KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/581
- Karar No
- 2024/512
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2024
Karar Metni
2.406 kelime·12 dk okuma·13 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/581
KARAR NO : 2024/512
DAVA
İtirazın İptali/Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2023
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında celse arasında asıl dava ve karşı davadan feragat nedeniyle dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olup inşat sözleşmesine doğrultusunda yüklendiği işi tamamlayıp teslim etmiş ve davalı şirkete mal/hizmet satımına istinaden fatura kesildiğini, işbu fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine ----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin alacağın tahsilini engellemeye yönelik haksız itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasından takip başlatılmış olup yetki itirazı neticesinde işbu davanın konusu icra dosyası açıldığını,
itiraz iptali davası öncesinde ticari arabuluculuk başvurusu yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile, ----İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı-Karşı Davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle. Davacı yan, ---- İCRA Müdürlüğü' nün -----.
Sayılı dosyası üzerinden 24.02.2021 tarihinde icra takibi başlattığını, yasal süresi içerisinde mezkur takibe davacı vekili aracılığıyla 01.03.2021 tarihinde, icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, borca itiraz akabinde mezkur takibin durduğunu, işbu dosya davacısı ve davaya konu icra dosyası alacaklı tarafça itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı arabuluculuk şartının yerine getirilmesi için 22.03.2021 tarihinde ----- Arabulucluk Bürosu' na başvurulduğunu, mezkur başvurunun 19.04.2021 tarihinde anlaşamama son tutanağı ile sonuçlandığını,
yer bakımından yetki itirazları üzerine dosya yetkili ---- İcra Müdürlüğü tevzisine gelerek ----.
İcra Müdürlüğü' nün ------ sayısını aldığını, itirazları üzerine durdurulduğunu, aynı icra takibi dosyası üzerinden tekrar işlem yapıldığını ve mezkur icra takibinden taraflarına tekrardan ödeme emri tebliğe çıkarılmış olup, taraflarınca da 04.05.2023 tarihinde aynı icra takibi olduğundan bahisle ikinci bir itiraz hakkı doğmayacağından yetkisiz ----- icra müdürlüğü dosyasına yaptığımız itirazın vaki olduğu bildirildiğini,
işbu dosya davacısı tarafından mükerrer başvuru yapılarak itirazın iptali davası açmadan evvel dava şartı zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmesi sakiyle 11.04.2023 tarihind----Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunduğunu, arabuluculuk süreci de 05.05.2023 tarihinde anlaşamama son tutanağı düzenlenerek sona erdiğini, -----İcra Müdürlüğü, alacaklı yanın talebi olmaksızın taraflarına tekiden, mükerrer ödeme emri gönderdiğini,
bundan dolayı ----- İcra Müdürlüğüne yapılan itiraz ile duran icra takibi duran dosya üzerinden yeni bir ödeme emri de düzenlemeyeceği gibi daha önce ---- Arabuluculuk Bürosuna yapılan başvuru ile tamamlanan dava şartı arabuluculuk başvurusuna aynı konudan yeniden başvuru yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, karşı yanca ikame edilen ---- İcra Müdürlüğü'nün ----sayılı dosyasına davalı tarafından 01.03.2021 tarihinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, mezkur icra takibinin işbu itiraz ile durduğunu,
bunun üzerine davacı yan 22.03.2021 tarihinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk şartını yerine getirmek için arabuluculuk bürosuna başvurduğunu, huzurdaki dava da 01.09.2023 tarihinde açıldığını, İİK’nın 67. maddesinde gösterilmiş olan 1 yıllık hak düşürücü süre hak sahibinin hakkın korunması için kanun veya sözleşme ile belirlenen süre içerisinde belirlenen eylem veya işlemleri yapmaması nedeniyle hakkın sona ermesi sonucunu doğuran süre olduğunu, karşı yan bir senelik hak düşürücü süre içerisinde davasını açmamış olup;
dosyanın esasına girilmeden derhal usulde reddedilmesini talep ettiklerini, davacının huzurdaki dava ile talep ettiği alacak kalemleri 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, dava tarihinden itibaren geriye dönük olarak 5 yıldan daha fazla zaman geçen alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, yasal süresi içinde yapılan zaman aşımı def-inin kararda dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacının huzurdaki davanın dayanağı icra takibinde %16.75 avans faiz talep ettiğini, zaten işbu huzurdaki yargılama akabinde davacıya bir borcun vaki olmadığının görüleceğini,
mahkeme aksi kanaat de olacak ise de taraflar arasında bir faiz türüne dair bir anlaşma olmadığından dolayı ancak ve salt yasal faiz talep edilebileceğini, faiz türüne de itiraz ettiklerini, ayrıca davacı yan alacaklı olduğu iddia olunan bedellerin hiç biri yönünden temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden Mahkeme aksi kanaat de olacak ise temerrüt sadece asıl alacak kalemi yönünden dava tarihinden itibaren işletilebileceğini, davalı şirketin yetkilisi, --- İli, ----- İlçesine tatil amaçlı ziyaretlerde bulunduğunu, bölgenin imar yapısını, taşınmaz değerleme hususunu bilmediğini,
bu sebeple -----ve mezkur şirketin işlerini sahada yürüten ve fiiliyatta yetkilisi gibi hareket eden babası---- danışmanlığına yöneldiğini, ----- söz konusu bölgeye hakim olduğunu, imar durumu ve taşınmaz değerleme hususunda tecrübeli olduğu konusunda müvekkil firmayı ikna etmiş ve bu durum üzerine davalı şirketce ------ Noterliği'nin, ----- yevmiye numaralı 08/10/2018 tarihli vekaletnamesi ile ------ vekalet vermek suretiyle bölgede satın alınacak taşınmazlar ve mezkur taşınmazlar üzerinde yapılacak olası inşaat işlerinin yapılması ve bu iş ile ilgili her nevi işlem için kendisini vekil tayin ettiğini,
davalı şirket ile davacı asil şirket arasında --- İli, ---- İlçesi, --- Mahallesi, ---- Mevkiinde kain tapuda ---- Parselde kayıtlı arsa üzerinde inşaat yapılması için 11.12.2018 tarihli ---- Butik Otel Mütehatlik İşleri konulu inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, her ne kadar---- gayrimenkul şirketinin yetkilisi --- ise de mezkur inşaat yapım sözleşmesini --- gayrimenkul yüklenici firmanın yetkilisi olarak ---- imzaladığını, davacı şirketin bütün işleri ---- tarafından idare edildiğini, mezkur sözleşmede tahrifat yapıldığını, havuz ve bahçe düzenlemesi fiyata dahil olmadığı,
inşaat ile ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşanırsa firmanın sorumlu olmadığını, ibareleri daha sonradan davacı yan tarafından eli ürünü yazısı ile yazılmış olup, sadece davacı asilin kaşesi basıldığını, bundan dolayı davacı yanın yetkilileri hakkında TCK'nın 207.
Maddesinde düzenlenen özel belgedece sahtecilik suç isnadı ile suç duyurusunda bulunacağını da bildirdiklerini, paylaşılan el ile yazılmış kısım taraflarınca paraflanmadığı için sonradan sözleşme tahrif edilerek eklendiğini, davacı yan, imar mevzuatına aykırı olarak inşaat yaptığını, davalı şirket yetkilisi ----- ikamet etmesi ve tüm işler için tam yetki verdiği davacı asil şirkete güveni sebebiyle imar mevzuatına aykırı yapılan işlerden de haberdar olamadığını, imar mevzuatına aykırı yapılan inşaat sebebiyle davalı firmaya imar cezası geldiğini,
vekaletname ile firmayı temsilen tüm işlemleri yapan davacı şirket yetkilileri söz konusu cezaya ilişkin tebligatı almasına rağmen davalı asil müvekkile bu durumu bildirmediğini, davalı şirket durumu haricen öğrenerek söz konusu cezayı zamlı olarak ödemek zorunda kaldığını, tüm bu yaşananlardan sonra ---- Noterliğinin 05/02/2021 tarih ve ----- yevmiye numaralı azilnamesi ile davacı şirketin yetkilisi ----- vekaletten azledildiğini, mezkur arsanın imara açık olmadığını dahi davalı şirketten saklandığını, davalı şirket tarafından vekaletname ile tamamen yetkili kılınmış olmalarından dolayı,
sorumluluğu üstlerinden atmak için böylesi ali cengiz oyunları oynadığını, çünkü imara aykırılıktan cezayi sorumluluğun da olduğu malumları olup, kendilerince ---- bölgesinde defalarca tecrübe edildiğini,----ve babası ----- vekalet yetkisini kötüye kullanarak yasa ve mevuzata aykırı iş yapması ve söz konusu ceza tutanağını kasten gizlemesi sebebiyle ceza ödemek zorunda kalan firma yetkilisi hakkında da imar mevzutına aykırılık sebebiyle ---- Cumhuriyet Savcılığının ----- Sor. dosyasıyla hakkında soruşturma da başlatıldığını,
hal böyleyken tamamen kendi sorumculularında olmasına rağmen davalı şirketin yetkilisi --- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama akabinde davalı şirketin imara aykırılık suç isnadından mahkumiyetine karar verildiğini, mezkur karar istinaf edilmiş olup, şu aşamada istinaf incelemesinde olduğunu, davalı firma dava dilekçesinde adları geçen kişilerin tamamen kusurlu davranışları sebebiyle zarara uğradığını, ticari itibarı zedelendiğini,
bunun üzerine de davalı şirketin ---- Ve ----- hakkında ----- Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde görevi kötüye kullanmak suç isnadıyla suç duyurusunda bulunulmuştur. ---- Numarasına kayıtlı tahkikatın derdest olduğunu, davalı şirket tarafından azledilmesi üzerine davacı şirketin yetkilileri tarafından kamera görüntüleri ile sabit olduğu üzere mezkur inşaata defalarca izinsiz girildiğini ve inşaata zararlar verildiğini, tüm hukuka suça konu hukuka aykırılıkları hakkında yetkililer hakkında onlarca suç duyurusunda bulunulduğunu, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı uhdesinde tahkikatları yürütüldüğünü,
taraflar arasında birden çok iş ve işlemler yapılmış olup davacı yanın netice ve talebi tam olarak anlaşılamadığını, bundan dolayı HMK m. 119/II hükmü gereğince davacı yana 1 haftalık kesin süre verilerek talep sonucunun açıklatılmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacı yan 11.12.2018 tarihli ----Mütehatlik İşleri konulu inşaat yapım sözleşmesine konu inşaatı hiç bir zaman bitirmediğini, taraflarınca inşaatın bitim oranının tespiti için açılan dava sonucunda;
----- Asliye Hukuk Mahkemesi nin-----. sayılı dosyası üzerinden tespit yapıldığını ve 19.04.2021 tarihli karar ile bütün işin kusurlu, eksik ve ayıplı olduğu tespit edildiğini, inşaatın bitim oranını da %49,00 olduğu tespit olunduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince sözleşme bedeli 225.000 TL + KDV olarak kararlaştırıldığını ve bütün bedel ödendiğini, davacı yan tarafından mezkur fatura bedellerini bir kısımları takibe konu edildiğini, fatura alacakları bölünemeyeceğinden işbu davaya konu edilmeyen fatura bedelleri kısımları ödendiği ikrarı kabul edilmesi gerektiğini,
davacı yanın işbu davaya konu 11.12.2018 tarihli kaş butik otel mütahitlik işleri konulu inşaat yapım sözleşmesine konu inşaat sadece %49 oranında bitirildiğini ve tamamen ayıplı olmasına rağmen anlaşma bedeli taraflarınca ödendiğini, asıl dava davalısı işbu karşı dava davacı müvekkili şirket ile asıl davanın davacısı işbu karşı davanın davalısı -----arasında 11.12.2018 tarihli akdedilen inşaat yapım sözleşmesi gereğince ---- İli, ---- İlçesi, ---- Mahallesi, ----- Mevkiinde kain tapuda---- İşleri konulu eser sözleşmesi yapıldığını, hal böyleyken, asıl dava davacısı karşı dava davalısı, işi hiç bir zaman bitirmediğini,
bitirilen kısmı da tamamen ayıplı ve kusurlu yaptığını, inşaatın başında mezkur proje için anlaşılan tutar 225.000 TL olduğunu, davalı şirketin kaşe ve parafı veya yetkilisinin imzası olmadığından dolayı, davalı şirketin bağlayıcılığı olmadığını, anlaşma bedeline havuz ve bahçe düzenlemesinin dahil olduğunu, buna rağmen kendilerinde çıkarılan islerin değeri olan ortalama 15.000 sözleşme tarihi itibariyle tahmin edilen bedel olup, uzman bilirkişi tarafından tespit olunacak bedel ile gerçek rakam ortaya çıkacağını, sözleşme konusu dosyaya mübrez sözleşmeyle tanzim edilmiş edimler,
asıl davacı karşı davalı tarafından yerine getirilmemiş olup bu hususta Mahkemece yapılacak keşif ve işin ne kadarının tamamlandığının ve uğradığımız zararların tespiti adına alanında uzman bilirkişiden alınacak raporla edimlerin yerine getirilmediği açıklığa kavuşacağını, karşı dava açısından TTK m. 5/A gereğince zorunlu dava şartı arabulucuğa başvurulmuş olup, arabuluculuk görüşmesi anlaşamama tutanağı ile sona erdiğini, açıklanan gerekçeler ve mahkemece dikkate alınacak resen nedenlerden dolayı, haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile birlikte,
davacının ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyası ile davalı şireket aleyhine haksız ve kötüniyetli başlatılan icra takibinin ödeme emrinde yazan 231.505,15 TL nin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Karşı dava yönünden ise açıklanan nedenlerle, karşı davanın kabulü ile birlikte; davacı-karşı davalı şirketce bedeli ödenen ama sözleşmede bulunan ve karşı davalı tarafından ya hiç yapılmayan ya da eksik ve ayıplı yapılan işleri nedeniyle uğradığımız zararların tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL‘nin ticari avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı---- İcra Dairesi'nin ---- sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, İnşaat Yapım Sözleşmesi, Faturalar, Banka Dekontları, Vergi Dairesi Kayıtları, ----- Yazışmaları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Asıl dava.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince İtirazın İptali, takibin devamı ve tazminat istemine; karşı dava ise 6098 Sayılı TBK' nin 470 vd maddeleri gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle tazminat istemine İlişkindir. ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak ön inceleme duruşması icra edilmiş tarafların sulh olmamak istemediklerinin anlaşılması üzerine tahkikat aşamasına geçilerek yargılamaya devam
edilmiştir.Ne var ki, yargılama devam ederken, davacı-karşı davalı vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portal üzerinden gönderilen 02/07/2024 tarihli dilekçeyle özetle; asıl davadan feragat edildiği ve karşı davadan feragat edilmesi halinde de yargılama gideri taleplerinin olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalı-Karşı davacı vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portal üzerinden gönderilen 02/07/2024 tarihli dilekçede ise özetle; karşı davadan feragat ettikleri ve feragat halinde asıl dava yönünden yargılama gideri taleplerinin olmadığı beyan edilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 74.maddesi kapsamında davacı vekilinin ve davalı-karşı davacı vekilinin dosyaya mübrez vekaletnameleri üzerinde yapılan incelemede; her iki vekilin de feragat özel yetkilerinin bulunduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır.
HMK'nin 310/1 maddesi gereğince. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de. Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır.6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde.
"Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.
Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat beyanları nedeniyle asıl davanın ve karşı davanın ayrı ayrı feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 323.maddesinde sayılan tüm yargılama giderleri taraf vekillerinin beyanlarına ve dosya kapsamına göre karşılıklı olarak tarafların üzerinde bırakılmıştır. Yine yargılama gideri kapsamında kalan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13)maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücretlerinin de ;
dava ve karşı davadan karşılıklı feragat edilmesine göre uyuşmazlığın arabuluculuk sürecinde çözülebileceğinin anlaşılması karşısında toplam arabuluculuk ücretlerinin kısa karardaki hesap hatası tashih edilmek suretiyle taraflardan yarı oranında alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-)Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN
1-)Davanın/karşı davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
C-YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-)Asıl dava yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı- karşı davalı----- üzerinde bırakılmasına,
2-)Karşı dava yönünden yapılan yargılama giderlerinin davalı- karşı davacı-----üzerinde bırakılmasına,
3-)Harçlar Kanunu gereğince asıl davada 492 Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin (III) kısmınin 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince davanın ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat ile sonuçlanmış olması nedeniyle 2/3'ü alınacağından, alınması gereken 285,06 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan (3.953,53 TL) peşin harçtan mahsubuyla bakiye 3.668,47 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı-karşı davalıya iadesine,
4-)Harçlar Kanunu gereğince karşı davada alınması gereken 492 Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin (III) kısmınin 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince karşı davanın ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat ile sonuçlanmış olması nedeniyle 2/3'ü alınacağından alınması gereken 285,06 TL karar ve ilam harcının, başlangıçta alınan (269,85 TL) peşin harçtan mahsubuyla bakiye 15,21 TL harcın davalı- karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden asıl dava için ödenen 4.680,00 TL arabuluculuk ücretinin 2.340,00 TL kısmının davacı- karşı davalı-----2.340,00 TL kısmının davalı- karşı davacı ----- alınarak hazineye irad kaydına,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)Dair, davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekillerinin yokluğunda duruşma açılarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda.
6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/581, K. 2024/512, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama