KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/511
- Karar No
- 2025/72
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
Karar Metni
1.342 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/511 Esas
KARAR NO: 2025/72
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/07/2024
KARAR TARİHİ: 23/01/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız--------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının 10/05/2024 tarihinde marketten alışveriş yaptıktan sonra , evine vardığında cüzdanının cebinde olmadığını fark ettiğini, cüzdanının içinde 4 adet çek , nakit para ve kartları bulunduğunu, konu ile alakalı suç duyurusunda bulunduğunu, davaya konu, müşterisi davadışı ---------Ş.'den tahsilat fişi ile aldığı --------- Şubesi'e ait; ---------- nolu hesaba tanımlı, ----------30/09/2024 keşide yer ve tarihli, ----------- çek seri nolu, 100.000,00 TL, 'lik çekin üzerine herhangi bir ciro atmadan , elindeki çeki , cüzdanının içinde olduğu için kaybolduğunu, bunun üzerine 20/05/2024 Tarihinde ----------E.
Sayılı dosyası kapsamında, çek iptal davası açarak işbu çek için ödeme yasağı kararı alındığını, davacının toplam 4 adet çeki cüzdanıyla beraber çalındığını, bu çeklerden 2 tanesi , davalı ---------- Şirketi uhdesinden çıktığını, bu iki çeki de davalı şirket icra marifetiyle tahsil ettiğini, davacının çalınan 3. çekinin de davalı --------- firmasında olduğu bilgisi , ---------- firması çalışanlarınca şifai olarak bildirildiğini, davaya konu 3. çek ise daha vadesi/düzenleme tarihi gelmediği için davalı şirketçe işlemlere başlanmadığını, fakat davacının yaptığı araştırmalar sonucunda --------- Şubesi'e ait;
--------- nolu hesaba tanımlı, --------30/09/2024 keşide yer ve tarihli, ----------- çek seri nolu, 100.000,00 TL, 'lik çekin de bu davalı şirkette olduğu , şirket çalışanları tarafında teyit edildiğini, ilgili çekin dava sonuçlanıncaya kadar, mahkemeye ibraz edilmesini, davacının son meşru hamil olduğu göz önünde bulundurularak karar verilmesini, çekin dava süresi boyunca mahkeme kasasında saklanmasını ve ya çekin icraya konulmaması için tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;İİK MD 72/8 maddesi istirdat davalarının takibin yapıldığı yer mahkemesi ya da davalının ikametgahı mahkemesinde açılması husunda seçimlik hak verdiğini, davalı şirketin adresi "-------- Mah. ---------- Cad.
No:---------- --------- No:------- K:------- -----------" olup, ---------- adliyesi yetki sınırları içerisinde olduğunu, Mahkemenin yetkisine itiraz etme zorunluluğu doğduğunu, davacı, dava konusu çekin istirdatı talebinde bulunduğunu, istirdat davalarının görülebilmesi için öncelikle arabuluculuk kurumuna başvuru yapılması gerektiğini, ancak, davacı yan, arabuluculuk kurumuna başvuru yapmaksızın davasını ikame etmiş olmakla, davanın görülebilmesi için gerekli olan dava şartlarında eksiklik bulunduğunu, davacı şirketin hırsızlarla birlikte hareket ile çalıntı çekin paraya dönüştürülmesini sağladığını iddia ettiğini,
öncelikle davacı şirket ülke çapında faaliyet gösteren, işlem hacmi oldukça yüksek ve bu tür hırsızlık olaylarının içinde olmaya tevessül edecek bir şirket hiç bir zaman olmadığını, davalı dava konusu çeki müşterisi --------- ile aralarında aktedilmiş olan--------- sözleşmesine binaen 13.05.2024 tarihinde devraldığını, çekin davalıya devir ve ciro edilmesini sağlayan faturaya bağlı alacak temliki işlemi 6361 sayılı kanunda belirtilen esaslara ve ---------- belirlediği kriterlere uygun olarak eksiksiz yerine getirildiğini, Yasanın öngördüğü prosedür tam ve eksiksiz olarak davalı, davacıya karşı iyi niyetli, meşru hamil sıfatını kazandığını,
çek, kıymetli evrak vasfına haiz kambiyo senedi olduğunu, çekin ciro yolu ile devri mümkün olduğunu, davalının çekin meşru hamili olduğunu, 6102 sayılı TTK hükümleri ile iyi niyetli çek hamilleri korunduğunu, davacı tarafın anlatımları dava konusu çekin çalınarak piyasaya kullanılmış olduğu temeline dayandığını, bu noktada davalı ile davacı hırsızlık olayının mağdurları olduğunu, çekin veya bedelinin istirdadı talebi haksız olduğunu, açıklanan nedenlerle; öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili --------- Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine,
davanın dava şartı yokluğundan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine, davacıların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kaydı, Nüfus kaydı,---------- E sayılı Dosyası UYAP Kayıtları, Çek fotokopisi, Fatura, Tahsilat makbuzları, --------- Sözleşmesi, Tevdi Bordrosu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, 6102 Sayılı TTK'nin 763.maddesi gereğince rıza dışında elden çıkan çeke ilişkin olarak aynı yasanın 790 ve 792. maddeleri mucibince çek hamiline karşı açılmış çek iade davası (istirdat) istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve/veya değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılmıştır.
Davacı vekilinin mazereti taraf ve kamunun menfaatleri ile usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek duruşmanın ertelenmesine ve verilecek kararlara etkili olmamak üzere kabul edilmiş ve öncelikle resen incelemeye tabi genel ve özel dava şartları , taraf sıfatı, harç gibi hususlar incelenip değerlendirilmiş ve akabinde; davalı şirket vekili tarafından ileri sürülen yetki ilk itirazı değerlendirilerek ön inceleme duruşması tamamlanmadan yetkisizliğe ilişkin doğrudan aşağıdaki şekilde hüküm verilmesi gerekmiştir.
Çünkü konuya ilişkin yasal düzenlemeler ve sonuçları aşağıdaki gibidir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesi gereğince; '' (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir:
a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı.
b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.
c)----------
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 117. maddesi gereğince ise ; ''(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.
(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.
(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır.''
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 19. maddesinin 2. bendinde “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmü bulunmaktadır.
6100 Sayılı HMK 'nin 6/1.maddesinde. "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan duruşma ve incelemeye göre somut olaya bakıldığında ; davalı şirket vekili tarafından ilk itiraz olarak usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunulmuş ve yetkili mahkemenin ---------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu öne sürülmüştür.
Öncelikle işbu yetki itirazına göre genel yetkili mahkeme yönünden yapılan incelemede davalı şirketin adresinin ' -------- Mah. --------- Cad. ---------- No:----------, ---------- olduğu ve işbu adresin -------- yargı çevresine dahil olduğu anlaşılmıştır. Dava davacının rızası dışında elinden çıkan çekin istirdadı istemine ilişkindir. Dosya kapsamına göre dava konusu yapılan çek nedeniyle taraflar arasında kambiyo ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Gerek HMK'de gerekse 6102 sayılı TTK'de çek istirdadı davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda açılan davanın HMK'nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme olan, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde görülmesi gerekir.
Davalı vekilince süresinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunulması ve yetkili mahkemenin ----------- mahkemeleri olduğunu bildirmesi karşısında yetki itirazının haklı ve yerinde olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh, davalı vekilinin 6100 Sayılı HMK'nin 19/2, 116/1-a, 117/1 maddeleri gereğince cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yetki ilk itirazının kabulüyle.
6100 sayılı HMK'nin 6,117/3,164/2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisizliğine, aynı yasanın 19/3.maddesi gereğince yetkili Mahkemenin ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine ve dosyanın hükümde açıklanan yasal prosedüre bağlı olarak belirlenen yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/511, K. 2025/72, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama