KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/578
- Karar No
- 2025/346
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
Karar Metni
1.724 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/578
KARAR NO : 2025/346
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/08/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkile ait ----- plakalı, ----- model, ------ marka araca, Davalılardan ---- ait ----plakalı ----- model aracın.
23.07.2022 tarihinde ------ Havalimanı otoparkında %100 kusuru ile çarparak, müvekkile ait araçta hasar meydana getirdiğini, bir aya yakın süren tamir süresi boyunca müvekkilin aracını kullanamadığını, aracın tramer kaydına 89.000 TL hasar kaydı işlendiğini, kaza gerçekleşene kadar aracın değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik olmadığı , meydana gelen kaza nedeni ile ----- plakalı aracında oluşan değer kaybından doğan zararının ödenmesi için Davalılara------Noterliği'nin 16.03.2023 tarih ve ------ Yevmiye numaraı ihtarnamesini göndermiş olmasına rağmen hasar tutarının ödenmediğini,
bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 1594713221 numaralı 04/12/2021- 04/12/2022 vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bulunduğunu , kaza tarihi olan 23/07/2022 tarihinde ---- plakalı aracın ruhsat sahibinin ------ Olmaması durumunda müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, hem Doktrin hem de Yargıtay yerleşik içtihatları da beyanları doğrultusunda olmakla birlikte ZMSS poliçelerinden doğan uyuşmazlıklar belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini,
davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı açıkça belirlenerek müvekkil şirketten talep edilmişken huzurdaki davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, müvekkil----- Şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacı, huzurdaki davayı açmadan önce müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapmadığını,
Karayolları Trafik Kanunu md. 97 uyarınca zarar görenin sigortacıya tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunması durumunda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek:6’da belirtilen belgelerin sigorta şirketine iletilmesi gerektiğini, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin yapılan başvurularda sigorta şirketlerinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, yargılamaya konu kaza nedeniyle müvekkil şirket tarafından ARAÇ BAŞINA100.000,00 TL teminat limitli ----- numaralı trafik poliçesi kapsamında;
davacı tarafa ait ---- plakalı aracı onaran kasko sigortacısı----- Şirketi' ne 30.11.2022 tarihinde 89.075,27 TL ödendiğini, bu bağlamda müvekkil şirket tarafından sorumluluk yerine getirildiğinden davacının poliçe teminat limitini aşan taleplerinin reddinin gerektiğini, bu nedenlerle; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran taraf üzerine tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ------Şirketi Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın 23.07.2022 tarihinde kendisine ait ----- plakalı araç ile müvekkil şirkete ait ----- araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde ----- plakalı aracında değer kaybı oluştuğunu öne sürerek zararını tazmin etmek amacıyla işbu belirsiz alacak davasını ikame ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı yanın hukuki yararı bulunmadığını, meydana gelen kazada müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmamakta olup, araçta değer kaybı oluştuysa bile,
talep edilen değer kaybının davacının aracının Kasko sigortasını yapan ----- ve müvekkile ait aracın ZMMS sigorta şirketi olan ----- Şirketi'nden tazmin edilmesinin gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde her ne kadar müvekkili şirkete ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu öne sürse de bu iddiasını somut bir delile dayandıramamış olup beyanın hükme esas alınmaması gerektiğini, kaza esnasında müvekkile ait---- plakalı araç, müvekkili şirket personelinin sevk ve idaresinde olup, müvekkili şirketin bu hususta kusur ve sorumluluğu bulunmadığını,
işbu sebeple 31.01.2023 tarihinde müvekkil şirketle iş ilişkisi kesilen ve kaza esnasında aracın sürücüsü konumunda bulunan ----- davaya ihbar edilmesi gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran taraf üzerine tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
----- Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkere cevapları, araç trafik kayıtları, bilirkişi raporları.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin kazaya karışan aracın ZMMS ve KASKO sigortacısı olan ----- şirketinden ve araç işleteninden tahsili talebine ilişkindir
Yargıtay ---- H.D'nin yerleşmiş içtihatları ile (Y.----- H.D'nin 23.07.2017 tarih------değer kaybının, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark esas alınarak belirlenmesi kriteri getirilmiştir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirmede;
Dosyaya ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağının incelenmesinde; --- Arabuluculuk Bürosu, büro dosya numarası --- ve arabuluculuk numarası ---- olan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların görüşmeye katıldığı ve fakat anlaşma sağlanamadığından 23/06/2023 tarihli son tutanağın düzenlendiği, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Husumete ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
Dava konusu kazaya sebebiyet veren -----plaka sayılı aracın 14.12.2022 tarihinde farklı bir firmaya devredildiği, kaza tarihi olan 23.07.2022 de aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğu ve davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu, bu haliyle dava konusu talebin davalılara yöneltilmesinin yerinde olduğu, davalılara husumet yöneltilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiştir.
Zamanaşımına ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verildiği, Somut olayda, davaya konu trafik kazasının 23.07.2022 tarihinde meydana geldiği,
olayın maddi hasarlı trafik kazasından ibaret olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, huzurdaki davanın 31.08.2023 tarihinde ve 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ikame edildiği anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.Somut olayda.
23.07.2022 tarihinde davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ve diğer davalı şirkete ait ------ plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı tarafın 06.02.2024 tarihli bilirkişi raporuna itirazı üzerine alınan ve hükme esas alınmaya elverişli bulunan 21.11.2024 tarihli 2. bilirkişi raporu ile ------ plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun, araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin ise 290.000 TL olduğunun tespit edildiği,
işbu alacağın 24.11.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile davalı taraftan talep edildiği, hasar gören aracın dava konusu kaza tarihinden evvel karıştığı başkaca kazası olmadığı görülmüştür.
Sıralı sorumluluğa ilişkin yapılan değerlendirmede;
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu, belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne zorunlu mali sorumluluk sigortası adı verilmektedir.Kasko Sigorta Poliçesi/İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre,
İMM Sigortası ZMM Sigortası teminatı ile karşılanmayan teminat miktarından fazla maddi zarar oluşması halinde limiti aşan zararları, zorunlu tarfik sigortasından sonra devreye girerek poliçe hadlerine kadar temin edecektir.
Bir başka deyişle iki sigorta türü arasındaki sorumluluk müşterek ve müteselsil olmayıp, zararın öncelikle zorunlu trafik sigortasınca karşılanmak ve zararın teminat limitini aşması halinde İMM Sigortasından karşılanacak türden sıralı sorumluluk esasına dayalıdır.
Somut olayda, davalı -----, kazaya neden olan aracın ------ numaralı poliçe ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı ve ------ numaralı poliçe ile KASKO Sigortacısı olduğu, her iki poliçeye ilişkin olarak dava dilekçesinde talepte bulunulduğu, araç başına 100.000,00 TL teminat limitli ----- numaralı trafik poliçesi kapsamında davalı tarafça dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı tarafa ait ---- plakalı aracın kasko sigortacısı ----- Şirketi' ne 30.11.2022 tarihinde 89.075,27 TL ödeme yapıldığı, bu haliyle trafik poliçesi bakımından bakiye limitin 10.924,73 TL olduğu,
talep edilen değer kaybı bedelinin 10.924,73 TL lik kısmının trafik poliçesinden, sıralı sorumluluk esasına göre ZMSS limitini aşan ve sigortalı aracın rayiç değerine kadar teminat sağlayan (poliçenin 4. Sayfasının 5 nolu bendi gereği) bakiye 279.075,27 TL nin ----- nolu KASKO poliçesinden tahsil edilmek üzere davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin yapılan değerlendirmede;
Yargıtay ---- HD ------ Sayılı ilamı; "Davacının yaralandığı kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir." şeklindedir.
Somut olayda; davacının 12.09.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine değer kaybı tazminatına ilişkin ----Noterliği'nin 16.03.2023 tarih ve ------ Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile başvuruda bulunduğu, ihtarnamenin 17.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca başvurudan itibaren 8 iş günü sonrası olan 01.04.2023 tarihi itibariyle davalı tarafın temerrüde düştüğü, diğer davalı araç işleten şirket bakımından da işbu temerrüt tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinde bulunulduğu, kazaya sebebiyet veren aracın ticari amaçla (kiralık araç) kullanıldığı anlaşılmakla her iki davalı bakımından da 01.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/578, K. 2025/346, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama