KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/900
- Karar No
- 2025/891
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
Karar Metni
1.521 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/900 Esas
KARAR NO:2025/891
DAVA-BİRLEŞEN DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA-BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 07/12/2024
KARAR TARİHİ:17/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava dosyası bakımından;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı arasında öğrenci taşıma işi yapılması üzerine sözlü olarak anlaşma sağlandığını, davacı anlaşma neticesinde taşıma işine başlamış, şirketin belirlediği tutarlar üzerinden taşımacılık yaptığı günlerin hesaplanması sonucu hak kazandığı tutarı şirkete fatura kestiğini ve davalı tarafa gönderdiğini, davacı tarafından yapılan taşıma işi nedeniyle hak kazanmış olduğu tutar davalı/borçlu şirket tarafından ödenmediğini, işbu alacaklara ilişkin taraflarınca kesilen fatura da işbu dilekçenin ekinde sunulduğunu,
davacı tarafından alacağının ödenmesi hususunda şirkete talepte bulunulsa da şirket yetkilileri ödeme sürecini sürüncemede bırakarak hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, bu girişimlerden sonuç alınamaması üzerine, alacağın tahsili için yasal süreç başlatılmış ve davacı tarafından söz konusu borcun faizi ile tahsili istemiyle------- sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını beyan ederek.
Davalının ----Sayılı sayılı dosya borcuna yönelik yapılan itirazın iptaline, icra takibinin takip talebinde yazılı olan koşullarla devamına, haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı şirket, servis taşımacılığı alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyeti çerçevesinde, şartlarına sahip olan taşımacılarla servis taşımacılığı sözleşmesi yaparak müşterilerine hizmet vermekte, bu sözleşme kapsamında anlaşmış olduğu araç sahiplerine hizmeti karşılığında sözleşme şartları kapsamında ücretlerini ödediğini, davacı ile de iki adet sözleşme akdedildiğini, davacı -----Sözleşmeleri, sözleşmeye uygun olarak 30 gün öncesinde yazılı olarak bildirimde bulunmak kaidesine aykırı şekilde usulsüz olarak feshettiğini, bu konuda taraflarınca --------Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını,
davacının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek; davanın reddine, İİK 67 gereği davacının alacak miktarının %30'u oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dava dosyası bakımından;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından ------ sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine dosya borcunun ödendiğinden bahisle yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, süresi içerisinde işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, davacı şirket ile davalı arasında davacı şirket tarafından öğrenci taşıma işi yapılması üzerine sözlü olarak anlaşma sağlanmıştır.
Müvekkil anlaşma neticesinde taşıma işine başladığını, şirketin belirlediği tutarlar üzerinden taşımacılık yaptığı günlerin hesaplanması sonucu hak kazandığı tutarı şirkete fatura kesmiş ve davalı tarafa gönderdiğini, davacı tarafından yapılan taşıma işi nedeniyle hak kazanmış olduğu tutar davalı/borçlu şirket tarafından ödenmediğini, işbu alacaklara ilişkin tarafımızca kesilen fatura da işbu dilekçenin ekinde sunulduğunu, davacı tarafından alacağının ödenmesi hususunda şirkete talepte bulunulsa da şirket yetkilileri ödeme sürecini sürüncemede bırakarak hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, bu girişimlerden sonuç alınamaması üzerine,
alacağın tahsili için yasal süreç başlatıldığını ve davacı tarafından söz konusu borcun faizi ile tahsili istemiyle ----- sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz etmiş ve icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, arz ve izah olunan nedenler ile Mahkeme tarafından tespit ve takdir edilecek nedenlerle, başkaca dava açma, beyan ve fazlaya ilişkin talepte bulunma hakkı saklı kalmak kaydı ile;
davalının ----Sayılı sayılı dosya borcuna yönelik yapılan itirazın iptaline, icra takibinin takip talebinde yazılı olan koşullarla devamına, haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine asıl alacağın %40'ı oranında(en az %20 olmak kaydıyla) icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
-----Esas sayılı dosyası,-----Esas sayılı dosyası, ---- Esas sayılı dosyası, Fatura, Taraf şirketlere ait ---- formları, Bilirkişi raporu, Dosyadaki sair mevcut bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Birleşen dava, ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.
Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ----Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
davacı tarafça dava ve birleşen davaya dayanak icra takiplerine münhasıran konu ettiği 2 adet faturanın taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen---- formlarında kayıtlı olduğu, bu haliyle faturaya konu hizmetin yerine getirildiğinin ispat edilmiş sayılacağı, aksinin davalı tarafça aynı ispat kuvvetine sahip başkaca yazılı bir delille ispat edilmediği, ödeme belgesinin de sunulmadığı,
her ne kadar davalı tarafça davacı aleyhine ------ Esas sayılı dosyası ile taraflar arasında akdedildiği iddia edilen taşıma sözleşmesine ilişkin cayma bedeli alacağı talep edilmiş ise de işbu alacağın huzurdaki davalara konu fatura alacaklarından farklı olduğu ve ancak farklı bir yargılamanın konusunu teşkil edebileceği anlaşılmakla tüm açıklamalar kapsamında davacının dava ve birleşen davasında haklı olduğu kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın ve birleşen davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/900, K. 2025/891, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama