KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/684
- Karar No
- 2025/234
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/684 Esas
KARAR NO : 2025/234
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2023
KARAR TARİHİ : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile davacı şirket alacağının davalı tarafça ödenmediğini, alacağı haciz yolu ile tahsil etmek için davalı aleyhine ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibinin başlatıldığını ve davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, sonuç olarak; davalı borçlunun itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalı borçlunun müddeabihin % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir.
Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir.
İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez.
Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır.
Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 36.236,10 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalaya tebliğ edildiği, davalının 14/10/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği,
davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacının cari hesap alacağı açıklamasıyla başlattığı takipte haklı olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının alacak miktarı, inkâr tazminatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplandığı belirlenmiş, aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek inceleme günü tayin edilerek dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların 2022 - 2023 yıllarına dair ticari defter kayıtların üzerinde inceleme yapılıp rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.
Temin edilen 19/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "davacının 2021 yılından 2022 yılına devir eden alacak bakiyesinin 5.470,14 TL olduğunun, davacının 24 adet 910.851,84 TL tutarlı faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olduğundan, fatura konu olan mal ve hizmetin verildiğine karina oluşturduğunun,
davalının defterlerinde kayıtlı olmayan ve GIB tarafından otomatik olarak oluşturan tarafların 2023 yılı BS ve BS formunda gözükmeyen 1 adet 1.238,89 TL tutarlı faturanın ne şekilde davalı tarafa tebliğ edildiğine veya faturaya konu hizmetin davalı tarafa verildiğine dair dayanak belge bulunmadığın ve davacının kendi defterlerinde davalının ödemelerini 881.324,77 TL kabul ettiğinin kabulü halinde, davacının davalından 14.02.2023 takip tarihi itibariyle olan alacağının 34.997,21 TL olduğu hesaplanmaktadır." belirlemelerine yer verilmiştir.
Temin edilen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememiz 05/11/2024 tarihli celsesinde taraf vekillerinin itirazları ile sınırlı olmak üzere yeni bir bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 06/02/2025 tarihli ek raporda, "davacının kendi defterlerinde, davalının 2021 yılından 2022 yılına devir eden borç tutarının 5.470,14 TL olarak kabul ettiği.
Davacının 2022 yılına ait 24 adet 910.851,84 TL tutarlı faturasının, davalının defterlerinde kayıtlı olduğundan, faturalara konu olan mal ve hizmetin verildiğine karina oluşturduğunun, davalının defterlerinde kayıtlı olan davacının defterlerinde kayıtlı olmayan 18.03.2022 tarihli 13.000 TL tutarlı ve 18.03.2022 tarihli 13.000 TL tutarlı davalı ödemelere ait dosya kapsamında ödeme makbuzu, banka dekontu bulunmadığı.
Davacının kendi defterlerinde davalının ödemelerini 881.324,77 TL olarak kabul ettiği.
Dosyaya kapsamında, Davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 14.02.2023 tarihli ----------- seri nolu 1.238,89 TL tutarlı e faturanın, davalı tarafa GIB portalı üzerinden teslim edildiğine veya davalının faturayı sistem üzerinden kabul ettiğine ve 1.238,89 TL bedelli faturaya konu olan hizmetin davalı tarafa verildiğine dair dayanak belge bulunmadığı dikkate alınarak, 1.238,89 TL tutarlı fatura dışlanarak, 14.02.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalından olan alacağının 34.997,21 TL olduğu hesaplanmıştır" belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişkinin sabit olduğu, davacının kendi defterlerinde, davalının 2021 yılından 2022 yılına devir eden borç tutarının 5.470,14 TL olduğu; davacının 2022 yılına ait 24 adet 910.851,84 TL tutarlı faturasının, davalının defterlerinde kayıtlı olduğundan, faturalara konu olan mal ve hizmetin verildiği, bu haliyle hizmetin verilmediğinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği;
davalının defterlerinde kayıtlı olan davacının defterlerinde kayıtlı olmayan 18.03.2022 tarihli 13.000 TL tutarlı ve 18.03.2022 tarihli 13.000 TL tutarlı davalı ödemelere ait dosya kapsamında ödeme makbuzu, banka dekontu bulunmadığı; davacının kendi defterlerinde davalının ödemelerini 881.324,77 TL olarak kabul ettiği;
dosyaya kapsamında, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 14.02.2023 tarihli ----------- seri nolu 1.238,89 TL tutarlı e faturanın, davalı tarafa GIB portalı üzerinden teslim edildiğine veya davalının faturayı sistem üzerinden kabul ettiğine ve 1.238,89 TL bedelli faturaya konu olan hizmetin davalı tarafa verildiğine dair dayanak belge bulunmadığı; bu nedenle 1.238,89 TL tutarlı fatura dışlanarak, 14.02.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalından olan alacağının 34.997,21 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/684, K. 2025/234, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama