İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/86 K.2024/175

Davacı vekili tarafından 10/10/2024 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2023/86Karar2024/175Tarih24 Eylül 2024Okuma15 dk · 3.061 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
24 Eylül 2024
Esas no
2023/86 Esas
Karar no
2024/175
Dava
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
Dava tarihi
10/10/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.061 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

Davacı vekili tarafından 10/10/2024 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde; “...” markasının, Türk Patent Enstitüsünün... marka no su ile 04.07.2011 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle 17.10.2012 tarihinde Müvekkili adına tescil edildiğini, yine, Müvekkilli'ne ait “...” markasının internet adreslerinin İzmirmezar.com, http://www....com.tr ve http://www.....com olduğunu; arama motoruna "...” yazıldığında, Davalılara ait,....com, www....com ,http://www.....com, ...com, www.....com, www-....net, Www....com, www..... com alan bağlantılarının “...

Yapım” ibaresiyle çıkmakta olduğunu, bu sitelerin iletişim bilgilerinde “... Yapım" açıklaması altında Davalıların isimleri, telefon numaralarının yer almakta ve internet sitesinin açılış sayfasında aynı logo ve “... YAPIM” ibaresi bulunmakta olduğunu. Davalıların internet sayfasında "..., İzmir merkezde ilçe ve köylerinde mezar yapım firması olarak hizmet vermektedir” yazdığını. Davalıların çalışma yerlerinin "...” tabelasının bulunduğu yerde.

Belediye Kent Mezarlığı (Eski Bornova Mezarlığı)nda olduğunun, Müvekkili'nce haricen öğrenildiğini.

Davalıların, Müvekkili'ne ait tescilli “...” markasını, herhangi bir lisans sözleşmesine dayanmaksızın, belirtilen internet adreslerinde haksız, kötü ve uygun olmayan ve tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanarak, Müvekkili'nin marka itibarını zarara uğratmakta olduğunu; hatta, Davalıların, Müvekkili'nin yapmış olduğu mezarları, mezarlıktan fotoğraflayıp, kendileri yapmış gibi internet sitelerinde sergilemekte olduklarını.

Müvekkili'nin müşterisi ...'nın, yaptırmış olduğu mezarın resmini, Davalılara ait internet sitesinde görüp, Müvekkili'ne haber verdiğini.

Davalıların internet sitelerinden alınmış mezar resimlerinin dilekçesinde sunulduğunu; bu resimlerin, Müvekkili'nin marka hakkın tecavüz edildiğinin ve tüketicinin aldatıldığının en açık kanıtı olduğunu; benzer şekilde, ..., ...,... ve diğer birçok mezar resimlerinin de dilekçesi ekinde sunulduğunu; yine, Müvekkili'nin, teklif almak için arayan Müşterilerinin, daha sonra Müvekkili ile çalışmak için aradıklarında, Müvekkili'nin, Davalılara ait internet siteleri nedeniyle işi kendisine verdiklerini sanıp, Davalılar ile anlaşma sağlayanların olduğunu öğrenmiş olduğunu.

Davalıların internet

sitelerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin logosu bulunmakta ise de Davalıların Büyükşehir Belediyesi ile bir anlaşmasının bulunmadığının, Müvekkili'nce öğrenildiğini. Davalıların Belediye logosunu da tüketiciyi yanıltmak için kullanmış olduklarını.

Davalıların, Müvekkili'nin tescilli markasını, bu markaya konu iş ve beraberindeki kompozisyon özellikleri ile birlikte kullanarak, Müvekkili'nin markasına iltibas ve tecavüz yaratarak TTK'nun 56. ve 57. maddelerindeki haksız rekabette bulunmakta olduklarını.

EK 4 te Davalılara ait internet sitelerinin ana sayfasının görüntüsünün bulunduğunu; bu sayfada Müvekkili'ne ait tescilli markanın birebir kendisinin kullanılmış olduğunu; "...da güven" “...da uzman kadro” ibareleriyle ve “...” ifadesinin yazı metninde koyu ya da altı çizili yazılması suretiyle, Davalıların internet sitesinde, Müvekkili'nin marka unvanının çıkmakta olduğunu; marka hakkına tecavüz ederek, kendi sitelerini daha fazla ziyaret ettirerek ve satış yaparak haksız rekabette bulunup Müvekkili'nin zararına yol açmış olduklarını.

Davalılara ait dilekçesinde belirtmiş olduğu internet sitelerinin http://www....com/ adresli ve... Ltd. Şti. (... İzmir) unvanlı şirket tarafından yapıldığının, Müvekkili'nce haricen öğrenildiğini.

Markaya tecavüz nedeniyle Müvekkili'nin müşteri sayısının azaldığını; tecavüz durumunun tüketiciye açıklanması, tecavüz dolayısıyla zedelenen ayırt edici gücü ve itibarı yeniden sağlamlaştırmak için yeni reklâm kampanyaları yapmış olduğunu; internet sitesinde değişime/yenilemeye gittiğini.

Müvekkili'nin markasını yalnız ve bizzat kendisi kullanabilmiş olsaydı, muhtemel kazancı çok daha fazla olacağın; bu nedenle yoksun kalınan kazancın, 556 sayılı KHK.nin 66/b maddesi uyarınca, marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre hesaplanmasını tercih ettiklerini. Müvekkili'nin maddi zarar hesabının, Davalıların defter ve kayıtları ile elde ettiği kazancının tespiti ile mümkün olacağını.

556 sayılı KHK.nin 61/c maddesi uyarınca Davalıların eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin açık olduğunu; bu eylemin Müvekkili'nin satış tutarını olumsuz şekilde etkileyeceğinin kuşkusu olduğunu. Davalıların, Müvekkili'nin uğrayacağı zararı karşılamak zorunda olduğunu; bu nedenle Davalıların markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanç karşılığının talep edildiğini.

Tecavüzün giderilmesi ve maddi-manevi zararın tazmini talebi ile ilgili olarak, "..." markasına vaki tecavüzün ve

Haksız rekabetin durdurulması ve önlenmesine Davalılara ait....com, ....com, www.....com, www.....com, http://www.....comww-....net, www-....net, www-.....com, www.....com adresli internet sitelerine erişimin engellenmesini, iltibas yaratan internet sitesi açılmaması ve kullanılmamasını, Müvekkili'nin tescilli markasına ait ....com, http://www.....com.tr ve http://www.....com internet sitesindeki görsellerin ve Müvekkili'nin yapmış olduğu mezarların fotoğraflanıp kendi internet sitelerinde kullanılmamasını.

Müvekkili'nin uğradığı kazanç kaybı ve maddi zararlara ilişkin olarak bilirkişi marifetiyle yapılacak tespitteki ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek ve artan eksilen oranlarda reeskont faizi ile birlikte Davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini.

Müvekkili'nin, tecavüz nedeniyle yoksun kaldığı kara ilişkin olarak bilirkişi Marifetiyle yapılacak tespitteki ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL yoksun kalınan karın, dava tarihinden itibaren işleyecek ve artan eksilen oranlarda reeskont faizi ile birlikte Davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yoksun kalınan kazancın marka hakkına tecavüz edenlerin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre hesaplanmasını tercih ettiklerini;

marka hakkı sahibi teşebbüsün itibar, güven ve imaj kaybının giderilmesi için 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ve artan eksilen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalılardan Müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini; belirtilen internet adreslerine erişimin ve mark hakkına tecavüz teşkil eden fillerin, karar kesinleşinceye kadar engellenmesini; iltibas yaratan internet sitelerinin açılmamasını ve kullandırılmamasını.

Müvekkili'ne ait internet sitesindeki görsellerin ve Müvekkili'nin yapmış olduğu mezarların fotoğraflanıp, kendi internet sitelerinde kullandırılmamasını. Davalılara aleyhine verilecek mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı ...'in, Davalı ...'in kardeşi olması dışında “... yapım"la hiçbir alakası olmadığını; vergi Mükellefi olan kişinin ... olduğunu; dolayısıyla, dilekçesi içeriğinde sunduğu Yargıtay ....HD'nin 04.05.2016 tarihli, ... E., ... K., kararı da dikkate alındığında, ... yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini.

Davacı tarafın, firma adının “...” olduğunu belirtmiş ve buna ait belgeyi dava dilekçesi ile beraber sunmuş olduğunu; söz konusu belge incelendiğinde, marka bilgileri kısmında, firmaya ait sınıf belirtilirken bu sınıfın 19. Sınıf yani inşaat, yol yapım, tamirat, kaplama amaçlarıyla kullanılan kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, alçı gibi malzemeler, Beton, alçı, toprak, kil,..... gibi devam ettiğini yani bu firmanın mezar yapım noktasında bir marka sınıfına ait olmadığını; dava dilekçesinde Davacı yanın belirttiğinin aksine marka hakkına bir tecavüzün olmadığını açıkça göstermekte olduğunu;

taraflar arasında bir markaya tecavüzün söz konusu olabilmesi için bu markaların benzer nitelikte iş kollarında hizmet veriyor olmaları gerektiğini.

Davacı Taraf'ın Türk Patent Enstitüsü'nden aldığı belgenin, tarafların farklı kollarda hizmet verdiğinin açıkça ortaya koyduğunu; herhangi bir tecavüzün varlığının sadece, Davacı tarafından Müvekkili'ne ait markaya yönelik olduğunu; söz konusu marka bilgileri incelendiğinde, Davacı tarafın marka sınıfını aşar nitelikte işler yaptığının açıkça ortaya çıkacağını; bu nedenlerle, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini.

Davacı Taraf'ın, dava dilekçesinde özetle Müvekkili tarafından, Davacı'ya ait “...” firmasının marka hakkına tecavüz gerçekleştirildiği, bu tecavüzün birden fazla internet sitesi oluşturmak, oluşturulan bu siteler içerisinde Davacı'ya ait firmanın isminin geçirmek ve referanslar bölümünde Davacı tarafından yapılan mezarların kullanılması şeklinde tecavüzün yapıldığının belirtildiğini; söz konusu firmanın, Davalı Müvekkili'ne ve kendilerine ait olan siteleri belirttiğini.

Davacı tarafın, kendilerine ait olan siteleri belirtirken eksik olarak sadece 3 adet siteden bahsetmiş olduğunu; ancak Davacı'ya ait sitelerin taraflarınca yapılan araştırmalar sonucu bulunduğunu; ....com, http://www -....com.tr, .....com.tr,....com, ....com, ....com, ....com,....net uzantılarının her birinin Davcacı Taraf'a ait olup, bu sitelerin iletişim bilgilerine girildiğinde, Davacı Taraf'a ait iletişim bilgilerinin gözüktüğünü.

Davacı taraf dilekçesinde, yaptığı mezarın Müvekkil tarafından kendi yapmış gibi gösterilerek sitesine koyduğunu ve bunun açıkça bir ihlal oluşturduğunu belirtmiş ise de, Müvekkili'ne ait sitenin referans bölümünde yer alan bu resimlerin, tamamen Müvekkili'nin bilgisi dışında çalışanlar tarafından eklendiğini, olaydan Müvekkili'nin haberi olduktan sonra derhal siteden çıkartıldığını;

söz konusu ihlali hiçbir şekilde kabul etmemekle beraber, bilindiği üzere endüstriyel tasarımın, bir ürünün tamamının veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, biçim, doku, malzemenin esnekliği veya süslemesi gibi insan duyuları ile algılanabilen çeşitli unsur veya özelliklerin oluşturduğu görünüm olduğunu; bir malın kişiye ait olması ve bunun kullanılması sonucu ortaya çıkacak ihlallerin önlenmesi için kişinin endüstriyel tasarım belgesi almasının zorunlu olduğunu.

Davacı tarafın belirttiği tasarımın kime ait olduğu belli olmayan bu mezarın yapımı veya görsel olarak sergilenmesinin hiçbir ihlal unsurunu oluşturmadığını; yaptıkları araştırma sonucu Davacı tarafa ait hiçbir mezarla ilgili bir endüstriyel tasarım belgesinin söz konusu olmadığını.

Müvekkili'ne ait internet sitesinde yer alan site içerisindeki sekmelerde Davacı Taraf'a ait olan markanın adının kullanıldığından bahsedildiğini; davacı tarafın marka bilgileri incelendiğinde markanın tam adı ....com ya da ... şekil olduğunun anlaşıldığını. Türk Patent Enstitüsü'nden alınan belge incelendiğinde Davacı tarafa ait markanın ... olmadığının görüleceğini. Müvekkili'ne ait sitede yer alan ...da güven, ...da Uzman Kadro, gibi ibarelerin, Neden ...

Yapımı seçmeliyim sekmesinin altında yer aldığını ve burada kastedilen firmanın ... Yapım olduğunun açık olduğunu. Davacı taraf belirttiğinin aksine, kendisinin, Müvekkili'ne ait markaya tecavüz ettiğini ve sitesinde açıkça sataşmalarda bulunduğunu.

Müvekkili'ne ait sitede yer alan ...da Güven başlığının altında Müvekkili'nin işi bitirmeden ücret almadığını belirtmesi üzerine, Davacı Taraf sitesinde “önceden para vermemek kaliteli ve ucuz anlamına gelmez” şeklinde tüketiciyi yanıltacak ve markaya karşı ihlal teşkil edecek şekilde beyanlarda bulunduğunu. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait logonun kullanılması veya kullanılmamasının İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Müvekkili arasındaki bir ilişki olduğunu.

Davacı'nın yanlış olduğunu beyan ettiği şeyi, kendi sitesinde kullandığını. Müvekkili'ne ait marka bilgileri incelendiğinde beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller.

Mermer, granit, doğal taş ve mezar yapım işleri olarak marka başvurusunun yapıldığının görüleceğini; oysa Davacı'ya ait marka bilgilerine bakıldığında sadece üretim amacıyla yapılmış bir marka başvurusu ve bunun sonucunda alınan marka bilgilerinin gözükeceğini; markanın da dava dilekçesinde belirtildiği gibi ... olmadığı aslında ....COM ya da ... ŞEKİL olduğunun bariz olduğunu belirterek davanın reddine kara verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı adına tescilli... nolu "..." markasının davalılar tarafınca iltibas suretiyle marka hakkına tecavüz edilip edilmediği tespiti durdurulması yoksun kalınan kâr, manevi zarar taleplerinin haklı yerinde bir talep olup olmadığı hususlarına ilişkin yapılan yargılama sonucunda verilen kararın, İzmir .... Hukuk Dairesinin kaldırması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda;

Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir.

İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması

(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:

a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.

b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif

edilmesi.

İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.

c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.

d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.

e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.

İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.

(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:

a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.

b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.

c) Tecavüz fiillerinin durdurulması, Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.

d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.

Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.

Madde 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. CJEU ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.

Somut olayda. Davacı adına yukarıda tescil numarası belirtili olan markanın süresinin dava tarihi itibariyle devam ettiği ve 6769 sayılı yasanın SMK kapsamında koruma kapsamında olduğu şekil+... yapım ibaresini taşıyıp 19,35,37 ve 45. sınıflarda tescil olduğu davalının ... ibarelerini iltibas oluşturacak şekilde İnternet ortamında 10/08/2015 tarihinde kullandığı,

davalının www.....com sitesi üzerinde mezar taşlarında ölüm yılı olarak 2015 ve 2018 yılını belirten mezar ve mezarların görsellerine ilişkin yazılı rakamlar mezar fiyatlarının bilirkişi raporunda da tespit edildiği dosyadaki tüm bilgi ve belgeler kapsamında davalının İnternet sitesindeki paylaşımlarıyla davalılarının davacının markasına tecavüzde bulunduğu dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporuyla anlaşılmış olup davalıların davacıya ait markaya tecavüz ettiğinin tespitine ayrıca bu durumun TTK 54-55 maddelerinde düzenlenen haksız rekabet oluştuğunun tespitine,

yoksun kalınan kazancın davacının talebiyle bağlı kalmak suretiyle 2.000,00 TL'nin tecavüz tarihi olan 10/08/2015 tarihinden itibaren yasal faiz ile davacının manevi tazminat talebinin ise; davalının kusur derecesi, davacının markasının tanınmışlığı, davaya konu markaların kullanıldığı ürünlerin nitelikleri kriterleri bir bütün olarak değerlendirmek suretiyle 5.000,00 TL'nin 10/08/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine kâr kaybı oluşmadığından kar kâybı talebinin reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının kısmen kabulüyle; davalının davacıya ait marka hakkının ihlalinin tespitine ve önlenmesine, ayrıca bu durumun haksız rekabet oluştuğunun tespitine,

2-Maddi zarar kalemleri içinde yer alan talebiyle bağlı kalmak suretiyle 2.000,00 TL yoksun kalınan bedelin 10/08/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan alınıp davacıya verilmesine,

3-5.000,00 TL manevi zararın 10/08/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan alınıp davacıya verilmesine,

4-Kâr kaybı oluşmadığından bu yöndeki talebin reddine,

5-Alınması gereken 427,60 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 29,20 harçtan mahsubu ile 398,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20 TL peşin harcın davalıdan alınarak, davacı tarafa ödenmesine,

6-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (tecavüzün tespiti yönünden) hesap ve takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat kabul yönünden) hesap ve takdir edilen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı ... duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminatın reddi yönünden) hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (manevi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 5000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10-Davalı ... duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre ( kar kaybının reddi yönünden ) hesap ve takdir edilen 2000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-Davacı tarafından yapılan 7811,08 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 6248,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,

12-Davalılar tarafından yapılan 234,57 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 46,91 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,

13-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 24/09/2024

Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/86, K. 2024/175, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Savunma
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/86
Karar No
2024/175
Tarih
24 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/86 K.2024/230
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/86 K.2024/528
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/87 K.2024/686
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/87 K.2024/472
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/87 K.2024/242
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/89 K.2024/649

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.