KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1061
- Karar No
- 2026/230
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2026
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1061
KARAR NO : 2026/230
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 09/10/2025
TEVZİ TARİHİ: 21/11/2025
KARAR TARİHİ: 08/04/2026
Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında ---- Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle, davacıya temlik eden ----unvanlı şirket aleyhine başlatılan ---- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takip nedeniyle söz konusu şirketin terkin edildiğinin belirlenmesi üzerine ihyası için bu davanın açılması gerektiği ileri sürülerek sonuçta söz konusu şirketin söz konusu takip yönünden ihyasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı---- vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Dava
TTK. Geçici 7. Maddesi uyarınca ---- resen terkin edilmiş olan ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören icra takibi nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir. TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi:
"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir.----- cevabına göre söz konusu şirketin TTK.
Geçici 7. Maddeye göre--- tarihinde resen terkin edildiği, şirketin adresinin -----olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, şirketi münferiden temsile yetkili şahısların ---- olduğu, her birinin münferiden temsile yetkili oldukları ve ----- temin edilen nüfus kayıtlarına göre bu şahısların hayatta oldukları belirlenmiştir.
Gerekli kısımlarının örneği celp edilen -----sayılı dosyası üzerinden işlem gören takibin ---- tarafından söz konusu davalı şirket aleyhine yürütülen takip olduğu anlaşılmıştır. İbraz edilen temlike ilişkin evraka göre söz konusu takibin ---- tarafından davacıya temlik edilmiş olduğu belirlenmiştir.Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ------ terkin ile sona ermektedir.
Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir.
Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında takip olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ------- kayıtlarına yansıdığı; söz konusu takibin yürütülmesinin TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak terkin tarihi ve dava tarihi ile TTK.
Geçici Madde 7 düzenlemesi ve Anasaya Mahkemesinin iptal kararı ile makul süre birlikte değerlendirildiğinde davanın hak düşürücü süre içinde içinde açılmış olduğu; söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için yukarıda belirtilen temsilcilerden adresi gözetilerek ----- tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin bu tasfiye memuru tarafından yapılması uygun görülmüş ise de yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ---- yasal hasım
konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1061, K. 2026/230, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama