KÜNYE
T.C. İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Esas no
- 2023/92 Esas
- Karar no
- 2024/158
- Dava
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/05/2023
Karar Metni
2.303 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; hükümsüzlüğü talep edilen ...Tescil numaralı Marka ile Müvekkilinin doğrudan iştigal konusu (...) 12. sınıfta yer almakla davalı tarafın tescil sınıfı ile örtüşmekte olduğunu,... şirketi 1931 yılında Almanya’da kurulduğunu, 1931 yılında bu yana özellikle tekerlek yedek parçaları ve ... üretmekte olduğunu, 1960 lı yıllarda özgün tasarım ve geliştirmeleri için patent dahi alındığını, ... sayılı 1960 tarihli patentin sadece bir örnek olduğunu, ... şirketi 1998 yılında halen müvekkil şirketin iştiraki olan ... şirketi tarafından devralındığını,
2019 yılında ise ... şirketi müvekkilin bünyesine geçmekle ... markasının müvekkiline ait olduğunu, ancak ... markası 1998 yılından beri ... şirketinde, ondan önce de ... şirketi bünyesinde özellikle araba teker ...ı için (12. sınıf) kullanılan bir marka olduğunu, müvekkilinin ..., dünya çapındaki tüm ünlü otomobil üreticilerine ve büyük yedek parça ticaret şirketlerine hizmeti vermekte olduğunu, müvekkilinin otomotiv parça tedariki ile iştigal etmektedir ve alanında dünya pazarında lider konumda olduğunu, bugün halihazırda üç araçtan ikisinde ... otomotive ait parçalar bulunduğunu,
ayrıca Müvekkilinin Formula 1 sınıfının da tek tedarikçisi konumunda olduğunu, https://...com adresinde müvekkil şirket ile ilgili detaylı bilgi verildiğini, bir markanın benzerinin aynı veya farklı sınıflar için dahi olsa tescili 6769 sayılı SMK 6. Maddeye, Paris sözleşmesine ve ...
Anlaşmasına açıkça aykırı olacağını, markanın müvekkilimizin yıllardan beri faaliyet gösterdiği 12. sınıfta tescil edildiği sabit olduğunu, müvekkilinin markasını harfi harfine kullanan “...” ibaresinin aynı sınıfta tescili müvekkilimizin markasının itibarına zarar verici nitelikte olacağını, tüketicilerin başvuruya konu markayı gördüğünde sunulan hizmetin Müvekkil tarafından sunulduğunu düşünerek tercih edeceklerini, davalı adına tescilli ... markası müvekkili tarafından kullanılan ... markası ile birebir aynı olduğunu, bu nedenle SMK 6/1 anlamında iltibas gerçekleşmekte olduğunu, ... markasının 1931 yılında yaratıldığını,
1931 yılından bu yana bu marka farklı tüzel kişilikler tarafından ticaret unvanı ve marka olarak kullanılmakta olduğunu, 1998 yılından itibaren markanın halen müvekkili şirketin iştiraki olan ... şirketi 2019 yılından itibaren ise davacı müvekkil tarafından kullanılmakta olduğunu, dava konusu marka ile 1998 yılında müvekkilin iştiraki olan ... şirketi, 2019 yılından bu yana müvekkil şirket tarafından kullanılan ... markası fonetik olarak aynı olup mal ve/veya hizmet sınıfları bakımından da aynı olduğunu, Nitekim SMK 6/ 3. Maddesi uyarınca.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
Dendiğini, bu kapsamda müvekkilinin yukarıda sunulmuş olan görsellerden de barizdir ki müvekkilinin uzun yıllardır bu marka ve ibareler altında ticari faaliyetlerini yürütmüş ve bu ibareleri piyasadaki konumuna ulaştırdığını, ... ibaresi müvekkili ile özdeşleşmiş bir marka olup otomotiv sektöründe ... ibaresi müvekkiline ait bir marka olarak bilinmekte olduğunu, ... markası kesintisiz ve sürekli olarak 12. sınıfta yer alan ürünler bakımından kullanılmakta olduğunu, davalı adına tescilli ...tescil numaralı ... markasının “gerçek hak sahipliği” nedeniyle hükümsüzlüğünü talep etmekte olduğunu,
bu hususu ispatlayan delillerimiz ayrıca takım halinde sunulacağını, ... markası kesintisiz ve sürekli olarak 12. sınıfta yer alan ürünler bakımından kullanılmakta olduğnu, davalı adına tescilli ...tescil numaralı ... markasının “gerçek hak sahipliği” nedeniyle hükümsüzlüğünü talep etmekte olduğunu, bu hususu ispatlayan delillerimiz ayrıca takım halinde sunulacağını, 17.12.2019 sipariş tarihli fatura, 27.02.2020 tarihini taşımakta olduğunu, davalı, müvekkilinden yapılan siparişin tesliminden sonra aynı yıl içinde marka başvurusu yaptığını, davalının https://www.... adresinde Alman menşeli ... markalı ürünleri tanıtmakta olduğunu,
markanın kötü niyet nedeniyle tüm mallar ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu dava hukuka aykırı olup marka hakkı tescille birlikte hüküm ve sonuç doğurmakta olduğunu, ayrıca, davacı tarafın Türkiye'de aktif ve yoğun bir şekilde ticaret yapmamakta ve müvekkille aynı konularda faaliyet göstermediğini, ayrıca, müvekkilinin almış olduğu marka ile davacının ünvanı arasında karışıklığa mahal verecek izlenim uyanmadığını, müvekkilin uzun yıllardır İzmir İlinde ailesiyle birlikte otomotiv yedek parçası satışı yapmakta, bir kısım yedek parçayı da (lastik yaması vb) üretimini sağlayarak piyasaya arz etmekte olduğunu,
bununla birlikte birçok ürünü de ithal ederek piyasaya arzını sağlamakta olduğunu, müvekkilinin iş ve kapsamı tüm otomotiv yedek parçalarını kapsamakta olduğunu, müvekkillerinin aile işletmesi olması sebebiyle "..." unvanını yıllardır kullanmakta olduğunu, "..." - Üretim yapan kardeşleri- , " ..." babaları ve bir kardeşinin bilinen adı ve " ..." işin başında olan müvekkilin adının baş harfleri olacak şekilde kısaltması olduğunu, herhangi bir kötü niyetin söz konusu olmayıp müvekkillerinin hali hazırda kullanmış oldukları unvanlarını markaya dönüştürdüğünü,
davaya konu markaya bakıldığında kare içerisinde "..." yazan kırmızı renkli bir sembol olduğunu, bu sembolün uzun yıllardır kendileri tarafından kullanıldığı da ispatlanamamış olup sadece devir alınan "... ..." ünvanı gerekçe gösterilerek sembolün kendilerine ait olduğu ve uzun yıllardır kullanıldığı belirtildiğini, 2019 yılında devraldığı iddia edilen şirketin bu tür bir markasının veyahut kullanımının olup olmadığı dahi şüpheli olup davacı yan sadece tek bir görselle bunu ispatlamaya çalışmakta olduğunu,
davacının davasına dayanak olarak gösterdiği "karışıklık" yaratacağına ilişkin sembolün uzun yıllardır kullanıldığını gösterir dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, tüm deliller incelendiğinde ...'nın bir ticari ünvan olduğu açıkça ortada olduğunu, bu ünvana ilişkin herhangi bir marka veyahut sembol eski belgeler arasında gözükmediğini, sadece davacının ne zaman konulduğu belli olmayan bir İnternet sayfası görselinde sembol bulunmakta olduğunu, somut olayda; müvekkilinin tescilden önceki kullanımlarının olduğu,
bu kullanım sonrasında ise tescili 2020 senesinde aldığı dikkate alındığında davacının 3 sene sonra eldeki davayı açması dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkillerinin uzun yıllardır ilgili marka ile Türkiye'de ticaret yapmakta ve bilinebilirlik sağlamakta olduğunu, müvekkillerinin iş alanları daha geniş olup davacının dosyaya sunduğu delillerden ve kendi beyanından da anlaşılacağı üzere "subap" konusunda marka hakkı sahibi olduğunu ileri sürmekte olduğunu,
şayet hükümsüzlüğe karar verilecek ise kısmen hükümsüzlüğe karar verilerek bu hususun çıkartılması hakkaniyete ve hukuka uygun olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tpmk kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı adına ...nolu "..." markanın SMK'nin 6/1,3 ve 9. maddelerinde düzenlenen nispi hükümsüzlük sebeplerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca TTK 54'deki haksız rekabete ilişkin şartların oluşup oluşmadığı açılan davanın haklı yerinde bir dava olup olmadığı markanın hükümsüzlüğü ve haksız rekabete ilişkin yargılama sonucunda;
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.
Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir.
İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir. sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif
edilmesi.
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. CJEU ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.
Somut olayda. Davalı adına davaya konu edilen markanın tescilli olduğu ve hukuki korumadan faydalandığı, davacının markasında ve davalının markasında “...” ibaresinin ön planda olduğu görsel, anlamsal ve işitsel anlam bakımlarından aynı olup, 12. Sınıftada yer alıp sınıf ortaklığının bulunduğu,
davalının davacıdan haberdar olup “...” logosunu taşıyan ürünler aldığı dolayısıyla davacının bu markayı 12. Sınıf bakımından öncelikli kullanımda olduğu ancak SMK 6/3 ‘te düzenlenen tanınmışlık düzeyde marka boyutunda olmadığı fakat SMK’nın 6/1’de düzenlenen iltibasa ilişkin şartları oluştuğu davalının davacıya ait tescilsiz markasının görsel unsurlarında birebir kullandığı davacının ürettiği ve satışını yaptığı “supublar” ürünleri ile ilişkili olan “taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımlar, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için ...,
kısımları bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının kötü niyetine ilişkin yapılan değerlendirmede; kötü niyetin ispatlanıncaya kadar aksine durum olan yani iyi niyetli varlığı asıl kural olup kötü niyetin ispatıda davacı taraf üzerindedir kötü niyet markaya başvuruda bulunurken başvuru yapan kişinin sübjektif bir durumu olup, açıkça dürüst olmayan bir niyetin eylemin ve bu eylemin ölçülebileceği nesnel bir standardın bulunması ve bunun olayda bir bütün olarak değerlendirmesi gerektiğinden davalının dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacı tarafça bu hususun ispatlanamadığı SMK 6/9.
Maddesindeki şartların oluşmadığı, 6/3'te düzenlenen davacının gerçek sahipliği için dosyaya sunduğu bilgi ve belgeler kapsamında "..." ibareli markanın Türkiye'de hükümsüzlüğü talep edilen markanın başvuru tarihinden önce yoğun ve kesintisiz olarak kullanıldığının ve bilinirliğine sahip olduğunu sunulan bilgi ve belgeler kapsamında ispatı bakımından yeterli olmadığı dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporuyla anlaşılmış olup, davacının davasının kısmen kabulüyle davalı adına ...“...” ibareli markanın SMK’nin 6/1’de düzenlenen yasal şartları oluştuğundan 12. Sınıfta yer alan taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler,
lastik tamir takımlar, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için ..., kısımları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının tedbir talebinde belirttiği davacının ters tedbir talep ettiği, davalının "..." ibareli markanın SMK'de kaynaklanan haklarının davacı aleyhine SMK 6/1 kapsamında kullanmasının engellenmesine ve ters tedbir verilmesine, kümülatif yığılma kapsamında davalının bu eylemlerinin TTK 54'de düzenlenen haksız rekabet koşulları oluştuğundan haksız rekabetin tespitine ve ortadan kaldırılmasına,
davalı tarafınca diğer davacının talep ettiği nispi ret sebeplerinin gerçeklemediğinden diğer sınıflar bakımından da iltibas bulunmadığından tüm sınıflar ve (6/3,9 şartları oluşmadığında) reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar kısa kararın 2. Bendinde "2. Sınıfta yer alan" denmiş ise de sınıf açıklamasından anlaşılacağı üzere 12. Sınıftan bahsedilmiş ancak sehven bu şekilde yazıldığı anlaşılmakla resen aşağıdaki şekilde düzeltilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/92, K. 2024/158, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama