KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/384
- Karar No
- 2024/744
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
Karar Metni
2.252 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/384 Esas
KARAR NO: 2024/744
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/06/2019
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili vakıfın merkezi olarak kullanılan ve yarı bodrum üzeri girişten itibaren 3 katlı olan binanın davalı sigorta şirketi tarafından --------- numaralı Ticari/Sınai İşletme Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, vakıf merkezinin “-------- Sokak No:--------- -------- adresinde mukim binasında 11.01.2018 tarihinde meydana gelen yangın sonucu.
1.kattaki odanın tabanının çöktüğü, muhasebe bölümünün ise tavan kısmı ağırlıkta olmak üzere yandığını, 2. katında yer alan toplantı odasının tamamen yandığını, diğer kısımların ise ciddi hasar gördüğünü, 3.katında bulunan yönetici odasının tamamen yandığını, diğer kısımların da kısmen yandığını, yangında oluşan hasarın tespiti ---------- D.
İş sayılı dosyasından yapıldığını, bilirkişi raporu ile hasar bedelinin 479.172,655 TL + KDV olarak hesap edildiğini, davalı sigorta şirketine hitaben --------- Noterliğinin 28/12/2018 tarih ve ---------- yevmiye nolu ihtar ile durum bildirilerek hasar bedelinin ödenmesinin talep edildiğini. davalı sigorta sirketinin ---------- Noterliğinin 07/01/2019 tarih ve --------- yevmiye numarası ile keşide ettiği cevabi ihtarında,
yangının çıkış nedeni olarak müvekkilinin kiracısı ----------Ş.'nin restaurant binasının mangal kömürü deposunda yaptırdığı çatı onarımı sırasında şalomanın --------- kaplamayı tutuşturması nedeniyle meydana geldiğinin iddia edildiğini, yangın hasar bedelinin kendilerince hesaplanan toplam 138.253,83 TL olarak ödendiğini bildirdiğini,
sigorta şirketinin 479.172,65 TL + KDV tutarındaki hasar bedeli ile 120.504,00 TL demirbaş toplamı 599.676,65 TL'den 138.253,83 TL ödemenin mahsubu ile kalan 461.422,82 TL'yi ödemesi gerektiğini ve sigorta şirketinin bu hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, 138.253,83 TL ödenen bedelin tazminattan mahsubu sonrası kalan 461.422,82 TL hasar ve demirbaş bedelinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 07.07.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; yangın sebebiyle oluşan zararın giderilmesi için binanın yeniden yapılması maliyeti ve demirbaş bedeli olarak toplam 1.607.153,18 TL'nin 26.02.2018 tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ---------- Mah. --------- Sokak No:--------- --------- adresinde mukim taşınmazın müvekkili sigorta şirketi nezdinde --------- sayılı 24/10/2017/2018 vadeli yangın vd. rizikolara karşı Kobi Paket Poliçesi çerçevesinde Yangın Sigorta Genel ve Özel Şartları kapsamında sigorta güvencesine alındığını, 11/01/2018 tarihinde meydana gelen yangın sonrası ekspertiz çalışmaları başlatıldığını, ayrıca delil tespiti amacıyla ---------- D.
İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, ekspertiz çalışması sonucunda hazırlanan 31/05/2018 tarih ----------- Ekspertiz Raporu ve delil tespiti Bilirkişi Raporunda dava konusu sigortalı taşınmazın yapı tarzının ahşap olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında hasar miktarının yanında ödenecek sigorta tazminat tutarında, ayrıca yangının çıkış sebebinde ihtilaf bulunduğunu, yangının elektrik tesisatından kaynaklanması sübut bulması durumunda sigorta tazminat tutarının tespitinde poliçe şartları uyarınca hasar tutarının 9025'i oranında tenzili muafiyet uygulanacağını,
faiz başlangıç tarihi temerrüt tarihi olup olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesi yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu ileri sürerek poliçe genel ve özel şartları, yasal düzenlemeler çerçevesinde zarar tazmin edildiğinden haksız ve mesnetsiz davanın reddine, hasar sebebinin tespitine, zarar sorumlusuna rücu hakkımız saklı tutarak ileriki aşamada davanın zarar sorumlusu kiracıya ihbarına, davanın kabulüne karar verilmesi halinde davacının gerçek zarar tutarı ile buna göre ödenecek sigorta tazminatının hasarın başlama sebebine göre, poliçe ve yasal düzenlemeler kapsamında hesaplanmasına,
yapılan ödemenin mahsup edilerek nihai tazminat tutarının tespitine, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren başlatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE; Dava, Sigorta Hukukundan kaynaklı tazminat davasıdır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporları ve ek raporları kısmen gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla kısmen hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce kısmen benimsenen bilirkişi raporları ve ek raporları, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı vakfa ait ---------- Mah. ---------- Sok. No : -------- ---------adresinde bulunan taşınmazın davalı tarafından Kobi Paket sigorta Poliçesi ile sigorta teminatına alındığı ve sigorta teminatı altında olduğu dönemde taşınmazda yangın çıktığı ve taşınmazın hasar gördüğü, davalının davacının davalıya iş bu hasar nedeniyle kısmi ödeme yaptığı, davacının bakiye hasar bedelinin tazminini talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların ;*Yangının çıkış nedeni, yangın çıkış nedenin elektrik tesisatından kaynaklanması durumunda % 25 oranında muafiyet uygulanıp uygulanmayacağı,*Dava konusu binanın yapı tarzının poliçe de " ahşap " yerine " ---------- "olarak gösterilmesinin sigorta hukuku açısından sorumluluğu,
*Ödenecek hasar miktarı,*Zamanaşımı itirazı hususlarında toplandığı belirlenmekle bu hususlar tek tek incelenmiştir.Mahkememizce üç farklı bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır, bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğu görülmekle birlikte hukuki uyuşmazlıklar mahkememizce değerlendirilmiş, yeniden bir rapor alınması yoluna gidilmemiştir.Tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan inceleme ile ;
konusunda uzman bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ile dava konusu yangın rizikosunun gerçekleşme sebebi incelenmiş ve 11.01.2018 tarihinde -------- Mah. ----------- Sokak No:---------- --------- adresinde meydana gelen yangının çıkış sebebine ilişkin öne çıkan iki görüş bulunduğunu, bu görüşlerden birinin yangının çıkış yeri olan ofis kısmında bulunan spot lambalarında meydana gelmesi,
diğer görüşün ise ofisin hemen dışı kısmında yapılan ---------- yapıştırma işlemi sırasında meydana gelmesi olduğunu belirterek iki durumu da değerlendirmişlerdir.Yangının ---------- yapıştırma işlemi sırasında yaşanması ihtimalinin değerlendirmesi: Dosya içerisinde yer alan bazı raporlarda yangının binanın hemen bitişiğinde yapılan ---------- yapıştırma işlemi sırasında yaşandığına yöneliktir.
Binalarda en çok bilinen ısı yalıtımının dışında bir de kar ya da yağmur sularının sebep olabileceği hasara önlemek için su yalıtımının yapılması gerekir. Bu sayede çatıdan sızabilecek suyun çatı boşluğunda gölcükler oluşturması ya da çatlaklar vasıtasıyla ilerlemesi gibi sorunların önüne geçilir. Binaların su ve neme karşı korunmasını sağlayan yalıtım malzemesinin genel adına “-----------” denmektedir.
Su yalıtımı için kullanılan ----------, yapımındaki malzemeler itibariyle farklılık gösterebilir; polyester keçe taşıyıcılı, cam tülü taşıyıcılı olarak iki ayrı ---------- bulunmaktadır. Bünyesinde zift ve asfaltın yer aldığı ---------- genellikle rulolar halinde bulunurlar. İlk adımda bu ruloların çatı yüzeyine serilmesi işlemi uygulanır. Yüzeye serilmesinin akabinde şaloma adı verilen ateş ile ısıtılarak zemine yapışması sağlanır. Dış yüzeyleri de farklılık gösterebilir.
Bahse konu olan kazada yangının ---------- işlemi sırasında çıkabilmesi için ya serilme işlemi sırasında alev alması veyahut ısıtma ve serme işlemi sonrasında sıcaklıktan dolayı içerde kalan malzemenin zamanla tutuşması ve alev alarak yangının büyümesi şeklinde olabilir. Söz konusu yangın saatinden önce membran serme işleminin sonlandırıldığı ve bu işlem sırasında her hangi bir tutuşmaya bağlı yangının çıkmadığı tanık beyanlarından ve yangının çıkış saatinden sabittir.
Bu durumda geriye sadece membran serilmesi sırasında sıcaklıktan dolayı zamanla serilen malzemenin tutuşması ve sonrasında yangın çıkartması ihtimali kalmaktadır. Söz konusu yangın ocak ayının 11’de kış mevsiminde meydana gelmiştir. Bununla birlikte lokasyon olarak deniz seviyesinde ve nemin, yağmurun yüksek olduğu bir konumda bulunmaktadır. ----------- serilme işi binanın dışında çatı kısmında doğrundan dış ortama açık yerde yapılmıştır.
Bu durumda ----------- ısınma ile altta kalan malzemenin tutuşarak yangın çıkarması hava sıcaklığı ve ortam şartları açısından mümkün değildir. -------- işi sırasında doğrundan tutuşma olmadıktan sonra ------------ çıkamayacağı kanaatine varmıştır. Yangının Elektrik kontağından yaşanması ihtimalinin değerlendirmesi: Dosya içerisinde yer alan itfaiye yangın raporu ve birçok bilirkişi raporunda yangının elektik kontağından çıktığına yönelik kanaat belirtilmiştir.
Yangının meydana geldiği binanın tesisatının eski olduğu, kaçak akım rölesinin olmadığı anlaşılmıştır. Bununla beraber bina tesisatında topraklama olduğuna ve periyodik olarak elektrik tesisatının kontrol edildiğine dair her hangi bir rapor yer almamaktadır. İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği Ek-III madde 2.3.2.
Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmeliği madde 67 ve madde 84 kapsamında binada bulunan elektrik ve topraklama tesisatının periyodik olarak ehil kişilerce muayene edilmesini sağlaması gerekirdi. Bununla beraber İşyeri Bina ve Eklentilerinde Alınacak Sağlık ve Güvenlik Önlemlerine İlişkin Yönetmelik Ek-I madde 4’e söz konusu elektrik tesisatının yangın ve patlama tehlikesi oluşturmaması için gereken önlemleri almalıydı.
Dosya içerisinde yer alan bilgilerden topraklama tesisatının düzgün çalışıp çalışmadığına dair her hangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber yangına karşı kaçak akım rölesi olmayıp, yangına karşı söndürme veya algılama yönünden her hangi bir düzenleme yapılmamıştır. Bahse konu olan olayın meydana geliş şekli, mevcut elektrik tesisatı ve eksiklikleri beraberce değerlendirildiğinde yangının elektrik kontağından kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.
Bu tespitler mahkememizce de benimsenmiştir.Kaldı ki her iki yangın sebebinin de sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı belirlenmiştir.Davalı tarafından davacıya ait taşınmazın riziko tarihinden uzun süre önce sigorta teminatına alındığı, yenilemelerle 2018 yılına kadar geldiği, 11.01.2018 tarihinde meydana gelen yangının 24.10.2017 tarihli Kobi Paket Sigorta Poliçesi Kapsamında olduğu, davalının oluşan riziko nedeniyle 07.01.2019 tarihinde davacıya 138.253,83 TL teminat ödemesi yaptığı görülmüştür.
Davalı; sigortalı binanın poliçede ----------- olarak belirtilmesine rağmen ahşap olduğu, bunun beyan görevine aykırı olduğu, dolayısıyla ödenmesi gereken prim ödenen prim oranına göre tazminat tutarında indirime gidildiğini savunmuştur.
Davacı ise sigortacının sözleşmeyi yapmadan önce eksper göndererek bu hususu tespit etmek zorunda olduğunu, bunu yapmadığı için çıkan bir yanlış tespit varsa bu sorumluluğun sigortacıya ait olduğunu, kaldı ki TTK.1423 uyarınca aydınlatma yükümlülüğü altındaki sigortacının bunu ihlal ederek mağduriyete neden olduğunu ileri sürmüştür. Binanın ahşap olduğu ve poliçede tam kagir olarak yazdığı hususları dosyada mevcut belgelerden anlaşılmaktadır ve taraflar arasında çekişmesizdir.
Sigorta şirketi veya sigorta acentesi tarafında dava konusu taşınmazın sigortalanması sürecine ilişkin olarak düzenlenmiş " riziko teftiş raporu " olmadığı, sigortalının imzasını taşıyan bir beyan formu bulunmadığı, davaya konu taşınmazın tam kagir olarak sisteme yazılması ve sigortalanmasında davacı sigortalının bir kastının varlığının kanıtlanamadığı, dava dosyasında sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğuna dair herhangi bir bilgi ya da belge olmadığı, mevcut bilgi ye belgelere göre, sigortalı binanın yapı tarzına dair sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı yönündeki iddialar ispata muhtaçtır.
Bu nedenle sigorta poliçesine bina yapı tarzının " ahşap" yerine " ---------" olarak yazılmasının sorumluluğunun sigortalıya yüklenmesi ve sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığından bahisle proporsiyon uygulanarak ödenecek hasar bedelinden indirime gidilmesi dava konusu olay yönünden olanaklı olmadığı belirlenmiştir.
Davaya konu taşınmazın sigortalandığı ------------ nolu Kobi Paket Sigorta Poliçesinin ve zeyilnamesinin hiçbir maddesinde sigortalı taşınmazın elektrik tesisatının “Elektrik Tesisat Yönetmeliği” ve “Yangından hükümlerine uygun yapılandırılmış olmaması halinde hasar miktarı üzerinden % 25 oranında tenzil-i muafiyet uygulaması yapılacağına dair herhahgi bir düzenleme ya da kloz yer almamaktadır.
Bu ifadeler sadece davalı tarafın 09.08.2019 teslim tarihli cevap dilekçesinin ekinde yer alan Kobi Paket Sigortası Poliçe Eki başlıklı belge içeriğinde yer almaktadır.Yangın Sigortası Genel Şartlarının A.7-Muafiyetler başlıklı maddesinde. Tespit olunan bir miktara veya sigorta bedelinin belli bir yüzdesine kadar olan hasarların veyahut hasarın belli bir yüzdesinin sigortacı tarafından tazmin edilmeyeceği kararlaştırılabilir.
Bu şekilde belirlenen muafiyet oranları veya tutarları poliçede belirtilir.” düzenlemesi mevcuttur. Bu yasal düzenlemeye göre, muafiyet orarılarının ve tutarlarının poliçede belirtilmesi gerekmektedir. Ancak, davaya konu poliçede bu yönde bir düzenleme mevcut değildir.
Bu nedenle poliçe içeriğinde yer almayan bir klozun (tenzil-i muafiyet) uygulanması mümkün olmadığı, Poliçe kapsamında yer almayan, sigortanın taraflarının imzalarinı ya da onaylarını ihtiva etmeyen, matbu olarak hazırlanmış imzasız ve onaysız bir belgeye dayanarak hasar bedeli üzerinden % 25 oranında tenzili muafiyet uygulahması temel sigortacılık ilkelerine ve Yangın Sigortası Genel Şartlarına uygun olmadığı tespit edilmiştir.Meydana gelen yangın nedeniyle oluşan hasar miktarının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporlarına göre davacının talep edebileceği demirbaşların 11.01.2018 tarihi itibariyle rayiç değerinin 67.807 TL olduğu,
2. ve 3. Bilirkişi raporları ile belirlenmiştir. Aynı tarih itibariyle dava konusu --------- Müdürlüğünün yazısına göre kültür varlığı olarak tescil kaydı bulunmayan--------- Sınıf ----------- grubu sigortalı taşınmazın yeniden yapılması için maliyetin 566.748,10 TL olduğu belirlenmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında taşınmazın yeniden yapılması için yapılan maliyet hesaplarının birbirinden farklı olduğu bu çelişkinin nedeninin taşınmazın yapı tarzının farklı değerlendirilmesinden, tarihi eser olarak değerlendirilmesinden kaynaklandığı görülmekle son rapor bu hususta mahkememizce gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.
Davacının toplam talep edebileceği hasar miktarının 566.748,10 TL + 67.807,00 TL = 634.555,10 TL olduğu, davalının 138.253,83 TL ödeme yaptığı, davacının bakiye 496.301,27 TL tazminat alacağı olduğu,T.T.K.'nun 1427 mad.
2 fıkrasında " Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. " T.T.K.'nun 1427 mad.
4 fıkrasında " Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer. " hükmü düzenlenmiştir.Davacının davalı sigorta şirketine 28.12.2018 tarihinde ihbarda bulunduğu bu durumda davacının 13.02.2019 tarihinde temerrüde düştüğü ve alacağın muaccel olduğu, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde 19.06.2019 tarihinde açıldığı, kısmi dava olduğu, ıslah dilekçesinin 07.07.2022 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra verildiği, davalının süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu görülmekle davanın kısmen kabulü ile 461.422,82 TL'nin davalıdan 34.878,45 TL'lik istemin kanıtlanamadığından,
aşan istemin ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Ayrıntıları ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile ;
461.422,82 TL'nin 13.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
Aşan istemin reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 31.519,79 TL nisbi karar harcının 7.878,95 TL'lık bölümü dava açılırken peşin olarak, 19.750,00 TL'si de yargılama evresinde 07.07.2022 tarihinde alınmış olduğundan geriye kalan 4.069,84 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına
3-VEKALET ÜCRETİ
a-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 73.213,42 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-Davanın reddedilen bölümü üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi gereği davada avukatla temsil edilen davalı yararına belirlenen 73.213,42 TL nispi vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafça yatırılan 44.40-TL başvurma harcı, 7.879,95 TL peşin karar harcının ve 19.750 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacı tarafından yatırılan 6,40 TL vekaletname harcı ile 571,90 TL + 419,90 = 991,80 TL keşif harcı, 40.500 TL toplam bilirkişi ücretleri ile yapılan 1.102,40 TL Posta ücreti olmak üzere toplam yargılama gideri olan 41.602 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 16.754,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 24.847,52 TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
c-Davalı tarafından yatırılan 6,40 TL vekaletname harcı ile 9.000 TL bilirkişi ücreti, 281,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.287,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 5.547,06 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3.740,34 TL'sinin davalı üzerinde bırakılmasına,
d-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/384, K. 2024/744, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama