KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/250
- Karar No
- 2024/747
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.419 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/250 Esas
KARAR NO: 2024/747
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/04/2024
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
------maddesine göre --- adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız---- Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacı şirketin toplum içinde saygı duyulan, mali açıdan ------ denetimine tabi olan ve bu sebeple adına kesilen faturaların şeffaf, anlaşılır ve hesap verilebilir olması gereken bir işletme olmakla birlikte; kamuya yararlı dernek ve işletme statüsüne sahip olduğunu, davacı işletme ve davalı yan; ----- düzenlenmesi amacı ile aralarında ------ akdettiğini, bu sözleşme kapsamında davalı tarafın davacı işletmeden haksız ve sözleşmeye aykırı şekilde maddi menfaat elde etme arzusu sebebi ile ilk önce ----- yev.
Nolu ihtarnamesi ile kesilen faturalara davacı işletme tarafından itiraz edildiğini, --- tarihinde ise yine taraflarınca gönderilen -------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı taraftan yapılan masraflara ilişkin detaylı ve şeffaf bilgi ve belge istemi talep edildiğini, daha sonrasında ise davalı taraf ----------- sayılı ihtarnamesi ile istenilen bilgi ve belgelerin toplanmasının zaman alacağı gerekçeli soyut bir beyan ile müvekkil işletmeye istediği bilgi ve belgeleri sunmadığını, arabuluculuk kurumuna müracaat edildiğini, son tutanağı anlaşamama şeklinde düzenlendiğini, sözleşmenin bu maddesine göre;
kongrenin kar elde etmemesi halinde müvekkil işletmenin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmayacağı konusunda taraflar mutabık kalmalarına rağmen davalı şirket tarafından; toplamda 1.315.208,46 TL'lik üç adet fatura kesildiğini, davacı işletme.
11.01.2024 tarihinde tebliğ edilen faturalara karşı ise 12.01.2024 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile itiraz ettiğini bildirdiğini, davacı şirket tarafından 17.01.2024 tarihinde davalı şirkete gönderilen ihtarnamede tarafların aralarında yaptığı sözleşme uyarınca gider ve gelir kalemlerinin tespiti istediğini, soyut şekilde belirtilen ibareler kapsamında davacı işletme 12.01.2024 tarihinde davalı tarafa göndermiş olduğu --------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava konusu faturalara itiraz ve bu faturaları iade ettiğini bildirdiğini, söz konusu faturalar davacı işlemeye;
itiraz süresinin geçtiği düşünülerek ve ticari etik kurallarına aykırı şekilde 11.01.2024 tarihinde e-mail aracılığı ile iletildiğini, süresi içinde faturalara itiraz ettiğini bildiren davacı işletmenin davalı tarafa herhangi bir borcu da bulunmadığını, davacı işletme 17.01.2024 tarihinde tarafların akdettikleri hizmet alım sözleşmesi kapsamında elde edilen gelir ve giderlerin şeffaf denetiminin sağlanabileceği şekilde bilgi ve belgelerinin sunulmasını istediğini fakat; davalı yanca davacı işletmeye bu belgeler iletilmediğini, davacı işletmenin dayanak gösterilmeden kesilen faturaları ödemesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olmakla birlikte;
gelir ve gider listesi ve dökümleri bildirilmeden ve hiçbir dayanağı olmadığı fatura açıklamalarından da görülen faturaların gerçek harcamaları yansıtması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açıklanan nedenler ve resen göz önünde bulundurulacak hususlar ile;
öncelikle haklı davanın kabulü ile davacı işletmenin davalıya gerek 11.04.2023 tarihli sözleşme kapsamında gerekse de sözleşme dışı bir şekilde borçlu olmadığının tespitini, davalı tarafından davacı işletme hakkında düzenlenen faiz hariç azami ----------- tarihli sözleşme uyarınca ya da sözleşme harici davacının herhangi bir borcu bulunmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Her iki tarafın da tacir olması ve yetki sözleşmesinde --------- Mahkemelerinin yetkili olarak belirlenmesi dikkate alındığında huzurdaki davanın ------ Mahkemesinde açılması gerektiğini, davalı şirketin ana faaliyeti, yurt içinde ve yurt dışında her türlü kongre, fuar düzenlemek ve organizasyon işleri yaptığını, kurucuları -----ayrılması ile ---- itibariyle davalı şirketin tek ortağı ----olduğunu, davalı şirket şimdiye kadar birçok kongre ve fuar düzenlediğini ve başarıyla sonuçlandırdığını,
davacı ile davalı şirket ------------ gerçekleştirilmesi konusunda organizasyon işlemlerinin yapılmasını kararlaştırdığını, sözleşme uyarınca davalı şirket yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kongreyi başarıyla tamamladığını, kongrenin tamamlanmasını takiben davalı şirket, tamamen davacının talep ve onayı üzerine gerçekleştirdiği sözleşme kapsamı dışındaki hizmetlerden dolayı toplam 1.315.206,46-TL davacıdan alacaklı olduğunu tespit ettiğini,
bunun üzerine davacının talep ve onayına uygun olarak verilen sözleşme kapsamında olmayan hizmetlere ilişkin faturalar tanzim edilerek davacı tarafa gönderilmiş ise de davacı taraf faturaları iade ettiğini, davacı mesnetsiz gerekçelerle söz konusu borcu ödemekten imtina etmiş olup huzurdaki haksız dava ile sözleşme ve dava konusu faturalar uyarınca borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, açıklanan nedenlerle ve Mahkemece resen dikkate alınacak gerekçelerle.
Mahkemenin yetkili olmadığından davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, ihbar taleplerinin kabulü ile davanın -----ihbar edilmesine, davacının Mahkemede açmış olduğu haksız davanın reddine, tüm yargılama ücretleri ve vekalet ücretinin davacı’ya yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, ----- İhtarname, Tarafların ---- Yıllarına ----, Faturalar, Mesaj kayıtları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, Hizmet Sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan dolayı.
6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1 maddeleri gereğince açılmış Menfi Tespit İstemine İlişkindir.Mahkememizce açılan işbu dava üzerine Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi gözetilerek 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddelerinde bulunan düzenleme kapsamında dava şartlarına yönelik duruşmada yapılan ilk inceleme ve değerlendirme sonucunda aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Anayasa'nın 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz".
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesine göre ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda dosyanın usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde öncelikle görev yönünden tensiben incelenmesi ve sonuçlandırılması gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5'inci maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup TTK'nin 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir.
Aynı Kanun'un 5'inci maddesinde ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği ve Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir.
6100 sayılı TTK'nin 16/2 maddesinde de --------- yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görev niteliğindeki işlere harcayan vakıflar ,bir tacir işletmeyi ,ister doğrudan ister kumu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler ,kendileri tacir sayılmazlar.' düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının kamuya yararlı dernek statüsünde olduğundan 6102 sayılı TTK'nin 16/2 maddesi gereğince tacir sayılamayacağı anlaşılmaktadır.
Böylece davaya konu uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nin 4.maddesine göre mutlak ve nispi ticari davalar ile özel kanunlardaki ticaret mahkemelerinin bakacağı davalar kapsamında kalmadığı anlaşılmakla işbu menfi tespit davasında görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK’nin 1 ve 2. maddeleri gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Binaenaleyh, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle; davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. --------
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/250, K. 2024/747, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama