KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/370
- Karar No
- 2024/545
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/370
KARAR NO : 2024/545
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/05/2022
KARAR TARİHİ : 26/09/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 23/05/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle. "Yukarıda belirtilen davalı yanca, müvekkil aleyhine olarak --- İcra Müdürülüğü'nde ----. Sayısı ve ---- İcra Müdürlüğü'nün----- Sayılı dosyası ile Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile icra takipleri başlatılmıştır. Bu takip kapsamında müvekkile bu güne dek ne bir tebligat, ne de bir bildirim yapılmıştır.
Müvekkilin e-devlet sistemine girilerek, başlatılmış bulunan takipten çok az zamana öncesinde haberdar olunmuştur. Müvekkilin davalıya karşı hiçbir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil, ----- yaşadığı süre içerisinde kendi adına kurmuş olduğu ... -----üzerinden bir kısım ticari/şahsi işler yapmıştır.
İş yapmış olduğu şüpheliler -----Şirketi ve bu şirketin yetkilisi -----, müvekkile ait şirketin kaşesini kendi imkanları ile temin ederek, kendi şirketine ait çekleri müvekkilin imzasını kullanarak davalıya ciro etmişlerdir. Tam bu noktada belirtmek gerekir ki; ---- Şirketi ve bu şirketin yetkilisi ----- hakkında başlatacak olduğumu her türlü hukuki talep, dava vb. Haklarımızı saklı tutuyoruz.
Belirtmiş olduğumuz icra takibine konu Kambiyo Senetlerinin arka kısmında yer alan ciroların hiçbirindeki imza müvekkilin el ürünü değildir. Mahkemece dava konusunu içeren icra dosyalarının celbi sağlandığında ve ekte sunmuş olduğumuz vekaletle karşılaştırıldığında dahi, cirolarda yer alan imzalar ile müvekkilin elinden çıkan imzalar arasında çıplak göz ile fark edilebilecek şekilde bariz bir farklılık bulunduğu anlaşılacaktır.
Yargılamanın ilerleyen aşamalarında Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda da haklılığımız net bir biçimde ortaya çıkacaktır. Müvekkil aleyhinde başlatılmış bulunan bu takipler üzerine tarafımızca ---- Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı'na Özel Belgede Sahtecilik iddiası ile şikayette bulunulmuştur. Tarafımızca bu hususa dair ----.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılmış olup, Mahkemenin ara kararı uyarınca tarafımıza verilmiş bulunan kesin süre içerisinde eksiklik tamamlanmadığı için Mahkemece -----. Numarası ile Davanın Açılmamış Sayılmasına Karar verilmiştir. Gerekçeli Karar taraflara tebliğ edilmiş ve dava dosyası kesinleşmiştir. Arabuluculuk Tutanakları da tarafımızca 13.02.2021 tarihli dilekçe ile Mahkemeye sunulmuş olup, asılları dosya içerisindedir." denmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının davalıya dava konusu çeklerden kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasıdır. Mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 Sayılı TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).
6102 Sayılı TTK'nın 818. (eTTK.nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK.nun589) maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar.
Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz.
Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar.
Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 Sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır.
Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (-----.).Ancak senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir.
Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Bu nedenledir ki, borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir ve mahkemece bu iddia incelenmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2015 gün ve ----).
Somut olayda davacı kendi imzasının sahteliğine dayandığından mutlak defi niteliğindeki iddiasını herkese karşı ileri sürülebileceğinden ve ATK raporu ile çekte ciranta sıfatı bulunan davacı ismi altındaki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile davacının ----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasına konu ---- Sitesi şubesine ait, keşidecisi ----olan, keşide yeri -----, keşide tarihi 05/03/2019, seri no: ----- olan 30.000 TL bedelli çek ile yine davacının ----- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına konu ---- Sitesi şubesine ait, keşidecisi---- olan, keşide yeri ----, keşide tarihi 05/02/2019,
seri no: ----- olan 30.000 TL bedelli çeklerden kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespitine dair dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile;
a- Davacının --- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasına konu;
---- Sitesi şubesine ait, keşidecisi -----. olan, keşide yeri ----, keşide tarihi 05/03/2019, seri no: ----- olan 30.000 TL bedelli çek ile,
b- Davacının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına konu;
---- Sitesi şubesine ait, keşidecisi -----. olan, keşide yeri -----, keşide tarihi 05/02/2019, seri no: ------ olan 30.000 TL bedelli çeklerden kaynaklı davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2- Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 4.098,60 TL harçtan, peşin yatırılan 80,70 TL harç ve 1.121,32 TL tamamlama harcının toplamı olan 1.202,02 TL'den düşümü ile geri kalan 2.896,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL Peşin harç, 1.121,32 TL tamamlama harcı ve 80,70 TL başvurma harcı ile 696,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.979,47 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6-Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca alınan rapor ücreti olarak faturalandırılan 5.225,00 TL'nin davalı tarafından ---- Şubesindeki ----- iban nolu hesabına yatırılmasına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/370, K. 2024/545, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama