KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/85
- Karar No
- 2024/701
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
Karar Metni
1.338 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/85 Esas
KARAR NO:2024/701
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ: 02/02/2023
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil ---- ile dava dışı kredi lehtarı----- arasında ---- akdedildiğini, yine davalı asıl borçlu ----- de sözleşme imzalandığı, İşbu bu sözleşmeyi davalı ------müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşmeler kapsamında davalı şirkete muhtelif kredi kullandırıldığı,----- borcun depo edilmemesi üzerine ------ no.lu ihtarı ile kredi hesaplarının kesilip kat edildiğini, ihtarname davalıların gösterdiği tüm adreslere gönderildiğini ve borcun ödenmediğini, ------sayılı dosyası ile alacağın tahsili için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiğini,
aynı zaman ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da ----dosası ile ilamlı icra takibi açıldığı, davalı/borçluların, asıl borca ve takibin tüm fer'ilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, ------arasında çapraz kefalet ilişkisi bulunduğu için, her iki firmanın asıl alacak, işlemiş faiz ve ferileri toplamı üzerinden icra takibine geçildiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan takipte sadece ------ kullandırılan kredi borçları talep edildiği,
bu nedenle takipler istenilen miktarlar birbirinden farklı olduğunu, davalılar anapara borcunun 509.426,16 TL'lık kısmı ile işlemiş faiz ve ferilerine itiraz ettiklerini, talep edilen faizin sözleşmenin 4.2 m. göre ticari kredilere uygulanan %28 oranındaki en yüksek faizin %50 fazlası mertebesinde %42 oranında olduğunu, sözleşmenin 5.1 m. göre müvekkili bankanın defter ve kayıtlarının yegane delil olacağının taahhüt edildiğini belirttiğini, müvekkili bankanın 11.050.830,38 TL nakit alacağı üzerinden itirazının iptalini,
takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla -----dosyası ile takip açıldığı, öte yandan yine -----dosyası ile de takip açıldığını, işbu takiplerde istenilen anaparanın birbirinden farklı olduğunu, yine işlemiş faizlerinin de aynı olmadığını, takibin ------ açılması gerektiğini, sebebi aynı olan takiplerde istenilen miktarlar birbirinden farklı olduğu, bu sebeple anapara bazında fark tutarı 509.426,16 TL itiraz edildiğini, talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu, usulüne uygun bir temerrüt oluşmadığı için temerrüt faiz oranına itiraz edildiğini, bu bakımdan aparanın 509.426,16 TL'lık kısmına, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz edilerek,
davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkememizce 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacı alacaklı banka ile dava dışı kredi lehtarı ------ firmaları arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini, bahse konu işbu sözleşmeleri davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduklarını(Yani karşılıklı çapraz kefalet ilişkisi kapsamında), anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin kararlaştırılan süre içeşisinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler de dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiğini,
davalı/Kefillerin Sorumluluğu: davalı kefilin/lerin kefalet sözleşmesinde gösterilen kefalet limitlerinin 115.000.000,00 TL ile 5.530.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 42.714.416,67 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefilinlerin kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olarak ----- borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceğinin Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde;
fazlaya ilişkin 2.401.947,67 TL'nin (53.482.433,42 -51.080.485,75 -) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 42.653.268,63 TL tamamen ödeninceye kadar, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla sözleşmesel olarak yıllık (emsal içtihatlar kapsamında belirlen) 432,40 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceğini, davalılar anaparanın sadece 509.426,16 TL'lık (42.941.029,20-42.431.603,04-) kısmına itiraz etmiştir.
Zira faiz ve ferilerinin tamamına itiraz edilmiştir. Yani anaparanın 42.431.603,04 TL'lık kısmı davalıların kabullerindedir.
Anapara miktarının 42.653.268,63 TL olarak belirlendiğini, dolayısıyla hesaplamada belirlenen anapara miktarı kabulün altında değil, üzerinde olduğunu, dolayısıyla davalıların hesaplanan alacaktan müteselsilen sorumlu olduklarını, çek karnelerinin bilakis verildiği davalı asıl borçlu --------gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden sorumlu olduğunu, diğer davalı kefillere gelince, özellikle kefalet sözleşmesinin 10 m. Kapsamında davalı kefillerinde çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden müteselsilen sorumlu sayılabilecekleri düşünülmekte ise de, Yargıtay uygulamaları kapsamında nihai takdirin sayın mahkemeye ait olduğunu,
teminat mektupları dava dışı asıl borçlu ----adına verildiğini, yani risk bedeli 7.245.000,00 TL lehtar------üzerinden takip edildiğini, dolayısıyla asıl borçlu dava dışı ------ firması olduğunu, davalı kefillerin (davalıların tamamı) teminat mektubu bedelinin depo edilmesi yönünden sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığı nazara alındığında, bu durum Yargıtay uygulamaları da gözönüne alındığında davalı kefillerin teminat mektubu bedelinin (7.245.000,00 TL) depo edilmesinden sorumlu sayılamayacakları her ne kadar düşünülmekte ise de, konunun nihai takdiri sayın mahkemeye ait olduğunu,
dava tarihinden sonra olmak üzere toplam 2.450.468,96 TL'lık kısmi tahsilat sağlandığını,-----İşbu tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle kredi çerçeve sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, taraflar arasında akdedilen kredi çerçeve sözleşmesi banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; davacı banka ile dava dışı ------ imzalandığı bu sözleşmeye istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığı, ------davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile bankayla kefalet sözleşmesi imzaladıkları, asıl borçlu ve kefillerin ödeme planına göre vadesinde kredi borcunu ödemediklerini buna göre davacı banka tarafından ------ yevmiye nolu ihtarnameleri ile alacağın kat edildiği,
ihtarnamenin dava dışı kredi lehtarı şirket ile davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, bu nedenle hesap kat ihtarı ile ödeme için verilen 1 günlük mehil süresi bitimine mutabık davalıların 10/06/2022 tarihi itibari ile temerrüde düşürülmüş sayılabileceği, bilirkişi tarafından nakdi krediler bakımından temerrüt faiz oranının emsal içtihatlar kapsamında %32,40 oranınında temerrüt faizi ve bu oran üzerinden %5 gider vergisi (BSMV ) ile birlikte istenebileceği şeklinde tespitte bulunulduğu, emsal kararlar esas alınarak bilirkişi raporunun temerrüt faizi ve gider vergisi yönünden bulunduğu tespit hükme esas alınmıştır.
Davacı banka gayrinakdi alacakların depo edilmesi talebinde bulunmuş ancak taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden dava dışı şirket sorumlu olup davalı kefillerin çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden sorumlu olamayacakları teminat bedelinin depo talebine ilişkin olarak da sorumluluğun asıl borçlu dava dışı ------- olduğu,
kefalet sözleşmesinde de teminat mektubu bedelinin depo edilmesi yönünde açık hüküm bulunmadığından teminat mektubunun depo edilmesinden kefil sıfatına sahip olan davalıların sorumlu sayılmayacakları, dava tarihinden sonra toplam 2.450.468,96 TL 'lik kısmı tahsil sağlandığından işbu tahsilatın da dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerektiği kanaatine varılmıştır, davacı taraf davasını 509.426,16 TL üzerinden asıl alacak üzerinden harcını yatırmış olup,
davalılar vekili icra dairesine vermiş olduğu dilekçesinde ana para borcu için 42.431.603,04 TL 'lik kısmına itirazının olmadığını ve bu miktar yönünden takibin devamına muvafakat ettiğini ana para olan 42.431.603,04 TL yönünden takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, bu talep nedeniyle de davacı kesinleşmeyen 509.426,16 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali davasını açmış olup, yargılama giderleri vekalet ücreti bu miktar üzerinden hesap edilmiştir.
Davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hükmolunan alacak likit olduğundan hükmolunan alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalılardan müştereken tazminatı ile davacıya ödenmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/85, K. 2024/701, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama