KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/955
- Karar No
- 2025/696
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
Karar Metni
3.101 kelime·16 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/955
KARAR NO : 2025/696
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil
DAVA TARİHİ : 24/12/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili tarafından verilen 24/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle. Davalı ------ ada 8069 parsel sayılı arsanın malikidir.
Davalı arsa sahibi ile davalı ----Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi arasında,------ sahibi olduğu bu arsada bir Ticaret Merkezi inşaa edilmesi ve inşaa edilen bağımsız bölümlerin satışı ile hasılatlarının paylaşılmasına ilişkin olarak ----- Noterliği 26.03.2018 tarih ve ------ yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve / Hasılat Paylaşım Esaslı İnşaat Sözleşmesi / Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalanmıştır.
Davalı firmalar arasında akdedilen iş bu sözleşmeye göre arsa üzerinde yüklenici tarafından bir proje inşa edilecek ve projedeki bağımsız bölümlerin satışı arsa sahibi adına yine Yüklenici tarafından gerçekleştirileceğini, bu satışlardan gelen hasılatın ise %58'i arsa sahibi -----, % 42'si yüklenici olan ------ Ortaklığı'na ait olacaktır.
İnşaat ruhsatı alınmasından itibaren 48 ay sonra halen satışı yapılmamış olan bağımsız bölümler ise aynı oranlarda taraflar arasında paylaştırılacağını, akabinde, işbu sözleşmeye göre ----- satış yetkisi alan ----- Adi Ortaklığı tarafından, davalı ---- ise arsa sahibi/işveren olduğu “----- ili, ----- ilçesi, ----- ada,
8069 parselde” kayıtlı taşınmaz üzerindeki ------ Projesi kapsamında ----- sayılı bağımsız bölüm iyi niyetli 3. Kişi olan müvekkile ------ Noterliği 20/10/2020 Tarih ve ----- Yevmiye numaralı Düzenlenme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile KDV hariç 1.004.000,00 TL (Kdv Dahil Tutar = 1.184.720,00 TL) bedel karşılığında satıldığını, davacı taraf, işbu sözleşme gereği yüklendiği ödeme yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında yerine getirmiş olup sözleşme bedelinin tamamını davalılara ödediğini, satış vaadi sözleşmesine ilişkin KDV ödemeleri de ------ Adi Ortaklığı’nın belirtmiş olduğu hesaba yapılarak tamamlandığını,
davaya konu bağımsız bölümlerin bulunduğu ----- Projesi tamamlanmış olup, projedeki bağımsız bölümlerin kat irtifak tapuları arsa sahibi ------ adına çıkarıldığını, davacı sözleşmeden kaynaklı tüm ödemelerini eksiksiz ve zamanında yapmış ise de, arsa sahibi ----- tarafından projeden bağımsız bölüm satın alan 3. Kişilere, yüklenici ile aralarındaki hasılat paylaşımı esaslı inşaat sözleşmesinin feshedileceği ve satışı yapılan bağımsız bölümlerin vaad alacaklılarına devredilmeyeceği bildirildiğini, davacı bedelini ödediği bağımsız bölümleri devralmak adına ------ Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi ile görüşmeler yaptığını ancak ortaklık,
arsa sahibi firma ile uyuşmazlık içinde olduklarını, 3. Kişiler lehine tapu devirlerinin yapılamayacağını ifade ettiğini, tüm ödemelerin tamamlanmasına ve bağımsız bölümün teslime hazır durumda olmasına karşın ve tüm taleplere rağmen davacı adına tapu devirleri yapılmadığını, satın aldığı ve bedelini ödediği bağımsız bölümlerin tapu devrini alamayan davacı adına davalılar-----.
Noterliği 27/06/2024 Tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek bağımsız bölümlerin devri talep edilmiş ise de, bundan da olumlu bir sonuç alınamamıştır.
Tapu mülkiyetinden doğan hakkını haksız ve kötü niyetli kullanan davalı------, tapu devrini yapmaktan açıkça kaçındığını, durum itibari ile, bağımsız bölümlerin satışından haberi olan ve ödenen bedelleri tahsil eden arsa sahibinin bu kötü niyetli davranışı göz önüne alındığında, yapı kullanım ruhsatı çıkan ve kat irtifakları kurulan dava konusu bağımsız bölümlerin davalı arsa sahibi tarafından 3. kişilere satılması kuvvetle muhtemel olduğunu, dava konusu proje kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin 300 civarı iyi niyetli 3. Kişilere satılmış ve satış bedelleri ödendiğini,
arsa sahibi ile yüklenici firma arasındaki uyuşmazlık nedeni ile davacının da içerisinde bulunduğu birçok kişi bedelini ödediği bağımsız bölümlerin kendilerine devrini halen sağlayamadığını mağdur olmuş durumda olduğunu, davalılar aleyhinde birçok davanın ikame edilmiş olması,
satış vaadi sözleşmesini yok sayan davalı------ dava konusu taşınmazı iyi niyetli bir başkasına devretme ihtimalinin yüksek olması ve bu ihtimalde müvekkilin alacağına kavuşmasının imkansız geleceği hususları göz önüne alındığında --- Ilçesi, -----, 8069 Parselde kayıtlı--- sayılı bağımsız bölümün üçüncü kişilere her türlü devir, temlik ve satışı ve her türlü tasarrufi işleme konu olmasının önlenmesi adına teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini sözleşme gereği davacıya teslimi gereken,
tapu kayıtlarına göre ------parsel sayılı parselde kain ----- Sayılı bağımsız bölümlere ilişkin davalı ------ adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tüm takyidatlardan (ipotek, haciz ve sair tüm kayıt ve şerhlerden) arındırılmış şekilde tesciline, tapu iptal-tescil talepleri mümkün olmaz ise, fazlaya ilişkin ve başkaca her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri hesaplanarak bu bedelin ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
işbu talepleri de kabul görmez ise fazlaya ilişkin ve başkaca her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının ödediği toplam 1.184.720,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi de gözetilerek ve her bir ödeme gününden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacıya ait ----- ili, ----- ilçesi, ------ Mahallesinde bulunan ve----- parsellere kayıtlı olan arsa üzerinde Ticari İş yeri ve merkezi kurulması için müteahhit ------ firması ile ------ oluşturduğu ------- Adi Ortaklığı arasında 26.03.2018 tarihinde ----.
Noterliğinin------ yevmiye numaralı Düzenleme Seklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Hasılat Paylaşım Esaslı İnşaat Sözleşmesi/Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre İnşaat Yapı Ruhsatının alındığı tarihten itibaren başlanacak ve 48 ay içerisinde bitirileceğini, ancak müteahhit 18.08.2018 tarihli yapı ruhsatına rağmen, sözleşmedeki diğer tüm edimlerini yerine getirmediği gibi, inşaatı %55,65 seviyesinde bırakarak şantiyeyi boşalttığını,
buna ilişkin ------- ATM'nin ------ sayılı dosyasında Mahkeme tarafından seçilen bilirkişilerce de bu yüzde tespit edildigi gibi üzere inşaatın sözleşmedeki bitirilme tarihi olan 15.08.2022 bitirilemeyeceği bu bilirkişi raporunda ayrıca belirtildiğini, müteahhittin diğer edimlerine yerine getirmemiş olmasına,
03.03.2022 tarihli bu bilirkişi raporunda sözleşmenin yerine getirilme ihtimalinin diğer bir anlatımla inşaatın bitme ihtimalinin sözleşmede belirtilen tarihte olmamasına rağmen davacı tarafından durumun düzeltilmesi makul bir süre daha beklenildiğini ancak herhangi bir iyi niyet belirtisi görülmediğinden sözleşme 01.04.2022 tarihinde haklı olarak geriye dönük feshedildiğini, bunun üzerine karşılıklı davalar açılmış ve bu davalar ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin------ Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, huzurdaki dava ile aynı konu ve taleplere haiz ------ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas,
------ Karar sayılı 04/07/2023 tarihli ilamının istinaf incelemesi sonucunda -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin-------sayılı dosyasının açık bir şekilde bekletici mesele yapılması gerektiğine karar verildiğini,------ Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- sayılı dosyasının açık bir şekilde bekletici mesele yapılması gerektiği ve sonucunun huzurdaki dava ile konusu bire bir aynı olan dosyaların sonucuna da etkili olacağı belirtildiğini, huzurdaki dosya ile,
davacının tarafı ve bilgisi dahilinde olmayan ve sadece yükleniciler ile davacı arasında akdedilen Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesine dayanılarak her ne kadar davacı ile yükleniciler arasında akdedilen Hasılat Paylaşımlı İnşaat Sözleşmesi uyarınca tapu iptal ve tescil istenmekteyse de, bu talep tümüyle mesnetsiz olduğunu, davacı ile yüklenici arasında akdedilen Hasılat Paylaşımlı İnşaat Sözleşmesi geriye etkili feshedildiği gibi bu sözleşme uyarınca yüklenicilerin tapu talep etme hakları da bulunduğunu, Hasılat Paylaşımlı İnşaat Sözleşmeleri,
yüklenicinin tüm risk ve masraf kendisine ait olmak üzere taşınmaz inşa etmesi ve inşaatın sözleşme uyarınca tümüyle tamamlanması ile taşınmazların satışı sonrasında elde edilecek kazançtan payına düşeni alması üzerine kurulu olduğunu, bu sözleşmeye göre yüklenicilere hiçbir zaman tapu devri söz konusu olmadığı gibi yüklenicilerin de tapu talep etme hakları bulunmadığını, somut olayda,
Hasılat Paylaşımlı İnşaat Sözleşmesi uyarınca hiçbir zaman tapu talep etme hakkı olmayan yükleniciler ile bu sözleşmeden haberdar olan ve taşınmazın malikinin davacının olduğunu bilen davacı arasında akdedilen Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi davacının hiçbir muvafakati ve onayı olmaksızın akdedildiğinden ve metrekare birim fiyatı, satış ve diğer unsurlar bakımından davacının hiçbir muvafakat ve mutabakatı olmaması nedeniyle ve de geriye etkili fesih nedeni ile davacının ne aslen ne de diğer davalı yükleniciler izafeten, davacıdan tapu talep hakkı olmadığı her tür izahtan vareste olduğunu, sözleşme dışı olan malik davacının, tarafı olmadığı,
mutabakatı ve muvafakati bulunmadığı bir sözleşme nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edilmesi sonucunu doğuracağını, asla davacı iddialarını kabul manasına gelmemekle beraber, davacının iddia ettiği ve davacının hiçbir muvafakat ve mutabakatı olmayan satış bedeli dahi tamamen ödenmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte , taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olması gerektiğini, ancak, bedelden ödenmeyen bir kısım var ise, bu bedel Borçlar Kanununun 97. maddesi uyarınca depo ettirilmesi gerektiğini,
fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile; davacının tedbir ve şerh talebinin reddine, -----.
Asliye Ticaret Mahkemesinin ------Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın husumetten ve dava şartı yokluğundan reddine, terditli olarak yine düşük bedelle satış (m2 farkı, birim fiyatının düşüklüğü, vade farkı .vs.) nedeni ile takas mahsup talebimizin kabulüne eksik bedellerin güncel değer üzerinden ayrıca mahkeme veznesine depo ettirilmesine, devamla, davanın esastan tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalılardan ------vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı "Kaydî Kat Mâliki / Arsa Sâhibi" şirketin (sözleşen / ipotekler sâhibi dört Banka'nın katılımıyla haksızca bozduğu) "hâsılat paylaşımı esaslı" sözleşmesel ilişki nedeniyle, davalılarca 20.06.2022 tarihinde------Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayısına kayden, Kaydî Kat Mâliki / Arsa Sâhibi Şirket'le sözleşen dört Banka aleyhine ikâme edilen ve hâlen tahkîkâtı sürmekte olan davanın geldiği aşamada; davalıların talepleri üzerine, dava konusu meseleler yönüyle;
ayrıntılı şekilde raporlar alındığını, sözleşme konusu (ve üzerinde, kullanmakta olduğu riskli yapıları bulunan) arsaları, en geç 15.09.2018 tarihine kadar teslim etmesi gereken davalı arsa sahibi şirketin, davalılarca 31.12.2018 tarihinde keşide edilen ihtarnameye rağmen, teslimi gerçekleştirmediğini, -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayısına kayden derdest davanın, 25.10.2023 tarihli celsesinde dinlenen davalı arsa sahibi şirket yetkilisi ------, ikrârı haiz ifadesiyle de ortada olduğunu, parseldeki diğer hisseleri de edinmesi için gereken 2.750.000-USD tutarındaki avansı, davalı arsa sahibi şirkete vermiş olduğu gibi;
"sâdece", Yapı Ruhsatı alınan ve inşaat projesinin 1. Etabını oluşturan 8069 Parsel'den 26.03.2018 tarihli Sözleşme'nin, arsanın tapu devrine kadar geçecek sürede, inşaatın aşamasına bakılmaksızın, tüm bağımsız bölüm satışları; arsa sahibi’nin işbu sözleşmeyle verdiği yetkiye istinaden, yüklenici tarafından, satış vaadi sözleşmesi ile yapılacak; her bir bağımsız bölüm için tapu devri de aynı şekilde sözleşmenin sonunda gerçekleşeceğini, genel kural bu olmakla birlikte; bağımsız bölümün satış bedelinin tamamını ödeyerek veya banka kredili satışlarda, peşinatını ödeyerek, tapusunu almak isteyen müşterilere;
kredisi onaylanıp, satış tutarı ortak hesaba geçtiğinde, tapuları verileceğini, bu şekilde verilen tapulara isabet eden arsa payı faturası, ARSA SAHİBİ’nin tahsil edecek olduğu bedel kadar tutarında (hasılatın %58’si), arsa sahibi tarafından, sözleşmenin sona ermesi beklenmeden, mevzuatın öngördüğü süre içerisinde yükleniciye kesilecek ve KDV bedeli de 7 (yedi) gün içerisinde, satış hasılatından ayrı olarak, yüklenici tarafından arsa sahibi’ne ödeneceğini, arsa sahibi, bağımsız bölümlerin yüklenici tarafından nihai alıcıya satışı ve/veya tapusunun verilmesinin istendiği bu hallerde;
işbu bağımsız bölümlerin tapu devirlerini, nihai alıcıya yapacağı şeklinde hükümleri haiz 16.3'üncü maddesinde kayıtlı olduğu şekilde ve 25.10.2018 tarihinden itibâren, "peşin ya da taksitle" satışlar da yaparak; alıcılarca düzenlenen kambiyo senetlerini, ----- teslim ettiğini, alıcılar da, ödemelerini, ----- Şûbesi nezdinde ve bizzat -----. nâmına açılmış olan, üç ayrı sözleşmesel hesaplara yapmışlar; ------ o tutarları, tüm sözleşmesel taraflara bildirimlerde bulunarak ve onaylarını alarak, (% 42 Yüklenici Payı - % 58 Arsa Sâhibi Payı şeklindeki) sözleşmesel payları oranında, tüm taraflara dağıttığını, 2018 senesinden başlayarak,
tamamı Noterlikler'de akdedilen yüzlerce sözleşmeyle, yüzlerce kişiye, (tamâmı, sözleşen tüm Taraflara, ------- paylaştırılan) yüzmilyonlarca lira tutarında satışlar gerçekleştirdiğini ve bunlardan 32 adet bağımsız bölümün tapu devrinin, davalı Arsa Sahibi Şirket'çe tapu kayıtlarıyla, sâbit olduğunu, HMK.'nun 31. maddesi kapsamında, Mahkemece istenebilecek sair her türlü bilgi ve belgeyi ibrâza, her zaman hazır olduğumuzu beyânla ve deliller ışığında; davalıların, yargılama giderlerinden sorumlu / yükümlü tutulmayarak; davacının haklı davasının, "tapu iptâli ve tescil" istemi yönüyle, kabûlüne;
tüm yargılama harç, gider ve vekalet ücretininse, diğer davalıya yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ------ Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle.
Davacı tarafça davalı bankanın ipoteğini kaldırması gerektiği şeklinde ifadelere yer verildiği görüldüğünü, davacı tarafın da beyan ettiği üzere, zaten huzurdaki davada ihtilafın taraflar arasındaki edimlerin hukuka, taraflar arasında imzalanan sözleşmelere ve hakkaniyete uygun şekilde yerine getirilip getirilmediği konusundaki belirsizlikten doğduğu açık olup, davalı bankanın ise söz konusu ihtilafların tarafı olmaması nedeni ile davalı bankaya olan borç ve riskler ödenmeden alacaklarının teminatını oluşturan ipoteklerin fek edilmesinin mümkün olmadığını,
davacı tarafın dava dilekçesinde yer verdiği iddiaların dayanağı olan sözleşmelerden hiçbiri davacılar ile davalı banka arasında akdedilmediğini, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince her sözleşme yalnızca o sözleşmenin tarafları arasında hüküm ve sonuç doğurabileceğini, bu kapsamda davacıların tarafı olduğu sözleşmelerden kaynaklı taleplerini sözleşmenin tarafı olmayan kişilere yöneltmesi mümkün olmadığını, belirtilen nedenlerle, davalı bankanın huzurdaki davaya konu edilen ihtilafların tarafı olmaması nedeni ile kendisine davanın yöneltilmesi de yerinde olmadığını, davacı,
dava konusu taşınmazla ilgili satış vaadi sözleşmesini ipoteğin kurulmasından 5 buçuk yıl sonra tapu kaydını ve kayıttaki tüm takyidatları bilerek ve görerek imzaladığını, dolayısıyla şahsi hak sahibi davacının davalı bankanın ipotek kapsamındaki tüm risk ve alacakları sona ermeden ayni hak sahibi davalı bankaya karşı huzurdaki davayı ikame etmesi, ipoteğin terkinini talep etmesi ve tamamen dayanaksız şekilde davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürmesi,
davalı bankaya haksız şekilde sorumluluk yüklemeye çalışması hukuken kesinlikle mümkün olmadığını, davacı dava konusu bağımsız bölüm ile ilgili olarak yapmış olduğunu iddia ettiği ödeme/ödemeler ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi, hasılat payı alacağının temliki sözleşmesi,
yapı ruhsatları, ödeme planı, kat irtifakı ile yönetim planını davalı bankaya karşı ileri sürmeye çalıştığını, söz konusu satışın/ödemelerin/ödeme belgelerinin/faturaların ve anılan sair belgelerin hiçbirinin huzurdaki davada davalı bankadan davacı adına talep hakkı doğurmayacağı ortada olduğunu, dava konusu taşınmazın satışının ve ödemelerin davalı bankanın tarafı olduğu sözleşmelere uygun olarak yapılmadığı hususu da Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkartılacağını, açıklanan nedenlerle davanın;
husumet itirazı kapsamında davanın davalı banka bakımından husumet yokluğu sebebiyle reddine, neticeten haksız ve mesnetsiz davanın davalı banka bakımından esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
------ Bankası Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle.
Davalı banka ile diğer davalı arsa sahibi ------- arasında imzalanan kredilerin teminatı olarak dava konusu taşınmaz üzerine davalı banka lehine 06/11/2009 tarih ------ yevmiye no.lu 50.000.000,00-USD, 16/04/2009 tarih ------- yevmiye no.lu 60.000.000,00-USD, 16/04/2009 tarih ---- yevmiye no.lu 80.000.000,00-TL ipotek tesis edildiğini, diğer davalı arsa sahibi ile yüklenici arasında ----- Noterliğinin 26/3/2018 tarih ve ------ yevmiye sayılı "Düzenleme Şeklinde Hasılat Paylaşımı Karşılığında Arsa Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığını,
arsa sahibi işbu sözleşmeden doğan alacaklarını ----- Noterliğinin 06/04/2018 tarih ve ------- yevmiye sayılı "Hasılat Payı Alacağının Temliki Sözleşmesi" ile davalı bankanın da aralarında bulunduğu bankalara temlik ettiğini, dava konusu taşınmazın yer aldığı inşaat projesinden bağımsız bölüm satın alan davacı ile müvekkil banka arasında bir kredi ilişkisi olmadığı gibi, davalı bankanın herhangi bir garantörlüğü de bulunmadığını, davalı bankanın işbu davada taraf olarak gösterilmesi,
arsa sahibi ile banka arasındaki kredi ilişkisi nedeniyle dava konusu taşınmaz üzerine tesis edilen ipotek ile ilgili olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça ihtilaf kaynağının -tapu devrinin yapılmaması- yüklenici ve arsa sahibi arasındaki işlemlerden kaynaklı olduğu belirtilmiştir.
Bu noktada müvekkil bankaya sorumluluk yüklenmesi mümkün olmadığını, izah olunan ve Mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle; davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, haksız ve kanuni dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan müvekkil banka yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı,---- Ortaklığı ile ----- Noterliği'nin 22.02.2021 tarih, ----- yevmiye sayılı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden------ No'lu Bağımsız Bölümün satın alındığını, satış bedelinin tamamının ödendiğini ancak tapu devirlerinin yapılmaya yanaşılmadığını iddia ettiğini, ------ ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin teminatı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde banka lehine 7.500.000 USD bedelli, 16.01.2015 tarih, ----- yevmiye sayılı ve 3.000.000 USD bedelli, 23.07.2015 tarih, ------- yevmiye sayılı 2. Dereceden ipoteği, 7.500.000 USD bedelli, 16.01.2015 tarih,
------ yevmiye sayılı 3. Dereceden ipoteği mevcut olduğunu, ayrıca davalı arsa sahibi ile yüklenici arasında----- Noterliği'nin 26/03/2018 tarih ve ------ yevmiye sayılı "Düzenleme Şeklinde Hasılat Paylaşımı Karşılığında Arsa Satış Vaadi Sözleşmesi" imzalandığını, arsa sahibi ------ ise düzenleme şeklinde hasılat paylaşımı karşılığında arsa satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını ------Noterliği'nin 06/04/2018 tarih ve ------- yevmiye sayılı "Hasılat Payı Alacağının Temliki Sözleşmesi" ile müvekkil Banka'nın da aralarında bulunduğu davalı diğer bankalara temlik ettiğini,
dava konusu taşınmaz üzerine ipotek tesis tarihi davacı ile yüklenici davalı arasında imzalanan düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinden çok öncedir ve dava konusu ihtilaf davacı alıcı, davalı arsa sahibi ve davalı yüklenici firma arasında olduğunu, davalı bankanın uyuşmazlık konusunda bir sorumluluğu ve rolü bulunmadığını, bu nedenle davalı banka aleyhine bu davanın ikame edilmesi mümkün olmadığını, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
satış vaadi sözleşmesinin kanunda belirlenen şekil şartlarına uygun yapılması da yeterli olmayıp 3. kişilere karşı koruyucu olabilmesi için tapu tescilinin gerçekleştirilmesi gerektiğini, TMK madde 1009'da da açıkça düzenlenmiş olduğu üzere ilgili sözleşmeden doğan alacak hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi,
ancak sözleşmenin tapuya şerh edilmesi ile mümkün olduğunu, ancak dava konusu taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde satış vaadi sözleşmesinin tapu siciline şerh edilmediği görüleceğini, hal böyle iken davalı bankanın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı da açık olduğunu, haksız ve kanuni dayanaktan yoksun davanın davalı banka yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine tarar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, Tapu İptali ve Tescil istemine ilişkindir. Mahkememizin ------ esas sayılı dosyası incelenerek 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce ön inceleme duruşması icra edilerek uyuşmazlık belirlenmiş ve tahkikata geçilerek gerekli ara kararlar verilmiş ve sonuçta dosya incelenip aşağıdaki gerekçeye göre sonuçtaki hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nin 166/1 maddesinde 'Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar ,aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nin 166/4 maddesinde ise 'Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır' düzenlemesi bulunmaktadır.
Mahkememizin ------ esas sayılı dosyası ile dosyamızın taraflarının aynı olduğu, her iki davanın aynı hukuki sebepten ve sözleşme ilikisinden kaynaklandığı, diğer davanın daha önce açıldığı, birleştirme istenen dosyanın derdest ve yargılamanın devam ettiği tespit edilmiştir. Böylece iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu ve hassaten birleştirme koşullarının gerçekleştiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalar, vaki birleştirme talebi ve tetkik edilen birleştirme yapılan dosya içeriğine göre.
Mahkememizin işbu dosyası ile Mahkememizin ------ esas sayılı dosyasının aynı hukuki ilişki ve sebepten doğduğu, birinden verilecek kararın diğerini etkileyebileceği, farklı dosyalar üzerinden farklı hakimler tarafından yargılama yapılması halinde farklı kararlar ortaya çıkabileceği, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu ve davaların birlikte görülmesinin davanın tarafları yönünden hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ilkesine de uygun ve yerinde olacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Binaenaleyh, dosyanın Mahkememizin ------ esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve bundan sonra yargılamaya Mahkememizin ------- esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmesine; işbu dosya esasının birleştirme kararı nedeniyle kapatılmasına da karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/955, K. 2025/696, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama