KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/165
- Karar No
- 2024/890
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/165 Esas
KARAR NO: 2024/890
DAVA
Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli)
DAVA TARİHİ: 08/03/2023
KARAR TARİHİ: 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağanüstü Genel Kurul İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; davalı şirketin 2015 senesinde tasfiye sürecine girdiğini ve bu hususun 09-06-2015 tarihinde tescil edildiğini, ancak tasfiyenin 8 yılı aşkın süredir tamamlanamadığını, sürecin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için genel kurulun ivedi şekilde toplantıya çağrılması gerektiğini, bu nedenle Tasfiye Memuru -------- 10-06-2022 tarihinde noterden ihtarname keşide edilerek genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiğinin bildirildiğini, ancak bir cevap verilmediğini, mevcut Tasfiye Memurunun da görev süresinin dolduğunu,
yeni bir tasfiye memuru atanması için genel kurulun toplanması zaruretinin hasıl olduğunu, bu nedenle dava açmak zorunda kalındığını, müvekkilinin davalı şirkette pay sahibi olduğunu ve dava açma hakkının bulunduğunu, davalı şirketin sinema sektörünün öncü şirketlerinden biri olduğunu, Tasfiye Memurunun 8 senedir görevini ifa etmediğini, Mahkemeniz tarafından atanacak Kayyım tarafından hazırlanacak gündem doğrultusunda genel kurulun toplantıya çağrılması gerektiğini, Tasfiye Memuru --------- hakkında görev ve sorumluluklarının ihlali sebebiyle hukuki ve cezai süreç başlatıldığını, yargılamanın devam ettiğini,
dava şartlarının oluştuğunu iddia ederek; davanın kabulüne, dava dilekçesinde belirtilen gündem maddelerini de ihtiva edecek şekilde gündem maddelerinin hazırlanması için davalı şirkete kayyım atanmasına, genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin karşı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; müvekkili ---------- davalı şirkette % 10 oranında hissesinin bulunduğunu, 10 yıl süreyle şirket müdürü olarak seçildiğini ve bu hususun 20-03-2009 tarihli ------------ ilân edildiğini, müvekkili şirketin 01-06-2015 tarihinde tasfiye sürecine girdiğini, 01-06-2015 tarihinde alınan ---------- numaralı karar ile müvekkili -------- Tasfiye Memuru olarak seçildiğini, bu kararın 01-06-2015 tarihli ----------- ilân edildiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkili ---------- tasfiye memurluğu görev süresinin sona erdiğini ve şirkette organ eksikliği bulunduğunu iddia ettiğini,
oysa böyle bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını, müvekkilinin görevinin devam ettiğini ve şirkette organ eksikliğinin bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 410/2. maddesinde; yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya yönetim kurulunun mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceğini düzenlediğini, oysa müvekkili şirkette böyle bir durumun bulunmadığını, anonim şirketler için öngörülen Türk Ticaret Kanunu’nun 410/2. maddesinin kıyasen limited şirketlerde uygulanması durumunda;
yönetim kurulu yerine müdürün bulunmaması koşulunun aranması gerektiğini, olayda davalı şirketin yönetiminin ve temsilinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, dolayısıyla tasfiye halindeki müvekkili şirkette müdürün bulunmadığı yönünde yapılacak bir değerlendirmenin haksız olacağını, müvekkili ----------- üzerine düşen görev ve sorumlulukları eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, davalı şirketin mersis adresi ile davacıya ait bir şirketin mersis adresinin aynı olduğunu, davacının müvekkilinin bu adrese girmesinde zorluk çıkardığını,
bunun üzerine davacıya -------- Noterliği’nden 03-11-2016 tarihinde ihtarname keşide edilerek tasfiye halindeki davalı şirkete ait defter, fatura ve her türlü evrakın 2 iş günü içinde Muhasebeci --------- teslim edilmesinin talep edildiğini, fakat bir sonuç alınamadığını, davacının müvekkiline çıkardığı fiili engellemeye rağmen müvekkilini suçladığını, bu durumunda davacının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, davacının davalı şirketin tasfiyenin uzaması sebebiyle zarara uğradığına dair müvekkili ---------- aleyhine tazminat davası açtığını, bu davanın ----------- Esas sayılı dosyası üzerinden görülmeye devam ettiğini savunarak;
davacının davalı şirkete kayyım atanması talebinin reddine, davacının genel kurulun toplantıya çağrılması talebinin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; tasfiye halindeki davalı şirketin tasfiyenin hala sonuçlanmadığından genel kurulun toplantıya çağrılması için izin verilmesini istemine ilişkindir.
İş bu dava TTK 412. Maddesi gereği Genel Kurulun Toplantıya Çağrılmasına yönelik olup, ilgili şirkete karşı yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, dava dilekçesinde de davanın sadece şirkete karşı yöneltildiği, Tasfiye memuru -----------yöneltilmediği, uyap sistemine ----------- sehven işlendiği belirlenmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde;
----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde ---------- sicil numarasıyla kayıtlı olan ------------ Şirketi’nin sermayesi 500.000.- T.L. sı olup, bu sermayenin;
• 450.000.- T.L. lık kısmı davacı ...’a,
•50.000.- T.L. lık kısmı da davalı ----------- aittir.
Davalı şirketin 01-06-2015 tarihli ve ----------- numaralı ortaklar kurulu toplantısında aşağıda yazılı kararları almıştır,Şirketin faaliyetine devam etmesinde fayda görülmediğinden tasfiye haline getirilmesine, Şirket Müdürü ------------ tasfiyeye girinceye kadar yaptığı işlerden ibra edilmesine, ---------- tasfiye memuru olarak seçilmesine ve tasfiye ile ilgili olarak münferit imzası ile şirketi temsil etmesine oy birliğiyle karar verilmiştir. Yukarıda yazılı olan hususlar 09-06-2015 tarihinde tescil edilmiş, 15-06-2015 tarihli ve --------- sayılı --------- yayımlanmıştır. Bu şekilde şirketin ünvanının başına “Tasfiye Halinde” ibaresi eklenmiş ve ünvanı “...” halini almıştır.
Borçlu ve alacaklılara çağrı ilânları;
• 1. İlân 19-06-2015 tarihli ve-------- sayılı,
• 2. İlân 29-06-2015 tarihli ve -------- sayılı,
• 3. İlân 03-07-2015 tarihli ve ---------- sayılı --------- ilân edilmiştir.
Davalı şirket 16-03-2009 tarihinde tescil edilerek 99 yıl süreli olarak kurulmuştur. Kuruluşa ilişkin ana sözleşmesinin 8 inci maddesine göre; --------- 10 yıl süreyle şirket müdürü olarak seçilmiştir. Şirketin ana sözleşmesi 20-03-2009 tarihli ve ---------- sayılı ---------- yayımlanmıştır. Tasfiye Memuru olarak seçildiği tarihte şirket müdürü olan ---------, tasfiye süresi zarfında 16-03-2019 tarihinde müdürlük görev süresi dolmuştur.
Asıl olan tasfiyenin mümkün olan kısa süre zarfında sonuçlandırılmasıdır. Ancak, Kanun da tasfiyenin ne sürede bitirileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Her ne kadar tasfiyenin ne kadar sürede bitirileceğine dair Kanun’da bir hüküm yoksa da, makul bir sebep olmaksızın tasfiyenin 8 sene kadar uzaması da, olağan bir durum değildir. Türk Ticaret Kanunu’nun 541 inci maddesinin 2 inci fıkrasında.
Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlığın dağıtılamayacağına hükmedilmiştir. Üçüncü ilan 03-07-2015 tarihinde yapılmıştır. Buna 3 ay ilâve ettiğimizde 03-10-2015 tarihinden itibaren, tasfiyenin sonuçlandırılmasının önü açılmış bulunmaktadır. Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 540 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası da aynı şekildedir.
540 ıncı maddenin 2 inci fıkrası da: “Envanter ve bilançonun onaylanmasından sonra, tasfiye memurları şirketin envanterde yazılı bütün malları ile belgelerine ve defterlerine el koyarlar.” hükmüne havidir. Kurumlar Vergisi Kanununa göre de tasfiye halinde giren şirketin tasfiyeye giriş beyannamesi vermesi gerekmektedir.
Tasfiye memurları tasfiyenin uzun sürmesi halinde, Türk Ticaret Kanunu’nun 542 inci maddesinin 1 inci fıkrasının d bendine göre; “her yıl sonu için tasfiyeye ilişkin finansal tabloları düzenleyerek genel kurula sunmak” zorundadırlar. Bu zorunluluğun yerine getirildiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Tasfiyenin uzamasına rağmen, tasfiye memuru bu konudaki görevini tam ve doğru olarak yapmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Tasfiye Memuru her ne kadar defterlerin bulunduğu adrese giremediğini ileri sürmekteyse de, bu konuda gereğini de yapmamıştır. Genel kurulu toplantıya çağırmamış, memurluk görevinden de ayrılmamıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 537 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre; “Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla atanmış tasfiye memurları ve bu görevi yerine getiren yönetim kurulu üyeleri, genel kurul tarafından her zaman görevden alınabilir ve yerlerine yenileri atanabilir.” hükmü gözetilerek davalı şirkete müdür seçimi, tasfiye memurunun değiştirilmesi ve yerine yenisinin atanması veya şirket müdürüne tasfiye memurluğu yetkisinin de verilmesi, imza yetkilerinin belirlenmesi” gündem maddeleriyle genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi için şartlar oluştuğu belirlenmekle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/165, K. 2024/890, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama