KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/85
- Karar No
- 2024/597
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
2.041 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/85
KARAR NO : 2024/597
DAVA
Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/02/2023
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
20/07/2022 tarihinde davacıya ait ----- plakalı araç tarafından yapılan tek taraflı kaza neticesinde, söz konusu aracın ağır hasar aldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, kaza sırasında aracın ----- sevk ve idaresinde olduğunu, söz konusu araç için 04/10/2021 tarihinden 04/10/2022 tarihine kadar davacı ile davalı Sınırlı Sorumlu Tüm Motorlu Taşıyıcılar Sigorta Kooperatifi arasında ---- müşteri numarası ve----- poliçe numarasıyla kasko sözleşmesi imzalandığını, kaza neticesinde derhal kasko şirketine başvuru yapıldığını ve kasko tarafından hasar kaydı tutulduğunu,
yine bu kazanın oluşumu ve oluşumunda kimin kusurlu olduğunun tespiti için 20/07/2022 tarihli kaza tespit tutanağı hazırlandığını, kasko şirketine başvuru yapıldığını ancak şirketin ödeme yapmayı kabul etmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın belirsiz olması nedeniyle şimdilik 100.00 TL hasar bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren, ticari kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının talepleri değerlendirilmiş olup, pert total halinde poliçede sunulması zorunlu olarak belirtilen evrakları sunmadığı tespit edildiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, davalı kurum nezdinde dava konusu ---- plakalı araç için ---- nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılmış olup davalı şirkete poliçede belirtilen evraklar tamamlanmadan, usulüne uygun başvuru yapılmadığı için ödeme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tür sigortalarda asıl amaç zarar görenin uğradığı gerçek zararın giderilmesi olduğunu,
gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, davalı sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenlerle sigorta şirketinin, hesaplanan hasar tutarıyla birlikte KDV’den sorumlu tutulmasının kabulü mümkün olmadığını, konu kazada davalı şirketin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı kalmakla birlikte açıklanan sebepler ile davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin gerçek zararı karşılayan bedel olup olmadığının sayın mahkemenizce tespit edilmesi gerekmekte olup taraflarınca talep edildiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kasko sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükarda verilecek bir teminat olmayıp kasko sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, izah edilen ve Mahkeme tarafından nazara alınacak diğer nedenlerle, fazlaya ilişkin her tür talep, beyan, itiraz, dava,
şikayet ve sair yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davalı aleyhine ikame edilen davanın belirtilen nedenlerle usulden reddine karar verilmesini, eksik evraklarla yapılan usule aykırı başvurudan dolayı davanın esastan reddini, temerrüde düşmemiş ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davlı şirket hakkında faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında hüküm tesis edilmemesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Kayıtları, Nüfus Kaydı, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Yarlanmalı/Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, Türkiye Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesi(İMMS) teminatı kapsamında davalıdan tahsili edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile,
taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Dosyada mukim belgelere göre kasko poliçesi yönünden sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401.
Maddesinde (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir şeklinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan husus malın bizatihi kendisi değil, sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatidir.
Özel sigorta türlerini, zarar sigortası ve meblağ sigortası olmak üzere iki ana gruba ayırmak mümkündür. Birinci gruba giren zarar yani mal ve malvarlığı sigortalarında, riziko para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlere ilişkin olduğu halde, diğer grupta insan hayatı gibi konusu para ile değerlendirilemeyen menfaat ilişkileri sigorta teminatı altına alınmaktadır. Bunlardan ilk gruba kısaca “menfaat (zarar) sigortası”, diğerine ise, “meblağ sigortası” denilmektedir.
Öte yandan, motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası, diğer bir deyişle uygulamada kısaca “kasko sigortası” olarak adlandırılan bu sigorta türü, gerçek anlamda ayrı bir sigorta türü olmayıp, mal/zarar sigortaları türlerinden bir kısmının karma olarak motorlu kara taşıt araçlarında birlikte uygulanmasıdır. Kasko sigortası da niteliği itibariyle, bir sigorta sözleşmesidir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, kasko sigortası, mal sigortasının bir türü olmakla, bu genel düzenleme dışında Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca ve özel olarak düzenlenmemiştir. Kasko sigortası ile kısaca “trafik sigortası” olarak da anılan “motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası”nın birbirine karıştırılamaması gerekir.
Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır (-----).Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu.
Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması,
b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan maddi zararların sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda;
davacının malik/işleteni olduğu --- Plaka sayılı ticari nitelikteki kamyonun 20/07/2022 tarihinde ---- yolu üzerinde dava dışı sürücü ---- direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda devrilmek suretiyle tek taraflı yaralanmalı/maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve aracın zarar gördüğü kaza tutanağı, bilirkişi raporu ve sair deliller nezdinde sabittir.
Yine ---- plaka sayılı motorlu kara taşıtının davalı sigorta şirketi nezdinde ----- poliçe numaralı 04/10/2021-04/10/2022 başlangıç ve bitiş tarihli olarak genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalının teminatı altında olduğu poliçede çarpma ve devrilme teminatı olarak rayiç değerin gösterildiği anılan poliçe içeriğinde görülmüştür, Davacı tarafın hasarı usulüne uygun olarak ihbar ettiği de buna ilişkin bilgi ,belge ve sigorta şirketi kayıtlarınca açıktır.
Mahkememizce ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 07/01/2024 tarihli raporda aracın perte ayrılmasının uygun olacağı ve sovtajın davacıda kalması halinde aracın piyasa değeri olan 950.000,00 TL ve 400,000,00 TL sovtaj bedeline göre 550.000,00 TL zarar oluşacağı yönünde hesap ve görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından rapora göre dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırılmış ve harç tamamlanmıştır. Davalı vekilinin rapora karşı itirazları ise özellikle aracın sovtajının davacıda kaldığının anlaşılması, ekspertiz raporu da düşünüldüğünde aracın perte ayrılmasının daha ekonomik olduğu gibi, raporda yapılan hesabın da piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu ve gerçek zararı yansıttığının kabul ve takdir edilmesi karşısında yerinde görülmemiştir.
Böylece somut olayda kaza, kazanın oluş şekli ve zarara ilişkin olarak düzenlenen; gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde belirlenen zararın ve devrilme hadisesinin poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve hasarın doğru şekilde ihbar edildiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Binaenaleyh davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep arttırım işlemi, taleple bağlılık ilkesi, TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi ve kasko sigortalı aracın ticari vasfına göre avans faizi de istenebileceği gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile.
550.000,00 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olan 22/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK.
3, TTK,1401 vd.1427/2, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26,27, 29, 30,31,33, 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddeleri gereğince davalı sorumlu tutulmuştur.
Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/85, K. 2024/597, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama