KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/528
- Karar No
- 2025/311
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
Karar Metni
1.181 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/528
KARAR NO : 2025/311
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 14/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
31.05.2022 tarihinde saat 19:00 sıralarında --- ili ---- İlçesi, ---- Mahallesi, ---- Bulvarı üzerinde müvekkil şirket sigortalısı ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araca, ---- üzerinden gelen sürücüsünün ---- olduğu davalıya ait ----plakalı araca çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirket sigortalısı dava dışı --- ait ----- plakalı araçta meydana gelen hasarın tazmini için de müvekkili şirket tarafından ekspertiz raporu doğrultusunda ---- Şirketine 43.418,49 ve---- 595,90 TL ödendiğini,
davalıya ait aracın sigorta şirketi olan ----- Şirketine gönderilen rücu mektubu sonucunda teminat limiti kapsamında 31.08.2022 tarihinde müvekkili şirkete 20.000,00 TL ödendiğni, davalıya gönderilen rücu talebi sonrasında ise davalı tarafından 15.03.2023 tarihinde 4.300,00 TL ödeme yapıldığını, alacaklı müvekkili şirket, ödemiş olduğu hasar bedelleri yönünden davalıya rücu talebinde bulunmuşsa da bu talebe karşı davalı tarafından kısmi deme dışında herhangi bir dönüşte bulunulmadığını, bunun üzerine yasal düzenlemeler gereği yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla da davalı aleyhine ----.
İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyasında 19.714,39 TL asıl alacak, 7.416,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 27.130,78 TL tutar üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, taraflar arasında anlaşma sağlanmak amacıyla ticari dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle;
davanın kabulü ile davalı tarafın bilcümle takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, -----İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı takibin devamına, davalı tarafın alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki davaya konu edilen trafik kazası 31.05.2022 tarihinde gerçekleştiğini, davacı tarafından sigortalısı 3. kişiye yapılan ödeme tarihleri dikkate alındığında davacının rücu hakkının zamanaşımı nedeniyle sona erdiğini, müvekkili şirket merkezinin bulunduğu yer ---- olup huzurdaki işbu davada ----- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili --- şirketinin maliki olduğu ---- plaka sayılı araç, --- İhale Kayıt Numaralı, 36 Aylık Araç Kiralama Hizmet Alımı işine ait Sözleşme ile ----- Büyükşehir Belediyesi Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü'ne uzun süreli olarak kiralandığını,
kazaya karışan aracın sürücüsü ----- müvekkil şirket bünyesinde çalışması bulunmadığını, müvekkili şirketin meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, aracın sürücüsü -----, hız limitlerine ve kurallara uygun bir şekilde seyrine devam ettiğini, ---- plaka sayılı aracın sürücüsünün dikkatsiz ve özensiz araç kullanımı sebebiyle trafik kazası meydana geldiğini, bu nedenlerle; davanın reddine, ----- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Hasar Dosyası Örneği, Trafik tescil Kayıtları, Ödeme belgeleri, ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas Sayılı dosyası, Trafik Tescil Kayıtları, ZMMS poliçesi, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, davalı tarafça dava dışı sigortalının aracına verdiği zarar nedeniyle sigortalıya yapılan ödemenin halefiyet hükümleri uyarınca davalı taraftan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı tarafın husumete ilişkin itirazlarının değerlendirilmesinde;
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise.
“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de,
bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir.
Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır.Somut olayda, davalı taraf uzun süreli kira sözleşmesi ile davaya karışan aracın kiralandığını, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceği itirazında bulunduğu, bunun üzerine ilgili delillerin ibrazı için davalı tarafa süre verildiği ve yine ilgili yerlerden gerekli evrakların celp edildiği,
buna göre dava konusu kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın kaza tarihini kapsar şekilde 36 ay süre ile ------ 30/06/2021 tarihinde kiralandığı, vergi dairesine yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde mezkur kira sözleşmesine ilişkin damga vergisinin yatırıldığının bildirildiği, ayrıca davalı vekili tarafından dava konusu araca ait teslim tesellüm belgesinin de dosyaya ibraz edildiği bu haliyle davalı tarafın kaza tarihi itibariyle kazaya sebebiyet veren aracı fiili hakimiyetinde bulundurmadığı ve ondan iktisaden faydalanan kişi olmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Vekalet ücretine ilişkin yapılan değerlendirmede;
Araç trafik kaydına göre davanın davalı tarafa yöneltilmesinde davacının bir kusuru bulunmadığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın red edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/528, K. 2025/311, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama