KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/445
- Karar No
- 2024/646
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
4.120 kelime·21 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/445
KARAR NO : 2024/646
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili mahkememize verdiği 05/07/2023 tarihli dilekçelerinde özet ile.
Davalılardan ------ üzerine kayıtlı ve diğer davalı ------sevk ve idaresindeki --- plakalı araç 09/08/2022 tarihinde --- ili, ---- ilçesi, ---- Mahallesi ---- Sokak No:------ üzerinde seyir halinde iken trafikte hız, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek ilk olarak sol ön kısmı ile park halinde bulunan müvekkile ait ------ plakalı aracın sağ kısmına çarpması ardından ---- no'lu evin bahçe duvarına çarparak durması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere polis memurları davalılardan ------ KTK m.56/1-a maddesini (şerit izleme kurallarını) ihlal ettiğini tespit ettiğini, kaza esnasında müvekkiline ait ---- marka ------ plakalı aracın hasar gördüğünü, davacı müvekkili aracını yurt dışında tamir ettirdiğini, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin aracının orijinalliğinin bozulduğunu, trafik kazalarında araç sahibinin dışında kimsenin kullandığı takdirde araç sahibinin kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminat yükümlülüğü bulunduğunu, dolayısıyla araç sahibi -----müvekkiline ait araçta meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu,
yine kazaya sebebiyet veren ------ plakalı aracın devredilmesi ve akabinde müvekkilinin kazadan dolayı uğradığı zararın karşılanmayacağı kuvvetle muhtemel olup müvekkilinin ileride uğrayacağı mağduriyetin önlenmesi için ----- plakalı araç üstüne 3.kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasını trafik kazası sonucu davacının aracında oluşan 340,00-EURO değer kaybı, 6.274,12-EURO hasar bedeli, 1.276,39-EURO ekspertiz bedeli,
65,00-EURO onarım süresinde uğranılan zarar olmak üzere toplam 7.955,51-EURO zararın ve 2.950,00-TL tercüme masrafının haksız fiil tarihinden itibaren olmak üzere avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle;İlgili kazaya karışan, ------ plakalı araç Müvekkil ---- tarafından 09.02.2022/2023 tarihlerini kapsayan ------ numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlıdır.
KTK md.97 'de görüleceği üzere, sigorta şirketlerine karşı bir dava açılmadan önce yazılı başvuru yapılması gerektiği ve bu durumun bir dava ön şartı olduğunun açık olduğunu, davalı şirkete karşı yapılmış usulüne uygun bir başvuru olmadığından,
davalı şirkete karşı bir vadeden ve temerrüt halinden bahsedilemeyeceği de açık olduğunu, davacı taraf, gerekli evrakları taraflarına iletmekten imtina ettiğini, somut dosyada davacının Türk Vatandaşı olduğu ancak Türkiye'de mutad meskeni olmadığı sabit olduğunu, işbu sebeple davalı şirkete karşı olan davasına devam edebilmesi için Mahkemece takdir edilecek olan teminatı yatırması gerektiğini, davacıya ait aracın Kasko Poliçesi bulunup bulunmadığı,
Kasko poliçesi var ise davaya konu hasar bedelinin, yabancı ülke kasko sigorta şirketi tarafından davacıya ödenip ödenmediğinin tespiti gerektiğini, huzurdaki yargılamada davacı lehine hüküm kurulması durumunda davacıya ait kasko şirketi tarafından da yapılan bir ödemenin olması ile aynı hasar sebebi ile iki kere ödeme almış olacağından davacının sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olacağını, sigorta şirketleri, hasarlı aracın değiştirilmesi gereken yedek parçalarının tedarik sürecinde, toplu ve büyük tutarlı yedek parça alımı yapabilme kapasitelerinden kaynaklanan rekabet gücünü kullanarak indirim hakkı elde edebilmekte,
farklı servislerden fiyat teklifi alarak rekabet ortamı içerisinde alternatif onarım metotları kullanabildiğini, burada önemli olan hasarlı araca sigortacılık mevzuatının öngördüğü vasıfta parçaların takılması ve hasarlı aracın layıkıyla onarılarak gerçek zararın karşılanması olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu,
dava konusu araç yabancı plakalı olduğundan ve rayiç bedelini Türkiye'deki piyasa şartlarına göre belirlemek mümkün olmadığından meydana gelen kazası sebebiyle değer kaybı talebinde bulunulması yerinde olmadığını, değer kaybı hesaplaması sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında, hak sahibinin talebi olması halinde, değer kaybı dilekçede belirtilen şartlar çerçevesinde eksper tarafından ayrıca düzenlenecek bir değer kaybı raporu ile değerlendirildiğini, değer kaybı hesaplamasına esas olarak----- Kasko Araç Değer Listesindeki bedel esas alındığını,
değer kaybı tespitine ilişkin bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi halinde dilekçede belirtilen hususlar dahilinde rapor düzenlenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ilgili kaza 09.08.2022 tarihinde gerçekleşmiş olup, tarafımıza onarım faturası sunulmadığından aracın onarılmadan yürür vaziyette --- gittiği görüldüğünü, davacı tarafın Türkiye'de iken davalı şirkete başvuru yapmak hakkı ve şansı bulunmakta iken, bunu tercih etmeyerek aracın hasarlı şekilde geri götürdüğünü ve aracı incelemelerinin engellendiğini, davalı şirket tarafından sigortalı araç hususi araç olup sahibinin şahıs olduğunu,
K.T.K'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağı, ayrıca davalı şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında başvuran tarafın avans faizi isteminin de haksız olduğunu, arz ve izah edilen sebepler ve re’sen nazara alınacaklar birlikte değerlendirilerek,
ihtiyati tedbir talebinin reddine, taraflarına ve Mahkeme'ye eksik evrakla başvuru yapıldığından davanın usulden reddine, davacının HMK md.84 gereği teminat yatırması gerektiğinden, buna ilişkin kesin süre verilmesine yahut davanın usulden reddine, kaza Türkiye sınırları içerisinde gerçekleşmiş olduğunda, araç Türkiye'de onarılsa idi tespit edilecek bedelin dikkate alınmasına, buna ilişin bilirkişi rapor düzenlenmesine, teminat limitlerinin dikkate alınmasına,
mağdur araç yabancı plakalı araç olup, teminat dışı hallerden olduğundan değer kaybı talebinin davalı şirket yönünden reddine, 04.12.2021 tarihinde ve --- sayılı ----- Gazate’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” uygulanmasına, 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlarda yapılan değişikliğe göre ---- sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun eksik evrak sayılması sebebi ile davanın usulden reddine, değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması halinde dosyanın.
04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesine, onarım süresinde uğranan zarara ilişkin talep teminat dışı olduğundan ilgili davanın reddine, TTK md.1426 kapsamında bulunmayan ekspertiz rapor ücreti ve tercüme masrafı talebinin reddine, avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalılar ----- ve --- ---) vekili cevap dilekçesinde özetle.
Trafik kazası sonucu meydana gelen zarara ilişkin dava haksız fiile dayanmakta olup HMK'nın 16. Maddesi gereğince, dava konusu olayda yargılama yetkisi bulunmadığını, Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili ve görevli Mahkemenin ----- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı taraf, kaza nedeniyle ----- ülkesinde düzenlettiği bir eksper raporuna dayanarak taleplerinin avans faiziyle birlikte ödenmesini istediğini, fakat davacının taleplerinin hiçbir şekilde kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın,
Türkiye sınırlarında meydana gelen kaza nedeniyle yurt dışında yaptırmış olduğu bir eksper raporuna dayanarak hak talep edebilmesi mümkün olmadığı gibi dava konusu kaza nedeniyle aracın kazalı durumunu ispat etmesi gerektiğini, dava konusu kazanın 09/08/2022 tarihinde gerçekleştiğini, davacı 22/08/2023 tarihinde aracına dair eksper raporu aldırdığını, aracın ciddi bir hasarının olmadığının yurt dışına rahatlıkla gidebilmesinden anlaşıldığını,
davacı tarafın zararının Euro bedeli üzerinden talep etmesi yasalara uygun olmadığından kabul etmemekle birlikte davacının gerçek zararına ilişkin Türk Lirası değeri üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davalıların ---- plaka sayılı aracı, ------ numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, davacı tarafın öncelikle sigorta şirketine başvuru yapması gerekmekte iken Sigorta Şirketinin hesaplama yapmasını önleyecek şekilde eksik evraklarla başvuru yapıp dava ön şartını yerine getirdiği iddiası tamamen kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın,
teminat sınırları dahilinde maddi zararlarından Sigorta Şirketi sorumlu olduğundan davalıların herhangi bir zararı karşılama yükümlülüğü bulunmadığını, davacı, meydana gelen kaza nedeniyle onarım süresinde uğranılan zararının da ödenmesi isteminde bulunduğunu, davacının, zarar talebi, içeriğinin ne olduğu ve hangi birimlere göre hesaplama yapıldığı, ne kadar süre tamirde kaldığı anlaşılamadığını, ancak dosyadan anlaşıldığı kadarıyla davacının aracı ticari bir araç olmadığını, davacının hususi aracıyla uğradığı zararı ispat etmesi gerektiğini, davacının aracının ticari vasıflı olmadığı gözetilerek,
onarım süresince uğradığı zarar taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı, ekspertiz ücreti ve tercüme gideri talep etmişse de araç Türkiye'de iken hem sigorta şirketine başvuru yaparak haklarını alabilecek hem de delil tespiti yaptırabilecekken, taraflar arasında aşırı dengesizliğe neden olacak şekilde ülkesine döndüğünde aracını dahi yaptırmadan fahiş rakamlarla alacak talebinde bulunulması açıkça hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle,
öncelikle yetki itirazının kabulü ile davanın yetkili Mahkemede açılmaması nedeniyle reddine ve dosyanın yetkili ve görevli ------ Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini, sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadan işleten ve sürücüye dava açılamayacağından müvekkiller yönünden davanın reddine karar verilmesini, dava sonucunda davacının taleplerinin sigorta limitleri dahilinde kaldığının anlaşılması halinde sorumluluğu olmayan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesini,
davanın tüm ferileriyle birlikte reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Trafik Tescil Kayıtları, ZMMS Sigorta Poliçesi, Sigorta Hasar Dosyası, Yurt Dışı onarım ve Tercüme Belgeleri, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım gideri, değer kaybı, ikame araç bedeli zararlarının.
6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ile 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş,
uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan bir kısım taraf vekillerinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Dosyada mukim belgelere göre ZMMS poliçesi yönünden sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide. Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır.
Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde,
motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.
Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.
İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.Hasar onarım bedeli yönünden.
Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir.
Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
(Yargıtay ----HD'ni ----- sayılı ilamı)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda. 09.08.2022 tarihinde ---- ili ----- ilçesinde kaza tarihinde davacının maliki /işleteni olduğu ---- yabancı plakalı (-----) park halindeki otomobile davalı ----- maliki olduğu, diğer davalı --- -- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı otomobilin çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Davalı ----- ait ------ plaka sayılı araç kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketine 09/02/2022-09/02/2023 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına 50.000,00 TL limitli trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Meydana gelen trafik kazası sonucunda ------ Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği tarafından maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmiş ve olayda davalı sürücünün şerit izleme kuralların ihlal etmesi nedeniyle tam kusurlu olduğu tespitine yer verilmiş olup tutanak dosyaya mübrezdir.
Olayımızda davacı gerçek kişi yurt dışında (-----) yaşamakta olup zarar gören aracını ----- onarımını yaptırdığından bahisle toplam 7.955,51 Euro zararını davalılarca tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ve ------ yapılan işlemelere ilişkin bilgi ve belgelerin tercümeleri sunulmuştur.
Davacı vekili tarafın KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celbedilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur, hasar, hasar onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli üzerinde yoğunlaştığı ve kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetinin ve bağlı zararların ortaya çıkarılması halinde uyuşmazlığın aydınlanacağı aşikardır.
Bu kapsamda taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve delil niteliğinde bulunan ve esasen park halinde çarpma nedeniyle kusura ilişkin etkili bir uyuşmazlık bulunmayan maddi hasarlı trafik kazası tutanağı ve olayın gerçekleşme biçimi ile dosya kapsamına nazaran kusur, hasar onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli konusunda teknik bilgi gerektiğinden rapor düzenlenmesi için dosya makine mühendisi bir bilirkişiye verilmiştir. ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen Bilirkişi Makine Mühendisi --- -- tarafından düzenlenen 13/08/2024 tarihli raporda özetle.
A-) Sürücü---- sevk ve idaresinde bulunan ----- - plakalı aracı ile: 2918 Sayılı Karayolları Trafik
Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda etkenlik arz ettiği için: % 100 ASLİ KUSURLU OLDUĞU, B-) ----- yabancı plakalı araç Sürücüsü: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kazasının oluşmasında alabilecek herhangi bir tedbirinin bulunmadığı, kendisine kusur izafe edilmesinin uygun olmadığı için:
ATFI KABİL KUSURUNUN BULUNMADIĞI
C-) 09.08.2022 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan ---- plakalı, ---- marka, -----tipi, ----- model aracın
hasarına ilişkin alman Araç Ekspertiz Bürosu tarafından düzenlenmiş 24.08.2022 tarihli ekspertiz raporundaki tknik verilerin hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.
D-) ---- plakalı aracın sürücüsünün kusur oranı nispetinde; davalı sigortacının, - -- -- plakalı araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan araç başına 100.00000 TL tutarlı,----- nolu 09/02/2022-2023 poliçe tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamındadır.
E-) Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesine göre, maddi hasarlı kazada işleten, sürücü, sigortacı gibi birden çok sorumlu varsa aynı zarardan her biri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, zarar görenin/görenlerin,dilediği borçluya başvurup zararın tazminini isteme hakkı olacak; müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan
ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğuracaktır.
F-) Ayrıntıları belirlenmiş bilgiler dâhilinde ---- plakalı, ---- marka, ------ model araçta oluşan Hasar Bedeli için, derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin
etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle:
HASAR BEDELİ= 115.402,40 TL olarak hesap edildiği yönünde rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda öncelikle kusura yönelik itirazların hiçbir temeli bulunmadığından yerinde görülmemiş; trafik zabıtası tarafından belirlenen kusur dağılımı ve oranı bilirkişi raporunda da aynen teyit edildiği anlaşılmakla kazada doğrultu değiştirme manevralarını ihlal eden davalı---- asli ve tam kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir.
(TBK, 74, HMK 266 vd, 282 ,Yargıtay -----.HD.-----Hasar onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeline gelince öncelikle hemen ifade edilmelidir ki.
Yargıtay HGK'nin 06.04.2016 tarih, -----Karar sayılı kararı uyarınca; araç malikinin geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının meydana gelen kaza sonucunda hasar görmesi nedeniyle aracın onarımını Türkiye’de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye’de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, yabancı ülkede tamiri seçmiş olması halinde o ülkedeki tamir bedellerinin tahsilini talep etme hakkının bulunduğuna hükmedilmiştir.
Öte yandan 6098 sayılı TBK'nin 99. maddesi gereğince konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. Yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez.
Yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.
Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede. “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında tekrar somut olaya döndüğmüzde davacı seçimlik hak kapsamında aracının yurt dışında onarımını gerçekleştirmek suretiyle her bir işlemi belgeye bağlamış ve tercümelerini dosyaya sunmak suretiyle seçimlik hak kapsamında yabancı para alacağı olarak dava konusu yapılmış durumdadır.
Bu kapsamada dosyaya sunulan ve yabancı para ve Türk parası yönünden yapılan hesap hataları dışında bilirkişi raporu ile de işin esası yönünden doğrulandığı üzere yurt dışında hazırlanan eksper, hasar ve onarım belgelerine göre davacının toplam 7.955,51 Euro zararının oluştuğu, gerçek zararın yurt dışındaki maliyetler üzerinden karşılanmasının gerekmesi ve talebin de yabancı para üzerinden olması karşısında zarar gören aracın marka ve modeline göre işbu hasar onarım, değer kaybı ve ikame araç bedellerinin dosyaya sunulan hasar dosyasına havi tercümeli belgeleri ışığında zarara uygun ve yerinde olduğu,
eylem ile zararı arasında illiyet bağı bulunduğu kabul ve takdir edilmiştir. Böylece olayda her ne kadar TL üzerinden hesaplansa da yabancı para alacağına karşılık gelen miktar yönünden benimsenen bilirkişi raporu da gözetilerek davacının haksız fiil kapsamında bu zararın zarar veren aracın sigortacısı sıfatıyla davalı sigorta şirketi ile işleten ile haksız fiil sorumlusu malik/sürücüden müştereken ve müteselsilen isteyebileceği değerlendirilmiştir.
Binaenaleyh, davacının davasını TBK- 49, 50/1,51, KTK- 85/1-son, 91/1, 86/1 , 88/1 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında esastan haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle ; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olayda davalı gerçek kişiler yönünden haksiz fiil tarihinde;
davalı sigorta şirketi yönünden ise başvuruya bağlı olarak KTK'nin 97 ve 99.mddesi gereğince oluşan temerrüt tarihi, 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek faiz tür ve oranı, poliçe teminat limiti ve TBK'nin 99.maddesi gereği yabancı paraya ilişkin seçimlik hak gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile.
7.955,51 Euro'nun davalı gerçek kişiler (işleten ve sürücü) yönünden kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 09/08/2022 tarihinden ; davalı sigorta şirketi yönünden ise davalı sigorta şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre temerrüt tarihi olarak belirlenen 18/10/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para (Euro) türünden bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak ve fiili ödeme günündeki ---- döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak suretiyle davalılardan
müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. ( AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81,82,83,84, 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.
Maddesi, TBK, 49, 50/1,51, 74, 99, 117/1, 2 TTK, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Yargılama giderlerinin (harç ve vekalet ücreti) hesabında yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası esas alınmıştır.
(Yargıtay -----HD'nin 12/05/2022 tarih ve ----- ) Burada ayrıca davacı vekili tarafından tercüme ücretinin asıl davaya dahli edildiği ancak tercüme ücretinin HMK'nin 323 (1)-h bendi gereğince yargılama gideri kapmasında kaldığından esastan değerlendirilmediği gibi dosyada ödemeye ilişkin bir belgeye rastlanılmadığından yargılama gideri olarak hükümde yer verilmediği de ifade edilmelidir.
Öte yandan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/445, K. 2024/646, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama