KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/550
- Karar No
- 2024/621
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2024
Karar Metni
1.558 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/550 Esas
KARAR NO: 2024/621
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 04/08/2023
KARAR TARİHİ: 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 12.09.2022 tarihli genel kurulu ile müvekkilin müdürlük yetkisinin sonlandırıldığını, müvekkilin ortaklıktan uzaklaştırılmak istenmesi, şirket hesabından müvekkilinin izni ve bilgisi olmaksızın çekilen ve dava dışı 3. kişiler hesabına aktarılan yüksek meblağlı tutarların olması gibi nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebi ile ilgili---------- Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, davalının 01.08.2023 tarihli genel kurul toplantısına müvekkilin davet edildiğini,
şirketin zararına istinaden sermayenin 1.320.000,00 TL'ye çıkarılmasının oy çokluğu ile kabul edildiğini ve sermaye artırımına gidildiğini, karara muhalefet şerhi düşüldüğünü, sermaye artırımı ile müvekkilin hisse payı oranının düşürülmesinin amaçlandığını, ayrıca müvekkilin sermaye ve kar payının azaltılmak istendiğini,
şirket hesaplarından 3. kişilere yapılan ödemeler dikkate alındığında sermaye artırımını zorunlu kılacak neden olmadığını ileri sürerek 01.08.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile sermaye arıtımına ilişkin verilen kararın uygulanmasının geriye bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ilgili kararın iptalini iddia ve talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 12.09.2022 tarihine kadar şirket müdürü olduğunu ve şirketin tüm gelir giderlerinin kendi kontrolünde olduğunu, şirketin diğer ortaklarının da aynı dönemde müdür olduğunu ancak mali konuların davacı kontrolünde takip edildiğini, bu dönemde davacının ticari kayıtları saklayarak inisiyatifine göre maddi paylaşımlar yaptığını, davacının 15.04.2022 tarihinde 200.000 TL ve 06.06.2022 tarihinde 130.000 TL'nin ... hesabına gönderilmesi nedeniyle şirket ortaklarına olan güvenin sarsıldığını iddia ettiği,
ancak diğer ortak ... eşinin mimar olduğunu ve şirketin kliniğindeki bazı inşaat işlerinin kendisine yaptırıldığını, faturanın şirket adına düzenlendiğini, ödemelerin de şirket hesabından yapıldığını, davacının --------- hesabından 3.200 Euro çekildiğini ve bu durumun güven kırıcı bir işlem olduğunu ileri sürdüğünü ancak diş kliniği işleten davalı şirketin kullandığı malzemelerin satışının yabancı para üzerinden yapıldığını, malzeme sevkinin durmaması ve klinik işlemlerinin aksamaması için şirket ortağı ... şahsi hesabından birçok kez harcama yapıldığını, bu nedenle şirketin ... borcu olduğunu,
davacının 21.11.2021 tarihinde davalı şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren -------- Şti'ni kurduğunu ve bu tarihten itibaren davalı şirket müşteri çevresini yeni şirkete yönlendirdiğini, ardından 2022 Mayıs ayından itibaren davacının şirkete gelmediğini, bu açıklamalara göre davacının şirketten ayrılmayı çok önceden kafasına koyduğunu, davalı şirketin----------- hesaplarında toplamda 1.759.705 TL kısa vadeli borcu olduğunu ancak sermayesinin 120.000 TL olarak kaldığını,
şirketin kısa vadeli borçlarını ödemeye yetecek sermayesi mevcut olmadığından ve yeni tesis ve cihaz alımı yapılacağından dış kaynaktan karşılanmak ve bedeli nakden ödenmek üzere sermaye artırımının zorunlu hale geldiğini, davacının davalı şirketten artırılan sermaye tutarını karşılayacak bir alacağı bulunmadığını ve müvekkil şirkete 233.637,29 TL tutarlı borcu bulunduğunu, borcun tahsili amacıyla ---------- Ticaret Mahkemesinde davanın derdest olduğunu, davacının sermaye artırımına katılmasına ilişkin rüçhan hakkının - sınırlandırılmasına veya kaldırılmasına ilişkin alınmış bir kararın bulunmadığını,
artırılan sermayede davacının payına düşen tutarın 400.000 TL olduğunu ve bu tutarın davacının yararlanamayacağı veya ödeyemeyeceği bir tutar olmadığını, davalı şirkete ait finansal tabloların imza karşılığı davacıya teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; davalı şirketin 01.08.2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararlarının iptaline ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının 17.04.2019 tarihli şirket kuruluşunda diğer ortaklarla birlikte müdür pozisyonunda eşit sermaye payına sahip olduğu, 23.09.2022 tarihli genel kurulda şirket müdürlüğünden ayrıldığı ve sermaye payının 1.600 adet karşılığı 40.000 TL olarak değişmeden devam ettiği görülmüştür.
Huzurdaki dava konusu 10.10.2023 tarihinde -------- tescil edilen 01.08.2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararına göre davacının yine 1.600 adet payına karşılık 40.000 TL sermaye ortak pozisyonunda devam ettiği, diğer ortakların ise ortak başına 25.600 adet paya karşılık 640.000 TL sermaye ile müdür pozisyonunda devam ettikleri görülmüştür.Dava konusunu oluşturan davalının 01.08.2023 tarihinde gerçekleştirdiği Olağanüstü Genel Kurul Toplantı tutanağının;Madde 2: Şirket sermayesinin TTK'nın 376.
Maddesine göre 1.320.000,00 TL'ye çıkarılmasına 1.600 adet ret oyuna karşılık 3.200 adet kabul oyuyla ve oy çokluğu ile karar verildi. Oylamada ret oyu veren ... vekili ... muhalefet şerhini tek bir dilekçe olarak divan başkanlığına verdi.
Madde 3 : Artırılan sermayenin ortakları tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde nakit ödenmesi kaydıyla şirket sermayesi ile ilgili ana sözleşmenin altıncı maddesi değişikliğinin yapılmasına 1600 adet ret oyuna karşılık 3.200 adet kabul oyuyla ve oy çokluğuyla karar verildi.Oylamada ret oyu veren ... vekili Av. ... Muhalefet şerhini tek bir dilekçe olarak divan başkanlığına verdi.
Madde 4: Şirket sermayesinin TTK'nın 376. maddesine göre 1.320.000,00 TL'ye çıkarılmasına 1.600 adet ret oyuna karşılık 3.200 adet kabul oyuyla ve oy çokluğu ile karar verildi.
Oylamada ret oyu veren ... vekili ... muhalefet şerhini tek bir dilekçe olarak divan başkanlığına verdi.Hazirun cetveline göre toplantıya --------- ve ... asaleten, ... vekaleten katıldığı görülmüştür.Davacının usulüne uygun bir muhalefet şerhi verdiği ve bu olgunun da davalı şirket tarafından tartışmaya konu edilmediği anlaşılmaktadır.
TTK'da GK kararının iptal edilebilmesi için bahis konusu kararın “kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına” aykırı olması gerekir. Somut olayda ikinci halin "esas sözleşme hükümlerine” aykırılık olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla değerlendirilmesi gereken mesele davalı şirketin sermaye artışına ilişkin --------- kararının“kanun veya dürüstlük kuralına" aykırı olup olmadığıdır.Dosya münderecatına göre davalı şirket ---------- kararlarını TTK m. 589 ve m. 621/1-d çerçevesinde gereken çoğunlukla almıştır.
Değerlendirilmesi gereken husus somut olaydaki sermaye artışında dürüstlük kuralına bir aykırılık olup olmadığıdır.
Bir sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırılığı, genellikle, ortaklığın aslında ihtiyacı olmamasına rağmen artırım yapılması suretiyle azınlıkta kalan pay sahiplerinin ortaklıktaki sermaye ve pay oranlarının azaltılmak istenmesi hâlinde söz konusu olur.Çoğunluğun dışında kalan pay sahiplerinin ortaklığa olan katılımlarının azaltılması amacıyla sermaye artırımına karar verilmesi varsayımında, genel kurulda oy kullanan çoğunluk, ortaklık tüzel kişiliğinin menfaat ve ihtiyaçlarını değil, tümüyle kendi kişisel çıkarlarını gözeterek hareket etmektedir.
Böylece ortaklığın sermaye artırımı yapma hakkı, diğer pay sahiplerinin zararına olacak bicimde kötüye kullanılmış olmaktadır (MK m. 2/2) --------- kararının dürüstlük kuralına aykırı düşmesi için mutlaka çoğunluk pay sahiplerinin şahsi menfaatleri gözetilerek alınmış olması ve/veya anılan pay sahiplerinin bir menfaat elde etmeleri de şart olmayıp, “ortaklığın menfaatleri" bunu gerektirmemesine rağmen alınan bir artırım kararı, çoğunluk pay sahiplerine ayrıca özel bir yarar sağlamasa dahi, dürüstlük kuralına aykırı ve iptal edilebilir bir karardır.
Yargıtay kararlarında, yalnızca sermaye artırımına ihtiyaç bulunup bulunmadığını değil, “kararlaştırılan artırım şeklinin ihtiyacı karşılama amacını sağlayıp sağlamayacağını" da dikkate almakta ve dahası, artırım kararı değerlendirilirken “ilgili ortaklığın amacının (veya işletme konusunun) doğurduğu öncelik kaygılarının ve hedef yönelimlerinde yatan özelliklerin de gözetilmesi gerektiğini” ifade etmektedir.
Yapılan Mali incelemeye göre davalının 31.12.2022 tarihi itibariyle bilanço gerçekleşmelerine göre mevcut borçlarını ödemede sıkıntıya düşmeyeceği, şirketin ortaklardan toplamda 3.468.251,01 TL alacaklı, yine tüm ortaklara toplamda 747.732,97 TL borçlu olduğu, iki tutarın netleştirilmesine göre davalı şirketin ortaklardan toplamda 2.720.518,04 TL alacaklı olduğu,
şirketin nakdi sermaye artırımında önce ortaklardan alacaklı olduğu tutarı nakden tahsil edebileceği ve ilgili tutarı şirket borçlarını ödemede kullanabileceği, ayrıca ilgili tutarı nakden tahsil etmese bile ------- hesabında yer alan 747.732,97 TL'yi sermayeye ilave ederek şirket özsermayesini güçlendirebileceği, şirketin ---------- 2022 yılı içerisinde “ortaklar huzur hakkı paylaşımı” ve “ortaklar kar paylaşımı” açıklamalı ortaklara ödenen 2.787.775,76 TL toplam tutarlı işlemlerin yer aldığı,
herhangi bir şirketin nakit dar boğazına düşmesi durumunda ortaklara kâr payı dağıtmak yerine ilgili tutarın sermayeye eklenmesi ve şirket öz sermayesinin güçlendirilmesinin tercih edilmesi gerektiği, şirketin geçmiş yıl kârları hesabında 2.058.816,76 TL, dönem kârı hesabında 1.552.371,19 TL olmak üzere toplamda 3.611.187,95 TL tutarlı kâr payı kaleminin yer aldığı belirlenmiştir.Mali inceleme verilerine göre şirketin nakdi sermaye artışına gereksinim duymadığı, ortaklarından olan alacaklarını tahsil ettiği takdirde iktisadi bir sorun yaşamayacağı anlaşılmaktadır.
Ayrıca huzur hakkı adı altında yapılan ödemeler için TTK m. 616/1f çerçevesinde bir ------- kararı alınması lazım gelirdi ki bu yönde bir karara dosya münderecatında rastlanılmış değildir.
Dolayısıyla sermaye artışına dair alınan 2 nolu karar ve bu kararla bağlantılı 3 ve 4 nolu kararların dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptali gerektiği, davacının 01/08/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptalini talep ettiği, 1 nolu kararda toplantı başkanlığına ... seçildiği, 5 nolu kararda dilek ve temennilerde söz alan olmadığından divan başkanı tarafından toplantıya son verildiği, iptali gerekecek bir durum söz konusu olmadığı belirlenmekle aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/550, K. 2024/621, 17 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama