KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/20
- Karar No
- 2023/828
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2023
Karar Metni
1.030 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/20 Esas
KARAR NO: 2023/828
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/01/2023
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya sunmuş olduğu danışmanlık hizmeti uyarınca davalıya 05.11.2020 - 02.06.2021 tarihleri arasında muhtelif tarihlerde faturaların kesildiğini, davalının yükümlülüklerini ifadan imtina ettiğini, fatura bedellerini ödemediğini, dava ve icra takibine konu faturalara itirazda bulunmadığını, borçlu aleyhine -------- esas sayılı dosyasına icra takibi başlatıldığını, borçlunun ödeme emrine ve borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile alacağın en az %20 si kadar icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete 23/01/2023 tarihinde dava dilekçesinin e tebliğ yolu ile tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından, 6100 sayılı Yasanın 128 inci uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz;
yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir.
İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez.
Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür.
Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir.
Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir .Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; davacı vekilinin vermiş olduğu dilekçeler, davacı tarafın ibraz ettiği tüm deliller, tarafların BA/BS formları, yemin delili ve-------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası ve dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir.------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın tetkikinde;
davacı tarafından davalı aleyhine, toplam 4.850,36.-TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %9 avans faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı yana 22/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 28/11//2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Tensiple birlikte icra dosyası Uyap sisteminden temin edilmiş ayrıca tarafların ilgili vergi dairelerine müzekkere yazılarak BA/BS formları getirtilmiştir.
2/5/2023 tarihinde ön inceleme duruşması yapılarak uyuşmazlık "davacı tarafından "------- istihdam teşvikleri hakkında sözleşmeye istinaden kesilen faturalar" nedeni ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı" şeklinde belirlenmiştir.
Aynı celsede tahkikata geçilerek dosyanın tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek uyuşmazlık konusuna dair teknik rapor tanzim edilmesi için mali musahip bilirkişiye tevdine karar verilmiş ancak davacı vekilince delil avansının miktarı göz önünde bulundurularak yatırılmayacağı yazılı olarak belirtilmiş ve davalı yana yemin teklifinde bulunulmuştur.6100 sayılı Yasanın 225 ve devamı maddelerinde yemin delili düzenlenmiştir. Yemin kesin delillerdendir.
Yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasını diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etme hakkı bulunduğunu, istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak yemin hakkı kullandırılmadan karar verilemez. İddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için yemin deliline dayanılmış olması gerekir.
Yasanın 225/1 maddesi yeminin ancak tarafların kendisinden kaynaklanan ve davanın çözümü bakımından önem taşıyan vakıalar için edilebileceğini hükme bağlamıştır. Aynı madde son cümlesinde "bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklar vakıa sayılır" hükmüne yer vererek yeminin sınırlarını belirlemiştir .Mahkememizce yemin metni, yeminin yapılacağı gün ve saati davalı şirket yetkilisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ancak duruşmaya iştirak edilmemiştir.
6100 sayılı Yasanın "Yemin etmemenin sonuçları" başlıklı 229 uncu maddesine göre, yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.
Bu doğrultuda davacı şirketin fatura konusu hizmeti davalı şirkete verdiği ve fatura tutarı kadar alacaklı olduğu kabul edildiğinden davanın kabulüne karar verilerek takibe yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiş ve alacağın mahiyeti itibariyle likit olduğu değerlendirilmekle davalı aleyhine %20 inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/20, K. 2023/828, 2 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama