KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/516
- Karar No
- 2025/288
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/516 Esas
KARAR NO : 2025/288
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/07/2024
KARAR TARİHİ : 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında 01/04/2023 tarihli sözleşme imzalandığını, davalının sözleşme gereği ürünleri vaktinde teslim alıp/etmemesi nedeni ile bir çok siparişin iptaline sebebiyet verdiği, itibarının zedelendiği bu sebeple 03/05/2024 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davalının düzenlediği faturaların hepsinin ödendiğini, sözleşme borcunun gereği gibi ifa edilmemesi nedeni ile 52.927,07.-TL tutarlı faturanın miktarına mutabık kalınmaması,
nedeni ile 15/05/2023 tarihli iade faturası düzenlendiğini, ve 52.927,05.-TL tutarlı faturayı gönderdiğini, sözleşme gereği iptal olunan siparişlerin davalı tarafından karşılanması gerektiğini, davalının 18/05/2024 tarih ve --------- nolu ihtarname ile ihtarnameyi teslim aldıklarını, ancak müvekkili şirketin daha önce hiç şikayette bulunmadığını, faturaların geç ödenmesinden bahisle iş durdurma hakkını kullandıklarını ilettiklerini, ancak davalının iş durdurmadığını, düzensiz olarak kuryelerin gelmesi, geç gelmesi,
siparişlerin geç teslim edilmesi nedeni ile eksik ifanın söz konusu olduğunu, sözleşme hükümlerindeki diğer hakları saklı tutulmak üzere 53.387,05.-TL alacağının söz konusu olduğunu, ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz ettiklerini, davalı tarafla aralarında sözleşmesel bulunan ticari ilişkiye rağmen kötü niyetle ve haksız yapılan itiraz nedeni ile %20 kötü niyet tazminatı ve davalının mal kaçırmasından endişe etmeleri nedeni ile borçlunun alacağa yeter miktarda taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesi ve ekleri 20/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir.
Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir.
İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez.
Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür.
Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir.
Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir. ----------- İcra Müdürlüğü'nün ------------esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 53.087,05 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 21/07/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği,
davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda davalıya kesilen faturaların tahsili için başlatılan takibe itirazın haklı olup olmadığı,
haklı değil ise inkâr tazminatı için yasal şartların oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış aynı celse tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın mali muhasip ve bilişim uzmanı bir bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile, tarafların 2023/2024 yılları ticari defter ve kayıtları ve vergi dairesine sunulan ve dosya arasına alınan BA-BS formları ve gerekli görüldüğünde davacı şirketin kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacaklı olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Temin edilen 20/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
"Davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden; 2023 yılında usulüne uygun tutulmamış olduğu (yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı),2024 yılında usulüne uygun tutulmuş olduğu (2024 yılı ticari defterlerin kapanış tasdik süresinin inceleme esnasında gelmediği), Davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,
İki tarafın ticari defterine göre de davalı yanın davacı yandan 69.984,95 TL alacaklı olduğu, (olması gerektiği),Takibin dayanağının davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen 15.05.2023 tarihli ----------- no.lu 52.927,05 TL tutarlı fatura alacağı olduğu,Takibe konu faturanın iki tarafın ticari defterinde de kayıtlı olmadığı, takibe konu fatura yönünden iki tarafın ticari defterine göre de, davacı yanın davalı yandan herhangi bir alacağının olmadığı,Takibe konu fatura ve dosya üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; faturanın hizmet iadesi olmasına rağmen süresinde düzenlenmediği, karşı tarafça süresinde itiraz edildiği,
faturanın haklı ve doğru tutarla düzenlendiğinin İSPATA MUHTAÇ olduğu, dosyada ispata yeterli ve elverişli somut belge bilgi bulunmadığı,Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davalı yan tarafından davacı yana son düzenlenen fatura tarihi 26.04.2023 iken, davacı yan tarafından düzenlenen 15.05.2023 tarihli faturanın yasal süresinde düzenlenmediği, karşı tarafın ise faturaya süresinde itiraz ettiği; faturanın, düzenleyen tarafta dahil olmak üzere ticari defterlere kaydedilmediği, davacı yanın iade faturasından kaynaklanan alacağını usule uygun şekilde ticari defter ve kayıtları doğrultusunda ispat edemediği anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/516, K. 2025/288, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama