KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/824
- Karar No
- 2025/270
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
Karar Metni
1.052 kelime·5 dk okuma·20 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA : KOOPERATİFİN MÜNFESİH OLDUĞUNUN TESPİTİ
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 21.11.2024 tarihli dilekçesiyle; davalı kooperatifin en son olağan genel kurul toplantısını 18.07.2017 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısının yapılmadığını, 1163 s. Kooperatifler Kanunun 81/6. maddesi gereğince 3 yıl olağan genel kurulunu yapmayan kooperatiflerin dağılmış sayılacağını ancak, bu durumun kooperatifin tasfiyesi ve ticaret sicilden terkini anlamına gelmediğini, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ve tasfiyesi için bu davanın açılması mecburiyetinin doğduğunu beyan ederek, davalı kooperatifin 1163 s. Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi gereğince münfesih olduğunun tespitine ve davalı Kooperatife tasfiye heyeti atanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcisinin 17.02.2025 tarihli beyan dilekçesiyle ve 05.03.2025 tarihli duruşmadaki beyanında özetle; kooperatifin aktif olduğunu, yeni yönetim kurulu oluştuğunu, genel kurulda alınan tasfiye kararından vazgeçeceklerini, kooperatifin kasasında ve banka hesabında parasının olmadığını, kooperatifin devam etmesini sağlayacaklarını, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı kooperatifinin kendiliğinden dağılmış olduğunun tespiti isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davalı kooperatifin dava tarihinden geriye dönük olarak üst üste 3 yıl olağan genel kurul toplantısını yapıp yapmadığı, yapmamış ise kooperatifin kendiliğinden dağılıp dağılmadığı, kooperatifin münfesih olduğunun tespitine karar verilmesinin gerekip gerekmediği, gerekirse tasfiye memuru atanmasının gerekip gerekmediği ile tasfiye masraflarının kim tarafından karşılanmasının gerektiği hususlarından ibarettir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde kooperatifin dağılma sebepleri sayılmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasının 6. bendi ile üç yıl genel kurul toplantısının yapılmaması dağılma sebebi olarak öngörülmüştür. Bu kapsamda davalı kooperatifin üç yıl genel kurul toplantısının yapmamış olması halinde yasa gereğince kendiliğinden dağılmış sayılacağı açıktır.
Dolayısıyla, yasa gereği kendiliğinden dağılmış sayılan kooperatif hakkında tasfiye kararı verilmesi mümkün değil ise de hukuki menfaati bulunanların kendiliğinden dağılmanın tespitini isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/03/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı kararı ile davacı bakanlığın bu davayı açabileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce de bu karar emsal kabul edilerek eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının ve aktif husumetinin bulunduğu kabul edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, yasa gereğince kendiliğinden dağılan kooperatife genel kurul toplantısı yaparak yasaya uygun hale gelmesi için süre verilmesi de mümkün değildir.
Davalı kooperatif dava tarihinden önce en son 2016 yılı olağan genel kurul toplantısını 18/07/2017 tarihinde yapmıştır. Dava 21/11/2024 tarihinde açılmış olup, davalı kooperatifin 3 yıldan daha fazla süreyle genel kurul toplantısı yapmadığı açıktır. Dolayısıyla kooperatif dava tarihinden önceki dönemde yasa gereğince kendiliğinden dağılmıştır. Her ne kadar davalı kooperatif 2017-2024 arası hesap dönemine ilişkin olarak 15/01/2025 tarihinde genel kurul yapmış ise de, yasa gereği kendiliğinden dağılan kooperatifin sonrada toplantı yaparak faaliyetine devam etmesi mümkün değildir. Bu kapsamda, davalı kooperatifin davadan önceki süreçte 3 yıl genel kurul toplantısı yapmaması nedeniyle kendiliğinden dağıldığı sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Belirlenmesi gereken bir diğer husus tasfiye masraflarının kim tarafından karşılanacağıdır. Esasen, masrafların kooperatif tarafından karşılanması gerekmekle birlikte kooperatifin tasfiye masraflarını karşılayacak bir malvarlığının bulunmadığı hallerde, bu masrafın (ileride tasfiye aşamasında kooperatiften alınmak kaydıyla) avans olarak davacıdan alınması gerekecektir. Aksinin kabulü, mahkeme hükmünün infaz edilememesine neden olacaktır.
Somut olayda, yapılan araştırmalar neticesinde davalı kooperatifin bankalarda mevduatının bulunmadığı tespit edilmiştir. Duruşmaya katılan kooperatif temsilcisi de kooperatifin herhangi bir yerde nakit parasının bulunmadığını ifade etmiştir. Yine, temsilci kooperatife ait defterleri duruşmaya getirmiş, yapılan incelemede defterlerin 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Defterlerin ait olduğu yıl dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiştir. Her ne kadar kooperatif adına kayıtlı bir taşınmaz tespit edilmiş ise de, eldeki davada bu taşınmazın paraya çevrilmesi ya da tasfiye masraflarını karşılayıp karşılayamayacağının tespiti mümkün değildir.
Bu nedenle, taşınmazın tasfiye aşamasında paraya çevrilmesinin ve bu paradan öncelikle bakanlık tarafından avans olarak yatırılan tasfiye masraflarının bakanlığa iadesinin uygun olacağı kabul edilmiştir. Bu kapsamda, kooperatifin kasasında ya da banka hesabında masrafları karşılayacak tutarda parasının bulunmaması nedeniyle masrafların avans olarak davacı bakanlık tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Anılan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/824, K. 2025/270, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama