KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/741
- Karar No
- 2025/904
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
Karar Metni
1.399 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/741
KARAR NO : 2025/904
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2024
KARAR TARİHİ : 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle. Müvekkilinin gıda takviyesi üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden doğan birtakım alacaklarını süresinde tahsil edemediğini, müvekkilinin davalıya defalarca sözlü ve mail yoluyla ödeme talebinde bulunmasına rağmen cevap verilmediğini, bunun üzerine müvekkili alacağının tahsili için ----.
İcra Müdürlüğü’nün -----/ Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazları üzerine takibin durduğunu, davalının icra takibine konu borcunun tarafların arasındaki satım sözleşmesi ve buna bağlı olarak faturadan doğduğunu, davalı şirketin faturaya itiraz etmediğini, davalının kötü niyetli olarak ve zaman kazanmak için takibi durdurduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile davalının ---.
İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalı hakkında %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle.
Müvekkili ile davacı şirket arasında çeşitli tarihlerde görüşmeler yapılmış ve şirket yetkililerince aralarında güven ilişkisinin kurulduğunu, dava konusu faturaya yönelik davacı şirketin müvekkili şirketten belirli kalem gıda takviyesi ürünler kendilerine teslim etmiş gibi fatura keseceklerini belirtmiş, müvekkili şirketin ise bu gıda takviyelerine davacı şirketin diğer bir şirketi olan ----- şirketine aynı kalem ürünlerin çıkışını yaptığını, bu kapsamda davacı şirket kendi şirketleri arasında ürün giriş çıkışını müvekkili şirket üzerinden yapmış olup,
hiç teslim etmediği ürünler teslim etmiş gibi gösterip müvekkiline yönelik fatura kestiğini, dava konusu faturada yer alan ürünlere ilişkin müvekkili şirketin teslim aldığına dair teslim irsaliyesinin bulunmadığını, davaya konu edilen faturaya dair ürünlerin davalı tarafından hiç teslim alınmamış olması fatura borcu ile mesuliyetinin doğmadığını ispatlar nitelikte olduğunu, daha önce davacı şirket sahibi üzerine kayıtlı ----- şirketinin müvekkili şirket yetkilisi üzerine kayıtlı--- şirketinden ürün giriş çıkışının yapılması talep edilmiş ----- gelen ürünler,
yine davacı şirket yetkilisi üzerine kayıtlı ------ şirketine gönderildiğine dair fatura kesildiğini işbu faturalara dair ödemelerin davacı şirket yetkilisine elden ödendiğini, müvekkili tarafından da ihraç edilen şirket hesabına gönderildiğini, bu şekilde müvekkiline güven kazandırıldığını, ancak davaya konu edilen ürünlerin müvekkili tarafından teslim alınmadığını beyan ederek, davanın kabulüne, davacının %20’den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerine tahmiline karar verilmesini vekâleten talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; Taraflar arasındaki Ticari satımdan kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ;-----. İcra Müdürlüğünün ------Esas sayılı icra dosyası ile 431.417,71 TL asıl alacak, 183.532,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 614.950,49 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya 10/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 05/07/2024 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, -----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
Uyuşmazlığın tetkiki için tarafların ilgili yıllara ait ticari defter ve dayanak belgelerinin incelenmesi gerekmekle dosya defter inceleme kararı verilerek mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; değerlendirme neticesinde Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı ve davalı şirketin 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere.
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturanın her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin kendi defterlerinde 431.417,71 TL alacaklı gözükürken, davalı şirketin kendi defterlerinde 431.417,71 TL borçlu gözüktüğü, ayrıca Sayın Mahkemenin talebi doğrultusunda dosyaya gönderilen ------ Gümrük Müdürlüğü’nün yazı cevabı ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinde, davalı şirketin, davacı şirket tarafından düzenlenen fatura içeriği ürünleri dava dışı ---- şirketine ihraç ettiği ve dava dışı şirkete 23.02.2023 tarihli ------ no.lu 435.934,38 TL tutarlı e-arşiv faturanın düzenlenmiş olduğu görüldüğünden,
davacı şirketin takip konusu fatura içeriği ürünleri davalı şirkete teslim etmiş olduğuna ilişkin karinelerin oluştuğu, Bu kez ispat yükünün yer değiştirerek ödemenin yapıldığının ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedellerinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmamış olduğundan, davacı şirketin 431.417,71 TL tutarlı alacak talebinin yerinde olduğu,
Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, Ancak, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması,
temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesindeki beyanları yönünden: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı şirket ile yapılan daha önceki ticari ilişki nedeniyle güven oluştuğunu, davacı şirketin takip konusu fatura içeriği ürünleri, yine davacı şirketin başka bir şirketi olan ----- şirketine tesliminin müvekkili şirket üzerinden yapılmak istendiğini,
bu sebeple fatura içeriği malların müvekkile teslim edilmeden sadece fatura düzenlendiğini ve müvekkilinin de teslim alınmayan ürünlerin çıkışını davacının talep ettiği üzere ----- şirketine yaptığını, bu sebeple müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığı beyanına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı şeklinde sonuç ve kanaat bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın taraflar arasında mevcut olan ticari ilişki sebebi ile faturaya dayalı takibe yapılan itirazın iptali istemli itirazın iptali davası olduğu, mahkememizce aldırılan 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporunu gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla mahkememizce de hükme esas alındığı, bu doğrultuda her iki şirketin de incelemeye konu edilen yıllara ticari defterlerini dosyaya sundukları ve sunulan ticari defterlerin usulüne uygun tutulmakla sahipleri lehine delil kudretine haiz olduğu,
takibe ve davaya konu edilen davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 22/02/2023 tarihli 431.417,71-TL'lik faturanın her iki şirketin ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davacı şirketin kendi defterlerinde 431.417,71-TL alacaklı görünürken, davalı şirketin de kendi defterlerinde 431.417,71-TL borçlu göründüğü, dolayısı ile taraflar arasında muhasebesel bir çekişme olmadığı,
mahkememizce dosyaya kazandırılan ------ Gümrük Müdürlüğü’nün yazı cevabı ekinde gönderilen belgelerin incelenmesinde, davalı şirketin, davacı şirket tarafından düzenlenen fatura içeriği ürünleri dava dışı ---- şirketine ihraç ettiği ve dava dışı şirkete 23/02/2023 tarihli ------- no.lu 435.934,38 TL tutarlı e-arşiv faturanın düzenlenmiş olduğunun anlaşıldığı, dolayısı ile davacı şirketin takip konusu fatura içeriği ürünleri davalı şirkete teslim etmiş olduğunun da bu şekilde kanıtlandığı, davalının teslim aldığı mal ve hizmetlere ilişkin ödemenin yapıldığına dair ispat yükününün davalı şirkette bulunduğu,
davalının işbu hizmeti almadığını veya fatura bedellerinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, bu sebeple davacının defterlerde birbirini teyit eden 431.417,71-TL tutarlı alacak talebinin yerinde olduğu mahkememizce anlaşılmış, davacının dava değerini dava dilekçesinde takipteki asıl alacak bedeli olan 431.417,71-TL'den düşük olacak şekilde 417.416,17-TL olarak belirlemekle mahkememizce de asıl alacak miktarı olarak taleple bağlı kalınarak bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ,
alacak likit olmakla icra inkara tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/741, K. 2025/904, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama