KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/425
- Karar No
- 2025/639
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
Karar Metni
2.108 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/425 Esas
KARAR NO : 2025/639
DAVA
İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 16/05/2025
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle.
Müvekkili şirket --------Ş. ile davalı şirket ---------Ş. arasında --------- İKN ve ------- sayılı -------- Müdürlüğüve bünyesinde bulunan Havalimanları ile Havalimanlarına bağlı Seyrüsefer Yardımcı İstasyonlarına 01.04.2022-31.05.2022 tarihleri arasında toplam 3746 personelle Özel Güvenlik Hizmeti Alımı İşi (“Proje” veya “İş”)’ne teklif verilmesi, İş’in ifası ve bitirilmesi amacıyla --------- Noterliğinin 31.03.2022 tarih ve--------- yevmiye numarası ile tasdikli, 31.03.2022 imza tarihli --------Ş., --------Ş.
İş Ortaklığı Sözleşmesi (“İş Ortaklığı Sözleşmesi”) akdedilerek ---------Ş., ---------Ş.
İş Ortaklığı Ticari İşletmesi (“İş Ortaklığı”) kurulduğunu, İş Ortaklığı’nın kurulmasının akabinde Taraflar arasında, ilgili Proje’nin başlamasından sona ermesine kadar Proje’ye ilişkin Tarafların hak ve yükümlülüklerini, Proje’nin yönetimini, kar ve zarar paylaşımını ve Proje sona erip, --------- ve bütün idari kurum ve kuruluşlar ile ilişikler kesilip, Tarafların vermiş oldukları bütün teminatlar iade alınarak iş bitirme belgeleri düzenleninceye kadarki süredeki iş ortaklığı esaslarını düzenlemek amacıyla 04.04.2022 tarihinde İş Ortaklığı Ticari Şartlar Sözleşmesi (“Ticari Şartlar Sözleşmesi”) akdedildiğini,
Tarafların --------- Müdürlüğü’nün --------- Müdürlüğü ve bünyesinde bulunan Havalimanları ile Havalimanlarına bağlı Seyrüsefer Yardımcı İstasyonlarına 01.04.2022-31.12.2023 tarihleri arasında toplam 3748 personelle Özel Güvenlik Hizmet Alım İşi İhalesi’ni (“İhale”) almış ve bu ihaleyi kurmuş oldukları İş Ortaklığı ile ifa etmeyi taahhüt ettiklerini, bu iş ortaklığı nezdinde idareye karşı sorumlu pilot ortak da davalı ------- olduğunu, Tarafların, kurmuş oldukları iş ortaklığı kapsamında İdare’ye karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olmakla birlikte,
iki tacir olarak kendi aralarında yaptıkları Ticari Şartlar Sözleşmesi uyarınca bu İhale kapsamında iş ortaklığının kar ve zararlarının kendi aralarında paylaşımı için ticari ortaklık oranları belirlediklerini, bu kapsamda Taraflar, bu ihale kapsamındaki olası kar ve zararların paylaşımında --------- %55, davalı ---------- %45 ticari ortaklık paylarının esas alınmasında mutabık kaldıklarını,
Proje’nin yürütüldüğü süreçte İş Ortaklığı’nın karını aşan proje finansman gereksinimi söz konusu olmuş ve finansman gereksinimini karşılayarak İş Ortaklığı’nın üstlenmiş olduğu Proje kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirebilmek amacıyla İş Ortaklığı ile --------Ş. arasında 19.09.2022 tarihli Kredi Sözleşmesi imzalandığını, İş Ortaklığı adına hem müvekkili şirket hem davalı şirket yetkilileri söz konusu kredi sözleşmesini imzalamış ve onaylandığını, akabinde söz konusu Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olarak müvekkili şirket, davalı şirket, müvekkili şirket yetkilisi -------- ve davalı şirket yetkilisi --------- 19.09.2022 tarihinde Kefalet Sözleşmesi de imzaladıklarını,
19.09.2022 tarihli ---------Ş ile imzalanan kredi sözleşmesi rotatif kredi türü olup, belirli bir limit (150.000.000,00-TL) ve 1 yıllık vade dahilinde, dilediği zaman ve miktarda para çekme/geri ödeme hakkı tanıdığını, bu kapsamda, ----------Ş ’den Kasım 2022’den başlayarak Ocak 2024 sonuna kadar toplam 14 seferde 136.800.000,00 TL kredi kullanıldığını, Kullanılan kredilerden.
17.11.2022 tarihinde 16.500.000,00 TL, 01.03.2023 tarihinde 7.500.000,00-TL, 02.03.2023 tarihinde 5.000.000,00-TL ve 29.08.2023 tarihinde 5.000.000,00-TL, 01.09.2023 tarihinde 5.000.000,00-TL ve 04.09.2023 tarihinde 6.000.000,00-TL olmak üzere toplam 45.000.000,00-TL kredinin ve faizlerinin davalı şirketin payına düşen bedelleri, kredi ödeme vadeleri geldiği halde ödenmediğini, davalı şirket tarafından uzun süredir Proje’ye ilişkin payına düşen finansal yükümlülükler yerine getirilmediğini, bu kapsamda rotatif kredi, taksitli kredi olmadığından aylık bazda kredi ödeme planı mevcut olmadığını,
3’er aylık dönem sonlarında kredi faizi ve kredi kullanımından itibaren 1 yıllık sürede de kredinin ana para dahil kapaması yapıldığını, Davalı şirketin kendi payına düşen kredi ödemelerini vadesi geldiği halde ödememesi sebebiyle 28.02.2024 tarihinde ödenen 2.476.640,62-TL kredi ve faizi, 29.03.2024 tarihinde ödenen 5.498.661,37-TL 3 aylık dönem faizi, 14.05.2024 tarihinde ödenen 5.258.177,55-TL kredi ve faizi, 15.05.2024 tarihinde ödenen 4.840.593,75 TL kredi ve faizi, 28.05.2024 tarihinde ödenen 7.411.893,75 TL kredi ve faizi, 28.06 2024 tarihinde ödenen 5.078.943,40 TL kredi ve faizi,
27.08.2024 tarihinde ödenen 1.052,984,32 TL kredi ve faizi, 29.08.2024 tarihinde ödenen 1.094.562,51 TL kredi ve faizi, 02.09.2024 tarihinde ödenen 6.660.800,00 TL kredi ve faizi olmak üzere toplam 39.373.257,27 TL’den davalı payına düşen 17.717.965,77 TL’nin dayanak icra takibinin konusu olan 11.400.510,84-TL’lik kredi ve faiz ödemesi davalıca yapılmadığını, davalı şirket kendi payına düşen bedeli ödemediğinden müvekkili şirket tarafından iş ortaklığı hesabına bu tutar aktarılarak ödenmek durumunda kalındığını,
Ek olarak 433.581,03 TL tutarındaki tedarikçi ve vergi ödemelerinin davalı payına tekabül eden 195.111,46-TL TL tutarındaki ödeme de davalı tarafından yapılmadığı için müvekkili şirket tarafından ödenmek durumunda kalındığını,
İş Ortaklığı’nın kuruluş amacına ilişkin Proje 31.12.2023 tarihinde sona ermiş olduğundan, İş Ortakları tarafından İş Ortaklığı’na ait tüm borçların ödenmesi ve tüm hak ve alacakların tahsil edilmesi gerektiğini, Proje bitiminde İş Ortaklığı’nın kredilerin geri ödenmesini sağlayacak bir karı bulunmadığından,
Ticari Şartlar Sözleşmesi uyarınca tarafların ticari ortaklık oranları kapsamında kredilerin geri ödenmesi konusunda sorumluluğu bulunmadığını, buna istinaden davalının kalan kredi tutarından payına düşen kısmı ödemesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davalının ödemesi gereken kredi tutarını ödemek durumunda kalınmasından ötürü işbu tutarın işlemiş faiziyle birlikte müvekkili şirkete geri ödenmesi talebiyle -------- Noterliğinin 25.06.2024 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi müvekkili şirket tarafından davalı şirkete keşide edildiğini,
Davalı şirketin ortaklık payına isabet eden ve Taraflar arasındaki sözleşmeler gereğince Davalı tarafından ödenmesi gerektiği son derece açık olmasına rağmen gerek sözlü gerekse de yazılı ihtarlara rağmen ödenmeyerek müvekkili şirketin tek başına katlandığı kredi, vergi ve tedarikçi ödemelerinin davalı şirket payına düşen 11.595.622,31-TL’lik kısmı için -------- İcra Müdürlüğü -------- E. sayılı dosyası ile davalı şirkete 02.10.2024 tarihinde ilamsız haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, İcra müdürlüğü tarafından hazırlanan ödeme emri davalı şirkete 12.10.2024 tarihinde tebliğ edilmiş,
davalı şirket tarafından takibe itiraz edilmiş ve takip durdurulduğunu, akabinde 07.11.2024 tarihli dilekçe ile İİK m. 43 uyarınca takip türünün ilamsız iflas yoluyla icra takibi olarak değiştirilmesi ve yeniden ödeme emri düzenlenerek borçluya tebliği talep edildiğini, taleplerinin icra müdürlüğü tarafından kabul edilmiş olup hazırlanan ödeme emri davalı şirkete 01.12.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı şirket tarafından takibe itiraz edilmiş ve takibin durdurulduğunu, müvekkili şirketin, davaya konu icra takibindeki alacağının varlığı sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile.
İİK. m.156/3 uyarınca davalının ---------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazının kaldırılmasına, İİK m. 158/2 uyarınca depo kararı verilmesine, alacağın depo edilmemesi halinde davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle.
Taraflar arasındaki iş ortaklığı sözleşmesinde tahkim şartı bulunduğunu, ilk itiraz olarak tahkim itirazı bulunduğunu, Taraflar arasındaki "iş ortaklığı ticari şartlar sözleşmesi"nin 10. maddesinde taraflar arasındaki uyuşmalıkların ---------- Ticaret Odası'nın tahkim kurallarına göre çözüleceği ve Türk Hukukunun uygulanacağı açıkça kabul edildiğini, HMK Madde 413/1 Maddesinde " Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir.
Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. " hükmü gereği Taraflar arasındaki "iş ortaklığı ticari şartlar sözleşmesi"nin 10. Maddesi gereği tahkim şartı kabul edildiğini, HMK Madde 413 gereğince ilk itiraz olarak tahkim ilk itirazı olduğunu, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,Davacı tarafın iş ortaklığı kapsamında eksik bilgi verdiğini, davasını yalnızca --------- Bankası nezdindeki rotatif krediye hasrederek işbu davayı ikame ettiğini,
oysa ki müvekkili Ulusal Özel Güvenlik tarafından da iş ortaklığı kapsamında ödemeler yapılmış olmakla birlikte iş ortaklığının kuruluş amacı olan ------- ihale kapsamında her ay düzenli hak edişler de alınarak gelir elde edildiğini, bunun dışında da iş ortaklığının geliri olmakla birlikte davacının iddia ettiği gibi iş ortaklığının zararla işi bitirmesi mümkün olmadığını,
Davalı taraf --------- Bankası Nezdindeki Kredi Ödemeleri ile tedarikçiye yapılan 4333.581,03 TL dışında iş ortaklığı kapsamında işlem yapılmamış gibi beyanda bulunsa da ihale sözleşmesi incelendiğinde görülecektir ki işin yürütümünde bir çok gider mevcut olup gelir hacmi de çok yüksek bir iş olduğunu, ancak davacı taraf bir bütün olarak bu hususları mahkemeye sunmakta imtina ettiğini, Müvekkili şirketin iflasını gerektirir bir durum bulunmadığını, İflas halinde geri dönülmesi imkânsız zararlar doğacağını, müvekkili şirketin borçlarını ödeyemez durumda olmadığını, iflas şartları oluşmadığını,
Ortaklığın tasfiyesine ilişkin süreç tamamlanmadığını, alacak tutarının ihtilaflı olduğunu, kredi borcuna ilişkin iddiaların haksız olduğunu, taraflar arasında tasfiye tamamlanmadığından iflas talebinin yerinde olmadığını, alacak kalemleri kesin ve net olmadığını, bilirkişi incelemesi gerektirdiğini, kredi kullanımı davacının inisiyatifiyle gerçekleştiğini, Açıklanan nedenlerle İlk itiraz olarak tahkim ilk itirazının kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmesini, yerinde görülmezde esasa girilerek bilirkişi incelemesi yapılmasına, Tahkikat sonucunda davacı tarafça ileri sürülen alacağa ilişkin iflas talepli davanın reddine,
%20'den az olmamak üzere davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle; --------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas sayılı takip dosyasında iflas yoluyla yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılarak davalı borçlunun iflasına karar verilmesine ilişkindir.-------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyasından 02/10/2024 tarihinde davacı tarafından davalı şirket aleyhine 11.595.622,31 TL alacağın tahsili konusunda iflas yolu ile adi takibi başlatıldığı, gönderilen ödeme emrinin davalı borçlu şirkete 12/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe süresinde itiraz ettiği görülmüştür.
Davacı tarafından mahkememize süresi içinde 16/05/2025 tarihinde itirazın kaldırılması ve iflası konusunda dava açıldığı belirlenmiştir. DAvalı şirketin sicil dosyası celp edilmiş, merkez adresinin yargı çevremiz içinde bulunması nedeniyle davanın İİK 154 madde hükmü gereğince borçlunun muamele merkezi bulunan mahkememizde dava açıldığı belirlenmiştir.
İİK 160 madde hükmü gereğince iflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğundan bu konuda mahkememizce oluşturulan ara kararı doğrultusunda iflas avansı ve diğer giderlerin davacı tarafından süresi içinde depo edildiği görülmüştür.
İş bu dava iflas yoluyla başlatılan takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine açılan davası olup, İflas yoluyla başlatılan takibe itiraz edildiğinde, alacaklının mahkemeden borçlunun itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini talep etmesi gerekmektedir.Burada aslında birlikte ileri sürüler iki talep bulunmaktadır. İflas davasına bakacak ticaret mahkemesinin de birbirini takip eden iki talebi ayrı ayrı değerlendirmesi gerekir.
Bu durumda, mahkeme öncelikle maddi hukuka göre alacağın mevcut olup olmadığının tespiti konusunda bir yargılama yapması, alacağın varlığını tespit etmesi halinde iflas davası aşamasına başlaması gerekir.
İİK'nun 156/3. maddesinde yer alan, " borçlu ödeme emrine itiraz etmişse takip durur ve alacaklı bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden isteyebilir” şeklindeki hükmünü dikkate aldığımızda bu durumu açıkça görmekteyiz. Bu davada önce borçlunun itirazı değerlendirilecek ve bu değerlendirmenin sonucuna göre iflas davası aşaması başlayacaktır.
Bu iki talebin bölünmesinin ve ayrı ayrı değerlendirilmesinin mümkün olup olmadığına göre bu davanın ( uyuşmazlığın ) tahkime elverişli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Böyle bir durumda öncelikle alacağın varlığı olup olmadığı, yani itirazın yerinde olup olmadığı dava konusu yapılmaktadır. bu dava niteliği itibariyle bir alacak davası olduğundan maddi hukuka göre bir değerlendirme yaplıması sırasında bir tahkim sözleşmesinin bulunması durumunda bu sözleşmenin dikkate alınması gerekir.
Taraflar arasındaki alacakla ilgili tahkim şartı varsa öncelikle tahkime başvurularak alacağa ilişkin uyuşmazlığın neticelendirilmesi, bu neticeye göre iflas davası açılması gerekir. Buna uyulmaması, yani tahkim şartı bulunan bir uyuşmazlık hakkında iflas yoluyla takip başlatılması ve itiraz edilmesi üzerine iflas davası açılması durumunda tahkim ilk itirazı ileri sürebilir.
İflas davasının açıldığı ticaret mahkemesinin bu itiraz üzerine, uyuşmazlık da tahkime elverişli ise tahkim şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi gerekir. Zira burada iflas davasından önce itirazın kaldırılması talebinin değerlendirilmesi, ancak itirazın haksız olduğuna karar verilmesi halinde, itirazın kaldırılmasına karar verilmesi ile iflas aşaması başlamaktadır. itirazın kaldırılması davasında tamamen maddi hukuka göre bir değerlendirme yapılmaktadtır.
Maddi hukuk aşamasında da geçerli bir tahkim şartı varsa tahkim itirazının kabulü gerekir.davaya konu olaya gelince, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde " Bu Sözleşme'den doğan veya bağlantılı tüm uyuşmazlıklar ( Sözleşmenin varlığı, geçerliliği, yorumu, iflası veya feshi dahil ) --------- Ticaret Odası'nın Tahkim Kurulları ( "Kurullar" ) kapsamında kesin olarak çözümlenecektir. ------- hukuku uygulanacaktır.
Tahkim heyeti 3 ( üç ) hakemden oluşacaktır ; bunlardan biri tahkimi başlatan tarafça ( veya taraflarca ) ve bir diğeri de Tahkimin diğer tarafındca ( taraflarınca ) tayin edilecektir.
Üçüncü hakem ikinci hakemin tayinini müteakip 15 ( on beş ) işgünü içinde ilk 2 ( iki ) hakem tarafından birlikte tayin edilecektir.İlgili taraflardan biri madde uyarınca bir hakem tayin edemezse veya taraflarca tayin edilen hakemler üçüncü hakemi tayin edemezlerse, her durumda ilgili hakem bir tarafın talebi üzerine -------- Ticaret Odası tarafnıdan veya kurullar uyarınca sair şekilde tayin edilecektir.
Tahkim yeri--------olacak ve tahkim dili -------- olacaktır. Hakemler bir tarafın başvurusu üzerine tahkimi tamamen veya kısmen hızlandırabilir. Heyetin kararı veya tespiti taraflar için kesin ve bağlayacı olacaktır. Seri tahkim uygulamasını gerektiren haller ayrıcılıklı ve saklıdır." hükmünün öngörüldüğü, alacağın tahsili için başlatılan iflas yoluyla takipte, itirazın kaldarılması ve iflas talebinde bulunulduğu, yukarıda belirtilen açıklamalar dikkate alındığında,
taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki yetkili yargı yeri seçimini ortadan kaldırıcak şekilde doğrudan iflas takibi yapması ve bunu dayanak gösterekek iflas davası açmasının mümkün olmadığı belirlenmekle davalının süresinde yaptığı tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/425, K. 2025/639, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama