KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/367
- Karar No
- 2024/726
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/367 Esas
KARAR NO: 2024/726
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/08/2020
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ---------- Es.
Sayılı dosyasına vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasındaki hukuki ilişkiden doğan alacaklar nedeni ile arabuluculuğa başvurulmuş ise de anlaşmanın sağlanamadığını, inşaatların yapıldığı arazinin imarsız oluşu, inşaat ruhsatı alınmasına imkan bulunmaması, bu durumda geçici bir imkansızlık da olduğu, sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusuru olduğu, haksız feshe dayalı kar kaybı ve cezai şart feshinde tarafların ortak kusuru olduğu,
haksız feshe dayalı kar kaybı ve cezai şart istenemeyeceği, ancak ödenmeyen 15, 16 ve 17 nolu hak edişlerden ödenmeyen alacak taleplerinin ise eserin yasal hale getirilip inşaat ruhsatını alması için müvekkile yetki ve mehil verilip inşaat yasal hale getirildiği takdirde bedele hükmedilmesi,
inşaat yasal hale getirilmediği takdirde, davacı yüklenicinin ileride yasal hale getirildiği takdirde dava açmak hakkı saklı kalmak üzere bedele ilişkin davasının da reddedilmesine hükmedildiğini, yargılamanın bu şekilde sonuçlandığını, davalı ile müvekkili arasındaki hukuki ilişkinin bu şekilde tesis edildiğini, davalının unvanın son olarak S.S ... olarak değiştiğini, 18/05/2018 gün ve ---------sayılı ------------- yayınlanan 7143 sayılı kanunun 16.maddesi ile 03/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16.maddeye göre inşaatların yasal hale geldiğini ve ruhsat alınmasının mümkün olduğunu,
huzurdaki dava konusu için daha önce ---------- Esas sayılı dava açıldığını ancak --------- Karar sayılı kararı ile görevsizlikten davanın reddedildiğini, dosyanın süresinde görevli mahkemeye gönderildiğini, dava haklarının doğduğu 18/05/2018 günü itibari ile, manevi ve müzpet menfi zarar ve cezai şartı tahsil için dava haklarını saklı tuttuğunu beyan ederek,
İnşaatların yasal hale gelmesi nedeni ve --------- Hukuk Dairesinin ilamı uyarınca ödenmeyen 15, 16, 17 nolu hak edişler tutarı için belirlenen tutara yükseltilmek üzere şimdilik 10.000,00 TL belirsiz alacağın yargılama sırasında tespit edilecek tutarlara harçları yatırılarak yükseltilmek üzere 17.01.2001 gününden itibaren değişen oranlarda ---------- Reeskont faiz oranları ile,
vade farkı alacağı için belirlenecek tutara yükseltilmek üzere harçları yatırılmak sureti ile şimdilik 10.000,00- TL belirsiz alacağın, yargılama sırasında tespit edilecek tutarlara harçları yatırılarak yükseltilmek üzere 18.12.1999 gününden itibaren değişen oranlarda ----------- Reeskont faiz oranları ile,
munzam zarar talepleri için yargılama sırasında tespit edilecek tutarlara harçları yatırılarak yükseltilmek üzere şimdilik 1.000,00- TL alacak olmak üzere, şimdilik toplam 21.000,00- TL nin yargılama sırasında tespit edilecek tutarlara harçları yatırılarak yükseltilmek üzere ile doğdukları tarihlerden itibaren faizleri ile birlikte müvekkiline ödetilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ----------Ş. ile müvekkili ---------- arasında imzalanan 10.06.1998 tarihli inşaat sözleşmesi uyarınca, davacı yüklenici şirketin müvekkiline ait ----------- Mevkii --------- ---------- Pafta, ----------- Ada ve --------- ve ----------- parsellerdeki inşaatların tamamlanmasını, müvekkili kooperatifin de bunun karşılığında bedel ödemeyi taahhüt ettiğini ilgili taşınmazların ruhsatsız olması, imar planının bulunmaması sebebiyle sözleşmenin feshedilmesi üzerine,
inşaat sözleşmesinin 34. Maddesi gereğince davacı şirketçe Hakem Heyeti nezdinde hakediş alacakları, vade farkı alacağı, kar mahrumiyeti tazminatı, cezai şart talepleriyle dava ikame edildiğini, Hakem Heyetinin .06.2004 tarihli kararıyla davacı şirketin davasının kısmen red kısmen kabul edildiğini, ilgili hakem heyeti kararına karşı Temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, ---------- E. ----------- K. sayılı 27.4.2005 tarihli kararıyla,
davacının 15,16,17 nolu hakedişlerinden tahakkuk eden ve ödenmeyen alacak taleplerinin inşaatın yasal hale gelmesi halinde talep edilebileceğine ve davacının diğer tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle, Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verildiğini, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinin bozma kararı üzerine Hakem Heyeti 17.7.2010 tarihli kararıyla Yargıtay'ın bozma kararına uyarak Yargıtay çerçevesinde hüküm tesis edildiğini, 17.7.2010 tarihli Hakem Heyeti kararı aleyhine temyize kanun yoluna başvurulduğunu, ------------ sayılı 09.02.2012 tarihli kararıyla ilgili hakem heyeti kararının onanmasına karar verildiğini,
kararın kesinleştiğini, davacı şirketin. 18.05.2018 gün ve ---------- sayılı -------------- yayınlanan 7143 sayılı kanunun 16. Maddesi doğrultusunda inşaatların yasal hale gelmesi ve ruhsat alınmasının mümkün olması gerekçesiyle. 15,16,17 numaralı hak ediş tutarlarını, vade farkı alacağını ve munzam zararları talep ettiğini, huzurda açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan hak ediş bedeli, vade farkı ve munzam zarar istemine ilişkindir.Dava ilk olarak ---------- Esasında görülmekte iken yapılan yargılama sonunda ------------- K. Sayılı 14/04/2022 tarihli karar ile Görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevdi edilmekle mahkememizin ---------- esasına kaydedilmiştir.Mahkememizce usulünce duruşma açılarak;
tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, hakediş, munzam zarar, vade farkı alacağı olduğu belirlenmiştir.Taşınmazın imara uygun hale getirilip getirilmediğinin tespiti için keşif yapılmasına karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından bilirkişi ücreti ile keşif harcı yatırılmaması nedeniyle keşfin yapılamadığına dair tutanak düzenlenmiştir.
Dosyanın Şehir Planlamacısı ve Kadastro bilirkişisine gönderilerek mevcut belgelere göre taşınmazın imara uygun hale getirilip getirilmediğine ve uyuşmazlık konusuna ilişkin rapor alınmasına ve davacı vekiline takdir edilen bilirkişi ücretini yatırması için 2 hafta kesin süre verilmesine rağmen davacı vekilince bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılamamıştır.------------- Es.
Sayılı dosya UYAP üzerinden celp edilip incelenmiştir.Somut olayda; ------------Sayılı ilamı ile "...yükleniciye yaptığı eserin yasal hale getirilmesi için inşaat ruhsatını alması bakımından yetki ve mehil verilip, inşaat yasal hale getirildiği takdirde bedele hükmedilmelidir.
İnşaat yasal hale getirildiği takdirde dava açma hakkı saklı kalmak üzere bedele ilişkin davası da reddedilmelidir." kararı verildiği, davacının 18/05/2018 gün ve ----------- sayılı ------------ yayınlanan 7143 sayılı kanunun 16.maddesi ile 03/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16.maddeye göre inşaatın yasal hale geldiği ve ruhsat alınmasının mümkün olduğu iddiası ile dava açtığı, ancak dosyaya ibraz edilen sözleşmenin ihtilaf halli başlıklı 34.maddesinde "bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlıklar öncelikle işveren ve yüklenici arasında görüşmeler yolu ile çözülmeye çalışılacak,
ihtilafların bu şekilde çözülmemesi halinde tüm hukuk kuralları, hukuk usulleri, yasa hükümleri ve emsal yapılan kararların uygulanmak suretiyle H.U.M.K.'nun 516-536. Maddesi uyarınca tahkim yoluyla çözümlenecektir." hükmünün yer aldığı, davacının ihtilafın çözümü için öncelikle tahkim yoluna başvurması gerektiği anlaşılmakla HMK 114 ve 115.maddeleri gereği davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/367, K. 2024/726, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama