İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/811

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/451Karar2025/811Tarih23 Ekim 2025Okuma16 dk · 3.238 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/451
Karar No
2025/811
Karar tarihi
23 Ekim 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.238 kelime·16 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/451

KARAR NO : 2025/811

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 02/07/2024

KARAR TARİHİ : 23/10/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalı sigorta şirketine ----- zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı --- plakalı araç, 18.02.2023 tarihinde müvekkile ait ------ plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ----- plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulmuş ------ sayılı dosyaya atanan bilirkişinin hazırladığı raporda davacıya ait araçta KDV dahil 23.600,00-TL hasar ve 100.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği tespit edildiğini,

uyuşmazlık hakemi tarafından başvurunun kabulüne karar verilmiş daha sonra sigorta şirketi tarafından yapılan itirazlar neticesinde başvurumuzun reddine karar verildiğini, davacının uğradığı gerçek hasar ve değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla mahkemeye başvurma zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafça davacının zararının karşılanmaması hukuka aykırı olup gerekçeleri tafsilatıyla aşağıda izah edileceğini, gerçekleşen kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini,

davacının aracında gerçekleşen hasarın tespiti amacıyla ------ sayılı dosya için Uyuşmazlık Hakemi tarafından atanan bilirkişi marifetiyle hazırlanan raporda müvekkilin aracında 23.600,00-TL hasar ve 100.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği tespit edildiğini, meydana gelen hasara bağlı olarak davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu, davacıya ait ----- plakalı araç ---- model ----- paket olup kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedeli yüksek olduğunu, bu nedenle davacıya değer kaybı ödemesi yapılması gerektiğini, davacının aracında 100.000,00-TL değer kaybı meydana geldiği tespit edildiğini, izah edilen sebeplerle,

fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla.

HMK 109. madde gereğince kısmi alacak davanın kabulüne, 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplamda şimdilik 200,00-TL tazminatın poliçe limitleri dahilinde davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinen aşağı olmamak üzere enflasyon faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

İlgili kazaya karışan, ---- plakalı araç ----- tarafından 27.12.2022/2023 tarihlerini kapsayan ------ numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında (----- tramer uyarınca %50) poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, taraflarına yapılan başvuru ile birlikte araçta meydana gelen onarım bedelinin tespiti için eksper görevlendirilmiş olup, hasara konu araç sahibi aracının onarım işlemlerinin yapılması hususunda servise giriş yapmadığından hasar dosyası talepsiz olarak kapatıldığını,

daha sonra mevcut araç sahibi tarafından verilen vekalete istinaden ilgili avukatın atamış olduğu eksper aracılığı ile yapılan ekspertiz ve buna dair hasar talebi yapıldığını, ilgili eksperden hasar evrak ve fotoğrafları talep edilmiş ancak olumlu yanıt alınamadığını, talebi mevcut vasıtayı görme talebimiz olumlu karşılık bulmamış bu neden ile araç fiziki olarak görülememiş, aracın onarımının yapılıp yapılmadığı tespit edilemediğini, mağdur araç taraflarına gösterilmemiş olduğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, başvuru sahibi, aracının, Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan,

dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebileceğini, bu durumda davalı şirket Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 tazminat ve giderlerin ödenmesi başlığı altında bulunan 2.2. bendi gereğince, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilme hakkında sahip olduğunu, davalı şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan,

bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, değer kaybı hesaplaması sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında, hak sahibinin talebi olması halinde, değer kaybı aşağıda belirtilen şartlar çerçevesinde eksper tarafından ayrıca düzenlenecek bir değer kaybı raporu ile değerlendirildiğini, davalı şirket tarafından sigortalı araç hususi araç olup sahibi şahıs olduğunu,

K.T.K'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağı, ayrıca müvekkil şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın avans faizi istemi de haksız olduğunu, arz ve izah edilen sebepler ve re’sen nazara alınacaklar birlikte değerlendirilerek,

araç onarım için servise bırakılmamış ve daha sonra onarım evrakları tarafımıza gönderilmemiş olduğundan davanın usulden reddine, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek aracın onarılmış olup olmadığının tespitine, onarıldı ise gerçek zararın karşılanıp karşılanmadığının tespitine, bilirkişi tarafından inceleme yapılması durumunda, hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak bir hesaplama yapılmasına,

Genel Şartlar B.2.2 maddesi uyarınca “araç kaza tarihi itibarı ile anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre” hesaplama yapılmasına, onarım faturası tarafımıza sunulmadığından KDV’ye ilişkin hüküm kurulmamasına, teminat limitlerinin dikkate alınmasına, 04.12.2021 tarihinde ve ---- sayılı ----- Gazate’de yayımlanan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” uygulanmasına, değer kaybı yönünden bilirkişi İncelemesi yapılması halinde dosyanın.

04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca değer kaybının tespiti için konusunda uzman ve ehil bilirkişiler kanalı ile incelenmesine, avans faizi talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin dava aleyhine sonuçlansa dahi dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmamız nedeniyle karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Nüfus Kayıtları, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem/İtiraz Kararı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Maddi Hasarlı Kazası Tespit Tutanağı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Dosyası ve Poliçe, Kaza ve Kazalı araç Fotoğrafları, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararlarının. 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; kaldırma kararı sonrası yeniden tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş,

uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve Yargıtay uygulamalarına kısaca değinmekte yarar vardır.

Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide.

Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise,

“işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.

İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.

Hasar onarım bedeli yönünden.

Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir.

Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.

(Yargıtay ------HD'ni 15/03/2018 T. ------ sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda.

18/02/2023 tarihinde saat 20.00 sularında --- istikametinde davacının malik/işleteni ve sürücüsü olduğu ---- plaka sayılı hususi otomobil ile dava dışı ---- malik-işletini olduğu, dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı hususi otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir.

Zira 2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir.

Bu tutanağa, kaza fotoğraflanına ve sürücü beyanlarına göre vaki kazada kusurun KTK'nin 56/ a) Şerit izleme ;1. Sürücülerin; geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları kuralını ihlal etmesi nedeniyle tamamen davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünde olduğu değerlendirilmekle birlikte; davalı vekilin kusur durum ve oranın yönelik itirazları olduğu görülmüştür.

Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen ----- plakalı otomobil dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketi nezdinde 27/12/2022-27/12/2023 başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 100.000,00 TL limitli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.

Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ZMMS sigortacısı şirkete başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı şirketi tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de getirtilmiştir.

Bütün bunlara göre somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyeti zararı ve değer kaybı bedelinden oluşan zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır.

Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen toplanması gereken bilgi , belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır.

Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye teslim edilmiştir.

Bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 22/03/2025 tarihli raporda özetle; kusur yönünden değerlendirme ;---- plakalı araç sürücüsü ------ kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, ---- araç sürücüsü ------- kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu, Davaya konu hasar bedelinin 23.600 TL olduğu, Değer kaybı bedelinin 100.000 TL olduğu, Toplam zarar bedelinin 123.600 TL olduğu, Davalı ------ plakalı aracın 27.12.2022-27.12.2023 tarihleri arası ------ sayılı poliçesi ile ZMM sigortacısıdır.

Kaza tarihi itibarı ile trafik sigortası araç başına teminat limiti 120.000 TL’dir. Hasar bedeli ve değer kaybı trafik sigortası kapsamında değerlendirilmektedir. Davalı sigorta şirketi ----- sigortalı aracının sürücüsünün kusuru oranında %50 123.600 TL= 61.800 TL’den sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin bildirim tarihi 16.03.2023 + 8 işgünü= 25.03.2023 olduğu yönünde yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ancak rapora karşı herhangi bir beyan ve itiraz öne sürülmemiştir. Böylece davanın taraflarınca itiraz edilmeye bilirkişi raporu her iki taraf yönünden kesinleşmiş ve kesinleşen işbu rapor esasen hakimi de bağlar hale gelmiştir. (Yargıtay -----HD.

05/06/2017 tarih-----) (HMK,266 vd,281,282) Bu kapsamda öncelikle somut olayda kaza sonucunda sürücülerce düzenlenen kaza tespit tutanağı, bu tutanaktaki sürücü görüşleri, kaza fotoğrafları ve bilirkişi raporuna bakıldığında hakimlik bilgi ve tecrübesine göre sürücülerin birbirlerini tanıdığı ve muhtemelen yarış halinde oldukları, her iki sürücünün aynı anda KTK'nin 56/ a) Şerit izleme ;1. sürücülerin;

geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları kuralını ihlal etmeleri nedeniyle meydana geldiği buna göre araç sürücülerinin % 50-% 50 oranında kusurlu oldukları kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74/1, HMK.

266 vd, 281/1 282, Yargıtay -----.HD.------Kazadan ve oluşan hasardan doğan hasar onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeline gelince de, bilirkişi kök ve ek raporunda belirlendiği üzere tamirin ekonomik olduğu gibi belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının dosyada bulunan ve delil niteliği taşıyan ekspertiz raporu da gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar onarım bedeli ve işbu bedel üzerinden aracın değer kaybının, davacının aracının markası,

modeli ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki 1000.000,00 TL farkın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış; işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, itiraza uğramayan uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmıştır.

Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen ve itiraza uğramadığı için bağlayıcı hale de gelen bilirkişi raporu da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam hasar onarım ve değer kaybı zararlarının, yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın ZMMS sigortacısı tarafından poliçe kapsam ve limitlerine göre tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 109. maddesi kapsamında kısmi dava olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre verilen süre içinde hasar ve değer kaybı yönünden talebin ıslah yoluyla arttırıldığı ve harcın tamamlandığına da müşahede edilmiştir. Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK, 49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde.

TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki ıslah işlemine göre davalıya sigortalı aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faizi uygulanmasının gerekmesinin gözetilmesi sonucunda davanın kabulü ile.

11.800,00 TL hasar onarım tazminatı ve 50.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 61.800,00 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 29/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine. karar verilmiştir.

(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, 83, 84, 85, 86, 88, 91, 97, 99, 100, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.

TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1,2 TTK,16/1, 1401 vd, 1427/2, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 109, 187/1, 190, 198, 266 vd, 281, 282, 320,321,322) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur.

Bununla birlikte, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince.

Yargıtay ------.sayılı içtihatlarında da açıklandığı üzere işbu davanın yalnızca KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olduğu, ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı halde davacı tarafından ihtiyari olarak arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğu anlaşılmakla bu ücretten ise davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın kabulü ile; 11.800,00 TL hasar onarım tazminatı ve 50.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 61.800,00 TL tazminatın, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 29/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.221,56 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 427,60 TL peşin harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.056,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.737,96 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç, 1.056,00 TL ıslah harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 89,00 TL posta masrafı ve toplam 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.061,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-)6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/451, K. 2025/811, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/451
  4. Karar No : 2025/811
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 02/07/2024
  7. Karar Tarihi : 23/10/2025
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/451
Karar No
2025/811
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/712
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/451 K.2025/719
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/453 K.2025/631
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/453 K.2025/1391
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/454 K.2025/741
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/454 K.2025/690

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.