KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/365
- Karar No
- 2023/741
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
Karar Metni
2.135 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/365
KARAR NO : 2023/741
DAVA
İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 04/03/2022
KARAR TARİHİ : 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili firma tarafından, davalı sigortalı----- maliki olduğu----- plakalı araç için, 26.09.2018 ile 26.09.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere-----no.lu Karayolları Trafik Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, ------ Mevkiinde.
17.01.2019 saat 08.00 sıralarında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında; davalı ----- maliki ve firari şahsın sürücüsü olduğu -----plakalı araç, dava dışı -----maliki olduğu ------ plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, bahsi geçen trafik kazasının oluş şekli ve kusur durumu hakkında ekte sunmuş oldukları trafik kazası tespit tutanağında şu tespitlerde bulunulduğunu,
"Sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracı ile -----no.lu trafik ışıklarında kırmızı ışıkta beklerken kendi aracının arka kısımlarına ---- plaka sayılı -----marka minibüsün arkadan çarpıp kaçtığını sürücü-----beyanı üzerine rapor tahrip edilmiş olup; bu kazan oluşumunda ------ plaka sayılı çarpıp kaçan araç sürücüsü 2918 sayılı önlerinde giden araçları yeterli mesafeden takip etmemek takip mesafesi kuralını ihlal ettiği yapılan kaza ile incelemesini sürücü beyanı sonucu kanaate varılmıştır" olay sonrasında dava dışı ----- adlı şahıs.
07.11.2019 tarihli yazılı beyanı ile çarpıp kaçan sürücünün kendisi olduğunu ikrar ettiğini, araç maliki ----- 02.11.2019 tarihli yazılı beyanı da araç sürücüsünün; ----- plakalı araca %100 kusurlu olarak arkadan çarparak kaza mahalinden tutanak tutulmaksızın firar ettiğini doğrulamadığını, izah edilen trafik kazası sonucunda ----- plakalı araçta, 24.01.2019 tarihli Bağımsız ve Uzman Eksper tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda tespit edildiği üzere KDV hariç 15,274.01 TL hasar meydana geldiğini, tespit edilen hasar tazminatı 22.11.2019'da ilgililere ödendiğini, yasal gerekçelere göre müvekkili sigortacı şirketin,
mezkur kaza nedeni ile ödemek zorunda kaldığı tazminat tutarını, muteriz davalı borçluya rücu etme hakkı bulunduğunu, KTK 95/2.
Maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar ZMM Trafik Sigortası Genel Şartlarının B-4/f maddesinin açık şekilde ihlal edilmiş olduğu anlamına geldiğini, söz konusu yasal düzenlemeler çerçevesinde müvekkili sigortacı şirketin, ödemiş olduğu tazminat tutarları bakımından davalı yana rücu hakkı bulunduğunu, somut olayda, usule uygun şekilde icra takibi yapılmış olduğunu, davalı haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, değinilen rapor ve olayın oluş şekline dair tutanaklar/beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davalının haksız olduğunun sabit olduğunu, aynı zamanda takip konusu alacağın likit olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne,
İİK madde 67. hükmü gereğince, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle
; Davacının açmış olduğu davanın usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, davanın zamanaşımına tabi olup 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, Arabuluculuk faaliyetinde anlaşmaya varılamayıp tutanak düzenlendikten 2 hafta sonra açılması gerekirken üzerinden 3 ay geçtiğini, açıklanan nedenlerle itirazlarının kabulüne ve davanın reddine ayrıca dava konusu ile ilgili belge ve tanık sunma hakları saklı olmak üzere davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, İfade Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, ----- İcra Dairesinin----- dosyası, ZMMS Poliçesi, Hasar Dosyası, Ekspertiz Raporu, Ödeme Belgeleri, dosyadaki sair bilgi ve belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Davacı Sigorta şirketi tarafından, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Sonucunda Dava Dışı Üçüncü Kişiye Yaptığı Ödemenin kazaya kusuru ile sebebiyet veren ZMMS Sigortalı Araç Maliki Davalıdan Rücuen Tahsili için başlattığı ---- İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali ve tazminat istemine İlişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamsıyla dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada, dosyanın -----.
Tüketici Mahkemesinden verilen 01/12/2022 tarih ve ----- Esas----- Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememize tevzi edildiği ve mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak davacı vekiline ve davalı gerçek kişiye duruşma gün ve saatini bildirir davetiye gönderilmiş ve duruşma açılarak görevsiz mahkemenin yaptığı usul işlemlerinin tekrar edilmesine gerek görülmemiş, dosya kaldığı yerden tahkik edilmiş,
gerekli usulü işlemler ve ara kararlar verilerek dosyanın safahatına göre usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek araştırılacak bir husus bulunmadığı tespit edilerek ayın celsede aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Öncelikle davada davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle, sürücünün belirlenememesinin, doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle trafik kazasında zarar gören üçüncü kişiye ödenen paranın icra takibiyle rücuen tahsili istenmektedir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, dava dilekçesinde
sigortalısı araç malikine rücu nedeni olarak; ZMMS genel şartları B.4-a ve f maddeleri uyarınca, sigortalı araç sürücüsünün olay yerinin sebepsiz bir şekilde terk etmesine ve ihbar yükümlülüğüne aykırılığa dayanmaktadır. Bu anlamda taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazada sigortalı araç sürücüsünün, kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki veya kusur nedeniyle kaza nedeniyle meydana gelen rizikonun ve zararın sigortalıdan rücuen tahsilinin istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Sigortacının sigortalısına rücu hakkı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup bu maddede "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 Sayılı TTK'nin 1409/2 maddesinde de ''Sigortacı ,sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.' düzenlemesi bulunmaktadır.
01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının Sigortalıya rücu hakkı " B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde ise "
Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) BEDENİ HASARA NEDEN OLAN TRAFİK KAZALARINDA sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir.
İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan zarar ödemesini rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Yukarıda rücu sebepleri arasında sayılan hususlardan olayımızı ilgilendirme ihtimali bulunanlar koyulaştırılmış durumdadır.Yukarıda yapılan açıklamalar , gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan yargılama ışığında somut olaya gelince; öncelikle dosya kapsamından ve davacı sigorta şirketinin kayıtlarından anlaşıldığı üzere davalı gerçek kişi tescilli ------ plakalı ticari nitelikteki minibüs 26/09/2018 ilâ 26/09/2019 tarihleri arasında davacı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalamıştır.
Yine dosyada bulunan trafik zabıtası tarafından hazırlanan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre poliçe kapsamında kalan 17/01/2019 tarihinde -----istikameti trafik ışıklarında davacıya sigortalı davalıya ait----- plakalı araç ile dava dışı üçüncü kişi konumundaki ------ isimli kişinin maliki olduğu ------ plakalı araca arkadan çarpması şeklinde trafik kazası gerçekleştiği ve sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği tespit edilmiştir.
Dava dışı malik sürücü tarafından davacı sigortaya yapılan başvuru üzerine davacı sigorta şirketi tarafından ekspertiz raporuna göre oluşan zarar karşılanmış ve sigortalıya rücu edilmiş durumdadır. Dosyadaki maddi hasarlı trafik kazası başta olmak üzere tüm bilgi ve belgeler ile iddiaya göre uyuşmazlığın kaynağı trafik kazasının maddi hasarlı olduğu tartışmasızdır.
Bu durumda çözümlenmesi gereken sorun ZMMS poliçesi bulunan dava konusu araç bakımından meydana gelen işbu trafik kazası neticesinde olay mahallinin terk edilmesinin tek başına poliçeyi teminat kapsamından çıkarıp çıkarmadığına ilişkindir. Sigorta hukukunda asıl olan, sigorta poliçesi kapsamında kalan rizikonun gerçekleşmesi halinde zararın sigortacı tarafından karşılanmasıdır.
Ancak bazı durumlara ilişkin kanuna veya poliçe genel şartlarına hükümler konularak, zarar teminat dışına çıkarılabilmektedir. ZMMS genel şartlarının B.4 maddesinde de teminat harici olan hususlar düzenlenmiş olup, bunlardan bir tanesi de kazadan sonra olay yerinin terk edilmesidir.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının " ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI" başlıklı B.4/f bendinde düzenlenen "f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmü yer almaktadır.
Buna göre, "bedeni hasar"a neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır.
Bedeni hasara neden olan bir trafik kazası sonucu sigortalı araç sürücüsü olay yerini terk etmişse olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu bir hal sebebine dayanması gerektiği aşikardır. ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için iki sebebin bir arada bulunması gerekmektedir.
A) BUNLARDAN İLKİ MEYDANA GELEN TRAFİK KAZA SONUCUNDA "BEDENİ HASAR"IN DOĞMASIDIR. Poliçe genel şartlarında maddenin kapsamı "bedeni hasar ile" sınırlandırılmış olup, düzenleyici, yalnızca maddi hasar meydana gelen kazaları özellikle rücu kapsamına almamıştır.
Kural, riskin gerçekleşmesi halinde zararın karşılanması olduğundan ve teminat dışı olan durumlar istisna olduğundan, maddi hasarlı trafik kazalarında, sigortalı sürücüsü tarafından olay yerinin terkinin genişletici yorumla rücu kapsamına alınması mümkün değildir. ZMMS genel şartları B.4/f bendi düzenlenirken zarar gören 3. şahıslara yapılan ödemenin türü ve niteliği dikkate alınmamış, aksine "trafik kazası"nın türü esas alınmıştır.
B) RÜCU İÇİN GEREKLİ OLAN İKİNCİ SEBEP İSE, SİGORTALI ARAÇ SÜRÜCÜSÜNÜN OLAY YERİNİ TERK SEBEBİNİN ZMMS GENEL ŞARTLARI B.4/F BENDİ KAPSAMINDA "TEDAVİ" VEYA "YARDIM AMAÇLI SAĞLIK KURULUŞUNA GİTME", "CAN GÜVENLİĞİ NEDENİYLE UZAKLAŞMA" GİBİ ZORUNLU HALLERDEN BİRİNE DAYANMASI GEREKMEKTEDİR.
Bu açıklamalar ışığında tekrar olayımıza dönersek, davaya konu trafik kazasında bedeni hasar meydana gelmediği, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödemenin açıkça araçta meydana gelen maddi hasara ilişkin olduğu, dolayısıyla yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı ve şartları gösterildiği üzere ZMMS genel şartları gereğince davacının davalı sigortalısına ödemiş olduğu işbu hasar bedelini rücu hakkı bulunmadığı sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Binaenaleyh. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2, ZMMS genel şartları ve 6102 sayılı TTK'nin 1409/2, maddeleri gereğince yasal ve yerinde görülmeyen. 4721 Sayılı TMK'nin 6 ile 6100 Sayılı HMK'nin 190 maddeleri gereğince de ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden davanın reddine karar verildiğinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince davacı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur. Ayrıca 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/365, K. 2023/741, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama