KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/630
- Karar No
- 2024/164
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
Karar Metni
1.051 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/630
KARAR NO : 2024/164
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 10/07/2023
TEVZİ TARİHİ : 21/09/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında------ Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 24/07/2023 tarih ve ----Esas - -----Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen dava hakkında Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle ----- ünvanlı şirket aleyhine açılan ve -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören alacak davasında ------ ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının iflasın kapatılması kararıyla birlikte sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığı ve taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ihya davası açılmak üzere süre verildiği ileri sürülerek -----ünvanlı şirketin ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki bu----- Esasa tevzi edilen davanın yargılaması bu ----- Esas üzerinden yapılarak sonuçlandırılmıştır.
Davacı vekili duruşmada da dava dilekçesini tekrar ederek davalı şirketin----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----Esas sayılı davası yönünden ihyasını talep etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Her ne kadar dava dilekçesinde ve yetkisizlik kararında ihyası talep edilen şirketin ünvanına da "sicilden terkin edilen" ibaresi ekli olduğu halde davalılar arasında gösterilmiş ise de terkin edilen şirketin tüzel kişiliği sona ermiş olduğundan ve yetkisizlik kararı da davalı şirkete tebliğe çıkarılmış ise de bila tebliğ iade edilmiş olması ve esasen belirtildiği gibi sicilden terkin edildiği belirtilerek ünvana yer verilmiş olmasından husumet iradesinin olmadığı açıkça belli olduğundan kesinleşme şerhi de söz konusu şirket dışlanarak düzenlenip,
karar kesinleştirilmiş olduğundan sonuç itibariyle iflas dairesinin ve ticaret sicilinin davalı tarafta yer almasının zorunlu ve yeterli olması nedeniyle şirket UYAPta ilgili konumuna getirilmiş olup, yukarıda karar başlığında davalı kısmında gösterilmemiştir.
-----İcra Dairesinin 07/12/2023 tarihli ve ----- iflas sayılı cevabi yazısında "-----ünvanlı şirketin------Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------ Esas sayılı dosyası üzerinden iflasına karar verildiği ve tasfiyenin İİK.
Madde 219 gereğince adi tasfiye şeklinde resen icra müdürlüğü tarafından yürütüldüğü belirtilerek ve müdürlüğün iflas masasını temsil yetkisi olmakla birlikte davada taraf olma ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülerek davanın icra müdürlüğü yönünden taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi istenmiş ise de davanın niteliği ve ticaret sicilinin cevabına göre şirketin iflasının kapatılması kararını veren-----İcra Müdürlüğü'nün 25/01/2023 tarih ve ----- iflas sayılı yazısı üzerine sicil kaydının terkin edilerek "iflas nedeniyle tasfiye halinde" ibaresi de eklenerek terkin edilmiş olması ve tasfiyenin İİK.
Madde 219'a göre adi tasfiye olarak yürütülmesi karşısında taraf teşkili için iflas dairesinin davalı tarafta yer alması gerektiği sonucuna varılarak taraf ehliyeti yokluğu itirazı yerinde görülmemiştir.
Burada belirtmek gerekir ki iflas İİK. Madde 218 gereğince basit tasfiye hükümlerine göre yürütülüyor olsaydı o takdirde de iflas idare memurlarının davalı tarafta yer alması gerekecekti.Dava ticaret sicilinden iflas nedeniyle tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''(İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde----- ünvanlı şirkete -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------ Esas sayılı dosyası yönünden ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547. maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir.Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin iflasın kapatılmasına karar verilmek suretiyle -----İcra Müdürlüğü'nün---- tarih ve-----İflas sayılı yazısı üzerine terkin edildiği, şirketin adresinin------ olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı belirlenmiştir.Gerekli kısımlarının örneği celp edilen ------.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın alacak davası olduğu, 22/06/2023 tarihli ara karar ile ihya davası açılması için süre verildiği ve yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir.
Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir.
Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında alacak davası olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı;
yargılaması devam eden söz konusu ------Esas sayılı dava kapsamında işlerin yürütülebilmesi için ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup iflasa bağlı tasfiyenin İİK. Madde 219 gereği adi tasfiye hükümlerine göre yapılmış olması ve terkinin iflasa bağlı olması karşısında ek tasfiye işlemlerinin iflas dairesince resen yapılmasına karar vermek gerekmiştir. Yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalılar yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamışlardır.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/630, K. 2024/164, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama