KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/87 Esas
- Karar no
- 2024/242
- Dava
- Tasarım hakkına tevazün tespiti&tazminat
- Dava tarihi
- 03/02/2017
- Karar tarihi
- 03/11/2020
Karar Metni
3.197 kelime·16 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili tarafından 03.02.2017 tarihili dava dilekçesi ve Birlesen Dava cevaplarında Özetle. Uzun yıllardır cam desen tasarımı yapan müvekkil firma tarafından TPE nezdinde ... nosu ile tescilli “...” ve davanın açıldığı tarihte tescilsiz olup sonradan tescil edilen ’’...” isimli cam desen tasarımlarının, İzinsiz olarak, iltibas yaratacak şekilde benzer şekilde, taklidinin üretildiği, ticari satışının yapıldığım, ... 4. FSHHM’nin ...
D.iş kapsamında düzenlenen Bilirkişi Raporu ile benzerliğin ve tasarım haklarına tecavüz eyleminin gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, müvekkilin uğradığı zararın tazmini için her iki tasarım için ayrı ayrı 5.000-TL olmak Üzere toplam 10.000-TL tazminatın davalıdan tahsiline, Ürünlere el konulmasına karar verilmesini, Birleşen Dava Yönünden.
Davalı tarafından, dava konusu tescilli desenin önceden çizilmiş desenin benzeri olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tasarımın özgün olduğunu, iddianın hukuki dayanağı olmadığını, birleşen davanın reddini talep etmişlerdir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından tescilsiz olarak üretildiği beyan edilen “...” isimli desenlerin piyasada birçok firma tarafından kullanılan "...” gibi isimlerle bilinen desenler olduğunu, 1957 yılında bugüne Paşabahçe firması tarafından kullanıldığını, desenlerin yenilik, ayırt edicilik şartını taşımadığım, davanın haksız rekabete aykırı olduğunu, asıl davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA Davacı-asıl davada davalı vekili, dava dilekçesi ile; davalı tarafın müvekkili aleyhine ... 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında "..." isimli cam desen tasarımı ile ilgili tecavüzden bahisle dava açtıklarını, bu davada "..." isimli cam desen tasarımının TPE nezdinde ... no ile davalı adına tescilli olduğu belirtilmiş ise de "..." isimli tasarımın ilk kez davalı tarafından kullanılmadığını, yenilik ve ayırt edici özellik taşımadığını iddia ederek davalı adına tescilli ... nolu tasarım tescilinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Bilirkişiler ..., ..., ... 26/09/2018 tarihli bilirkişi raporlarında; ... firmasının "..." İsimli ... no lu tescilli desen tasarımın yeni ve ayırt edici niteliklere sahip olduğu ve "..." İsimli tasarımının davalı (karşı davada davacı) tarafın süsleme desen tasarımı ile ayniyet derecesinde benzer olduğu, ... firmasının "..." İsmi ile andığı desen tasarımının tescili bulunmadığından,
desen Üzerinde her iki taraf için değerlendirme yapılamayacağı, Dosyada belirtilen, ... alt olduğu söylenen... adreste kişi adına tanımlı bir vergi mükellefiyeti bulunmadığından mahkeme tarafından istenen, davacının seçmiş olduğu lisans kapsamında taraf ticari defter ve belgeleri ve ciroları ile ITO'dan gelen yazı İçeriği dikkate alınarak cironun %15 ‘inin emsal lisans alınması konusunda gerekli çalışma yapılamamış olup, davanın adreste bulunan vergi mükellefi ...'a yöneltilerek bilirkişilere defter ve belgeleri üzerinde inceleme yetkisi verilmesi halinde, ...'ın defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılabileceğini bildirilmişlerdir.
Bilirkişiler .., ..., ... 21/06/2019 tarihli bilirkişi raporlarında;
Birleşen dava Yönünden; Davacı tarafından tescilli... nolu “...” cam ürünü için desen tasarımı ile “...” isimli “cam ürünü için desen tasarımının”; ayırt edicilik ve yenilik niteliklerine sahip tasarımlar olduğunu,
Asıl Dava Yönünden; Davacı tarafından tescilli ... nolu cam ürünü için desen tasarımı ile “...” isimli “cam ürünü için desen tasarımının” 6769 Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında; tescilli ve tescilsiz tasanm korumasına ilişkin maddeler gereğince; değerlendirilebilecek koşulların var olduğu, Davalı adresinde tespit edilen cam ürünleri üzerindeki desenlerin, ...nolu “...” ve “...” İsimli “cam ürünü için desen tasanmlan” ile iltibas yaratacak kadar benzer olduğunu bildirmişlerdir.
Mali Bilirkişi ... 14/01/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda; Davacı tarafın tazminat yöntemi seçimi olan, Sınai Mülkiyet Kanununun 151/2-c maddesi gereğince; "Sınai mülkiyet hattına tecavüz edenin, bu hattı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış alması halinde ödemesi gereken lisans bedeli" esası kapsamında ve İTO’dan gelen yazı içeriğindeki “lisans sözleşmesinin olmadığı durumlarda davaya konu olan markanın cirosunun %15‘inin emsal lisans bedeli olarak tespit edileceği" görüşü kapsamında; Yıllar İtibariyle, dava konusu ... ve ... desenli ürünler ile ilgili “Satış Ciroları” ve buna bağlı olarak, %15 “Emsal Lisans Bedeli” hesaplamalarının
2015 Yılı Cirosu -624.048,16 TL. (%15) Emsal Lisans Bedeli = 93.607,22 TL.
2016 Yılı Cirosu- 596.995,49 TL. (%15) Emsal Lisans Bedeli - 89.549,32 TL
2017 Yılı Cirosu -545.969.04 TL (%15) Emsal Lisans Bedeli - 81.895,35 TL
TOPLAM CİRO =1.767.012,69 TL , TOPLAM LİSANS BEDELİ = 265.051,89 TL olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi ... 16/07/2020 tarihli2.Ek bilirkişi raporunda; bir önceki ek rapor ile aynı ciro ve toplam emsal lisans bedellerini belirtmiş, ürün bazında yıllık ciro ve satış miktarı ile cironun %15 ine göre yıllara göre hesaplama yaptığını bildirmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalık asıl davada, Davacının TPE nezlinde ... nolu tescili "..." ibareli cam desen tasarımı ile "..." ibareli tescilsiz cam desen tasarımı bulunduğunu, davalının cam desen tasarımlarını iltibas yaratacak şekilde kendi ürettiği ürünlerde izinsiz ve haksız olarak kullandığını ve satışa sunduğunu her bir tasarım için şimdilik 5.000 TL den 10.000 TL maddi tazminatın 151/2-c kapsamında (lisans seçimi) kapsamında davalıdan alınarak davacıya ödenmesi, tasarımdan doğan haklara tecavüzün durdurulması, tespiti önlenmesi ve el konulması istemine ilişkin olup birleşen dava konusu; 2011/02478 nolu tasarım tescilinin hükümsüzlüğünü ilişkindir.
Kaldırma ilamı öncesinde yapılan yargılama neticesinde, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı-birleşen dosyada davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuş, mahkememizce verilen karar aşağıda belirtili gerekçeler ile kaldırılmıştır.
"Husumet, dava şartı olup her aşamada re'sen dikkate alınır. HMK 124/3.maddesine göre ise; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. HMK 124/4.maddesinde de; "Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." şeklinde düzenlenmiştir.
Davadan önce davacı tarafça ... 4.FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyasında delil tespit talebinde bulunulduğu, karşı taraf olarak davalı ...'ın ismi belirtilerek yerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alındığı, tespit raporunun davalıya 03.12.2016 Tarihinde bizzat tebliğ edildiği, davalının herhangi bir husumet itirazında bulunmadığı, yine iş bu davaya cevap ve 2.cevap dilekçesinde de bu yönde itirazının bulunmadığı, bilirkişi raporundan sonra husumet itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilirkişilerin raporlarında "dosyada belirtilen, ... alt olduğu söylenen ... adreste kişi adına tanımlı bir vergi mükellefiyeti bulunmadığı", adreste bulunan vergi mükellefinin ... olduğu belirtilmiş, mahkeme kararında da dava dışı vergi mükellefinin davalının eşi olduğuna da değinilerek husumet itirazı reddedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; tecavüze konu olduğu iddia edilen işletme davalıya ait değil ise de, dosyada mevcut belgelere göre dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmaktadır. Davacı vekili, 18.10.2018 tarihli dilekçesinde "davanın ...'a yöneltilmesi gerekli olmadığından ek rapor alınmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın ...'a yöneltilmesi için süre verilmesini" talep etmiştir. Bu durumda HMK 124/4. maddesi gereğince davacı vekiline üçüncü kişiyi davaya dahil etmesi için süre verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte davacı iddiasını tescilsiz tasarımına da dayanmıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan SMK 55/4.md göre; ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak korunur. Kanun'un 56.maddesi. Tescilsiz tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Kanun'un 59/2. maddesi.
"Tescilsiz tasarım, sahibine birinci fıkrada belirtilen fiilleri engelleme hakkını sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir.
Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mümkün olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez." Yine Kanun'un 69/2; " Tescilsiz tasarımların koruma süresi, koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda tescilsiz tasarımın koruma şartlarının olup olmadığı yönünden mahkemece re'sen inceleme yapılarak Kanun'da öngörülen koşullarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir."
Kaldırma ilamı iki hususa dayanmakta olup, ilkinin asıl dava dosyasında HMK 124. Maddesinin tatbikinin yapılmaması, ikincisinin ise tescilsiz tasarım yönünden koruma şartlarının olup olmadığına ilişkindir.
Mahkememizce kaldırma ilamı çerçevesinde gerekli inceleme yapılmış, evvela asıl dava dosyası yönünden dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması sebebi ile davacı yana davalı ...'ı davaya dahil etmesi için süre verilmiş, süresi içerisinde talepte bulunulması hasebiyle HMK 124/4 maddesi gereğince yeni davalı olarak ... geçmiş, bu durumda asıl davada davalı sıfatı kalmayan eski davalı ... yönünden olumlu yahut olumsuz hüküm kurulmasına yer olmadığına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Mahkememizce diğer kaldırma ilamına dayanak husus yönünden yeniden yargılama yapılmış ve bilirkişi kök ve ek raporu alınmış, alınan bilirkişi raporları ile;
Davacı şirket adına Türk Patent Enstitüsünde ... numara ile tescilili ''...'' isimli cam desen tasarımının davalı yanın kullandığı cam desen tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğu ve iltibas yarattığı gerek kaldırma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporu ve mahkeme kararı gerekse de kaldırma ilamı sonrası alınan 29.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile bir kez daha sabit olmuş, Karşılaştırılan tasarımlarda deseni oluşturan ve ana algıyı oluşturan benzeme ve desen gibi bütün öğeler gerek biçimsel gerekse yerleşim, oran ve birbirleri ile ilişkileri bakımından son derece benzer olduğu, tasarımlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup, tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamakta olduğu mahkememizce tespit edilmiştir.
Buna göre, davacı şirkete ait ''...'' isimli tescilli cam desen tasarımı ile davalı yan tarafından taklit edilmek sureti ile kullanılan cam desen tasarımının ayniyet derecesinde benze olduğu ve tüketici nezdinde iltibas yarattığı/yaratacağı açıktır. Zira ... 4. Fikri Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyasında ve ... 1. Fikri Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyalarında yapılan bilirkişi incelemelerinde de işbu ayırt edilemeyecek derecedeki benzerlik ve iltibas tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı eyleminin tasarım hakkına tecavüz olduğu ve davacı şirketin bundan kaynaklanan zararını tazminle yükümlü olduğu sabittir.
Davacı şirket tarafından kullanılmakta olan ''...'' isimli tescilsiz cam desen tasarımının davalı tarafın kullandığı cam desen tasarımı ile ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğu ve iltibas yarattığı gerek kaldırma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporu ve mahkeme kararı gerekse de kaldırma ilamı sonrası alınan 29.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile bir kez daha sabit olmuş, Karşılaştırılan tasarımlarda deseni oluşturan ve ana algıyı oluşturan benzeme ve desen gibi bütün öğeler gerek biçimsel gerekse yerleşim, oran ve birbirleri ile ilişkileri bakımından son derece benzerdir. Tasarımlar arasında bulunan farklar küçük ayrıntılarda olup, tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmamakta olduğu mahkememizce tespit edilmiştir.
Buna göre, davacı şirkete ait ''...' isimli tescilsiz cam desen tasarımı ile davalı yan tarafından taklit edilmek sureti ile kullanılan cam desen tasarımının ayniyet derecesinde benzer olduğu ve tüketici nezdinde iltibas yarattığı/yaratacağı açıktır. Zira ... 4. Fikri Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında ve ... 1. Fikri Sınai Haklar ve Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyalarında yapılan bilirkişi incelemelerinde de işbu ayırt edilemeyecek derecedeki benzerlik ve iltibas tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı eyleminin tasarım hakkına tecavüz olduğu ve davacı şirketin bundan kaynaklanan zararını tazminle yükümlü olduğu sabittir.
Davalı yan davacı şirketin ''...'' isimli tescilsiz cam desen tasarımının harcıalem olduğuna dair iddiasında bulunmuş ise de;
29.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda; '' Dava dosyasına sunulan deliller incelenmiş ve Davacı-Karşı Davalı tarafa ait ''...'' isimli desen uygulamasının dava dışı kurum ve kişiler kamuya sunulduğunu gösteren sunulmuş bir delil olmadığı tespit edilmiştir. Resen yapılan araştırmalarda Davacı-Karşı Davalı tarafa ait ''...'' isimli desen uygulamasının dava dışı kurum ve kişiler tarafından kamuya sunulduğunu denetlenebilir görsel bir bilgi ve belge tespit edilememiştir.'' tespiti yapılmış ve dava dışı farklı ürün görselleri verilerek tasarımcının seçenek özgürlüğü vurgulanmıştır.
Davalı/ birleşen davada davacı ''...'' isimli cam tasarımının piyasada birçok firma tarafından kullanıldığını, bu desenin cam piyasasına mal olduğunu ileri sürmüş ise de davacı şirket tarafından kullanılan ''...'' isimli cam deseni farklı özelliklere sahip, özgün ve yeni bir tasarım olduğu bilirkişi incelemesi ile sabit hale gelmiştir.
Davalı yan, davacı şirket adına Türk Patent Enstitüsünde ... numara ile tescilili ''...'' isimli cam desen tasarımının tasarımının harcıalem olduğuna dair iddiada bulunmuş ise de;
29.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda; '' ...Dava dosyasına sunulan deliller incelenmiş ve Davacı-Karşı Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 12.04.2011 tarihinden önce kamuya sunulduğunu gösteren sunulmuş bir delil olmadığı tespit edilmiştir. Resen yapılan araştırmalarda Davacı-Karşı Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 12.04.2011 tarihinden önce kamuya sunulduğunu gösteren bir delil tespit edilmemiştir.'' tespit ve değerlendirmesi yapılmıştır.
Davalı ve birleşen davada davacı vekili her ne kadar 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz ile davacı yanın dayandığı tasarımların yenilik ve ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu iddia etmiş ise, asıl davaya dahil olan ... adına sunulan 02/05/2024 tarihli cevap dilekçesi ile bir takım görseller sunulmuş ise de; yenilik unsurunun resen araştırılması gereken bir konu olması hasebiyle davalı yanın sonradan bu konuda delil ibrazında sakınca görülmemiş, bilirkişilerce de alınan tüm raporlarda bu konuda ayrıca resen araştırmaların da yapıldığı, dosya kapsamına alınan 24/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile davalı ve karşı davacı yanın itirazları değerlendirilmiş, alınan ek raporda;
" Dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımlar, “Cam Ürünler İçin Desen Tasarımıdır”. Tasarım ana yapısı itibarı ile birbirini takip eden (pattern) bir ana motiften oluşmakta olup, ana motif desenini oluşturan grafik öğelerin biçimleri, oranları, yerleşimleri ve birbirleri ile ilişkileri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazanmaktadır.
Karşılaştırılan tasarımlarda deseni oluşturan ve ana algıyı oluşturan bezeme ve desen gibi bütün öğeler gerek biçimsel gerekse yerleşim, oran ve birbirleri ile ilişkileri bakımından son derece farklıdır.
Tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda Davacı / Karşı Davalı tarafa ait... başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili ile 02.05.2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan tarih ve kaynak barındırmayan
görseller arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları sonucuna varılmıştır.
02.05.2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan ... sosyal medya hesabı araştırılmış raporun hazırlandığı tarihi itibarı ile bir paylaşımının bulunmadığı görülmüştür.
Bununla beraber 02.05.2024 tarihli dilekçe ekinde yer alan ... sosyal medya hesabında yer aldığı iddia edilen görselin 24 Kasım 2015 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Davacı / Karşı Davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi ise 12 Nisan 2011 dir. Tescil tarihinden yaklaşık dört yıl sonra kamuya sunulduğu iddia edilen bu delilin yenilik kırıcı özelliği bulunmamakta olduğu " tespitleri yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar, dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan araştırmalar ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda;
Davacı / birleşen dava dosyası Davalısı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 12.04.2011 tarihinden önce kamuya sunulduğunu gösteren bir delil tespit edilemediği, Davacı / Birleşen dava Davalısı tarafa ait “...” isimli desen tasarımının, davacı / birleşen dava davalısından önce dava dışı kurum ve kişiler tarafından kamuya sunulduğunu denetlenebilir görsel bir bilgi ve belge tespit edilemediği anlaşılmış, anılı sebeplerle birleşen davanın reddine, asıl davanın ise Davalı eylemlerinin davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
Mahkememizce asıl dava dosyasında verilen 05/04/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden bu aşamada yeniden tedbir kararı verilmesine yer olmadığına karar kesinleştiğinde davaya konu tasarımlarla ihlal teşkil eden davalı elindeki ürünlere el konulmasına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Asıl dava yönünden maddi tazminat talebinin mevcudiyeti sebebiyle Mahkemece emsal lisans araştıması için İTO'ya yazı yazılmış ve cevabi yazı ile cironun %15'inin emsal olabileceği belirtilmiştir...Lisansa göre hesaplama yapılırken lisans bedeli sadece tarafların ciroları dikkate alınarak hesaplanamayacağı, lisans bedeline göre yapılacak hesaplamada emsal lisans bedelleri , taraf ciroları kadar , tasarımın itibarı, başka lisansın olup olmaması, tasarımın koruma süresi gibi etkenlerin de dikkate alınması gerekmektedir.
Kaldırma ilamı öncesi yapılan yargılamada Mali bilirkişi denetime uygun şekilde raporuna faturaları da eklemiş,davacı faturalarında bizzat tasarımların adının yazılması suretiyle satış yapıldığı, ürünlerin miktarı, adetleri ve tasarım isimleri de yazdığından sunulan rapor mahkememizce denetime uygun olarak görülmüş, davacı ve davalının aynı iş kolunda (cam )çalışmaları, davacı tasarımının dava tarihinden önce 2011 yılında tescil edilmiş ve piyasada bilenen bir tasarım olması,
bilirkişilerce tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunun belirlendiği ve dolayısıyla davalının davacıdan izin almadan aynı ürünleri 4.FSHHM’ nin ... değişik .iş dosyasında düzenlenen bilirkişi raporu kapsamına göre iltibas yaratacak şekilde ürünler üzerinde kullandığı, bu durumun tüketici nezdinde iltibasa neden olduğu anlaşılmış olup, davalı yan kusurlu olduğundan maddi zararı gidermek zorundadır.
Tarafların ticari kapasitesi , tasarımın tescilli olduğu tarih ile ihlal tarihinde halen geçerliğini koruması, keza tescilsiz tasarımında halen güncel olup, davacıya ait olması, başkasına ait olduğu yönünde davalı yanca delil bildirilmemiş olması, anonim oldukları yönündeki iddiların raporlar kapsamı ile çürütülmüş olması, davalının ihlalinin davacının her iki tasarıma yönelik bulunması,
günün ekonomik koşullarına göre hükmedilecek tazminatı mütecavizi ödüllendirir derecede olmayacağından , davalının bizatihi cam işi yaptığından , Gelir İdaresi Başkanlığının 14.11.2019 tarihli yazıları ve ekindeki CD ile mali bilirkişinin davalı işyerine giderek düzenlediği 12.6.2019 tarihli tutanakta ...'a ait ticari defter ve belgelerin ibrazından imtina edildiğinin tutanak altına alındığı, bu durumda davacının cirosuna göre inceleme yapılmasının hakkaniyete uygun bulunduğu,
MK 2. Maddesi ve tarafların aynı alanda faaliyet göstermesi hususu da gözetilerek , bam kaldırma ilamı öncesi alınan rapor ile usul ve yasaya uygun olarak gerekli tespitlerin yapıldığı, hak ve nesafet ilkelerine göre toplam davacı cironun %15 i ne göre hesaplanan 265.051.89 TL mahkememizce emsal lisans olarak benimsenmişse de davacı dava dilekçesinde haklarını saklı tutarak her bir tasarım için 5.000’er TL den 10.000 TL talep ettiğinden talep ile bağlı kalınarak 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar Mahkememizin 02/10/2024 tarihli duruşmasında verilen kısa kararda sehven "Mahkememizce verilen 05/04/2028 tarihli ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden bu aşamada yeniden tedbir kararı verilmesine yer olmadığına karar kesinleştiğinde davaya konu tasarımlarla ihlal teşkil eden davalı elindeki ürünlere el konulmasına, " yazılmış ise de, 2028 yılının 2018 yılı olduğu, sehven 1 yerine 2 yazıldığı anlaşılmakla, ilgili kısmın "Mahkememizce verilen 05/04/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden bu aşamada yeniden tedbir kararı verilmesine yer olmadığına karar kesinleştiğinde davaya konu tasarımlarla ihlal teşkil eden davalı elindeki ürünlere el konulmasına, " şeklinde düzeltilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda verilen tashih kararına ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/10/2024
Katip ... Hakim ... · ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/87, K. 2024/242, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama