KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/681
- Karar No
- 2024/382
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2024
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/681
KARAR NO : 2024/382
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 11/10/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "...
KONU
Şirketin ihyası davasıdır.
AÇIKLAMALAR
Müvekkilin işçilik alacaklarının tahsilini teminen ----- İş Mahkemesinin ----- Esasına kayden alacak davası açılmıştır.
Mahkemece, davalı ----Sicil Kaydı dosyaya celbedilmiştir. ------sicil kaydının kapalı olduğu, sicilden terkin edildiği görülmüştür.
----- Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün yazısı üzerine dava dosyasında, şirketin ihyası için yetki istenmiş ve talepte bulunulmuş olup ----- yeniden ihyası yönünden dava açmak üzere tarafımıza yetki verilmiştir.
Müvekkilimiz davalı şirketten alacağı olup, şirketin tasfiyesi kapatılmıştır. Ticaret sicildeki kaydı da silinmiştir.
Her ne kadar tasfiye ticaret sicilinde silinmiş ise de alacağımız gözetilmediğinden tasfiye gerçek olarak tamamlanmamıştır. Bu sebeple tasfiyenin ve şirketin ihyası için dava açma zarureti hasıl olmuştur.
.........
TALEP VE SONUÇ
Tasfiye olmuş davalı şirketin ihyası ile tasfiye memuru tayinine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, vekaleten arz ve talep ederim.
..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeple söz konusu şirketin ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı tasfiye memurları vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yaklaşık 10 sene önceki döneme ilişkin vuku bulan alacak taleplerinin şirketin ihyası ve ek tasfiyesi ile tahsil olunabileceği iddiasının gerçek dışı olduğu ve davacının hukuki yararının bulunmadığı ileri sürülerek öncelikle davanın usulden reddine ve davanın açılmasına müvekkillerinin sebep olmadığı da gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi istenmiştir.
Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''...'' ünvanlı şirket aleyhine açılan ve ---- İş Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."
hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin 26/04/2023 tarihinde tasfiyeye bağlı olarak terkin edildiği, şirketin adresinin ----- olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, tasfiye memurlarının ... ile ... oldukları belirlenmiştir.Gerekli kısımlarının örneği celp edilen---- İş Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın davacı tarafından açılan işçi alacağına ilişkin dava olduğu, davalılar arasında ihyası istenen şirket olduğu ve 29/09/2023 tarihli duruşmada ihya davası açılması için süre verilmiş olduğu, yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir.
Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı;
yargılaması devam eden söz konusu ---- Esas sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği, davacı tarafın bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,
bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden söz konusu tasfiye memurlarından adresleri gözetildiğinde ... görev verilerek ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ... tarafından yapılması uygun görülmüş olup, yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ...
Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından davalı tasfiye memurları sorumlu tutulmuş olup, bu davalıların vekilinin bu konudaki aykırı talebi yerinde görülmemiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/681, K. 2024/382, 29 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama