KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/395
- Karar No
- 2025/799
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
Karar Metni
1.297 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/395 Esas
KARAR NO : 2025/799
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/08/2022
KARAR TARİHİ : 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle.
Müvekkili ...' ın ------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasına dayanak 16.11.2018 tanzim tarihli 500.000 TL bedelli nakden kayıtlı 14.03.2019 ve 20.03.2019 vadeli 2 adet bono, -------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasına dayanak 16.11.2018 tanzim tarihli 500.000 TL bedelli nakden kayıtlı 29.05.2019 vadeli 2 adet bono, -------- İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı dosyasına dayanak 16.11.2018 tanzim tarihli 500.000 TL bedelli nakden kayıtlı 14.01.2019 ve 14.02.2019 vadeli 2 adet bono olmak üzere 6 adet ve toplamda 3.000.000 TL bedelli bono ve bunlara bağlı faiz ve başkaca fer'ilerden dolayı borçlu olmadığının tespitini.
Elektronik imzalı belgelerle yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olduğundan müvekkilinin maruz kaldığı yoğun haciz baskısı da gözetilerek ivedilikle öncelikle takibin durdurulmasına, kabul görmemesi halinde İİK 72/5 gereğince icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesine dair öncelikle teminatsız tedbir kararı verilmesini; olası şekilde müvekkilinin alacaklarına haciz konulması yahut satılması durumunda mahcuzların satışından gelecek paraların ve dosyaya yapılmak zorunda kalınması durumunda başkaca ödemelerin istirdadına;
kötü niyetle takip başlatan ve müvekkilini menfi tespit davası açmaya zorlayan, tüm banka hesaplarına ve ticari ilişkide bulunduğu şirketlerdeki alacaklarına haciz koyarak müvekkili icra baskısı altında bırakan evinde dahi defalarca haciz yaptıran kötü niyetli davalı aleyhine; müvekkilinin usulen kesinleşmiş takip sebebiyle icra tehdidi altında kalması,
finans açısından zor durumda kalması ve ticari itibar kaybı sebepleri de göz önünde tutularak İcra İflas Kanunu 72/5 gereğince %20'den aşağı olmamak üzere takdiren daha yüksek kötü niyet- zarar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; görev itirazlarının bulunduğunu, dava konusunun işçi-işveren ilişkisine tabi olmadığını, davacı gerçek kişi tacir olduğunu, davalı ... ile bu olaylar olmadan önce beraber ortak oldukları başka bir şirketleri olduğunu, Türk Ticaret Kanunu kapsamında yargılamanın yürütülmesi gerektiğini, -------- Şirketi ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, dava konusu edilen bonolar şirkete değil davalının şahsına düzenlendiğini, davalının ortağı olduğu -------- Şirketi bir tüzel kişilik olduğunu, davalı ...'den ayrı bir hukuki ehliyete sahip olduğunu, davalının pek çok yatırımı ve şirketi bulunduğunu,
davalı ...'e iş mahkemesinde doğrudan dava yöneltmek için hukuki bir gerekçe bulunmadığını, davacı, davalı ...'e doğrudan verdiği bonoları iptal etmek için iş mahkemesinde dava açtığını, bonolar -------- değil davalı lehine tanzim edildiğini, davacı aynı zamanda davalı ... ile beraber -------- Şirketi'nin eski ortağı olduğunu, davanın kambiyo senedi özelliklerini taşıyan bonodan kaynaklanmakta olduğunu, davacı ...'ın da tacir olduğunu, TTK'nın 4/1-a ve 5/1 maddeleri gereğince, mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın ticaret mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle İş Mahkemeleri görevsiz olduğunu,
itirazlarının kabulü ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesini talep etiklerini, taraflar arasında gerçekleşen görüşmeler neticesinde davacının borcunu ödeyeceğini ifade ederek söz konusu mevcut bonoları düzenleyerek davalıya verdiğini ve vakti geldiğinde borçlarını ödemediğini, davacı borcunun bir kısmına karşılık, tarafların ortak olduğu -------- Şirketi'nde ki tüm hissesini 25.03.2019 tarihinde müvekkiline devrettiğini, davacının -------- ili, --------- ve -------- ilçesinde bulunan iki adet taşınmazı 30.05.2019 ve 31.05.2019 tarihinde en yakın arkadaşı olan -------- devrederek mal kaçırdığını,
davacı tarafından senetlerin tanzim tarihinin bono tanzim, vade tarihinin bono içeriklerinin gerçeğe ve rızasına aykırı şekilde doldurulduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacı imzasını kabul ettiğini, borcu olmadığına dair somut ve net bir şekilde bir beyanda bulunmadığını, aksine soyut ifadeler ile kendi lehine sonuç çıkarmaya çalıştığını, davacı her ne kadar İİK 72/5 maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunmuş ise de;
davasını ispatlayamadığını, davacının uğramış ve uğrayacak her hangi bir zararı olmaması nedeniyle tazminat talebinin reddi gerektiğini, davacı borçlu sırf takibi uzatmak amacıyla işbu menfi tespit davasını açtığını, müvekkilinin talep ettiği alacak hukuken mevcut ve takip edilebilir bir alacak niteliğinde olduğunu, davacının beyan, iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, icra dosyalarına dayanak yapılan senetler kambiyo senedine haiz olduğunu, söz konusu alacak ise gerçek bir alacak olduğunu, davacı iddiasını ispata yarar herhangi yazılı belge sunmadığını, dolayısı ile iddiaları soyut olduğunu,
tüm bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
İLK KARARMahkememizin -------- E. - --------- K. sayılı 13/11/2024 tarihli kararı ile ; " Hak düşürücü süre nedeniyle davanın REDDİNE, " karar verilmiştir.
İSTİNAF KALDIRMA KARARI --------- sayılı 29/04/2025 Tarihli ilamı ile " Davacı, dava konusu bonoların dava dışı şirkete verdiği zarar sebebiyle tehdit altında alındığını ve davalı şirkete verdiği bir zarar mevcut olmadığından bonoların bedelsiz olduğunu iddia etmiş, ilk derece mahkemesince davacının tehdite yönelik iddiasının hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, ancak bedelsizlik iddiası üzerinde durulmamıştır.
Bu durumda ilk derece mahkemesince davacının bedelsizlik iddiası yönünden araştırma ve inceleme yapılarak, -------- sayılı kararı ile sonuçlanan dava dosyası da dosya içine getirtilip incelenerek, toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle davacı vekilinin diğer istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, mahkemece bedelsizlik iddiasıyla ilgili deliller toplanarak inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine " karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ;--------İcra Müdürlüğü -------- Esas sayılı, -------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı ve ---------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı takip dosyaları dayanağı 6 adet bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde;Takip dayanağı bonoların.
16.11.2018 tanzim tarihli 500.000 TL bedelli nakden kayıtlı 14.03.2019, 20.03.2019, 29.05.2019, 16.11.2018, 14.01.2019 ve 14.02.2019 vadeli 6 bono olduğu, lehtarın davalı ... borçlu keşidecinin davacı ... olduğu, davacının imzaya itirazının olmadığı ancak davacının " senin hayatını bitiririm, sahip olduğun herşeyi alırım, senetleri imzala yoksa gerisine karışmam " şeklinde söylemleri ile manevi baskı altında boş senetleri imzalamak zorunda kaldığını, tehditler sonrası sağ salim dışarı çıkabilmek için senetleri imzaladığını dava dilekçesi ve beyanlarıyla belirtmiş olmakla davacının ilk iddiasının ;
davanın zor kullanarak tehditle alınan bonolardan dolayı menfi tespit davası olduğu, tespit edilmiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ( 6098 sayılı Kanun ) 39. Maddesi uyarınca irade bozukluğu sebebiyle sözleşmeyi imzalayan tarafın aldatmayı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını beyen etmediği taktirde sözleşmeyi kabul etmiş sayılacağı,
Davacının dava konusu bonoların 16.11.2018 tarihinde düzenlendiğini iddia ettiği, bila tarihli dilekçesi ile -------- Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, ------- Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2019 tarihli kararı ile " Kovuşturmaya Yer olmadığına " karar verildiği, iş bu davanın 09.08.2022 tarihinde açıldığı, şikayette bulunduğu tarih itibariyle korkunun etkinliğinin geçmiş sayılması ile bir yıllık hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği, dolayısıyla davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı belirlenmiştir.
Davacı ikinci olarak dava konusu bonoların davalının davacının ortağı olduğu şirkete verdiği zararlar nedeniyle alındığını, bonoların 20.03.2019 tarihinde tarihinde imzalanmış olmasına rağmen her birinde tanzim tarihinin 16.11.2018 yazıldığı, bonoların gerçeğe aykırı, davacının rızasına aykırı olarak doldurulduğunu belirterek bedelsizlik iddiasında bulunmuştur.Davalı ise ;
dava konusu bonoların iş ilişkisinden kaynaklı olarak verilmediğini, bonoların düzenlenme sebebinin şirketin zararının yada borçlarının davacıya yükletilmesi olmadığını, borçlarına karşılık dava konusu bonoların verildiğini belirtmiştir.Dava konusu bonoların " nakden " düzenlendiği, davalının dava konusu bonoların veriliş nedenini taelil etmediği, ispat yükünün davacıda olduğu, davacının iddialarının " senede karşı senetle ispat " kuralı gereği ispatlayamadığı, mahkememizce hatırlatılan yemin delilini de kullanmadığı,
------- İş Mahkemesinin --------- Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararının uygulanmadığı anlaşılmakla kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/395, K. 2025/799, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama