KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/823
- Karar No
- 2025/271
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
1.154 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/823 Esas
KARAR NO: 2025/271
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/11/2024
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ----------- adına tescilli olup sevk ve idaresindeki ----------- plakalı araç ile müvekkili adına tescilli, ---------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı aracın karıştığı çoklu ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü ve aracın perte ayrıldığını, kazanın oluşumunda ---------- plaka sayılı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davalının trafik ZMM Sigorta Şirketi olan ------------Ş ile müvekkilinin anlaştığı ------------ Formuna göre aracın piyasa değeri 470.000 TL olarak,
sovtaj bedeli de 350.000 TL olarak belirlendiğini ve Sigorta Şirketi limit dahilinde 120.000 TL ödemede bulunduğunu, müvekkilinin fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, ancak aracın gerçek rayiç bedelini bu rakamın yansıtmadığını, buna ilişkin bağımsız bir eksperden rapor alındığını, bu rapora göre müvekkilinin aracının rayiç bedelinin 500.000 TL olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin gerçek hasarını bu kaza neticesinde trafik sigortasından alınan miktarın karşılayamadığını, bu nedenle sigorta şirketi tarafından karşılanmayan kısmın kusurlu araç sürücüsünden tazmini gerektiğini, dava öncesi arabuluculuk yoluna başvurulduğunu,
ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL pert farkı bedelinin kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafça usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap verilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.TTK’nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan, faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK m.11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK m.11/2).
Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK m.15/1).Mahkememizce davalı gerçek kişinin esnaf tacir araştırması için ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, gelen müzekkere cevaplarından davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı,
birinci sınıf tacir olmayıp ikinci sınıf tacir olduğu, bilanço esasına göre defter tutmadığı, esnaf kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari dava hale getirmeyecektir. Davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir.
Bu durumda, nispi ticari davanın söz konusu olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerektiği açıktır. Somut olayda ise davacı tüzel kişi tacir olmakla tacir olduğu ancak davalının tacir olmadığı gelen müzekkere cevaplarından sarahaten anlaşılacağı üzere sabittir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir.
Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır.
Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,
ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Tekmil dosya kapsamından izah edilen nedenlerle; eldeki davanın ne mutlak ne nisbi ölçüde ticari dava olmadığı, açılan davanın meydana gelen trafik kazası sebebi ile bakiye pert bedeli talepli maddi tazminat davası olduğu, davalı gerçek kişinin tacir olmadığı, çarpışan her iki aracın da tescil kayıtlarında kullanım amaçlarının hususi olduğu, ticari olmadığı, her ne kadar davacı tüzel kişi tacir ise de davacının tek başına tacir olmasının eldeki uyuşmazlığı davalı tacir olmamakla nispi ticari dava haline getirmeyeceği, zira araçların da hususi olduğu, davanın tarafları arasında sigorta şirketi de bulunmadığı,
uyuşmazlığın sigorta hukukundan değil haksız fiilden kaynaklandığı, bu sebeplerle açılan eldeki davada mahkememizin görevli olmadığı, bu durumda genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ve açılan davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/823, K. 2025/271, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama