KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/486
- Karar No
- 2023/689
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
Karar Metni
1.607 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/486 Esas
KARAR NO: 2023/689
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 30/03/2017
KARAR TARİHİ: 03/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz (iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul ve terkin talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;19/02/2011 tarihinde --------- Devleti ile müvekkili şirketi arasında 3 adet ------- tipi hidroelektrik santrali projesinin imzalandığını, bu proje için müvekkili tarafından dava konusu şirketin kurulduğunu, tüm edimlerin zamanında yerine getirildiğini, buna rağmen -------- Hükümeti tarafından projelerin gerçekleştirilmesinin engellendiğini bu sebeple tüm yatırım ve masrafların çöpe atılmak suretiyle milyonlarca dolar zarara uğradıklarını, bu sebeple 19/02/2011 tarihi mutabakat zaptının davalı --------- Hükümeti'nden kaynaklanan sebeplerden dolayı sona erdiğinin tespitine,
bu mutabakat zaptı uyarınca sunulan teminat mektubunun konusuz kaldığının ve müvekkili şirkete iadesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --------Hükümeti'nden tahsilini talep ve dava etmiştir.--------vekili cevap dilekçesinde özetle;
davanın diğer davalılar arasında görülmesi gerektiğini, dava ile hukuken hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, davalı bankanın tüzel kişiliğinin devam edip etmediği sorgulanmadan husumet fona yöneltildiğini, bu sebeple müvekkili yönünden dosyanın tefrik edilmesi ve davanın fon yönünden husumetten reddi gerektiğini, davalı ------- şirketinin sadece yönetim ve denetimin fona devredildiğini ve faaliyet izninin kaldırıldığını, bankanın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, bu sebeple husumetten reddini, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesine ilişkin cevap dilekçesi dosyamız kapsamındadır. --------- vekili cevap dilekçesinde özetle;
davanın diğer davalılar arasında görülmesi gerektiğini, dava ile hukuken hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, davalı bankanın tüzel kişiliğinin devam edip etmediği sorgulanmadan husumet fona yöneltildiğini, bu sebeple müvekkili yönünden dosyanın tefrik edilmesi ve davanın fon yönünden husumetten reddi gerektiğini, davalı -------- şirketinin sadece yönetim ve denetimin fona devredildiğini ve faaliyet izninin kaldırıldığını, bankanın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, bu sebeple husumetten reddini, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesine ilişkin cevap dilekçesi dosyamız kapsamındadır.
Davalı ------- şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; teminat mektubunun nakte çevrilmesinin tedbirin durdurulmasına ilişkin talebin mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, bu sebeple görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevli mahkemenin --------- Mahkemelerinin olduğunu, harçtan muaf olduklarını, bu sebeple eksik harcın tamamlattırılmasını, görev yönünden davanın usulden reddi, yetkisizlik nedeniyle dosyanı ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davanın esastan reddini talep etmiştir.
Davalı -------- Hükümeti vekili cevap dilekçesinde özetle; mutabakat zabtının 13.4 maddesine göre her türlü uyuşmazlığın, tahkim yoluyla çözüme kavuşturulmasının zorunlu olduğunun belirtildiği, öncelikle tahkim itirazı nedeniyle davanın usulden reddine, kabul edilmemesi halinde -------- Mahkemelerinin yetkili olduğu iddiasıyla yetkisizlik kararı verilmesine ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinin davanın kusuru ile sona erdiğinin tespiti, sözleşme uyarınca verilen teminat mektubunun nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde özetle.
19/02/2011 tarihinde -------- Devleti ile müvekkili şirketi arasında 3 adet -------- tipi hidroelektrik santrali projesinin imzalandığını, bu proje için müvekkili tarafından dava konusu şirketin kurulduğunu, tüm edimlerin zamanında yerine getirildiğini, buna rağmen -------- Hükümeti tarafından projelerin gerçekleştirilmesinin engellendiğini bu sebeple tüm yatırım ve masrafların çöpe atılmak suretiyle milyonlarca dolar zarara uğradıklarını, bu sebeple 19/02/2011 tarihi mutabakat zaptının davalı ------- Hükümeti'nden kaynaklanan sebeplerden dolayı sona erdiğinin tespitine,
bu mutabakat zaptı uyarınca sunulan teminat mektubunun konusuz kaldığının ve müvekkili şirkete iadesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --------- Hükümeti'nden tahsilini talep etmiştir.--------Dava asliye hukuk mahkemesine tevcih edilmiş, Mahkemece;“(…) taraflar arasındaki ilişkinin; hidroelektrik santrali projesinin yapılmaması sebebi ile maddi tazminat ile teminat mektubunun konusuz kaldığının ve davacı şirkete iadesi talebi olduğu, tarafların tacir olduğu ve ticari işletmelerine ilişkin olduğu,
devletin tüzel kişiliğinin bulunduğu, TTK 4. maddesine göre ticari dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından” denilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Davacı ve davalılardan--------- Hükümeti vekili tarafından karar istinaf edilmiş,--------.sayılı ilamı ile,“(…) somut olaya gelince;
mahkemece davalı -------- Hükümeti'ne dava dilekçesi tebliğ edilmeden görevsizlik nedeniyle usulden red kararı verilmek suretiyle Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkına aykırı davranılması doğru görülmemiştir” demek suretiyle Mahkememiz kararını kaldırmıştır.--------- Bu sefer asliye hukuk mahkemesince -------- E.sayılı dosyada yapılan yargılamada, “(…) davanın taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinin davanın kusuru ile sona erdiğinin tespiti,
sözleşme uyarınca verilen teminat mektubunun nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde uyuşmazlığa bakmaya görevli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edildiği,--------- sayılı ilamında davalı --------- Hükumeti'ne dava dilekçesi tebliğ edilmeden görevsizlik kararının verilmesinin hukuki dinlenme hakkına aykırı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırıldığı, mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedildiği, dava dilekçesinin davalı -------- Hükumeti'ne tebliğ edildiği,
davalı vekilinin sunduğu 30/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle, mutabakat zabtının 13.4 maddesine göre her türlü uyuşmazlığın, tahkim yoluyla çözüme kavuşturulmasının zorunlu olduğunun belirtildiği, öncelikle tahkim itirazı nedeniyle davanın usulden reddine, kabul edilmemesi halinde --------- Mahkemelerinin yetkili olduğu iddiasıyla yetkisizlik kararı verilmesine ve nihayetinde davanın reddine karar verilmesinin talep ettiği,
taraflar arasında düzenlenen davaya konu 10/02/2011 tarihli sözleşmenin 13.maddesinde Yetkili Hukuk ve Uyuşmazlıkların Çözümü başlığı altında "Taraflardan birinin yazılı talebinin diğer tarafa tesliminden itibaren 30 gün içerisinde sulh yoluyla çözüme kavuşturulamayan bütün uyuşmazlıklar için taraflar --------- kanunlarını uygulamak üzere 3 hakemden oluşan bir tahkim heyeti nezdinde tahkime başvurabilir." hükmüyle tahkim şartı öngörüldüğü,
sözleşmedeki tahkim şartının tarafları bağlayıcı olup, öngörülen tahkim şartının açık ve kesin olduğu , başka bir deyişle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin esas dayanağının 10/02/2011 Tarihli protokol olup, protokoldeki tahkim şartı açık ve kesin nitelikte olduğu ve davalı yanca süresinde tahkim itirazında bulunulmuş olması nedeni” denilmek suretiyle tahkim şartı bulunduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararı, davacı ve davalı TMSF tarafından istinaf edilmiş, istinaf mahkemesince dosya önce ---------harçtan muaf olmaması nedeniyle ilgili harçları ikmal etmesi için ilk derece mahkemesine geri çevrilmiş,
eksiklik giderildikten sonra, ilk derece mahkemesi kararı,“(…) Somut olayda, davacı şirket ile davalılardan ------- şirketinin tacir olduğu, uyuşmazlığın bu taraflar bakımından ticari işletmelerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davaya konu eser sözleşmesinin tarafı olan davalılardan --------- Hükumeti tacir değil ise de, yukarıda açıklandığı üzere davaya bakmakla görevli olan mahkeme sözleşmenin taraflarına göre değil, davadaki tarafların sıfatlarına göre belirlenecektir. Konusu eser sözleşmesi olan davalarda da tarafların tacir ve işin ticari işletmeyle ilgili olması halinde davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesine aittir.
Buna göre, eldeki davaya bakma görevi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesine aittir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olamaz.
Bu durumda, mahkemece davanın görev yönünden reddi ile kararın kesinleşmesine müteakiben dosyanın talep halinde ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, öncelikle görev hususu incelenmeden, yanılgılı değerlendirme ile tahkim ilk itirazı hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur” denilmek suretiyle kaldırılmıştır.--------Dosya tekrar asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, --------- Esas sayılı dosya üzerinde yapılan incelemede, mahkemesince,
“(…) davacı şirket ile davalı -------- şirketinin tacir olup uyuşmazlığın tarafların ticari işletmenlerinden kaynaklandığı göz önünde bulundurularak davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan mahkememizin görevsizliği ile” denilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiş,
bu karar 8/7/2023 tarihinde kesinleşmiş ve dosya 11/7/2023 tarihinde Mahkememize tevzi edilmiştir.Davalılardan --------- Hükümetinin istinaf mahkemesinin (dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmemesi nedeniyle verdiği kaldırma) kararından sonra ilk derece mahkemesinin dava dilekçesini tebliğ etmesi üzerine verdiği 30/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde Mutabakat Zaptı’nın 13.4 maddesi doğrultusunda taraflar arasındaki uyuşmazlıkların --------- Tahkimi marifetiyle çözüleceği kararlaştırıldığı iddiasıyla tahkim itirazında bulunmuştur.6100 sayılı Yasanın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138 inci maddesine göre, mahkeme,
öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.Taraflar arasındaki sözleşme/mutabakat yabancılık unsuru taşıdığından tahkim anlaşmasının geçerliliği 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümleri doğrultusunda incelenmelidir.
Anılı Yasanın 4 üncü maddesine göre, tahkim anlaşması, tarafların, sözleşmeden kaynaklansın veya kaynaklanmasın aralarında mevcut bir hukukî ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tümünün veya bazılarının tahkim yoluyla çözülmesi konusunda yaptıkları anlaşmadır.Tahkim anlaşması yazılı şekilde yapılır.
Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için, tahkim anlaşmasının taraflarca imzalanmış yazılı bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi bir iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim anlaşmasının varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması gerekir (f.2).Tahkim itirazının ileri sürülmesi ve tahkim anlaşmasının geçerliliğine ilişkin uyuşmazlıkların çözülmesi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilk itirazlara ilişkin hükümlerine tâbidir.
Tahkim itirazının kabulü halinde, mahkeme davayı usulden reddeder (m.5).Yukarıdaki yasal çerçeve doğrultusunda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, 10/2/2011 tarihli, --------- Hükümeti, -------- arasında akdedilen “Mutabakat Zaptı” nın 13.4 üncü paragrafına göre, “(…) Mevcut sözleşmeden doğan ve bağlantılı olan tüm uyuşmazlıklar, nihai olarak Uluslararası Ticaret Odası tarafından tayin edilecek ve Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Kurallarına göre atanan üç (3) hakem tarafından çözülecektir” belirlemelerini içermektedir.
Bu belirleme, usulüne uygun bir tahkim şartıdır.
Buna göre, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıkların tahkim marifetiyle çözümlenmesi konusunda iradelerin birleştiği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın halli bakımından geçerli bir tahkim şartı söz konusu olması nedeniyle davalı ---------- Hükümetinin 30/11/2021 tarihli cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü ilk itirazının kabulü ile 6100 sayılı Yasanın 116/f.1-b hükmü gereği davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/486, K. 2023/689, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama