KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/324
- Karar No
- 2018/962
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2018
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2016/277 Esas
KARAR NO : 2018/791
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 08/03/2016
KARAR TARİHİ
12/07/2018 (Tefhim Tarihi) - 06/08/2018 (Yazılma Tarihi)
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan yargılaması neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 16/10/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki ve davalı adına düzenlenen faturalar neticesinde müvekkil firmanın davalıdan cari hesap alacağı bulunduğu, tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı vekilinin 16/11/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça fatura kesildiği ve irsaliye faturası düzenlendiğinin iddia edildiği ancak takibe konu edilen alacağın müvekkili yada çalışanı tarafından teslim alınmayan faturalar olduğu, davacı taraf öncelikle müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyen takip ve dava konusu fatura içeriği malı müvekkile teslim ettiğini kanıtlamak zorunda olduğu, davacı tarafın tek taraflı olarak fatura kesilmesinin alacaklı olduğu anlamına gelmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında cevap dilekçesini tekrar etmiştir.
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 08/05/2017 tarihli raporda özetle; davacının 2015 yılına ait ticari defterlerinin onaylarının yaptırıldığı, bu nedenle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ancak dosya arasına celbedilen BA formlarına göre davacı tarafça düzenlenen KDV'siz 13.519,00 TL bedelli 10 adet faturanın davalı tarafça da bildirildiği, davacı yanın birbirini doğrular nitelikteki ticari defter kayıtlarına göre davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibariyle 41.480,96.-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı,
düzenlenen ek raporda da özetle; davacının 2014 yılına ait ticari defterlerinin onaylarının yapıldığı, davacı tarafça sunulan irsaliyeli faturaların imzalı olduğu, ayrıca davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı tarafça da bildirildiği, davacı yanın birbirini doğrular nitelikteki ticari defter kayıtlarına göre davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibariyle 41.480,96.-TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talebin cari hesap alacağının bulunduğundan bahisle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali olduğu, davacı tarafça davalının düzenlenen faturaları ödemediğinin iddia edildiği, davalı tarafça davacının öncelikle malı teslim ettiğini ispatlamasının talep edildiği, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, ancak davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve takipte yer alan miktar kadar alacaklı olduğu,
düzenlenen asıl ve ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi asıl ve ek raporunda davacının alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafça her ne kadar irsaliyede teslim alan kısmında isim ve imzası bulunana kişilerin davalı çalışanı olup olmadığı yönünde ... müzekkere yazılması talep edilmiş ise de, dosya kapsamına alınan BA formlarının incelenmesi neticesinde davacının düzenlediği bütün faturaların davalı tarafça vergi dairesine bildirildiği, hatta fazladan başkaca faturanın daha bildirildiği. hali ile davacının teslimi ispatladığı anlaşılmakla başkaca araştırma yapılmasına gerek duyulmamış ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/324, K. 2018/962, 4 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama