KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/306
- Karar No
- 2023/833
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/306 Esas
KARAR NO: 2023/833
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/04/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
Davalı şirkete ait -------- plakalı aracın, ihlalli geçiş nedeniyle doğan ve yasal süresi içerisinde ödenmeyen geçiş tutarı ve yasadan kaynaklı para cezasının tahsili amacıyla -------- Esas Sayılı dosyasından başlatılan icra takibinden gönderilen ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, borçlu, müvekkili şirkete borcu olmadığını öne sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz ettiğini, yapılan itiraz haksız ve yersiz olduğunu,
itirazın iptali ile alacağın reeskont avans faizi ve diğer tüm ferileri ile birlikte tahsili için takibin devamına ve borçlu aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir bildirim yapılmadığını, bu yöndeki iddiaları kabul etmediklerini, bildirim olmaksızın başlatılan icra takibinin kötü niyetle olduğunu, ihlalli geçiş cezasının ödenip ödenmediğinin müvekkili şirket banka hesaplarından tespit edilmesi gerektiğini, -------- sisteminin tanımlı olduğu banka hesaplarının incelenmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz ikame edilen davanın esastan reddine, kötü niyetli davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice: Dava, ihlalli geçişler nedeni ile ihlali geçiş ücretlerinin tahsili amacı ile başlatılan İİK.72/2 md göre itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir.
Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir.
İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez.
Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder. Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür.
Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir.
Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, tarafların ibraz ettiği tüm deliller,------- Esas sayılı dosyası, dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.-------- Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, dosyanın tetkikinde;
davacı tarafından asıl alacağa istinaden davalı aleyhine, 1.845,00.-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık 10,75 reeskont avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı yana 07/02/2023 tarihinde e tebligat yolu ile tebligat düzenlendiği, 12/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 07/02/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği,
davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Tensiple birlikte ayrıca gerçekleştiği iddia olunan ihlal tarihlerinde ilgili bir (1) adet aracın maliklerinin tespiti bakımından noterler birliğine müzekkere yazılarak ilgili tüm kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır.Tüm dosya kapsamına ve özellikle davacı şirketin sunduğu görsel kayıtlara göre, ihlalli geçişlerin sabit olduğu,
davalı vekili cevap dilekçesinde, ihlalli geçişlerin ücretlerinin ödenip ödenmediği noktasında müvekkili şirkete ait banka hesaplarının incelenmesi gerektiğini, ihlalli geçiş yapıldığından şirketin eski yönetim bünyesinde bulunduğunu, yeni yönetime devrinde bu hususta bir bilgi verilmediğini, dolayısıyla bu borçtan sorumlu tutulmamaları gerektiğini ileri sürmüşse de (ispat külfetine ilişkin genel kural olan) 4721 sayılı Yasanın 6 ncı maddesi "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" hükmüne göre,
davalının cevap dilekçesinde belirttiği hususları ispat etmesi gerekirken bu yönde bir ispat faaliyetine girişilmemesi, yasal mevzuatı gereği ihlalli geçiş evrakının da muhataplarına tebliğ zorunluluğunun bulunmaması, geçişlerin sabit olduğu ve alınan hizmet karşılığı bedellerin ödenmediği anlaşıldığından (miktar itibariyle kesin olmak üzere) davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/306, K. 2023/833, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama