KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/775
- Karar No
- 2024/911
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
2.395 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/775
KARAR NO : 2024/911
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2023
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket nezdinde ---- numaralı Kara Taşıtları Kasko Poliçesi bulunan ve ----- Şirketi adına tescilli ---- plakalı aracın kaza tutanağında belirtildiği gibi 16.06.2023 günü çok taraflı maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, davacı şirketin meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, meydana gelen bu kazasına istinaden davalı sigorta şirketi müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirdiğini, görevli eksper raporu tanzim edildiğini,
davacı şirketin aracında ortaya çıkan zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu 192,308 TL'den daha fazla olduğunu, Sigorta Eksperi ----, davacı şirketin aracında meydana gelen hasarı kayıt altına aldığını ve raporunu tanzim ettiğini, sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda davacı şirket aracında meydana gelen hasar 457.907,02 TL hasar tespit ettiğini, davalı sigorta şirketi aracı her ne kadar onarmış ise de davacı şirketin aracı kazadan bir önceki gibi olmamış ve müvekkilin aracında değişmesi gereken parçaları değiştirmediğini, değiştirmiş olan parçaları da orijinali ile onarmadığını,
davacıya sadece 185.000,00 TL ödeme bulunduğunu, arz ve izah edilen ve resen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı; davacı şirketin maliki bulunduğu, kazaya konu---- plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 10,00 TL alacağımızın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı şirkete ödenmesi,
davacı şirketin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 750,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirket yalnızca gerçek zarar ile sorumlu olup davalı şirket tarafından alınan eksper raporuna istinaden kurum hesabına 26.07.2023 tarihinde 185.000 TL ödeme yapıldığını, haksız davaın reddi gerektiğini, yapılan ödemenin teminat kapsamında dikkate alınmasını talep ettiklerini, davalı şirket yalnızca teminat limiti ile sorumlu olduğunu, davalı şirket tarafından kasko poliçesi mevcut olup söz konusu talepleri öncelikle ZMMS karşılaması gerektiğini,
davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davalı şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla;
aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporu davalı sigorta şirketinin ödemesine esas alınamamış olduğu gibi davacı tarafından söz konusu ekspertiz raporu dayanak gösterilerek huzurdaki dava ikame edilmemiş ve davacıya ait araçta meydana gelen hasarın tespit edilebilmesi için yargılama aşamasında yeniden rapor alınması talep edildiğini, bu durumda,
söz konusu rapora ilişkin olarak talep edilen rapor ücreti haksız olup davalı sigorta şirketinin söz konusu talepten sorumluluğu bulunmadığını, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan haklarımız saklı kalmak kaydıyla, usule yönelik itirazların karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Davalı Sigorta Şirketinden istenen Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Tespit Raporu, Ekspertiz Raporları, Banka Dekontu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesi (İMMS) teminatı kapsamında davalıdan tahsili edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile,
taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Dosyada mukim belgelere göre kasko poliçesi yönünden sigortaya başvuru/ihbar yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401.
Maddesinde (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan husus malın bizatihi kendisi değil, sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatidir. Özel sigorta türlerini, zarar sigortası ve meblağ sigortası olmak üzere iki ana gruba ayırmak mümkündür.
Birinci gruba giren zarar yani mal ve malvarlığı sigortalarında, riziko para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlere ilişkin olduğu halde, diğer grupta insan hayatı gibi konusu para ile değerlendirilemeyen menfaat ilişkileri sigorta teminatı altına alınmaktadır. Bunlardan ilk gruba kısaca “menfaat (zarar) sigortası”, diğerine ise, “meblağ sigortası” denilmektedir.
Öte yandan, motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası, diğer bir deyişle uygulamada kısaca “kasko sigortası” olarak adlandırılan bu sigorta türü, gerçek anlamda ayrı bir sigorta türü olmayıp, mal/zarar sigortaları türlerinden bir kısmının karma olarak motorlu kara taşıt araçlarında birlikte uygulanmasıdır. Kasko sigortası da niteliği itibariyle, bir sigorta sözleşmesidir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, kasko sigortası, mal sigortasının bir türü olmakla, bu genel düzenleme dışında Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca ve özel olarak düzenlenmemiştir. Kasko sigortası ile kısaca “trafik sigortası” olarak da anılan “motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası”nın birbirine karıştırılamaması gerekir.
Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır (-----).
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu.
Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması,
b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan maddi zararların sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer..(----- sayılı ilâmları)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacı şirketin malik/işleteni olduğu --- plaka sayılı ---- marka ticari nitelikteki çekicinin 16/06/2023 tarihinde - ---- yolu üzerinde dava dışı sürücü ---- direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda bariyerlere çarparak yakıt deposunun zarar gördüğü ve yola dökülen mazot nedeniyle başka araçların da mazot nedeniyle kayarak da kazaya karıştıkları anlaşılmıştır.
Böylece davacı araç yönünden esasında tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve aracın zarar gördüğü kaza tutanağı, bilirkişi raporu ve sair deliller nezdinde sabittir.
Yine ---- plaka sayılı ticari nitelikteki motorlu kara taşıtının davalı sigorta şirketi nezdinde -----poliçe numaralı 03/11/2022-03/01/2023 başlangıç ve bitiş tarihli olarak genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalının teminatı altında olduğu poliçede bu durumun teminatı olarak rayiç değerin gösterildiği anılan poliçe içeriğinde görülmüştür.
Davacı tarafın hasarı süresinde usulüne uygun olarak ihbar ettiği de buna ilişkin bilgi , belge ve sigorta şirketi kayıtlarından anlaşılmıştır. Öncelikle taraflar arasındaki poliçenin niteliğine ve olaya göre davada kusur tartışmasına yer olmadığı belirtilmelidir.
Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak taraf vekillerince gösterilen ve sunulan deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle işin esasının incelenmesine geçilmiş ve tahkikat işlemi olarak HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinden hasara ilişkin rapor düzenlenmesi için dosya Mahkememizce --- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen makine mühendisi bir bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir.
Bilirkişi Makine Mühendisi ---- tarafından düzenlenen 12/07/2024 tarihli raporda özetle. A-) Meydana gelen kaza da dosya içeriğinde bulunan---- SİGORTA ekspertiz tarafından sunulmuş 02.10.2023 tarihli ---- plakalı araca ait hasar bilgilerinin, araç üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.
B-) ---- plakalı, ---- marka, ---- çekici tipi, ----- model araca ait TOPLAM HASAR BEDEL TUTARI (parça+ işçilik) “ 279.589,18 TL + 80.000,00 TL = 359.589,18 TL + KDV(%18)= 424.315,23 TL baliğ olduğu, bu tutarın 16.06.2023 kaza tarihi itibari ile serbest piyasa koşullarına ve dosya kapsamına uygun olması ile Kadr-i Maruf değer taşıdığı değerlendirilmiştir.
C-) Davacı tarafça araç üzerinde ---- SİGORTA Ekspertiz Hizmetlerine inceleme yaptırılmış ve ekspertiz ücreti 750-TL, ödeme ücret faturası düzenlenmiştir. Ekspertiz ücreti yargılama giderleri kapsamında olup, davalı sigorta şirketinin yargılama gideri kapsamında ekspertiz ücretinden sorumluluğunun olabileceği değerlendirmesi yapılmıştır.
D-) Bu bilgiler dâhilinde ---- plakalı, ---- marka, -----çekici tipi, ----- model araçta oluşan hasar bedeli ve ekspertiz ücretleri için, derdest davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle: HASAR BEDEL TUTARI (parça+ işçilik) = 424.315,23 TL , Dosya içeriğinde yapılan incelemelerde davalı sigortacı tarafından dava konusu hasara ilişkin 26.07.2023 tarihinde 185.000,00 TL banka ödeme dekontunun mevcut olduğu BAKİYE HASAR TUTARI: 424.315,23 TL – 185.000,00 TL = 239.315,23 TL olarak hesap edilmiştir, şekyinde hesap ve görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak dosyaya her hangi bir beyan ve itiraz yansımamıştır. Böylece davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden kesinleşmiş ve kesinleşen işbu rapor hakimi de bağlayacak nitelik kazanmıştır. (HMK,266,281,282) Davacı vekili tarafından işbu rapor sonrası dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep arttırılmış ve harç tamamlanmıştır.
Böylece somut olayda kaza, kazanın oluş şekli ve toplam zarara ilişkin olarak düzenlenen ve itiraza uğramadığı için kesinleşen gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu da anlaşılan bilirkişi raporu da gözetildiğinde belirlenen zararın ve kaza hadisesinin, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme de düşünüldüğünde aksi savunulmadığı için kesin olarak poliçe teminatı kapsamında kaldığı, davacı tarafından hasarın doğru şekilde ihbar edildiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Binaenaleyh, davacının davasını / gerçek zararını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep arttırım işlemi, 6102 sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi, TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tarafların tacir sıfatı ve kasko sigortalı aracın ticari vasfına göre avans faizi de istenebileceği gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile.
239.315,23 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 07/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK.
3, 84, TTK,1401 vd.1409, vd. 1427/2, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26,27, 29, 30,31,33, 187/1, 190, 198, 266 vd, 281, 282) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde ( 323 (1)-ç bendi gereğince faturaya göre ekspertiz ücreti dahil) sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddeleri gereğince davalı taraf sorumlu tutulmuştur.
Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/775, K. 2024/911, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama