KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/27
- Karar No
- 2025/1032
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/27 Esas
KARAR NO: 2025/1032
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/12/2022
KARAR TARİHİ : 22/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı/alacaklı müvekkil ile davalı /borçlu arasında ticari nitelikte ürün alım satım işlemi yapıldığnı, ancak davalı tarafça icra takibine konu alacağın ödenmediğini,satışı yapılan mal ve ürünlere ilişkin olarak davalı taraf adına düzenlenen toplam fatura bedelinin ----olduğu,
buna karşılık borçlu/davalı tarafça ---- ödeme yapıldığını, geriye kalan icra takibine konu------- bakiye borcun davalı tarafça ödenmediğini,arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davalı/borçlunun----- esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğinden alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -----tarihli arabuluculuk aşamasında takibe konu borcun talep ettikleri kadar olmadığı ve bakiye kalan borcu ------olarak ödediklerini beyan ettiklerini, müvekkilin davacıya tek kuruş borcunun bulunmadığını, ---- içtihatlarına göre fatura alacağına dayalı alacak kalemlerini içeren ilamsız takiplerde fatura daha önceden borçluya tebliğ edilmediğini, temerrüde dair bir ihtarname olmadığını, faizin takip tarihinden işletilmesi gerektiğini, davacının işlemiş faiz talebinin de reddedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle; davacının haksız ve mesnetsiz tüm taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAFAHAT
Huzurdaki dava hakkında mahkememizce ------ Karar sayılı dosyası üzerinden daha evvel verilen kararın taraflarca istinaf edildiği, ----Karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen kararın kaldırıldığı, akabinde kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılarak dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıda yer verilen esas numarasına kaydedildiği görülmüştür.
DELİLLER
----yazılan müzekkere cevabı, ---- bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.
6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalı tarafın ticari defterlerini inceleme günü incelemeye sunmaması nedeniyle taraflar arasında açık hesap ilişkisinin bulunup bulunmadığı da tespit edilememiştir.
------ tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değşiklik mahkememizce kurulan ----tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamıştır.TBK'nın 100. maddesinde.
"Borçlu faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz," hükmü düzenlenmiştir.
Davaya konu takip talebinde de kısmi ödemelerin TBK'nın 100. maddesine göre öncelikle varsa işlemiş faiz ve masraf ve fer'ilere mahsup edileceği belirtilmiştir.Bir başka anlatımla TBK'nun 100. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez.
Anılan maddenin uygulanması için takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır -------. Şu halde, TBK'nun 100. maddesi uyarınca, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmiş olması durumunda ödemelerin öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.--------
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan--- alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın icra takip tarihinden sonra ----- harici ödeme yaptığı, TBK 100.
Ve İİK 15. maddesi gereği yapılan ödemenin öncelikli olarak faiz ve masraflardan mahsubu neticesinde ödemenin yapıldığı ---tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan ------ (İİK m.15 gereği tahsil harcı hesaplamaya dahil edilmemiştir.) alacaklı olduğunun tespit edildiği,
harca esas değer dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.HMK ek 1. maddenin (2) numaralı fıkrasında ---- yapılan değişiklik nedeniyle davanın açıldığı tarihteki harca esas değer dikkate alınarak istinaf kanun yolu açık tutularak karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/27, K. 2025/1032, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama