yaptırmak zorunda bırakıldığı ekspertiz rapor bedelini talep ettiğini, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının gerçekleştiğini iddia ve talep ettiği zarar kalemleri ile ilgili müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili şirketin kusursuz sorumluluğuna gidilemeyeceğini, söz konusu reklamlar mevzuata ve hukuka uygun olup anılan reklamların tüketicileri aldatıcı veya yanıltıcı bir etkisi bulunmadığını, iade süreci taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, anılan reklamdaki bilgilendirmelere, hukuka ve mevzuata uygun olarak son derece şeffaf ve adaletli bir şekilde yürütüldüğünü,
müvekkili şirket tarafından söz konusu gönderilen savunma yazısında uyuşmazlığa konu reklam ve bilgilendirmelerde belirtildiği gibi ekspertiz raporunda belirtilen hasar ya da kusurlardan farklı bir durum ile karşılaşan müşterilerin satın aldıkları araçlar taahhüt edildiği gibi iade alındığını, davacı tarafından dilekçesinde yer alan iddiaların ispatlanamadığını, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Araç sicil kayıtları,-----. Noterliği'nin 18.01.2023 tarih ----- Yevmiye No.lu araç satış sözleşmesi, bilirkişi raporu, Mahkememizce makine mühendisi ve borçlar hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşan heyetten 02.01.2024 tarihli kök rapor ve 31.10.2024 tarihli ek rapor alınmıştır. Davacı vekili tarafından 24.02.2025 tarihli dilekçe ile dava ıslah edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ayıplı araç satışından kaynaklanan zararın tazmini, kar kaybı ve ekspertiz ücreti alacağının tahsili talebine ilişkindir. Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede; Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; ----- Arabuluculuk Bürosu, büro dosya numarası -------- ve arabuluculuk numarası ----- olan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 18/02/2023 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Somut olayda.
18.01.2023 tarihinde davacı tarafça davalı şirketin internet ortamında gerçekleştirdiği ihalesine katıldığı, bu ihaleden -----Noterliği'nin ------ Yevmiye No.lu araç satış sözleşmesi ile 263.000,00 TL bedel karşılığında ---- Model --- aracı satın aldığı, araç satın alma işlemlerinin davacı tarafa vekaleten davalı tarafça gerçekleştirildiği, aynı tarihte davacı tarafça dava konusu aracın ihalede yer alan özellikleri taşımadığı ve iade garantisi verildiği iddia edilerek davalı tarafa iade edilmek istendiği, bu hususta aynı tarihli mailin davalı tarafa gönderildiği,
19.01.2023 tarihinde davacı tarafça aracın teslim alınarak araç üzerinde ekspertiz işlemi yaptırıldığı, yapılan incelemede ihale ilanında yer alan ekpertiz bilgilerinin kısmen doğru olmadığının ve araçta gizli ayıplar bulunduğunun tespit edildiği, akabinde aracın 07.02.2023 tarihinde ----.
Noterliği'nin ------ Yevmiye No.lu araç satış sözleşmesi ile 250.000,00 TL ye satışının gerçekleştirildiği, huzurdaki dava ile davaya konu satın alınan araçta ortaya çıktığı iddia edilen ayıplar sebebiyle TBK m.227 gereği davacı tarafın uğradığı zararın ve yoksun kalınan kar kaybının tazmini ile ödenen ekspertiz ücreti bedelinin tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki Üyelik Sözleşmesi m. 6.6.1.; "Araçların ekspertiz bilgileri ve fotoğrafları Site’de yer almakta olup, araç çalışır ve halihazır mevcut durumları ile satışa sunulduğundan Üye’nin araca ilişkin bu bilgiler ile araç ile ilgili resmi kayıtlar dahil her türlü incelemeyi yaparak açık artırmaya veya hemen-al sürecine katıldığı kabul edilmektedir. Satışa konu araçlar ekspertiz raporuna uygun, olduğu gibi mevcut fiili ve hukuki durumları ile satışa çıkarılmıştır. Üye, aracın ekspertiz raporunda belirtilen hususlar ile ilgili olarak ------’a karşı araçta eksiklik, ayıp vs. sebeplerden dolayı herhangi bir itiraz, şikayet, iptal, tazminat ve/veya herhangi bir talepte bulunmayacağını gayri kabili rücu olarak kabul, beyan ve taahhüt eder.
…. aracın adına tescil edilerek kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 7 gün veya 500 KM (hangisi önce dolarsa) içerisinde, ---- ulaşacak şekilde yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür. ….. ------ yapılacak bildirimlerin ulaşmasının ardından iddianın yerinde olup olmadığı konusunda tarafların ortak mutabakatı ile belirlenecek bağımsız bir ekspertiz firmasından rapor alacaktır….." şeklindedir.
Yargıtay ----- H.D ---- Esas ------- Karar sayılı ilamı. "Ayıp ve kusurlu imalatlar nedeni ile satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, "mutlak metod", "nisbi metod" ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir.
Bu metoda göre; satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır." şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafça dava konusu araçtaki gizli ve gerçeğe aykırı ayıplara ilişkin ihbarın aracın satın alındığı tarihte ve TTK m. 23 ve TBK m. 223 ile Üyelik Sözleşmesi m.6.6.1. gereği süresinde yapılmış olduğu, yapılan bilirkişi incelemesiyle davalı tarafça ihale ilanında yer alan ekspertiz raporu ile davacı tarafça 19.01.2023 tarihinde alınan rapor arasında bir kısım farklılıklar olduğunun, araçta tespit edilen ayıplar dikkate alındığında satış tarihindeki araç rayiç değerinin 275.000,00 TL olabileceğinin tespit edildiği,
her ne kadar davalı tarafça, satış işleminden sonra alınan ekspertiz raporunun Üyelik Sözleşmesi m.6.6.1. gereği tarafların mutabakatı ile belirlenen eksperden alınmadığı iddia edilmiş ise de davacı tarafın ayıp ihbarı ve sözleşmeden dönme iradesine yönelik mailine karşılık davalı tarafça herhangi bir işlem yapılmadığı, aksine taleplerin kabul edilmediği,
bu aşamada mezkur maddede yer alan hükmün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılacağı, kaldı ki davalı tarafça da bu süreçte davacı ile bu yönde iletişime geçilerek mutabakat sağlanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla bu yöndeki savunmalara itibar edilememiştir.TBK m. 222/1 gereği bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirmelerde dava konusu araçta bulunan ve satım anında davacı tarafça bilinen ayıplar dışında tespiti yapılan gizli ve gerçeğe aykırı ayıpların dikkate alındığı,
buna göre her ne kadar davacı taraf davalı tarafa attığı mail ile sözleşmeden dönme iradesini ortaya koymuş ise de dava tarihi itibariyle dava konusu aracın satılmış olması ve TBK 227/4 gereği yukarıda yer verilen Yargıtay kararı ışığında nisbi metod yöntemi uygulanması neticesinde araçtaki satış bedelinden indirilecek miktarın 21.916,67 TL olarak belirlendiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı tarafça kar kaybı talebinde bulunulmuş ise de dava konusu aracın davalı taraftan olması gereken bedelden daha düşük fiyatla satın alınmış olması ve yine pazarlık payı da dikkate alındığında ayıplı hali ile belirlenen bedeline (275.000,00 TL) yakın bir bedelle satılmış olması (250.000,00 TL) nedeniyle bu yöndeki talebinin reddine, 21.916,67 TL olarak belirlenen tazminat talebinin ise 18.01.2023 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, ıslah dilekçesi de dikkate alınarak, kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bununla birlikte; davacı taraf ayrıca, araç satış sözleşmesi yapılırken ---- Hizmet Bedeli ve ------ Komisyon bedeli olarak alınan 7.217,37 TL, noter masrafı olarak alınan 1.367,20 TL'nin de tahsilini talep etmiş ise de işbu alacak kalemlerinin ancak taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği halinde talep edilebileceği, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin geçerliliğini devam ettirdiği anlaşılmakla bu yöndeki taleplerin yerinde olmadığı, satış işleminden sonra yapılan ekspertiz incelemesine yönelik olarak ödenen 4.500,00 TL bedelin ise HMK m. 323 kapsamında davalı taraftan talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/319, K. 2025/518, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama