KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/313
- Karar No
- 2025/267
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
1.131 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/313 Esas
KARAR NO : 2025/267
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/09/2022
KARAR TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ------------ 07/08/2022 tarihinde yolcu olarak bulunduğu ------------ plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza sonrası ağır yaralandığını, kazaya sebebiyet veren --------- plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMMS güvencesinde olduğunu, davalı sigorta şirketine 24/08/2022 tarihinde yapılan başvuruya yasal süre içerisinde cevap verilmediğini, davalıdan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL'nin 80 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 10 TL bakım ve bakıcı gideri maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava ile ilgili delillerini müvekkil şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, huzurda görülen dava yetkisiz mahkemede açılmış olup, yetkili mahkeme karayolları trafik kanunu madde 110 uyarınca ----------- mahkemeleri olduğunu, dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için,
gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerekmektedir. davacının tarafımıza sunduğu evraklar ekte yer almakta olup evraklar son derece okunaksız olup değerlendirme yapılması dahi mümkün olmadığını, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik,tedavi ve bakıcı giderinden müvekkil şirket sorumlu tutulamaz. zira bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna aittir. bu nedenle hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatına itiraz ettiklerini, davacıya ait tazminattan müterafik kusuru oranında tazminat miktarında indirim yapılması gerektiğini,
öncelikle vurgulanması gereken nokta, davacının, kaza yapan araçta para ile taşınan yolcu olmadığıdır. davacının çıkarına karşılıksız olarak taşınması nedeni ile hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, meydana gelen trafik kazasında müterfaik kusur ve hatır taşıması mevcut olması sebebiyle hesaplanan tazminattan öncelikli olarak müterafik kusur durumuna ilişkin indiri yapılmalı ve akabinde hatır taşımasına ilişkin indirm yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, tazminat hesaplaması için aktüerya raporu tanzim edilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------ Esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Dava öncelikle ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosya mahkememizin esasına tevzi olunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Kanun’un “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”
6100 sayılı Kanun'un “Davalının birden fazla olması hâlinde yetki” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.”
6100 sayılı Kanun’un “Haksız fiilden doğan davalarda yetki” başlıklı 16 ncı maddesi şöyledir:“Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Görevli ve yetkili mahkeme” başlıklı 110 uncu maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,
sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.”Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortacıya Başvuru ve Yetkili Mahkeme” başlıklı C.7. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Sigortacının başvuru tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi kısmen veya tamamen karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde ya da tazminat tutarında anlaşma sağlanamadığı hallerde sigortacının merkez veya
şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği gibi uyuşmazlığın çözümü için ----------- da başvurulabilir.Kesin yetki halinin bulunmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde yetkili mahkemeyi seçme hakkının davacıda olduğu,
eğer davacı kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa bu kez seçme hakkının itiraz eden davalıya geçeceği ve davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görüleceği, dosya kapsamında dava konusu uyuşmazlıkta kesin yetki halinin bulunmadığı hususunda ihtilaf olmadığı, haksız fiilin işlendiği kazanın ----------- ilçesinde meydana geldiği, davalı şirketin merkezinin -----------olduğu, sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yerin ---------- olduğu, zarar gören davacının adresinin de ----------- ili olduğu,
davalı poliçeyi düzenleyen sigorta şirketinin davanın ilk açıldığı yer olan ---------- ilinde bölge müdürlüğünün bulunduğu , Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesinde, şirketlerin bölge müdürlükleri ve şube açmak suretiyle yurt içinde teşkilatlanmasının, yurt dışında şube veya temsilcilik açması ilgili diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbest olduğu, ancak bu şekilde faaliyete başlanmasını ve faaliyetin sona erdirilmesini müteakip bir ay içinde şirketçe Müsteşarlığa bildirimde bulunulması gerektiği düzenlenmiştir.
Mevcut bu düzenleme dikkate alındığında Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca bölge müdürlüğü yapılanmasına izin verilmiş, genel müdürlük ile şube ve acenteler arasında bölge müdürlüğü adında bir yapılanmanın kurulabileceği kabul edildiği, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2017 tarihli ve --------- E., --------- K. sayılı kararında da benimsendiği,
merkez veya şubenin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemeleri, Kanun (2918 s. KTK) uyarınca yetkili kabul edildiğine göre, acente ve şubeyi denetleyen üst mercii olan, genel merkezin emir ve talimatı doğrultusunda çalışan ve yetkisi şubeye göre daha fazla olan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu kabul etmek gerekir.
Davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada 2918 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesindeki seçimlik hakkını, sigorta sözleşmesini yapan sigorta şirketinin bölge müdürlüğünün bulunduğu ----------- ilinde dava açarak kullanmasının genel yetki kurallarına uygun olduğu yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı ve kesin yetkinin bulunmadığı iş bu davada davanın ilk açıldığı yer olan ----------- Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla mahkememizce karşı yetkisizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/313, K. 2025/267, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama