KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/429
- Karar No
- 2024/780
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
Karar Metni
3.160 kelime·16 dk okuma·17 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/429
KARAR NO : 2024/780
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2023
KARAR TARİHİ : 13/11/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: ''...
KONU
Davalı (borçlu) tarafça ----İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE ile takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı (borçlu) aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesi talebimizden ibarettir.
DAVA DEĞERİ :1.633.709,71-TL
AÇIKLAMALAR
Davacı müvekkil, davalıdan (borçludan) olan alacağına ilişkin ----.İcra Müdürlüğü----sayılı dosyası ‘Genel haciz yolu ile ilamsız’ icra takibi başlatmış ve borçlu takibe itiraz etmiştir. İtiraz üzerine takip durmuştur. İtirazın iptali için dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş ancak davalı(borçlu) taraf arabuluculuk görüşmesine katılmamış ve görüşme yapılamadan anlaşılamamıştır. Borçlu itirazında haksız olup kötü niyetlidir. Yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali gerekmektedir. Şöyle ki;
1-) Müvekkil şirket:... ile davalı (borçlu) ----- arasında ticari alım-satım ilişkisi vardır. Müvekkil şirket, ekte sunulan fatura, irsaliye ve cari hesap ekstresinden ve ayrıca ticari defterlerin incelenmesinde anlaşılacağı üzere davalı borçlu ile arasında ticari ilişki vardır. Ekte sunulan bu belgelerden anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin, davalıdan (borçludan) 1.633.709,71-TL alacağı bulunmaktadır. Tüm taleplere rağmen davalı taraf müvekkile borcunu ödememiştir. Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da sabit olduğu üzere borcun ödendiğine ilişkin ispat yükümlülüğü borçlu taraftadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ----
…Fatura bedelini ödediğini savunan davalı borçlu, ödeme iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür….
2-)Yukarıda belirtilen faturaların ücretlerinin ödenmemesi üzerine borç bakiyesi olan 1.633.709,71-TL alacağımızın tahsili için----İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyasından ‘Genel haciz yolu ile ilamsız’ icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı (borçlu) böyle bir borcu olmadığı gerekçesiyle tüm borca ve fer’ilerine itiraz etmiş ve icra takibi durmuştur. Bunun üzerine tarafımızca dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuşancak davalı(borçlu) taraf arabuluculuk görüşmesine katılmamış ve görüşme yapılamadan anlaşılamamıştır. Arabuluculuk (anlaşmama) son tutanağını dilekçemiz ekinde mahkemenize sunuyoruz. (EK)
Kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 11. Fıkrası: ‘Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.
AYRICA BU TARAF LEHİNE VEKÂLET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMEZ…’ şeklinde düzenlemesi mevcuttur. Bu düzenleme gereği sayın mahkeme farklı kanaatte olsa bile davalı taraf arabuluculuk sürecine katılmadığı için tüm yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir. Nitekim aşağıda sunulan Yargıtayın yerleşik içtihatları da bu yöndedir.
........................ 3-) İtiraz edilen icra takibi, takibin dayanağı belgeler, fatura, irsaliye, cari hesap ekstresi, mailler, yazışmalardan görüldüğü üzere fatura alacağına dayalı olup müvekkil ticari kayıtlarından ve ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere sabittir. Davalı (borçlu) tarafça bu borç kötü niyetli olarak ödenmemiştir. Yukarıda açıklanan bu nedenlerden dolayı davalı (borçlu) tarafın itirazı haksız ve kötü niyetli olup itirazın iptali davası açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. ........................
İSTEM VE SONUÇ
Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re’ sen gözetilecek nedenlerle DAVANIN KABULÜ ile, ----İcra Müdürlüğü ----- numaralı dosyadan yapılan kötü niyetli İTİRAZIN İPTALİNE, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere İCRA İNKÂR TAZMİNATINA hükmedilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz....''
şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesi ile taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ilişkisine bağlı olarak teslim edilen malların bedelinin ödenmemesi üzerine takibe geçildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu ileri sürülerek ---- İcra Müdürlüğü'nün---- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı vekili tarafından ibraz edilen, duruşmada tekrar edilen ve gerekli-yeterli kısımları;
''...
KONU
Cevap Dilekçesinin Sunulması.
AÇIKLAMALAR
Davacı tarafından, müvekkil şirket aleyhine ----. İcra Müdürlüğünde haksız bir şekilde takip başlatılmıştır. Davacı şirket ile müvekkil arasında alım satım ilişkisi olup devam etmektedir.Dosyaya delil olarak sunulan cari cetvellerin icra takibine konu olabilmesi için hukuka uygun şekilde karşı tarafa bildirilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;
TÜRK TİCARET KANUNU MADDE 94-
(1) Sözleşme veya ticari teamül uyarınca, belirli hesap devreleri sonunda devre hesabı kapatılır ve alacak ile borç kalemleri arasındaki fark belirlenir.
(2) Hesap devresi hakkında sözleşme veya ticari teamül yoksa, her takvim yılının son günü taraflarca hesabın kapatılması günü olarak kabul edilmiş sayılır. Saptanan artan tutarı gösteren cetveli alan taraf, aldığı tarihten itibaren bir ay içinde, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza içeren bir yazıyla itirazda bulunmamışsa, bakiyeyi kabul etmiş sayılır.
Cari hesap kesiminden sonra Davacı tarafın cari hesap cetvelini TTK 94. Maddeye göre müvekkil şirkete göndermesi gerekmektedir. Ancak davacı taraf herhangi bildirim yapmadan , cari hesap cetvelini müvekkil şirkete göndermeden direkt icra takibi başlatmıştır. Cari hesap cetvelinine itiraz hakkını ortandan kaldırması kanuna aykırılık teşkil etmektedir, bu sebeple yapılan icra takibi usul ve esas yönünden hukuka aykırıdır.6102 Sayılı TTK’nun 18/3. maddesine göre.
“Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taaahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.”
Cari hesaptan doğan alacaklardan dolayı temerrüt faizi isteyebilmek için TTK. Madde 18/3 göre bir ihbar yapılması zorunludur. Ancak davacı şirket, müvekkil şirkete herhangi bir ihbarda bulunmamıştır.
Bütün bu açıklamalar nezdinde açılmış olan bu davanın kanuna aykırılık teşkil ettiğinden reddi gerekmektedir, Ayrıca müvekkil şirket aleyhine haksız bir icra takibi başlatılmış olduğundan davacı aleyhine dava miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere KÖTÜNİYET TAZMİNATI na hükmedilmesi gerekmektedir. Öncelikle davanın reddine ve davacı taraf için kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ederiz.
Müvekkil şirketin, arabuluculuk görüşmelerine katılmamasının sebebi şirket yöneticisinin davet mektubundan bihaber olmasıdır. Her ne kadar arabuluculuk davet mektubu şirket çalışanına teslim edilmişse de işlerin yoğun olması sebebiyle çalışan, bunu şirket yetkilisine teslim etmeyi unutmuştur.
Pratikte uygulanan arabuluculuk görüşmelerinde , arabulucu olarak görevlendirilen kişi, şirket yetkililerini arayıp bilgilendirme yaptıktan sonra her iki taraf için de uygun olan bir gün belirleyip ve belirlenen güne göre davet mektubunu yollar, ancak bu dosyada arabulucu , kendice veya davacı tarafla görüşüp ona uygun bir gün belirlemiş ve davet mektubunu yollamıştır. Bu durum arabulucu'nun bağımsızlığına ve tarafsızlığına gölge düşürmüştür.
Bu sebeple dava reddedildiği takdirde yargılama giderlerine davalı tarafın katlanması hakkaniyete aykırı olacaktır.
........................
İSTEM VE SONUÇ
Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re’sen gözetilecek nedenlerle DAVANIN REDDİNE ile, haksız ve kötü niyetle icra takibi başlatan davacı aleyhine dava miktarının %20 sinden az olmamak üzere KÖTÜ NİYET TAZMİNATINA hükmedilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmış olan cevap dilekçesinde belirtilen şekilde davanın reddine ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi istenmiştir.İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ---- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası ---- ve arabuluculuk numarası ---- numaralı, 24/05/2023 tarihinde yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, davalı tarafın mazeretsiz olarak davete uymaması nedeniyle anlaşma sağlanamadığına dair 15/06/2023 tarihli son tutanak düzenlendiği belirlenmiştir.
UYAP içeriği celp edilip incelenen söz konusu ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra dosyasına göre taraflarla ilgili olduğu, 1.633.709,71 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, süresinde yapılan itirazla takibin durduğu anlaşılmıştır.
Ön inceleme duruşmasında ihtilaf noktaları belirlenerek ön inceleme duruşması tamamlanarak tahkikat aşamasına geçilmiş olup, deliller toplandıktan sonra tarafların defterleri üzerinde bilirkişi incelemesine bağlı olarak temin edilen raporun gerekli-yeterli kısımları:
"...
2.5. ----- İcra Dairesi'nin ---Esas Sayılı İcra Dosyası
Dava dosyası ekinde, ----.İcra Dairesi'nin ---- esas sayılı takip dosyası bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davacı vekilinin icra takibini başlattığı, takip talebinde 1.633.709,71 TL asıl alacak, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %11,75 oranında ticari temerrüt faizi talep ettiği, davalı vekili tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmadığını, ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faizine ve tüm ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.
3. İNCELEME, TESPİTLER VE DEĞERLENDİRMELER
Sayın mahkemenin karan doğrultusunda dava dosyası ile davacı ve davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler aşağıdaki şekilde rapora bağlanmıştır.
3.1. Davacının Ticari Defteri Üzerinde Yapılan İnceleme ve Tespitler 3.1.1. Davacının Ticari Defter Bilgileri
........................
Davacı şirketin 09/2022-10/2022-11/2022-12/2022-01/2023-02/2023-03/2023-04/2023 dönemlerine ait ait yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter beratlarının süresinde oluşturulduğunun tespit edildiği, 2022-2023 yılı envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin 6102 sayılı TTK' nun 64. maddesine uygun olarak yasal süreleri içinde yapılmış olduğu,
Davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu, defterler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı görülmüştür.
3.1.2. Davacının 2022-2023 Yıllan Ticari Defterlerinde Yapılan Tespitler
........................
Davacımn 2023 yılı ticari defterlerinde yapılan tespitler aşağıdaki gibidir.
........................
Davacı yanın incelenen 2022-2023 yıllan ticari defterlerinde davalı yan ile olan cari hesap hareketlerini ----- cari hesap kodunda takip ettiği, davalı adına düzenlemiş olduğu faturaları bu hesabın borcuna, davalıdan yapmış olduğu tahsilatları bu hesabın alacağına kaydettiği,
Davacımn 2022 ve 2023 yıllarında davalıya 17 adet toplamda 7.837.709,71 tl fatura düzenlediği, davalının bu faturalar karşılığında 7 adet toplamda 6.204.000,00 tl banka havalesi ile ödemeler yaptığı, bu işlemler neticesinde 2023 yıl sonunda davacının davalıdan 1.633.709,71 tl alacağının olduğu görülmüştür.
3.2. Davalının Ticari Defteri Üzerinde Yapılan İnceleme ve Tespitler 3.2.1. Davalının Ticari Defter Bilgileri
........................
Davalı şirketin 2022-2023 yıllarına ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin 6102 sayılı TTK'nun 64. maddesine uygun olarak yasal süreleri içinde yapılmış olduğu,Davalı şirketin 2022-2023 yıllarına ait yevmiye defterinin kapanış (görülmüştür) tasdikinin 6102 sayılı TTK'nun 64. maddesine uygun olarak yasal süreleri içinde yapılmış olduğu,Davalı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu, defterler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı,
Bu sebeplerle davalı şirketin 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK'nun amir hükümlerine göre sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılmaktadır.
3.2.2. Davalının 2022-2023 Yılları Ticari Defterlerinde Yapılan Tespitler
........................
Davalının 2023 yılı ticari defterlerinde yapılan tespitler aşağıdaki gibidir.
........................
Davalı yanın incelenen 2022-2023 yılları ticari defterlerinde davacı yan ile olan cari hesap hareketlerini ----- cari hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafından adına düzenlenen faturaları bu hesabın alacağına, davacıya yapmış olduğu ödemeleri bu hesabın borcuna kaydettiği,
Davalının 2022 ve 2023 yıllarında davacı adına 17 adet toplamda 7.837.709,71 tl fatura düzenlediği, davalının bu faturalar karşılığında 7 adet toplamda 6.204.000,00 tl banka havalesi ile ödemeler yaptığı, bu işlemler neticesinde davalının davacıya 2023 yıl sonunda 1.633.709,71 tl borcunun olduğu görülmüştür.
3.3. Dava Dosyasındaki Belgeleri Üzerinde Yapılan İnceleme ve Tespitler
Dava dosyası ekinde sunulan davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturalara davalı tarafından herhangi bir itirazın görülmediği,
Davacı ve davalı tarafların bağlı bulundukları vergi dairesinden talep edilen 2022-2023 yıllarına ait BA-BS formlardan 2022 yılına ait BA-BS formlarının gelmediği, bu açıdan inceleme yapılamadığı, 2023 yılına ait BA-BS formlarının geldiği, davacının davalıya 2023 yılında düzenlediği 1 adet 414.237,90 tl (Kdv Hariç) tutarının davacı ve davalının ilgili formlarında olduğu görülmüştür.
5. NETİCE VE KANAAT
Sayın mahkemenin kararı doğrultusunda, tarafların resmi defterleri ve dava dosyası ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
- Taraflar arasındaki ihtilaf konusunun, davacımn davalı ile arasındaki ticari ilişkisi dolayısıyla, davacı tarafından 2022-2023 yıllarında düzenlenen faturalardan kaynaklı 1.633.709,71 TL tutarındaki alacağının davalıdan tahsil edilmesi talebinden ibaret olduğu,
- Davacının sunmuş olduğu 09/2022-10/2022-11/2022-12/2022-01/2023-02/2023-03/2023-04/2023 dönemlerine ait ait yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter beratlarının yasal süresinde oluşturulduğu, 2022-2023 yıllarına ait envanter defterinin yasal süresi içerisinde tasdik ettirildiği ve bu sebeplerle 2022- 2023 yıllan ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu,
- Davalının sunmuş olduğu 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin yasal süresinde tasdik ettirildiği, yevmiye defterinin kapanış (görülmüştür) tasdikinin yasal süresinde yapıldığı bu sebeplerle davalının 2022-2023 yılları ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu,
- Davacının 2022-2023 yılları ticari defterleri ve hesap ekstreleri üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde davalıdan 1.633.709,71 TL cari hesap alacağının görüldüğü,
- Davalının 2022-2023 yılları ticari defterleri ve hesap ekstreleri üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde davacıya 1.633.709,71 TL cari hesap borcunun görüldüğü,
- Talep edilen icra inkar tazminatının Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.Her türlü hukuki değerlendirme ve takdir yetkisi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile arz ederim. ..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.
Raporun tebliğine bağlı olarak davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçede davalının borçlu olduğunun raporla da sabit olduğu ileri sürülerek davanın kabulüne karar verilmesi istenmiş olup davalı vekili tarafından ibraz edilen dilekçe ile raporda aleyhe olan hususların kabul edilmediği ifade edilmiştir.
Davanın niteliği, temin edilen rapor, davalı vekilinin somut bir itirazda bulunmmaış olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığı sonucuna varılarak tahkikat duruşma tutanaklarına yansıyan şekilde tamamlanmıştır.
İlgili yasal düzenlemeler:
''6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu:
...TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI
Madde 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi*1* yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu:
A İTİRAZIN İPTALİ
Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)
(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./103. md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A düzenlemesinde yargılama gideri yönünden yer alan ilgili fıkralar:
Dava şartı olarak arabuluculuk
Madde 18/A- (Ek:6/12/2018-7155/23 md.)(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır....
(11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.
(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.
(14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Sonuç olarak yukarıya aynen aktarılan yasal düzenlemeler, icra dosyası, takibin dayanağı faturalar, ticaret sicil kayıtları, temin edilen rapor, dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlatılması yönünden mahkememizce de yeterli görülen rapor, isabetli görülerek iştirak edilen bilirkişi kanaati, tarafların birbiriyle uyumlu BA/BS bildirimleri, E-irsaliyeler, cevap dilekçesinde ileri sürülen TTK.
Madde 94 düzenlemesinin takip şartı olmayıp imkan olması ve davalı-takip borçlusunun bu imkanı takibe itiraz etmek suretiyle kullanmış olması, cevap dilekçesinde ileri sürülen TTK.
Madde 18/3 düzenlemesinin temerrütle ilgili olmasına rağmen takipte işlemiş faiz talep edilmemiş olması, temerrütün takiple birlikte gerçekleşmiş olması karşısında bu yasal düzenlemelere dayalı savunmaların sonuca etkili olmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde savunmaların yerinde olmadığı ve davanın sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı adı altında talep ettiği icra tazminatı yönünden yukarıya aynen alınan İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2. Fıkrası hükmü, bu konuda yerleşen yargısal uygulama, davanın niteliği, davalının takibe itirazının haksız çıkması,
kabule konu asıl alacak yönünden alacağın davalı tarafça hesaplanabilir-bilinebilir olması nedeni ile likit ve belirli olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı aleyhine icra tazminat şartlarının somut olayda gerçekleştiği anlaşıldığından kabule konu asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra tazminatına da karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup,
söz konusu asıl alacak miktarının %20 oranına tekabül eden 326.741,94 TL icra tazminatına da hükmolunmuştur.Harç yönünden kabule konu toplam dava değeri 1.633.709,71 TL matrah üzerinden işlem yapılmış ve avukatlık ücreti hesabı yönünden de harca esas alınan bu bedel gözetilmiş olup; davanın niteliğine karşılık gelen 492 Sayılı Harçlar Kanununun;
''...
İLAMSIZ TAKİPLERDE PEŞİN HARÇ
Madde 29 - İlama dayanmıyan takip isteklerinden alacak miktarının binde beşi peşin alınır. Peşin harçlar takip sonunda alınacak asıl harca mahsup olunur. İlama dayanmıyan takiplerde alacaklı mahkemeye müracaata mecbur kalırsa, peşin alınan harç kendisine iade olunur. Veya alacaklının isteği üzerine mahkeme harçlarına mahsup edilir.
...''şeklindeki ilgili maddesinde yer alan söz konusu düzenleme, icra veznesine yatan peşin harç miktarı ve icra dosyası kapsamına göre davacı tarafın takibi başlatırken 8.168,55 TL peşin harç yatırmış olması ve eldeki davanın söz konusu peşin harcın sistem üzerinden otomatik mahsubuna bağlı olarak açılmış olması karşısında söz konusu takip için yatırılan peşin harç miktarı da işleme tabi tutulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/429, K. 2024/780, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama