KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/318
- Karar No
- 2025/723
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/318 Esas
KARAR NO: 2025/723
DAVA
Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ:11/04/2025
KARAR TARİHİ:16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında------ Yevmiye Numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi aktedildiğini, -------- Parsel numarasına kayıtlı arsa davalıya inşaatın yapımına hazır olarak müvekkiller tarafından teslim edilmesine rağmen davalının belediyeden inşaata başlamak için ruhsat almamış ve inşaatın yapımına başlamadığını, aktedilen sözleşmeye göre davalının inşaatı bitirerek müvekkillere teslim etmesi gereken sürenin bittiğini,
müvekkili tarafından davalıya keşide edilen ------ yevmiyeli numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği ve menfi zararların davalıya ihtar edilmesine rağmen davalının gerekil adımları atmadığını, müvekkilini mağdur ettiğini iddia ile, taşınmazın tapu kaydına konulan şerhlerin kaldırılmasına,
davacı müvekkilinin iş bu sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu masraflar olan sözleşmenin düzenlenmesi sırasında verilen ve gönderilen ihtar ücreti ----- davalıdan alınarak müvekkile iadesine, müvekkilinin kendisine teklif edilen sözleşmeyi davalıya güvenmesi nedeniyle yapamadığından müvekkilinin uğradığı zararların Bilirkişi tarafından tespit edilerek şimdilik 5000,00 TL'sinin (Bilirkişi raporundan sonra arttırmak üzere fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutmak kaydı ile) davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkindir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır.
Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1.bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.-------- TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır.
TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır.Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, ------ tarihinde kararlaştırılıp, ------- Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş,
6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan ------- kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir.
Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. ----- kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. -----Uyuşmazlığa konu davanın eser sözleşmesine ilişkin hükümler içeren ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre arsa payı devrini de içermesi sebebiyle karma nitelikli olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden dönme ve edimlerin ifa edilmemesine dayalı tazminat davası olduğu, mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı,
davacının gerçek kişi tacir veya tacir gibi sayılanlardan olduğu yönünde bir iddianın bulunmadığı gibi celp edilen yazı cevaplarında esnaf ve ticaret sicil kaydının olmadığı, mükellefiyet kaydının da bulunmadığı dolayısıyla nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlığın tüm tarafları tacir olmadığından ve uyuşmazlık TTK'da düzenlenen veya TTK'da sayılan hususlara ilişkin olmadığından ticari dava niteliğinde değildir.
Bu nedenlerle somut uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2.maddesi gereği Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. ------- Görev hususu, HMK'nun 114/1.c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu yönünde karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/318, K. 2025/723, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama