KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/277
- Karar No
- 2025/803
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
1.756 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2011/660
KARAR NO : 2025/867
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 21/07/2011
KARAR TARİHİ : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı arasında uzun yıllardır devam eden alım satım ilişkisinin olduğunu, müvekkili şirketin bir çeşit sedeye ürettiğini, sedyelerin kaplanacak deri kısımlarına ait ürünleri karşı taraftan satın aldığını, müvekkilinin, imal edip satışı yaptığı sedyelerdeki deri kısımlar için satın alan hastanelerden şikayetler geldiğini, bunun üzerine şikayet edilen ürünleri satışı yapılan hastanelerden geri aldıklarını, ve kendi imkaları ile deformasyon olmayacak ürenler ile değiştirerek ilgili hastanelere geri gönderdiklerini, bunun üzerine karşı tarafa ürünlere ait şikayetleri bildirdiklerini ve gerekeli uyarılara yaptıklarını,
davalının ürünlerinde şikayetler doğrultusunda düzeltmeler yaptıklarını bundan sonraki ürünlerden kesinlikle her hangi bir şikayet gelmeyeceğini bildirdiklerini, müvekkilinin karşı tarafın beyanına itimat ederek 10.689,84 TL lik sipariş verdiğini ve parasını da ödediğini, karşı tarafından sifarişleri gönderdiğini, ancak siparislerde aynı şikayetlerin devam ettiğini bunun üzerine ürenlerini faturası ile karşı tarafa gönderdiklerini ancak karşı tarafın ürünleri ve faturayı almadıklarını ve kargo ile müvekkil şirkete geri gönderdiklerini,
müvekkil şirketin kendi imalatında kullandığı ve karşı taraftan aldığı suni deri ürünlerin talep edilenler gibi olmadığını ve müvekkil şirketin zararının tesbiti için ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ sayılı dosyalı ile mahalinde inceleme yaptırdıklarını, sunulan raporda hatalı, ayıplı ve deforme olmuş ürünlerin toplam maliyetinin 1.790,40 TL, ayıplı olarak davalı tarafından gönderilen hatalı ve ayıplı olan kumaşın maliyetinin 10.689,84 TL olarak değerlendirildiğini,
tesbitten sonra müvekkil şirketin davalıdan olan alacağı için ---- İcra müdürlüğünün ---- sayılı dosyası ile takip yaptırdıklarını davalı tarafça yetki itirazında bulunulduğunu, dosyanın ---- İcra müdürlüğüne gönderilerek ---- Esas sayılı aldığını, bu dosyaya ait ödeme emrinin davalıya tebliğ edildikten sonra davalının süresinde itiraz ettiğini, davalının müvekkili şirkete 1.598,74 TL borçlu olduklarının kabul ettiklerini,davalının itiraz dilekçesinde borçlu olduğunu kabul ettiği miktar dışında kalan miktar için yaptığı itirazın haksız ve yersiz olduğunu belirterek,
davalının ---- İcra Müdürlüğününü ---- sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline takibin devamına likit ve muaccel olan alacağı % 40 ' tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;; her iki tarafın tacir olduğun davanın ticari bir dava olduğunu, nedenle işbölümü itirazında bulunduklarını, işbölümü itirazının kabulü ile dosyanın görevli ticaret mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki taşınır satım sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmediği iddiasına dayalı olarak ödenen tutarın iadesi için başlatılan takibe davalı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalıdan aldığı ürünlerin ayıplı olmaları nedeniyle iade faturası düzenleyerek ürünleri davalıya gönderildiğini ancak davalı tarafından kargonun iade edildiğini belirtmektedir.
Dava önce asliye hukuk mahkemesinde açılmış, mahkemesince o dönem mer'i düzenleme doğrultusunda işbölümü itirazı doğrultusunda karar verilerek dosya asliye ticaret mahkemesine tevzi edilmiştir.
Ön inceleme duruşması yapılarak tahkikat aşamasına geçilmiş temin edilen rapordan sonra davacı şirketin (---ATM nin ----.sayılı dava dosyasında) iflasına karar verilmiş, yargılamanın 10 uncu celsesinde mahkemesine iflas kararının kesinleşip kesinleşmediği hususunda müzekkere yazılmasına ve İİK 194 gereği iflas kararının kesinleşip ikinci alacaklılar toplantısının 10 gün sonrasına kadar beklenilmesine karar verilmiştir.
Anılı kararın kesinleşmesini müteakip ikinci alacaklılar toplantısının yapılması beklenilmiş ve ikinci alacaklılar toplantısı da yapılarak açılan davanın devamına karar verildiği bildirilmiştir. Dosya önce kapsamı itibariyle incelemeye alınmış, daha sonra davacı yana, sözleşme konusu ürünlerin muhafaza edilip edilmedikleri, adiliyor ise nerede oldukları hususlarında yazılı beyanda bulunması için süre verilmiştir.
Davacı vekilinin 14/4/2025 tarihli yazılı beyanında teknik servis ek raporunun bulunmadığı ve sözleşme konusu ürünlerin de mevcut olmadığı, müflise ait fabrika ile birlikte tüm mal ve ürünlerin satıldığını ifade etmiştir. Bu suretle ürünler üzerinde keşif marifetiyle inceleme yapılması mümkün olmadığından uyuşmazlık öncesinde (----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- dosyası) temin edilen değişik iş dosyasındaki tespitleri de göz önünde bulunduran 24/1/2014 tarihli heyet raporu esas alınmıştır. Anılı raporda,
"... 1 ) Sayın Mahkeme 13.06.2013 tarihli celsede “Dosya ve davalı tarafa ait 2010 yılına ilişkin ticari defter ve dayanakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişilerin dosyada bulunan davacı defter fotokopileri ve önceki raporu da inceleyerek davacı tarafın talimatla alınan bilirkişi raporuna itirazlarını da değerlendirmelerine, incelemenin 01.07.2013 günü saat 09,30 da mahkememiz kaleminde yapılmasına” yönünde ara kararı vermiştir, ancak davacı vekili bilirkişi ücretini yatırmadığından tespit edilen günde inceleme yapılamamış olup bu hususta mahkemece tutanak tutulmuştur, Sayın Mahkeme 28.11.2013 tarihli celsede yapılamayan incelemenin 10.01.2014 günü yapılmasına karar vermiştir, 10.01.2014 günü yapılan tetkikat sonrası dosya tarafımıza tevdi edilmiştir.
2 ) Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında birkaç yıldır devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin sedye ürettiğini bu sedyelerin üst deri kısımlarını davalıdan aldığımı, bugüne kadar müvekkilinin verdiği sipariş bedelini ödeyerek ürünleri teslim aldığını, ancak geçen süre içinde sedyelerdeki deri kısımlar konusunda şikayetler geldiğini, bunun üzerine satılan ürünlerin hastanelerden geri alındığını ve kendi imkanları ile deformasyon olmayacak ürünler ile değiştirilerek ilgili hastanelere geri gönderildiğini, ürünlere ilişkin şikayetlerin davalıya bildirildiğini,
davalının da bundan sonra satacağı ürünlerden şikayet gelmeyeceğini bildirdiğini, davalının bu beyanına güvenilerek 10.689,84 TL tutarında yeni bir sipariş verdiğini ve bedelini ödediğini, ancak yeni gelen ürünlerinde deforme olan gönderildiğinin anlaşıldığını, davalı ile bir uzlaşma sağlanamadığından son alınan ürünlerin 21.04.2010 tarihli iade faturası ile gönderildiğini, davalının ürünleri almadığı gibi faturayı da geri gönderdiğini, ürünlerin halen müvekkilinin fabrikasında bulunduğunu,
ürünlerin hatalı olduğunun tespiti için ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- dosyası ile tespit yaptırıldığını ve tespit neticesi ayıplı malın değerinin 10.689,84 TL olarak tespit edildiğini, bu tespit raporuna dayanılarak davalı aleyhine takibe geçildiğini itiraz üzerine takip durduğundan vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ise tespit raporuna itiraz ettiklerini, müvekkilinin borçlu değil bilakis karşı taraftan 1.598,74 TI. alacaklı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı tespit dosyasına sunulan 20.08.2010 havale tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmı aynen;
“Yukarıda açıklandığı üzere tespit talep edenin 14.05.2010 tarihli teknik servis raporundaki hatalı, ayıplı ve deforme olmuş ürünlerin toplam maliyetinin açıklandığı üzere 1.760,40 TL ve bunun yanında ayıplı olarak karşı tarafça geri gönderilen hatalı ve ayıplı olan ----- poliüretan kaplamalı kumaşın maliyetinin ise 10.689,84 TL olmak üzere toplam 12.450,24 TL olduğu hususu mahkemenin takdirine sunulur" şeklindedir.
Söz konusu rapora itiraz eden davalının beyanında belirtildiği gibi hangi konuda uzman olduğu anlaşılamayan bilirkişi tarafından düzenlenen tespit raporunun tamamen 14.05.2010 tarihli teknik servis ek raporuna dayandırıldığı, bilirkişinin kendisinin ürünler üzerinde bir inceleme yapmadığı, teknik servis ek raporunu düzenleyenlerin de tamamen davacı şirketin çalışanları olduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde defolu denen malzemenin ----- alındığını ve alınan numunenin -----gönderildiğini bu şirkette yapılan incelemede bir hata tespit edilmediğini belirterek ----- müvekkiline gönderdiği 05.05.2010 tarihli yazı örneğini dosyaya ibraz etmiştir,
Söz konusu yazı “Üretmiş olduğumuz hastane yatak örtüsünde kullanılan malzemeler alkol ve povidon-iyot testlerine dayanıklı malzemelerdir, bu durum tedarikçiden aldığımız raporlarda görülmektedir, firmamız istenilen şartlarda ürün üretmiştir” şeklindedir.
Davalının delilleri arasında sunduğu belgelerden taraflar arasındaki ticari ilişkinin 24.04.2009 tarihinde başlamış olduğu ve 09.03.2010 tarihine kadar devam ettiği davalının bu süreçte davacıya 49 adet fatura ile davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünlerden sattığı, ancak bu ürünlerden dolayı dosyada davacının herhangi bir ayıp ihtarının ve itirazının bulunmadığı görülmüştür.Davacı taraf dava dilekçesinde sedyelerdeki deri kısımlar konusunda satın alanlar tarafından şikayetler geldiğini,
bunun üzerine tüm şikayet edilen ürünlerin satışı yapılan hastanelerden geri alındığını ve deformasyon olmayacak ürünler ile değiştirilerek ilgili hastanelere gönderildiğini iddia etmiştir, ancak dosya içeriğinde davacı tarafından iddia edildiği gibi herhangi bir şikayet yazısı, satışı yapılan malların iadesine ilişkin bir fatura ve/veya sevk irsaliyesi bulunmamaktadır, ayrıca davacı tarafin deformasyon olmayacak ürünler ile değiştirildiğe ilişkin herhangi bir davacı delili dosyada bulunmamaktadır, bu durumda davacı iddialarının dayanaklarınımn bulunmadığı söylenebilecektir.
Davacı taraf diğer yandan 21.04.2010 tarihli ------ no.lu 10.689,84 TL tutarlı iade faturasına konu ürünlerin davalının hangi faturalarına konu ürünlerden olduğu da açıklanmamıştır, davalı taraf son olarak iadeye konu ürünlerin kendi sattıkları ürünler olup olmadığının da belli olmadığını iddia etmekte olup tespit raporunda bu konuda net bir açıklama bulunmamaktadır.
3 ) Sayın Mahkeme 13.06.2013 tarihli celsede bilirkişilerin talimatla alınan bilirkişi raporuna vaki itirazlarında değerlendirilmesini buyurmuştur.
----- Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan ----- Talimat sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda bilirkişiler 31.12.2010 tarihi itibariyle davalı şirketin 9.091,10 TL alacaklı olduğunu tespit etmişlerdir.
Ancak rapor içeriğinde bulunan davacının davalı ile olan------ Kodlu Satıcılar Hesabının incelenmesinde, davalının 9.091,10 TL alacaklı değil bilakis aynı tutarda borçlu olduğu görülmüştür.
Davalının, davacıya tanzim ettiği en son faturası 31.013.2010 tarihli 1.598,74 TL tutarlı olup bu fatura her iki tarafın defterlerinde kayıtlıdır, davacının 21.04.2010 tarihli ------ nolu 10.689.844 TL tutarlı iade faturası ise davalı defterlerinde kayıtlı değildir ve içeriği mallar davalı tarafından iade alınmamıştır.Davacının iade faturasının 10.689,84 TL olduğu,
davalının davacı tarafından bedeli ödenmemiş son faturasının ise 1.598,74 TL olduğu tespit edildiğinden davacı defterlerinde yer alan (10.689,84 - 1.598,74 =) 9.091,10 TL davalı borcunun kaydi olarak yerinde olduğu ve talimat bilirkişi raporundaki görüşün hatalı olduğu söylenebilecektir.Ancak heyetimiz davacı tarafın yaptırdığı tespit raporunun bilimsel verilere dayanmadığından ve davacının yukarıda belirtildiği gibi dosya içeriğinde davacı tarafından iddia edildiği gibi herhangi bir şikayet yazısı, satışı yapılan malların iadesine ilişkin bir fatura ve/veya sevk irsaliyesi bulunmadığından,
ayrıca davacı tarafın deformasyon olmayacak ürünler ile değiştirildiğe ilişkin herhangi bir delili dosyada bulunmadığından değerlemeye esas alınamayacağı kanaatindedir.
SONUÇ
Dava, icra takip ve tespit dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, talimat bilirkişi raporu ile davalı tarafın işletme defteri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Yüce Mahkemenin kabulü halinde, Davacının itirazın iptali talebinin yerinde olmadığı, davalının takibe itirazının yerinde olduğu, davalının borçlu değil bilakis davacıdan 1.598,74 TL alacaklı bulunduğu, ancak davalının işbu davada karşı alacak talebinin bulunmadığı, bu konudaki yasal haklarını saklı tuttuğu" belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça, davacının uyuşmazlıktan önce ------ mahkemesinden temin ettiği delil tespiti mahiyetindeki raporun (davacı yanın teknik servis raporu esas alınmak suretiyle tanzim olunduğu belirtilere) kabul edilmediği göz önünde bulundurularak yukarıda belirtildiği üzere davacı vekiline ürünlerin muhafaza edilip edilmediği hususunda beyanda bulunmak ve dahi anılı teknik servis raporunun okunaklı suretinin dosyaya ibrazı için ihtar çekilmiş; davacı vekili ise her ikisininde mevcut olmadığını, müvekkili (müflis) şirket malvarlığının satıldığını beyan etmiştir.
Öte yandan raporda belirtildiği üzere, dosya içeriğinde davacı tarafından iddia edildiği gibi herhangi bir şikayet yazısı, satışı yapılan malların iadesine ilişkin bir fatura ve/veya sevk irsaliyesi bulunmadığından, ayrıca davacı tarafın deformasyon olmayacak ürünler ile değiştirildiğe ilişkin herhangi bir delili dosyada bulunmadığı, dosyada bu haliyle davacının ürünlerin ayıplı oldukları yönündeki iddiasını usule uygun delillerle ortaya koyamadığı, iddianın sübut bulmadığı, davalının takibe itirazının yerinde olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş;
ayrıca davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine dönük talebin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/277, K. 2025/803, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama